Anahtar kelimeler: Çıta Ladin Kesmiştir Yüklemiş Adavacının Şoförlüğünü Satımdan Ölçülerinde İşlenmiş Siparişi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
A)Davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına göre: Davalı şirket, davacı şirketten 5x4x300 ölçülerinde ladin işlenmiş çıta siparişi vermiştir. Kredi kartı ile ödeme alınmıştır. Davacı siparişe konu malları eksiksiz bir şekilde, şoförlüğünü ... yaptığı ... plakalı araca █████/2020 tarihinde yüklemiş ve malları davalıya teslim etmiştir. Davalıya █████/2020 tarihli ... nolu faturayı kesmiştir. Davalı tarafından faturaya itiraz edilmemiş ve iade faturası düzenlenmemiştir. Sonrasında herhangi bir gerekçe göstermeden kredi kartı ile yapılan ödemeyi iptal ettirmiştir. Malların bedelini tahsil amacıyla yapılan icra takibine haksız yere itiraz etmiştir. İtirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasın gerekmektedir.
Davacı vekilinin █████/2024 tarihli 10 nolu celsedeki beyanı: Müvekkil ile görüştük, telefonda yaşanan sorunlar nedeni ile dava dilekçemiz ekinde sunulan evrakların okunaklı hali sunulamamıştır, sunulma imkanı da bulunmamaktadır, bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlar da dikkate alınarak ek rapor alınmasını talep ederiz mahkeme aksi kanatte ise, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz dedi.
B)Davalının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına göre:
1-Davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamaktadır. Kesilen 02.11.2020 tarihli ... numaralı fatura firmaları adına kesilmiş ise de, ortada açıkça bir aldatma ve kötü niyet olduğu için davalı firma faturayı ticari defterle kaydetmemiştir.
2- Davalı, davacı ile değil, dava dışı ... (... Orman Ürünleri) isimli kişi ile ticaret yapmıştır. ... adına 15.10.2020 tarihinde 5.000,00 TL gelecek ürün için peşinat göndermiştir.
3- ... 02.11.2020 ürünlerin kamyona yükletildiği söylemiş ve bakiye 28.000,00 TL'yi istemiştir. Davalı ...'a kredi kartı fotoğrafı göndermiş, nakliye ücreti de dahil 30.000,00 TL çekilmesini söylemiştir. ... "kredi kartının çekmediğini" söyleyerek parayı nakit olartak istemiş ve davalı tarafından 02.11.2020 tarihinde 28.000,00 TL ... havale yoluyla gönderilmiştir. Ödeme sonrası ...'a fatura başlığı gönderilmiş ve faturanın kesilmesi istenmiştir.
4-Davacı şirket tarafından █████/2020 tarihinde davaya konu fatura kesilmiş, ...'ın whatsap hattından ... firma yetkilisine whatsappdan gönderilmiştir. Bu sırada davalı şirket yetkilisi ..., ...'ın kredi kartını ... firmasına çektirdiğini öğrenince dolandırıldığını anlamış, karttan çekilen meblağı ... Bankası'nı aramak suretiyle iptal ettirmiştir.
5-Davacı tarafından davalıya herhangi bir mal göndermemiştir. İddialarını ispatlar malın alındığına dair belge söz konusu olmadığı gibi, dava dosyasına da delil olarak sunulmamıştır.
6-Davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan whatsapp yazışmaları, davalı ile değil dava dışı ... ile yapılmıştır.
7-Davacı tarafın bir alacağı yoktur. Bir hizmet veya mal satmadığı halde fatura keşide edip, karşılığında alacak eden davacı taraf haksız ve kötü niyetlidir. Zira mal teslim edildiğine dair, irsaliye veya irsaliye yerine geçebilecek bir tutanak, belge vesair de söz konusu değildir. Bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini, % 20 den aşağı almamak üzere kötü niyet tazminatı talep ediyoruz.
8-Davalı vekilinin █████/2024 tarihli 10 nolu celsedeki beyanı: Cevap dilekçemizde ve beyan dilekçemizde belirtildiği üzere kredi kartından bilgimiz dışında çekim yapılması üzerine müvekkilim ne davacıdan ne dava dışı ... dan herhangi bir ürün almamıştır, bu nedenle fatura yoktur, zaten davacının malı teslim ettiğine ilişkin delili de bulunmamaktadır davanın reddini talep ederiz dedi.
