Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Kayseri Yazildiği Başkan Katip Eşi Ölüm Evvelce Üye

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:...KARAR NO
: ...BAŞKAN
: ...ÜYE
:...ÜYE
:...KATİP
: ...DAVACI
: 1-...: 2-...: 3- ...4- ...VEKİLLERİ
: Av...Av. ...Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
: 3-...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVALI
: 4- ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av....DAVA İHBAR OLUNAN
: 1-...VEKİLİ
: Av. ...DAVA İHBAR OLUNAN
: 2-...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:...KARAR TARİHİ
:...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Mahkememizce evvelce yapılan yargılamada,Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinden davacı ...'in eşi, küçük Aybüke, Mustafa ve ... Rüveyda'nın annesi olan muris ...'in üçüncü çocuğu olan ... Rüveyda'ya gebelik süreci boyunca Kayseri'de bulunan davalı Özel Tekden Hastanesi'nde görev yapan dava dışı Opr. Dr. ... tarafından takip edildiğini, █████/2016 gecesi sezeryan ile doğuma alındığını ve davacı küçük ... Rüveyda'nın doğduğunu, sezeryan doğum akabinde en az iki gün takibi yapılıp daha sonra taburcu olması gereken ancak █████/2015 günü erken saatlerde taburcu edilen müteveffa ...'in saatler ilerledikçe kendini kötü hissettiğini, nefes alamadığını, sırt ve göğüs ağrılarının olduğunu söylediğini, lohusalığın erken döneminde; taburcu olduktan hemen sonraki 4. günde; █████/2015 gecesi davalı Özel Tekden Hastanesi acil polikliniğine, hırıltılı solunum, nefes alıp verirken zorlanma ve solunum sıkıntıları şikayeti ile başvurduğunu, henüz sezeryan doğum yaptığını ve öyküsünü anlatarak davalı acil hekimi ...'na muayene olduğunu, muayene sonrasında müteveffadan kan tetkikleri ve akciğer filmi istendiğini, davalı doktorun, müteveffa ve davacı eş Nazım'a muris Rüveyda'ya sezeryan sırasında fazla narkoz verildiğini, bu nedenle ciğerlerinde büzüşme ve yapışma olduğunu, bunun nefes egzersizleriyle geçeceğini, evine gidip balon şişirmesini tavsiye ettiğini, akabinde müteveffanın çekilen akciğer filmi ve yapılan tetkiklerinde zatüre hastalığına teşhis koymasına rağmen o sırada sadece bir serum ve oksijen takviyesinde bulunduğunu ve serum sonrası müteveffayı taburcu ettiğini, tedavi sonrasında muris Rüveyda'nın davalı acil hekimine rahatlamadığını söylemesine rağmen davalı doktorun murisin takibini yapan kadın doğum doktoruna ya da zatüre tedavisi için ilgili branş doktoruna danışma gereği duymadığını ve hastayı sadece 30 dakikalık tedavi sonucunda o halde taburcu ettiğini, o gece davalı hekime güvenerek eve gitmek zorunda kalan müvekkillerinin murisinin henüz 24 saat bile geçmeden daha da ağırlaştığını, davacı müvekkilinin bu kez aynı gün saat öğlen 11:30'da murisi Acıbadem Hastanesi'ne götürdüğünü, orada hastaneye yatırmak için geç kalındığını yine de ellerinden geleni yapacaklarını söylediklerini ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanın kurtulamadığını ve █████/1982 doğumlu ve henüz 32 yaşında olan müteveffa ...'in vefat ettiğini, murise yapılan ilan otopsi tutanağında ölüm nedeni olarak "Pnömonlmitral yetmezlik ve akciğer ödem" olarak belirtildiğini, bu tanının basit bir tanı olmayıp davalı acil hekiminin müteveffaya koyduğu tanıyı doğrular nitelikte olduğunu, nitekim davalı doktorun da müteveffaya zatüre teşhisi koyduğunu ve bu hususu █████/2016 tarihli epikriz raporunda da belirttiğini, davalı acil hekiminin █████/2015 günü aynı hastanede geçirdiği sezeryan operasyonundan sadece dört gün sonrasında muayene için gelen, söz konusu sıkıntılarını beyan eden müteveffaya gerekli tüm tetkikleri yaptıktan sonra EKG'sini de çektirmesi, çekilen akciğer grafisini özenle incelemesi, bu konuun uzmanı bir hekimin görüşünü aldıktan sonra müteveffayı hastaneye yatırması gerekirken; davalı Dr. ...'nun, müteveffaya bir hekimin göstereceği dikkat ve özeni göstermediğini ve “balon şişir” gibi tıbbi tedavi ile ilişkisi olmayan ancak tamamlayıcı tedavi olarak verilebilecek, herhangi bir vatandaşın tavsiye edeceği bir telkinle hastaneden gönderdiğini, haricen yaptıkları araştırmada █████/2015 günü müvekkillerin murisinin acilde çekilen akciğer filmi başka hekimlere inceletildiğini ve alınan cevabın bu akciğer filmini gören her hekimin bu hastaya acil yatış vermesi gerektiği yönünde olduğunu, müteveffa ve davacı eşinin