Anahtar kelimeler: Ağırlaşmış Kartlarının Mağdura Mağdurlara Kılma Zincirleme Yağma Kişiyi Görüşü Ret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka veyakredi kartlarının kötüye kullanılması, neticesi sebebiyle ağırlaşmışyaralamaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece kararının kaldırılmasısuretiyle mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaSanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından verilen kararlar ile sanık ... hakkında mağdurlara yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan iki kez verilen kararların kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma ve iki mağdura yönelik zincirleme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk dereceNiğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'a yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'in mağdur ...'a yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanıklar hakkında mağdurlara yönelik eylemleri sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.B. İstinaf1.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'a yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık ...'in mağdur ...'a yönelik yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.3.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2-3-a-b, 43/2-1, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemiKararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurların hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın eylemlere iştirakinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, faydalanma kastının bulunmadığına, suçlamaları kabul etmemekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi ve etkin pişmanlık hükümleri de dahil olmak üzere lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiğine, mağdurların hürriyetlerinin kısıtlanmadığının sabit olduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.2.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemiKararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eyleme iştirakinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, faydalanma kastının bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçlamaları kabul etmemekle birlikte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, mağdurların hürriyetlerinin kısıtlanmadığının sabit olduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.3.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemiKararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın çıkan tartışmada kendisini koruma maksadıyla hareket ettiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun kavga sırasında yere düşen telefonunu zarara görmemesi amacıyla alarak çekmeceye koyduğuna ve olay yerine gelen kolluk görevlilerine teslim ettiğine, suçlamaları kabul etmemekle birlikte etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın hukuki ilişkiye dayanan alacağını almak amacıyla hareket ettiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, tek eylem sebebiyle iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin tartışılmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, mağdurların hürriyetlerinin kısıtlanmadığının sabit olduğuna, çelişkili mağdur beyanlarından başka mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeI. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sanıklar ... ile ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesindeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.II. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2016 tarihli ve ███████-1013 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da "... Hesap hatalarının ise bu yasak kapsamında kalıp kalmadığı konusunun, hesap hatasının sonuç cezaya etkisi gözetilerek çözümlenmesi gerekmektedir. Çünkü 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek olan "cezayı aleyhe bozma veya düzeltme yasağı"nın konusunu temel ceza ya da indirim-artırım sırasındaki ara ceza miktarı değil sonuç ceza oluşturmaktadır. Bu bağlamda, cezanın belirlenmesi aşamasında artırım ya da indirim yapılırken hesap veya yazım hatası yapılıp bir sonraki hesaplamanın yapıldığı ya da sonuç cezanın açıklandığı fıkrada bu hatadan dönülerek doğru sonuca ulaşılmış, dolayısıyla aradaki hesap ya da yazım hatası sonuca etkili olmamış ise, yapılan hesap ya da yazım hatası "cezayı aleyhe bozma veya düzeltme yasağı" kapsamında kalmayacak, aksi halde, yani yapılan hesap yada yazım hatası, sanığın daha az ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açmış ve hüküm bu sonuç üzerine kurulmuş ise, hatalı da olsa açıklanan ve hükmedilen bu ceza miktarı anılan kurala konu olacaktır. Aleyhe temyiz bulunmadığı halde sonuç cezanın hesap hatası, yazım hatası denilerek düzeltilmesi veya kazanılmış hak saklı tutulmadan bozmaya konu edilmesi 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/4. maddesindeki amir kurala aykırı olacaktır." şeklinde vurgulandığı üzere; ilk derece mahkemesi tarafından sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi sebebiyle nitelikli yağma suçundan sonuç ceza olarak verilen 5 yıl hapis cezasının yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak kurulan yeni hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kısa kararında yer alan "Sanığın neticeten 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ilişkin kısım Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yazım yanlışı olarak kabul edilerek sanığın 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARA. Sanıklar Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Nitelikli Yağma ve Sanık ... Hakkında Mağdurlara Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan İki Kez Kurulan Mahkumiyet Kararları Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçların, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 198/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanıklar Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Verilen Kararlar Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinde verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan bölge adliye mahkemeleri kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 198/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,C. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sanıklar ... ile ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümler YönündenGerekçe (I) bölümünde açıklanan nedenlerle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,D. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe (II) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin ilk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkumiyet hükmünün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği ve aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık ... Hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün hüküm fıkrasındaki A-4 No'lu sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere "Sanık aleyhine istinaf kanun yoluna müracaat edilmemesi sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesindeki kazanılmış hakkı nazara alınarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.02.2026 tarihinde karar verildi.