Anahtar kelimeler: Esaskarar İhraç Başkan Yazim Üyeliğinden Katip Ara Tedbir Üye Hmk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 06.04.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI
: ███████ E.
DAVA
: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali /
Tapu İptali Ve Tescil
TALEP
: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
: 22.04.2026
YAZIM TARİHİ
: 22.04.2026
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili özetle
: Müvekkillerinin dikmen vadisinde sahibi oldukları gecekondular nedeniyle davalının kuruluşundan bu yana üyesi olduğunu, gecekondular nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin arsa tahsis etmesi üzerine kooperatifin kurulmasıyla birlikte giriş aidatı olan 10.000 TL'yi 2015 yılında yatırdıklarını, davalının 05.12.2018 tarihinde müteahhit şirketle kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayarak her bir kooperatif üyesine bir daire düşecek şekilde anlaşma yaptığını, kooperatif yetkililerinin müvekkillerine bilgi vermediğini, müvekkillerinin üye olmadıklarını ve bir hakları bulunmadığını ifade ettiğini, bunun üzerine müvekkillerinin kooperatif üyeliklerinin tespiti için dava açtıklarını, davalının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen müvekkillerinin üyelik ve taşınmazlarını tescil etmediğini, bunun üzerine müvekkillerinin suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlik kararı verildiğini, müvekkillerinin kooperatiften ihraç edildiğini, müvekkillerine 12.01.2026 tarihinde tebliğ edilen bu kararlar sonrasında müvekkillerince yapılan araştırmada davalının müvekkillerinin de hak sahibi olduğu arsa üzerine yapılan ... isimli konut projesinin tamamlandığının ve kura çekildiğinin öğrenildiğini, davalının tüm taşınmazları devretme ve müvekkillerinin haklarını almalarını haksız şekilde engelleme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek bu nedenle kooperatife ait taşınmazların üçüncü kişilere devrenin önlenmesine, müvekkilleri adına 1 bağımsız bölüm olmak üzere en az 2 bağımsız bölüme tedbir konulmasına, yahut her bir müvekkili adına 1/240 olmak üzere taşınmazların 2/240 hisseleri üzerine tedbir konularak bu taşınmazların devrinin önlenmesine ilişkin öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaate ise makul bir teminat ile tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, neticetende davanın kabulü ile; davalı kooperatif adına ... Parsel de kayıtlı dairelerden kooperatif ortaklığına bağlı olarak müvekkillere tahsisi gereken dairelerin tespiti ile her bir müvekkili adına emsal bir daire tespit edilerek bu tapuların iptaline ve müvekkiller adına tesciline, bu mümkün değilse emsal dairelerin güncel bedellerinin mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkillere ödenmesine, bu taleplerine ilişkin belirsiz alacak olarak şimdilik her bir müvekkil için 100.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL'nin davalı kooperatiften alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1 maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dosya kapsamına, sunulan delillere göre; tedbir talebinin talebinin tüm taşınmazlara yönelik olduğu, mevcut aşamada bağımsız bölüm sayısı ve üye sayısı kapsamında ferdileşme dışında davalı uhdesinde kalan taşınmazların tespit edilemediği anlaşıldığından ölçülülük ilkesi de dikkate alındığında tedbir talebinin haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediği, dava dilekçesinde talebin terditli oluşu, alacak talebininde bulunduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, talebin bu aşamada reddine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkillerin kooperatif üyeliğinin kesinleşmiş mahkeme kararları ile tespit edilmiş olmasına rağmen üyeliklerinin fiilen tanınmadığı ve haklarının kullandırılmadığı, müvekkillerinin üyelikleri tespit edildikten sonra davalı tarafından hiçbir ihtar ve bildirim yapılmaksızın üyelikten çıkarıldıkları, kooperatif tarafından taşınmazların dağıtımına ilişkin kura çekiminin yapıldığı ve ferdileşme sürecinin başlatıldığı, bu durumun müvekkillerinin haklarını kaybetme tehlikesi doğurduğu, davanın konusu olan üyelik, ihraç ve tapu iptal tescil talepleri bakımından taşınmazların devrinin engellenmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dava sonucunda elde edilmesi beklenen hukuki faydanın ortadan kalkacağı, mahkemece tedbir talebinin, terditli talep bulunması ve taşınmazların belirlenemediği gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğu, müvekkillerin kuraya dahil edilmemesi nedeniyle taşınmazların belirlenememesinin davalıdan kaynaklandığı, mahkemece emsal bağımsız bölümler veya hisseler üzerinden tedbir konulabilecekken bu yönde değerlendirme yapılmadan talebin reddedilmesinin eksik inceleme niteliğinde olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, kooperatif ihraç kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemli davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.f gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.04.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!