asgari ücretli, geliri ve maddi durumunun elverişsizliğine rağmen; tedavi ve doğum için davalı özel Tekden Hastanesini tercih ederken bu hastanede verilen hizmetin niteliğine ve kalitesine güvenerek geldiğini, oysaki yaşanan bu olaylar ve uygulanan yanlış tedavi neticesinde müteveffanın ölümü, müvekkili Nazım'ın ve küçük çocuklarının telafisi mümkün olmayan bir acıya mahkum edildiğini, müteveffanın ölümünden geriye davacı eş ... ile ortak çocukları 10 yaşındaki Aybüke, 8 yaşındaki Mustafa ve annesinin-ölümünden henüz birkaç gün önce doğan ... Rüveyda'nın kaldığını, müvekkillerinin murisin ölümü neticesinde hem bedensel hem de ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşadığını, küçük çocuklar Aybüke ve Mustafa'nın aileye yeni bir birey, bir kardeş beklerken, kardeşlerinin gelişinin annelerinin sonu olduğunu, anne sevgisi, bakımı ve şefkatine son derece ihtiyaç duyulduğu bu yaştaki çocukların bu travmayı atlatmalarının hayatları boyunca mümkün olmayacağını, küçük bebek ... Rüveyda'nın ise henüz dört günlük bir bebekken öksüz kaldığını, anne sütü dahi içemediğini ve anne kokusundan mahrum büyümekte olduğunu, davalıların mesleki sorumluluklarının gereğini, gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemelerinin maliyetinin müvekkilleri açısından son derece ağır olduğunu beyanla, tahkikat sonucunda madddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00-TL maddi tazminat ve müvekkili Nazım için 80.000,00-TL, Aybüke için 40.000,00-TL, Mustafa için 40.000,00-TL, ... Rüveyda için 40.000,00-TL olmak üzere 200.000,00-TL manevi tazminatın, toplamda: 202.500,00-TL maddi ve manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi birlikte davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden sadece maddi tazminat yönünden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Merkezi A.Ş. vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; davacıların dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların mesnetsiz olduğunu ve kabul etmediklerini, müteveffa Rüveyda'nın müvekkili hastaneye █████/2015 tarihinde müracaat ettiğini ve sezeryan yoluyla doğum gerçekleştirilip, █████/2015 tarihinde sağlıklı bir şekilde doğum yapıp hastaneden ayrıldığını, doğum öncesi ve sonrası hastane kayıtlarının tetkikinde görüleceği üzere müteveffanın hastaneye alındığı andan itibaren evvela 15 dakikada bir, daha sonra saat başı olmak üzere gözlem altına alındığını; tansiyon, nabız ve kalp hareketlerinin an be anı takip edildiğini, sezeryan ameliyatı ile 3.650 Gr ağırlığında, 50 cm boyunda, son derece sağlıklı bir bebek dünyaya getirildiğini, müteveffanın hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildikten 5 gün sonra nefes darlığı ve öksürük şikâyeti ile tekrar acil servisten giriş yaptığını, kendisine her tür tıbbi desteğin sağlandığını, müteveffa hastaneden taburcu edildikten sonra artık hastanenin sorumluluk alanından çıktığını, kendisine doğum sırasında uygulanmış veya uygulamaya mesnet bir ölümün gerçekleşmediğinden ayrıca ölümün de başka hastanede gerçekleşmesinden dolayı müvekkili hastane açısından illiyet bağının kesildiğini, müvekkili hastanenin, Tababet Kanunu, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Borçlar Kanunu ve ilgili yasal hükümler çerçevesinde müteveffayı; uzman hekime teslim ettiğini, koruyucu tedbirleri aldığını, en emin yolu tercih edip seçtiğini, halin icaplarının gerektirdiği bütün önlemleri aldığını, hastayı gereksiz riskler altına sokmadığını, hastasına değer verip şifa ile hastaneden taburcu ettiğini, dolayısıyla somut olayda müvekkiline atfedilecek bir kusur, ihmal veya hata olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili doktorun Tekden Hastanesi acil servis nöbetinde bulunmakta iken gece 02.00 sularında doktor eşi ...'nun müvekkilini ziyarete geldiğini, sekreterin de biraz hava almak istediğini söyleyerek dışarı çıktığını, birkaç dakika sonra müvekkilinin ... ve ...'in giriş aldığını gördüğünü, kayıt ekranına düşünce de kendilerini içeri aldığını, sekreter koltuğunda oturan kişinin de eşi doktor ... olduğunu söyleyerek tanıttığını, hasta ve yakını davacının, müvekkilinin acil muayene odasına girdiklerinde müvekkilinin, hastanın eşinden destek almadan, ayakta ve nefes nefese kalmadan gayet sağlıklı durduğunu gözlemlediğini, daha sonra müvekkilinin hastanın anamnezini (öyküsünü) almaya