Davalı vekilinden soruldu
: ürün için gönderilen paranın dava dışı firma tarafından müvekkilime iade edilip edilmediği hususunda bilgim yoktur, dedi.
C)DELİLLER
:
Adana Genel İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı dosyası: Davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine, 30.000,32 TL tutarlı asıl alacak iddiasıyla Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve davalı şirketin 02.04.2021 tarihinde göndermiş olduğu dilekçeyle borca, faize, tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği ve icra dairesi tarafından takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Bilirkişi Raporu
:
Davacı defteri
: Davacı firmanın kuruluş tarihinin 14.07.2020 olduğu, yasal defter tasdiklerinin de yasal süreler içinde yapılmış olduğunun görüldüğü,
Dava konusu 02.11.2020 tarihli ... numaralı , kdv dahil 30.000,32 TL tutarlı faturanın 2020 yılı yevmiye defterine 10.11.2020 tarihinde kaydedildiği,
Fatura bedelinin banka yoluyla tahsil edildiği şeklinde kayıt yapılmış olduğu ancak hangi bankadan tahsil edildiği ile ilgili herhangi bir bilgi açıklaması olmadığından paranın hangi banka şubesine aktarıldığı anlaşılamadığı,
Davacının █████/2020 tarihli kesin ve bilançosuna göre davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından davalı adına kesilen | adet Kdv hariç 25.424,00 TL tutarlı faturanın davacı tarafından BS formuyla beyan edildiği,
Davalı defteri
: Davalının dava konusu işlemlerin olduğu 2020 yılına ait yevmiye, defteri kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğu, şirketin 2020 yılına ait Yevmiye Defterinin Türk Ticaret Kanunu hükmü gereğince yeni senenin içindeki sürenin sonuna kadar yaptırılması gereken kapanış (Görülmüştür Şerhi) tasdiki ile notere yaptırılması gereken kapanış tasdikinin de yaptırılmış olduğu ,
Davalı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava takip konusu ; 02.11.2020 tarihli ... numaralı kdv dahil 30.000,32 TL tutarlı faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA formuyla beyan edilmediği tespit edilmiştir.
Banka Kayıtları
: Davalının █████/2020 tarihinde kayıp/çalıntı kart bildirimi ile kartını iptal ettirdiği ve banka tarafından yeni kart basıldığı, ayrıca davacı tarafından çekilen 30.000,00 TL harcamaya itiraz ettiği anlaşıldı.
... Bankası tarafından gönderilen davalıya ait ekstrede █████/2020 tarihinde davacı tarafından kredi kartından çekilen 30.000,00 TL'lik işlemin iptal edilerek davalının kartına iade edildiği görüldü.
Davalı tarafından sunulan ... Bankası'na ait dekonta göre, davalı tarafından █████/2020 tarihinde dava dışı ...'a 28.000,00 TL EFT yapılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
"Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer bir anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması yani faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. Maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (VUK'nın m.230) Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez.
Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)" (Yargıtay 23. HD, 11.01.2016 T, █████████ E, ███████ K)
Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı akdi ilişkiyi reddetmiştir. Yukarıda da tafsilatlı olarak izah edildiği üzere kural olarak, adına fatura tanzim edilen davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğinden, faturayı gönderen davacının önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Davacı tarafından sunulan █████/2020 tarihli tutanak (aslı ve okunaklı hali sunulmayan) tek taraflı düzenlenmiş olup, davalıya ürünlerin teslim edildiğini göstermez. Yine davacının sunduğu whatsapp konuşmaları dava dışı üçüncü kişiyle yapıldığından ilişkiyi ispata yarar bir delil vasfında değildir.
HMK'nin "ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222.maddesi:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalının defteri usulüne uygun tutulduğu, davacı ve davalı defterlerinin birbirini doğrulamadığı anlaşılmakla, davacının defterinin lehine delil olarak kullanılmasına imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı defterine göre davalının davacıya bir borcu bulunmamaktadır.
Bu itibarla davacının akdi ilişkiyi ve ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davacının kötü niyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 375,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 52,49‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 99,80 TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.█████/2024
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!