Anahtar kelimeler: Esaskarar Eşi Poliçesi Sevk Plakalı Ankara Mali İdaresindeki Aracın Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 06.06.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ
: 24.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 18.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 06.07.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının eşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının eşinin vefat ettiğini ve motosiklette maddi hasar meydana geldiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarını ihlâl ettiğinden tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra ... plakalı motosikletin Gölbaşı Şoförler ve Otomobilciler Odası otoparkına çekildiğini ve 500,00 TL otopark ve çekici ücreti ödendiğini, Ankara Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığına defin ücreti olarak 700,00 TL ödendiğini, müteveffanın ambulans ile ... Çocuk ve Yetişkin Hastanesine kaldırıldığını ve burada gerçekleşen tüm işlemler için 1.800,00 TL ödeme yapıldığını, 2004 model ... tip motosikletin de ağır şekilde hasarlandığını, müteveffa tarafından 18.06.2021 tarihinde 24.000,00 TL'ye satın alınan motosikletin, kaza sonrasında 16.07.2021 tarihinde 10.000,00 TL'ye satılabildiğini, motosikletin değer kaybına uğradığını, müteveffanın makine mühendisi olduğunu ve Amerika'da kendisine ait kalorifer ve klima üzerine faaliyette bulunan ... unvanlı şirketinin olduğunu, eşinin desteğinden yoksun kalan davacının, destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte, kaza nedeni ile yapmak zorunda kaldığı çekici masrafları, hastane ve defin masrafları ile motosiklette meydana gelen değer kaybının da davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine 13.08.2021tarihinde başvuruda bulunmalarına rağmen davalı şirket tarafından cevap verilmediği gibi, ödeme de yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 700,00 TL defin ücreti, 500,00 TL otopark ve çeki ücreti, 1.800,00 TL hastane gideri, 14.000,00 TL araç değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 18.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 756.072,02 TL olarak artırmış, 01.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, 1.471.252,60 TL olarak ıslah etmiş, 05.06.2024 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketinin, poliçe kapsamında ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığını, diğer davalı yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'a atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, müteveffanın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispatlamak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla avans faizi talep edilmesinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'a atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, müteveffanın %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispatlamak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla avans faizi talep edilmesinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasında alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.03.2022 tarihli rapora göre, davalı ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yapılan yargılama neticesinde 20.10.2022 tarihli ve ████████K.sayılı karar ile davalının mahkumiyetine karar verildiği, eldeki dosyada makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %75, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, tedavi giderlerine yönelik tıp doktoru bilirkişiden alınan rapora göre, talep edilen 1.800,00 TL'nin dosyaya sunulan hastane faturasına, kaza sonrası yapılan tedaviye uygun olduğunun belirtildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, motosikletin değer kaybının 14.300,00TL olduğunun, 500,00 TL de çekme ücretinin hesaplandığı, kusur oranına göre davacının zararının 11.100,00 TL olduğu, davacının destekten yoksun kalma tazminatının da 1.471.252,60 TL olarak hesaplandığı, poliçe limitine göre yapılan garameten hesaplamaya göre davalı sigortanın sorumluluğunun 310.228,35 TL olduğu belirtilerek dava kısmen kabul edilerek; 1.471.252,60 TL destek zararı, 1.800,00 TL tedavi gideri, 11.100,00TL araç değer kaybı ve çekici gideri ile 70,000 TL cenaze giderinden oluşan toplam 1.484.852,60 TL maddi zarardan, davacıya yapılan ödeme sebebi ile davalı sigortanın poliçe kapsamında sorumlu olduğu 310.228,35 TL'nin bu miktardan düşülmesi ile bulunan 1.174.624,25 TL’nin davalı ...’dan kaza tarihi olan 06.07.2021’den işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminata yönelik talebinin ise; olayın özelliği, tarafların kusur durumu ile sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak kısmen kabul edilerek, 120.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 06.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...’dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının maddi ve manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı sigorta yönünden, yargılama sırasında yapılan ödeme ile maddi tazminata yönelik dava konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur oranının yanlış belirlendiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında müteveffa desteğin gelirinin asgari ücret olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın vasıfsız bir işçi olmadığını, Amerika'da elektrik teknikeri olarak çalıştığını ve gelirinin buna göre belirlenmesi gerektiği yönündeki itirazlarının mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Colorado Teknik Üniversitesinden Mayıs 2010 tarihinde elektrik teknikeri olarak mezun olan müteveffanın 10 yılı aşkın süredir elektrik teknikeri olarak Amerika da çalışması nedeniyle aylık/yıllık ne kadar ücret aldığının tespitinde, kazandığı ücretin Amerikan Doları olması, 10 yılı aşkın kıdem süresinin olması ve elektrik teknikeri olması hususlarının birlikte dikkate alınması gerektiğini, Amerika'da elektrik teknikerinin aylık/yıllık ne kadar maaş aldığının araştırılmadığını, Amerika'daki verilere ulaşılmanın güç olduğu kabul edilse dahi, en azından Türkiye'deki elektrik teknikerinin aylık/yıllık ne kadar ücret aldığının araştırılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın da düşük olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilerek reddedilen miktar üzerinden davalı sürücü lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının eşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının eşinin vefat ettiğini ve motosiklette maddi hasar meydana geldiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %75, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilerek asgari ücret üzerinden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata hükmedilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 700,00 TL defin ücreti, 500,00 TL otopark ve çeki ücreti, 1.800,00 TL hastane gideri, 14.000,00 TL araç değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 18.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini istemiş, yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 756.072,02 TL olarak artırmış, 01.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, 1.471.252,60 TL olarak ıslah etmiş, mahkemece hüküm fıkrasında hangi zarar kalemlerinin kabul edildiği ve reddedildiği açıklanmadan 1.174.624,25 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm kabul ve reddedilen zarar kalemleri ve kesin hüküm yönünden denetlemeye uygun olmayıp HMK'nın 297.maddesine aykırıdır. Mahkemece, hüküm fıkrasının HMK'nın 297/2.maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacının talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatlara ayrı ayrı sıra numarası verilerek denetime uygun ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.
2-TBK'nun 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Bu nedenle desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve gelirinin tespit edilmesi gerekir. Müteveffanın gelirinin ispat edilememesi halinde hiç kimsenin asgari ücretin altında gelir elde etmeyeceği kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır.
Mahkemece, müteveffanın geliri asgari ücret üzerinden hesaplanarak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş ise de, davacı eşin sunmuş olduğu belgelerden müteveffanın Colorado Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendislik Teknolojisi dalında Uygulamalı Bilimler Ön Lisans derecesinden mezun olduğunun ve dava dilekçesindeki beyanlarından müteveffanın Türk vatandaşlığına başvuru yapmak ve Türkiye'ye yerleşmek niyetinde olduğunun anlaşıldığından, Türkiye'deki elektrik teknisyenlerine ödenecek emsal ücret araştırılarak gelirin netleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli değildir.
Kabule göre de, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilerek reddedilen miktar üzerinden davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi de hatalı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!