başlayarak öncelikle şikayetini sorduğunu, hastanın nefes darlığı, hırıltı ve ateşinin olduğunu ve 3 gün önce doğum yaptığını ifade ettiğini, müvekkilinin ne kadar süredir nefes darlığı olduğunu sorduğunu, nefes darlığının doğumdan sonra başladığını, yatarken oksijen verildiğini, oksijen alırken rahatladığını söylediğini, müvekkilinin doğumunun sezeryan mi normal doğum mu olduğunu, ameliyatının uyutularak mı belden uyuşturularak mı yapıldığını, ameliyatında herhangi bir sorun yaşayıp yaşamadığını sorduğunda hastanın, uyutularak sezaryen yapıldığını, bir sorun herhangi bir sıkıntı olmadığını, ancak ameliyatın biraz uzun sürdüğünü beyan ettiğini, davacı eşinin de ameliyatın uzun sürdüğünü söylediğini, müvekkilinin de hastanede yattığı dönemde akciğerinde bir büzüşme, sekresyonlarda birikme olabileceğini, buna yönelik 3 top egzersizi, balon şişirme egzersizi tavsiye edilebileceğini, bu egzersizlerin rahatlamasına yardımcı olabileceğini ve dolayısıyla böyle bir tavsiyede bulunup bulunmadıklarını, tedavi olarak hastaya ne önerildiğini sorduğunu, hasta ve davacı eşin böyle bir tavsiyede bulunulmadığını, antibiyotik ve demir hapı yazıldığını, ancak bebeğini emzirirken antibiyotik kullanmayacağını ve kullanmadığını beyan ettiğini, sonra anamnezine devam edilerek bilinen bir hastalığı, kalpte bilinen bir ritim bozukluğu veya kalp kapak hastalığı olup olmadığı, kalp ameliyatı geçirip geçirmediği, göğüs ve sırt ağrısı olup olmadığının, baş dönmesi, gözlerde kararma, bayılma olup olmadığının müvekkili tarafından sorulduğunu, sadece gebelikte şeker yüksekliği nedeniyle birkaç sefer insülin kullandığını dile getirdiğini, diğer bütün sorulara olumsuz yanıt verdiğini, 3 gündür bu rahatsızlığı ile ilgili bir hekime başvurup başvurmadığının sorulduğunda hastanın buna da antibiyotik yazıldığı, yani ilaç tedavisi verdikleri için gelmediğini ifade ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin hastaya sezeryanla doğum yaptığı için başta yara yeri enfeksiyonu olmak üzere birçok enfeksiyonun kendisinde gelişebileceğini, bu nedenle antibiyotik kullanması gerektiğini, kendisine ilaç reçete eden doktorun da uzman bir hekim olduğunu, yazdığı ilaçları güvenle kullanabileceğini ifade ettiğini, müvekkilinin hastalara her ayrıntısına kadar bilgi vermeyi görev edinmiş bir hekim olarak hasta ve davacı eşine, doğum yapmış bir hastanın aktif bir şikayeti yoksa, 10 gün sonra aktif şikayeti olduğu zaman daha erken poliklinik kontrolü hakkının ücretsiz olduğunu da hatırlattığını, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde hasta ...'in sezeryanla doğum yapmasının hemen akabinde taburcu edildiği iddialarının yer alsa da 2 gün boyunca kadın doğumda yatış önerilmesine rağmen ertesi gün sabah kendisinin hastaneden ayrıldığını, müvekkilinin hastanın ve davacı eşin verdiği anamnezde, verilen tedavi ve önerileri dikkate almadığını, ilaç kullanmamakta ısrarcı olduğunu görmesi sebebiyle, hastaya öncelikle kendisine gereken tetkikleri yapacağını, sonrasında kendisini rahatlatacağını ifade ettiğini, kendisini taburcu etse bile sabah öncelikle kendi kadın doğum hastalıkları uzmanına, sonra dahiliye veya göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka görünmesi gerektiğini dile getirdiğini belirttiğini, hastanın genç ve bir anne olduğu için ölümü adli vaka olarak değerlendirildiğini ve otopsisi yapıldığını, otopsi raporunda da görüleceği üzere müvekkilinin hastaya koymuş olduğu tanıda bir yanlışlığın söz konusu olmadığını, İl Sağlık Müdürlüğü'nde, Bakanlık'tan anne ve çocuk sağlığı ilgili biriminden gelen bir komisyonla bu konuda neler yapılabileceğinin konuşulduğunu, komisyonda hepsi kendi branşlarında uzman birçok profesör doktor komisyon üyeleri tarafından müvekkiline herhangi bir ihmal atfedilmediğini, dava dilekçesinde haksız fiil sorumluluğuna dayanılmış olsa da; haksız fill sorumluluğundan söz edebilmek için ortaya çıkan zararın haksız fiili meydana getiren fiil neticesinde olması gerektiğini, bir diğer ifade ile davranış ile zarar arasında sebep sonuç ilişkisi bulunması gerektiğini, haksız fiil sorumluluğunun bir şartı olarak illiyet bağının gerekliliğinin TBK'nun 49. maddesinde öngörüldüğünü, söz konusu maddede “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fülle başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür” denildiğini, illiyet bağının ne