Anahtar kelimeler: Esaskarar Yazim Anonim Hmk Şirketlerin Eksiklik Ankara Özetle Yoluna Verilerek

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E NK A R A R I N K A L D I R I L M A S I)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ███████K.DAVA
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili özetle
: Davacı ... Anonim Şirketi ile davalı şirketlerin oluşturduğu Adi Ortaklık arasında imzalanan █████/2017 tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirkete ait "2006 model ... marka ... Beton Pompası" █████/2017 tarihinden itibaren 3 ay süre ile 27.140,00-TL bedel ile kiralandığını, beton pompasının çalışır vaziyette davalı ortaklığa teslim edildiğini, █████/2017 ve █████/2017 tarihli kira bedellerinin ödenmediğini, davalı adi ortaklık tarafından davacıya gönderilen ihtarda pompanın arızalı olarak teslim edildiğinin belirtildiğini ve █████/2017 - █████/2017, █████/2017 - █████/2017 ve █████/2017 - █████/2017 tarihleri arasında tam gün █████/2017 tarihinde ise yarım gün arızalı olması nedeni ile çalıştırılamadığından sözleşmenin 4. maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edildiğinin beyan edildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı adi ortaklığa gönderilen ihtarda davalı ortaklığın iddialarının kabul edilmediğinin belirtildiğini, davalı adi ortaklık tarafından beton pompasının teslim edilmediğini, alacağın tahsili için Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ sayılı dosyası üzerinden takip talebinde bulunulduğunu, davalı adi ortaklığın itirazı üzerinde takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptalini, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili özetle
: Davalı şirketler ile davacı şirket arasında “7 adet 2006 Model ... marka ... Beton Pompasının” kiraya veren tarafından █████/2017 tarihinden itibaren sözleşme bitimine kadar Yusufeli şantiyesinde çalışır şekilde hazır bulundurulması” konusunda sözleşme imzaladıklarını ancak pompanın arızalı biçimde █████/2017 tarihinde teslim edilebildiğini, söz konusu pompanın arızalı olması sebebiyle █████/2017-█████/2017, █████/2017 - █████/2017 ve █████/2017 - █████/2017 tarihleri arasında tam gün █████/2017 tarihinde ise yarım gün çalışmadığını bu sebeple işlerin durduğunu, bunun üzerine tutanakların hazırlandığını, sözleşmenin 4. maddesi gereği haklı nedenle █████/2017 tarihli ihtar ile fesih edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...takip temelinin taraflar arasında imzalanan 3 ay süreli beton pompası kira sözleşmesi kapsamında sözleşme bedelinin tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sözleşmenin 4. Maddesi kapsamında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, kiralananın arızalı olması sebebiyle belirli günler çalışmadığı ve bu hususta tutanak tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık temelinin davalı tarafın fesih iradesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, kiralananın arızalandığı gün sayısı oluşturmaktadır.Anılan sözleşmenin 4. Maddesine göre, 1 ay içerisinde 4 günü geçen arızalardan dolayı kiracının haklı nedenle sözleşmeyi feshedebileceği düzenlenmiştir. Kiralananın 19.03.2017 tarihinde teslim edildiği, sürenin bu tarih itibariyle başlayacağı, 21.█████.█████.█████.05.2017 tarihlerinde tam gün 01.05.2017 tarihlerinde yarım gün arızalı olduğu göz önüne alınarak davalı tarafın haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davalı tarafça kiralananın kullandığı süre, 30.05.2017 tarihinde teslim edişi dikkate alındığında sözleşme kapsamında davacının davalıdan 57.446,33-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar oluşturulurken gerekçeli kararın 3. sayfasında sözleşmenin geçerli nedenle feshedildiğinin belirtildiği, akabinde de müvekkili şirketin 57.446,33 TL alacaklı olduğu yönünde karar verildiği, mahkemenin geçerli iradesinin "sözleşmenin geçerli bir nedenle feshedilmediği" yönünde olması nedeniyle buradaki kelime hatasının düzeltilmesi gerektiği, bu durumun yargılamayı gerektirmediği düşüncesiyle bu durumun dosya üzerinden yapılması, mahkemece davalılar tarafından tutulan tutanaklara itibar edilmeden fatura alacakları yönünden davanın kabulüne karar verildiği, müvekkili şirketin kiraladığı aracını sözleşme süresi dolduktan sonra teslim alabildiği, teslim alırken de büyük sıkıntı yaşadığı, her ne kadar son aya ilişkin olarak fatura tanzim edilmemişse de taraflar arasında sözleşmenin geçerli olduğu, davalıların sözleşmenin feshine ilişkin beyanlarının mahkemece geçerli bulunmadığı, müvekkili şirketin fatura kesmemesi sebebiyle tüm kira bedeli yönünden alacağının reddinin ve mahkemece bir aylık kira bedeline ilişkin talebin reddinin hukuka aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hatalı ve eksik incelemelerin yer aldığı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığı, icra inkar tazminatı talebinin kabulünün hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki sözleşmeyi görmezden gelerek kurduğu hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, söz konusu kararın ... Beton’un sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Adil Yargılanma Hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3.maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nun 297. maddesine göre, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. HMK 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.HGK'nun 24.02.2010 Tarihli 2010/1-86 Esas, ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur."Kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve hüküm ile gerekçenin bir kısmı arasında çelişki yaratılması da yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.Yine HMK 297/2.maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." hükmü getirilmiş olup, mahkeme hüküm fıkrasında "taleplerden her biri hakkında" açık bir şekilde karar vermekle yükümlüdür.Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında;Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında, "1-Davanın Kısmen Kabulü ile; Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı icra takibine yapılan 57.446,33- TL'lik kısmına yapılan itirazın iptali ile takibin iptal edilen kısmı yönünden devamına" şeklinde karar verilmiş, gerekçeli kararının gerekçe kısmında ise; "... 1 ay içerisinde 4 günü geçen arızalardan dolayı kiracının haklı nedenle sözleşmeyi feshedebileceği düzenlenmiştir. Kiralananın 19.03.2017 tarihinde teslim edildiği, sürenin bu tarih itibariyle başlayacağı, 21.█████.█████.█████.05.2017 tarihlerinde tam gün 01.05.2017 tarihlerinde yarım gün arızalı olduğu göz önüne alınarak davalı tarafın haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davalı tarafça kiralananın kullandığı süre, 30.05.2017 tarihinde teslim edişi dikkate alındığında sözleşme kapsamında davacının davalıdan 57.446,33-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne," şeklinde yazılmak suretiyle mahkemece bir taraftan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini kabul edilmiş bir taraftan kiralananın çalıştırılmadığı günlerin de bedelinin tahsiline karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.Bu durumda, mahkemenin gerekçesine uygun, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir hüküm verildiği söylenemeyecektir. Mahkemece gerekçe ile hüküm arasındaki bu çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. HMK'nın 297, 353/1-a.6 355/1. m. 2. cümle hükmü re'sen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre davalı tarafın istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████E., ███████K. sayılı █████/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,3-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken732 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.4-) İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,5-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan Üye Üye Katip