Anahtar kelimeler: İmam Nikahlı Çarpışması Kamyonet Zmms Cismani Esaskarar Vefat Destekten Sürücü

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.01.2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'nin vefat ettiğini, vefat nedeniyle imam nikahlı eş ...'ın destekten yoksun kaldığını, sürücüsü kusurlu ... plakalı aracın Zmms poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini ve sorumluluk altında bulunduğunu, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar sakla kalmak kaydı ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 295.460,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının destek gördüğü iddiasının ispatlanması gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere BK 43.madde gereği tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, nikahsız eşin evlenme olasılığının yüksek olduğundan tazminattan ekstra indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın anne ve babasının payları gözetilerek poliçe limiti çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, savunmuştur.
DELİLLER
:
Adana 39 ASCM tarafından aldırılan adlı tıp trafik ihtisas dairesinden aldırılan kusur raporuna göre; Sanık sürücü ... ’nin asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nin kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Emniyet Araştırması
:
Davacı hakkındaki █████/2022 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında, davacının otelde çalıştığı, babasının evinde anne-babasıyla kaldığı, bakmakla yükülmü kimse olmadığı ve "Yıldırım Beyazıt Mah ... Sk No:... Sarıçam/ADANA" adresinde ikamet ettiği tespit edilmiştir.
Davacı hakkındaki █████/2022 tarihli kolluk araştırma tutanağında ise:
"Yapmış olduğumuz çalışmada bahse konu şahıs olan ... isimli şahsın evrak üzerindeki adresi olan Yıldırım Beyazıt Mahallesi ... Sokak No:... Sarıçam/Adana adresine gidilmiş bahse konu adresin komşularından şahıs sorulmuş bahse konu şahsın bu adreste oturduğu tespit edilmiştir. Komşuları ile yapmış olduğumuz görüşmede
1)... ile ...'nin kısa bir süre evli kaldıkları (tahmini sene)
2)Tam tarih bilmemekle beraber 2014-2015 yılları olma ihtimali dâhilinde,
3)Komşularının bir kısmı tarafından bilindiği,
4)Yaklaşık 1 sene boyunca başka bir adreste yaşadıklarını duydukları( tahmini 2014-2015 yılları arasında),
5)Davacının otelde çalıştığı,
6)Müteveffanın ölüm tarihinden önce davacının ailesi ile yaşadığı ve kendisinin de otelde çalıştığı geçimini ailesi ve kendisinin sağladığı,
7)Müteveffa ile tarihi tam olarak bilinmemekle beraber nişanlanıp tekrar bir araya elmiş fakat evlilik olmamış ve ayrılık olmuş duyumu aldıkları (2015 den sonra)" şeklinde tespit yapılmıştır.
... 'nin (baba) █████/2021 tarihli kolluk beyanı: "Ben Şahintepe Mah. ... Sk No: ... sayılı yerde eşim ve 3 çocuğumla ikamet ederim. ... benim oğlum olur. Oğlum dün █████/2021 günü 19:30 sıralarında evden işe gitmek için ayrıldı. Özel güvenlikçi olarak çalışır. Aynı gün saat 20:00 sıralarında oğlumun kaza yapıp hastanaye kaldırıldığını öğrendim..."
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/3, 55 ve 56 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinde müteveffa ... olduğu, ailesi ile yaşadığı, yine davacının da ailesiyle birlikte yaşadığı ve çalışarak geçimini sağladığı, adres kayıt sisteminde yapılan incelemede tarafların aynı adreste hiç ikamet etmedikleri, bir süre evli kaldıkları yönündeki kolluk tespitinin vefatın çok öncesinde bir tarih olduğu (2014-15), ayrılık sonrası tekrar nişanlanıp ayrıldıkları yönünde tespitler yapıldığı, bu itibarla taraflar arasında tarihi tam tespit edilememekle birlikte geçmişte bir ilişki olduğu ancak bu ilişkinin devam edip ettiğine ve dini nikah boyutunda bir birliktelik olduğuna, dolayısıyla ölenin davacıya maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın var olduğuna dair davacının iddiası dışında bir delil bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2--6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.086,7‬0 TL'den, alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 659,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. █████/2024
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!