olduğu konusunda farklı teoriler ileri sürüldüğünü, bunlardan en önemlilerinin “şart teorisi” ile “uygun illiyet bağı teorisi” olduğunu, bugün Türk, İsviçre ve Alman hukuku bakımından hâkim teorinin uygun illiyet bağı teorisi olduğunu, bu teoriye göre; söz konusu fiilin genel hayat tecrübelerine göre ve olayların normal akışına göre, davranışın somut olayda gerçekleşen türden bir zararı, mahiyeti ve ana temayülü itibarıyla gerçekleştirmeye müsait olması, en azından zararın doğumuna ya da artmasına katkısının bulunması gerektiğini, bazı durumlarda davranış ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmesinin mümkün olduğunu, bu durumlarda davranış gerçekleştiren kişiyi haksız fiilden sorumlu tutmanın mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarının değerlendirilebilmesi ve müvekkil şirketin hukuki sorumluluğunun tespiti açısından söz konusu müdahalede bir komplikasyon mu yoksa malpraktis mi mevzu bahis olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, tıbbi kötü muamele ile komplikasyonun birbirinden farklı kavramlar olup, tıp biliminin gereğini yapan ve tıbbi standartı doğru şekilde uygulayan hekim ile hastanenin elinde olmayan sebeplerle gelişen zararlardan sorumlu tutulmamakta olduğunu, davaya konu olayda tıbbi kötü uygulama mı yoksa komplikasyon mu olduğunun tespiti için Adli Tıp ilgili ihtisas dairesinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, alınacak raporda dava konusu yapılan iddiaların değerlendirilmesini, yapılan tıbbi müdahalenin tıp kurallarına uygun olup olmadığı belirlenerek, buna göre hukuki sorumluluğun mahkemece tespitini talep ettiklerini, dava konusu olayda sigortalı hastanenin kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, zira hastanenin sorumluluğunun doğabilmesi için, gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbi standartın uygulandığı yerde, müdahalenin tıp biliminin gereklerine de uygun ise hastanenin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, tıbbi standardın, tedavinin amacına ulaşması için gerekli olan ve denenerek ispatlanmış bulunan hekimin/hastanenin tecrübesi, doğa bilimlerinin o anki ulaştığı düzeyi ifade ettiğini, sigortalının hastanesi bünyesinde çalışan hekimlerin tıbbın gerektirdiği azami beceriyi gösterdiğini, yapılabilecek en iyi tedaviyi gerçekleştirdiğini, mesleğinin gereğinin başarılı bir şekilde uygulandığını, olayda sigortalı hastanenin hiçbir kusuru bulunmadığını, salt komplikasyon sebebiyle oluşan bir zarar nedeniyle hastaneye kusur addetmenin tıp literatürünün genel kabul görmüş kurallarına ve hukuka aykırı olacağını, nitekim sigortalı hastanenin, bünyesinde çalıştıracağı personelleri her türlü dikkat ve özen içinde mesleğinde başarılı, yeterli diplomaya sahip kişiler arasından seçmekte olduğunu, işveren olarak da üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, dava konusu olayda iddia edilen zararın, müvekkili şirket sigortalısı hekim/hastane tarafından uygulanan teşhis ve tedavi işlemleri ile illiyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, müvekkili nezdinde Doktor ...'a ait █████/2015-2016 vade tarihli tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, sunulan belgelerden sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği anın belirlenemediğinden ve işbu davanın poliçenin vadesinin bitmesinden sonra açılmış olduğundan müvekkilinin söz konusu poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Taraflarca Özel Tekden Hastanesi ve Acıbadem Kayseri Hastanesi kayıtlarına, tedavi evrak, grafi ve kayıtlarına, ölüm tutanağına, nakil ve def'in ruhsatına, savcılık soruşturma dosyası ifade tutanaklarına, sigorta poliçesi ve hasar dosyasına, SGK kayıtlarına, nüfus kayıtlarına, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına, tanık anlatımlarına adli tıp ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.Davacılar ..., ..., ... ve ... ...'in sosyal ve ekonomik durumunun tespiti amacı ile Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. █████/2016 tarihli tutanak ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Müteveffa ...'in ölmeden önceki sosyal ve ekonomik durumunun tespiti amacıyla Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. █████/2016 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davalı ...'in sosyal ve ekonomik durumunun tespiti amacı ile Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. █████/2016 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davalı Özel Tekden Hastanesi'ne ait son 3 yıllık gelirine ilişkin beyanname örneğinin istenilmesine karar verilmiştir. █████/2016 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacıların ve davalı ...'nun T.C. Kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle davalı ... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak tıp doktoru olan davalı sigortalı ...'e ait ...-0 poliçe sayılı tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı davacıların murisi ...'in davalı doktor ...'in tedavisi nedeni ile █████/2015 tarihinde ölümü nedeniyle davacıların ihbar ve talepte bulunup bulunmadığının, ihbar tarihinin ve akıbetinin sorulmasına, ihbar tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, davacılara yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin çok ivedi olarak gönderilmesi istenilmiştir. █████/2016 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle davalı Özel Tekden Hastanesi'ne müzekkere yazılarak, ...'in █████/2015 tarihinde bu hastanenin acil polikinliğine yapılan kan testleri, akciğer filmi, EKG ve yapılan tüm tedavilerin yazıldığı tüm hasta epikrizleri, reçete edilen ilaç bilgileri, aynı şahsın daha önce kadın doğum polikinliğindeki tedavi sürecine ilişkin tahlil, tedavi ve reçeteleri, sezeryan doğum öncesinde, yatış sonrası sezeryan olmasına herhangi bir engelinin olup olmadığına dair ilgili branş konsultasyonları, sezeryan dosyasındaki tüm tedavileri bilgileri, ameliyat esnasında herhangi bir komplikasyon olup olmadığına dair epikriz bilgileri, sezeryan sonrası yapılan tedavi, gözlem bilgileri, hasta taburcu epikrizlerinin ve ilgili sair tıbbi kayıtları bulunduğu hasta dosyasının onaylı örneğinin film ve grafilerin CD formatında gönderilmesi istenilmiştir.██████/2016 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Müteveffa ...'in T.C. Kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Özel Acıbadem Kayseri Hastanesi'ne müzekkere yazılarak █████/2015 tarihinde ... hasta numarası ile solunum sıkıntısı şikayetiyle gelen ve █████/2015 tarihinde vefat eden ...'in tedavisine ilişkin hasta tabela müşahade kağıtları, epikrizleri, tüm tıbbi rapor, tahlil, reçete, kayıt ve belgeler ile varsa film ve grafilerin CD formatında birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. █████/2019 tarihinde müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacıların ve müteveffa R...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'in █████/2015 tarihinde ölümü nedeni ile SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının sorularak varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve bunlar dayanak yapılan kayıt ve belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, ██████████ Soruşturma sayılı dosyanın akıbeti sorulmuş, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse soruşturma dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. Dosya örneği gönderilmiştir.Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmiştir.Davacı tanığı ... duruşmada; "Davacılardan ... benim halamın oğlu olur, bu yüzden davacıları tanırım. Onun eşi ... hamileydi. Doğumdan önce herhangi bir rahatsızlığı yoktu. Tekden Hastanesi'nde sezeryan yöntemi ile doğum yaptı. Sezaryanla doğum yaparken sezeryan işlemi hemen bitmemiş, normalde yarım saat kırkbeş dakikada çıkması gerekirken ameliyat odasında 3 saat kalmış. Çıktığında da ağzında hava almasına yardımcı aparatlar takılıymış. Doğumdan sonra 1 gece hastanede kaldı. Ertesi sabah evine geldi. 2-3 gün sonra evinde rahatsızlaşmış. Sol bacağı yani, vücudunun sol yarısı tamamıyla şişti. Ben bunu bizzat gözlerimle gördüm. O gün akşam yani hastaneden çıktıktan 2-3 gün sonra akşam fenalaşınca tekrar Tekden Hastanesi'nin acil servisini götürmüşler. Bildiğim kadarıyla Rüveyda pek müdahale yapılmamış, sadece eve gidince balon şişirirsen düzelir denmiş. Ben o gün Rüveyda'nın neden rahatsızlandığını bilmiyorum. Acilden geldikten sonra ertesi günü beni aradılar. Bu sefer ben yanında idim. Acıbadem Hastanesi'nin aciline beraber gittik. Giderken Rüveyda'nın çok nefesi daralıyordu, konuşmakta zorlanıyordu. Sık soluk alıp veriyordu. Hırıltısı yoktu ama sırtım ağrıyor diyordu. Bu hastenin acilinde 5-10 tane hastane personeli Rüveyda'nın başına toplandılar, telaşlandılar. Rüveyda'ya bu durum ne zaman oldu diye sordular. Bir gün önce oldu ve acile gittim dedi. Bir şey yapmadılar geri gönderdiler dedi. Acıbadem Hastanesi'nin doktoru, ilk acile gittiğin zaman bizim şimdi yaptığımız müdahaleyi yapsalardı sıkıntı olmazdı dedi. Daha sonra Rüveyda'yı yoğun bakıma aldılar. Bir gece yoğun bakımda yattı, sabaha vefat etti. Benim bildiğim söyleyeceklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı... duruşmada; "Davacılar benim komşum olur, bu nedenle kendilerini tanırım. ... ve ben aynı dönemlerde hamile idik. Beraber Tekden Hastanesi'ne gebelik süresince gidip geldik. Hamileliğimizin takibini beraberce gidip gelip yaptırdık. Bu süre içerisinde Rüveyda da herhangi bir sağlık sorunu çıkmadı, yoktu. Daha sonra ber normal yolla doğum yaptım, Rüveyda ise sezeryan yoluyla doğum yaptı. Ben Rüveyda'nın sezeryanı sırasında hastanede yanında değildim ama doğum yapıp da evine çıktığı gün evine gittim ve onu gördüm. Bir gün sonra tekrar gittim ve tekrar evinde gördüm. Hastaneden ilk çıkıp evnie geldiği gün Rüveyda'nın herhangi bir rahatsızlığı yoktu, nefes alıp verme konusunda bir sıkıntısını görmedim. 3. veya 4. günü telefonda konuştuk, konuştuğumuzda Rüveyda'nın nefes alıp vermede zorlandığını rahat konuşamadığını gördüm. Bir gün öncesinde gece Tekden Hastanesi'nin aciline gittiğini söyledi. Sanırım 31 Mayıs'tı. Gece iki gibi Tekden Hastanesi'nin aciline gittik, bana hava verdiler, doktor evine gidince balon şişir dedi, diye anlattı. Zaten bu telefon konuşmamızdan sonra da Acıbadem Hastanesi'nin aciline gitmiş bir daha da geri gelmedi. Zaten doğuma gece 3:30 gibi girmiş 6:00 - 6:30 gibi çıkmış. Doğumdan çıktığında ağzında havayla hava vermeyi sağlayan maskeyle çıkmış. Ben Rüveyda'ya doğum yaptıran doktorun doğumdan sonra bir ilaç kullanması için ilaç verip vermediğini bilmiyorum. Gebeliğinin son döneminde gebelik şekeri çıkmıştı, doktoru doğumdan sonra bunun geçeceğini söylemişti. Benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ... duruşmada; "Davacı Nazım'ın eşi olan Rüveyda'nın hamileliğinden önce veya hamileliği sırasında nefes alma verme konusunda herhangi bir sorunu yoktu. Bunun dışında da başkaca sağlık sorunu yoktu. ...'in doğum yapıncaya kadar herhangi bir sağlık sorunu yoktu. Doğumdan sonra Rüveyda evine geldikten sonra ben yanına gittiğimde nefes almalarında kesiklik vardı. Hastaneden geldikten 2 gün sonra gece kardeşim Nazım Rüveyda'yı Tekden Hastanesi'nin aciline götürmüş. Çünkü hamilelik süreci bu hastanede takip edilip, doğum doktoru da orada olduğu için oraya gitmişler. Sabaha kadar Tekden Hastanesi'nde oksijen tüpü bağlandığını, acildekilerin o günün sabahı eve gidebilirsin, eve gittiğinde balon şişir demişler. Bunları bana kardeşim Nazım anlattı, bu sebeple bilgi sahibiyim. Acilden geldikleri günün öğleye doğru bir zamanında beraberce çalıştığımız iş yerine gelmişti. Ben kendisine Rüveyda'yı Acıbadem Hastanesi'ne götür, ordaki doktorlar daha iyi dedim. Kardeşim iş yerindeyken babam telefon etti. Rüveyda'nın rahatsızılığının arttığını söyledi. Bunun üzerine ben de Acıbadem Hastanesi'ne götürmesini önerdim. Nazım iş yerinden çıkıp eve gitti. ...'le beraber Rüveyda'yı alıp Acıbadem Hastanesi'ne götürdüler. Nazım, Acıbadem Hastanesi'nin acil girişini yaptıktan sonra bana telefon etti. Acilen buraya gelmemi söyledi. Ben Acıbadem Hastanesi'ne gittim. Gittiğimde Rüveyda'yı yoğun bakıma almışlardı. Yoğun bakımdaki doktor, bu hastaya Tekden Hastanesi'nde bizim şimdi yaptığımız tetkikleri neden yapmamışlar diye çok şaşırdı. Bu hastayı nasıl bırakmışlar dedi. Hastanın röntgenin çekilmemisini, eğer çekildiyse bile bu rahatsızlığının görülmemesinin çok büyük bir ihmal olduğunu söyledi. Eğer hastaya bu tetkikler yapılsaydı, hastamız şu an yaşıyor olacaktı. Acıbadem Hastanesi'nde Rüveyda'nın ciğerinin bası yapmasından dolayı ciğerinin kalbine baskı yaptığını bu yüzden kalp krizi geçirdiğini, ciğerinin sezeryanla ameliyat olma sırasında ameliyathanede çok bekletilmesi nedeniyle bu hale geldiğini Acıbadem Hastanesi'nin doktorları söyledi. Ben Rüveyda'nın doğum yapmasından sonra doğum yaptıran doktorun ona ilaç verip vermediğini, verdiyse Rüveyda'nın ilacı kullanıp kullanmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı ... tanığı ..., talimat mahkemesinde; "Olay günü ben dışarıya işlerim nedeniyle çıkmıştım ve eve dönüşte özel hastanede acil nöbeti bulunan eşimi ziyarete gittim. Saat itibariyle bir yoğunluk bulunmadığından eşimle beraber muayene odasında oturup bir süre birlikte zaman geçirdik. Bu arada ekrana acil bir hasta kaydı düştü ve eşim ben muayene odasında olduğum halde hastayı muayene odasına aldı. Doktor olmam sebebiyle beni dışarı çıkarma gereği duymadı. Hasta yakınlarına da tanıtarak, müzakere ve muayene sırasında odada bulunmama izin verdi. Bu nedenle olaylara tanık oldum. Ayrıca hasta ya da yakınları tarafından da ses çıkarılmadı. Eşim öncelikle hastaya ne şikayeti bulunduğunu sordu. Müteveffa ..., hırıltılı solunum ve öksürük, nefes darlığı sıkıntısı şikayetlerinin bulunduğunu belirtti. Bunun üzerine eşim yaklaşık 15 dakkalık bir hastanın önceki öyküsünü araştırmak üzere hastayla karşılıklı müzakereye başladı; geçirdiği ameliyatları, daha önce herhangi bir solunum sıkıntısı bulunup bulunmadığını, ateşinin çıkıp çıkmadığını ayrıntılı bir şekilde sordu. Müteveffa bir süre önce ameliyat olduğunu, ameliyattan sonra doktorunun kendisine antibiyotik ve demir hapı reçete ettiğini, ancak bunları kullanmayacağını, hiç bir şekilde de kullanmayacağını, çünkü bebeğine zarar vereceğini açıkladı. Davalı eşim bu ilaçları kullanması gerektiği, yazan kişinin uzman bir doktor olduğunu, ameliyat nedeniyle enfeksiyon riski bulunduğunu açıkladı. Ayrıca ameliyatla ilgili bir takım sorular sordu, ameliyat sırasında bir uzama, herhangi bir komplikasyon, sıkıntı çıkıp çıkmadığını sordu; buna da olumsuz yanıt verdi. Yine herhangi bir nefes açma egreszisi, üç top balon şişirme ekzersizi yapılıp yapılmadığını, önerilip önerilmediğini sordu; bunlara da olumsuz yanıt verdi. Müteveffa geldiğinde ayaktaydı ve acilen yatırılacak derecede sıkıntılı görünmüyordu. Davalı eşim hastanın öyküsünü dinledikten sonra ayrıntılı bir şekilde muayenesini yaptı ve akciğer grafisi, hemegrom kan tahlili istedi ve o an uygulanmak üzere tedavi yazarak müşaade odasına gönderdi. Tetkikler çıktıktan sonra değerlendirmek üzere yeniden konuşacaklarını hastaya bildirdi. Ayrıca taburcu olsa bile dahiliye yada gögüs hastalıkları ve kendi uzmanına yarın mutlaka başvurması gerektiğini ve 10 gün boyuncu ücretsiz kontrol hakkı bulunduğunu müteveffa hastaya açıkladı. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir, bundan sonrası hakkında herhangi bir görgüm bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı Kayseri ... A.Ş. tanığı ...duruşmada; "Ben davalı Kayseri ... Anonim Şirketi'ne ait Tekden Hastanesi'nde sağlık teknisyeni olarak çalışmaktayım. 28 Şubat 2015 tarihinden bu yana çalışmaya devam ediyorum. Ben hastanenin acil bölümünde çalışıyorum. Ben ... isimli şahsı tanımıyorum, bu davaya konu olaylarla ilgili hiçbir bilgi sahibi değilim. Neden tanık gösterildiğimi bilmiyorum. Ben ...'in Tekden Hastanesi'nin aciline getirildiği söylenen gece onun gelip gelmediğini hatırlamıyorum. Hatta o gün çalışıp çalışmadığımı bile hatırlamıyorum. Nefes alma verme darlığı yaşayan hasta bu şikayetle acile geldiğinde öncelikle oksijen verilir rahatlatılır. Serum takılır, doktor hangi ilacı uygun görülürse o ilaçlar verilir. Doktor isterse kan tetkiki, röntgen ve akciğer grafisi çektirilebilir. Doktor kimse onun uygun gördüğü tedavi doktorun bize verdiği talimatlar doğrultusunda yapılır. Hastanın taburcu olmasına veya başka bir yere sevkine de yine doktor karar verir. Biz de sağlık görevlileri ve teknisyenleri olarak doktorun uygun gördüğü işleri, verdiği talimatları yerine getiririz. Hasta rahatlatılmadan kendisi çıkmak istemediği sürece taburcu edilmez. Ben bunun aksine çalıştığım süre içinde hiç denk gelmedim. Acile gelen hasta yapılan müdahaleye rağmen rahatlamadıysa ve hasta buna rağmen hastaneden çıkmak istiyorsa bizim hastanede kendi isteğiyle hastaneden çıkış formumuz var, onu doldurarak hastanın çıkmasına izin veriyoruz. Hastanın kendi isteğiyle çıktığına dair belge imzalamadan doktor hastaneden çıkmasına izin vermez. Hasta bizimle tartışabiliyor. Biz doktora yönlendiriyoruz. Hasta doktora gitmeden kendiliğinden hastaneden çıkıp gidebiliyor. Hastanın kendiliğinden forum doldurmadan çıkıp gitme ihtimali de vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.İlgili delillerin toplanmasından sonra Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte müzekkere ekinde gönderilmesine, iddia, savunma, celp edilen tıbbi evrak ve grafiler, hastane kaytları, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ sayılı soruşturma dosyası, sunulan ve celbedilen tüm delillere göre █████/2015 tarihinde vefat eden ...'in ölüm sebebinin ne olduğu, acil hekimi olan davalı Doktor ...'nun tanı, teshiş ve tedavisinin tıbben doğru, yeterli ve uygun olup olmadığı, ...'in ölüm olayı ile davalı Doktor ...'nun yaptığı teşhis ve tedavileri ile hekimlik mesleği gereği yapması gereken işlere uygun illiyet bağı olup olmadığı, ...'in ölümüne sebebiyet verici davranışları, teşhis ve tedavileri olup olmadığı, kusuru olup olmadığı, bu ölüm olayında kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli raporda özetle; "... hakkındaki evrak Kurulumuzca tetkik edildi. 1- Kişinin otopsisi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve preperatlarının temini, 2- Kişinin █████/2015 günü Tekden Hastanesi'ne başvurusu sırasında muayenesini yaparak tedavisini düzenleyen Dr. ...’nun olaya ilişkin bilgisini ve muayeneye ait tespitlerini içerir ifadesinin temini" istenerek mahkememiz dosyası geri çevrilmiştir.Bildirilen eksiklikler tamamlandıktan sonra, dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu'na gönderilerek, Gönderilen bilgi ve belgeler ışığında iddia, savunma, celp edilen tıbbi evrak ve grafiler, hastane kaytları, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası, sunulan ve celbedilen tüm delillere göre █████/2015 tarihinde vefat eden ...'in ölüm sebebinin ne olduğu, acil hekimi olan davalı Doktor ...'nun tanı, teshiş ve tedavisinin tıbben doğru, yeterli ve uygun olup olmadığı, ...'in ölüm olayı ile davalı Doktor ...'nun yaptığı teşhis ve tedavileri ile hekimlik mesleği gereği yapması gereken işlere uygun illiyet bağı olup olmadığı, ...'in ölümüne sebebiyet verici davranışları, teşhis ve tedavileri olup olmadığı, kusuru olup olmadığı, bu ölüm olayında kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı raporun düzenlenmesi istenmiştir.Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen █████/2018 tarihli raporda özetle; "... hakkındaki evrak Kurulumuzca tetkik edildi.█████/2017 tarih, 4610 nolu müzekkeremizde talep edilen kişinin otopsisi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve preperatların gönderilmediği anlaşıldığından, mevcut blok ve preperatların teminen gönderilmesi" gerektiği gerekçesiyle iade edilmiştir.Adli Tıp Kurumu █████/2018 tarihli geri çevirme yazısı uyarınca, eksiklikler tamamlanmış, yine Adli Tıp 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu' nun █████/2018 tarihli yazısında belirtilen ...'in otopsisi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve preparatların gönderilmediğinden bahisle mevcut blok ve preparatların teminen gönderilmesi talep edilmiş olup; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istenilen konulardaki otopsi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve perepartların celp edilerek, ekte sunulmuştur. Ölen ...'in ölüm sebebinin ne olduğu, acil hekimi olan davalı Doktor ...'nun tanı, teshiş ve tedavisinin tıbben doğru, yeterli ve uygun olup olmadığı, ...'in ölüm olayı ile davalı Doktor ...'nun yaptığı teşhis ve tedavileri ile hekimlik mesleği gereği yapması gereken işlere uygun illiyet bağı olup olmadığı, ...'in ölümüne sebebiyet verici davranışları, teşhis ve tedavileri olup olmadığı, kusuru olup olmadığı, bu ölüm olayında kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu hususlarında ayrıntılı olarak düzenlenecek adli tıp raporunun ve dava dosyamızın mahkememize gönderilmesi istenmiştir.Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlenen █████/2018 tarihli raporda özetle; "█████/2015 tarihinde sezaryen ile doğum sonrası nefes darlığı şikayeti ile başvurduğu Tekden Hastanesi'nde yapılan muayene ve tedavisi sonrası taburcu edilen ancak şikayetlerinin artması nedeni ile aynı gün başvurduğu Acıbadem Hastanesi'nde █████/2015 günü öldüğü bildirilen █████/1982 doğumlu Mahmut kızı ... hakkında düzenlenmiş adli, tıbbi belgelerde ve otopsi raporunda bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; 1-Adli dosyada mevcut belgelere göre, 26/5/2015 taihinde Özel Tekden Hastanesi miad gebelik, sancılı olarak geldiği, yapılan yatışı sonrası tetkiklerinin istendiği, SAT ile 37+5, USG ile;37, tahmini kilosu 3357 gr, amnios sıvısı yeterli FKA +, 3650 gr ağırlığında 8/10 apgarlı kız bebek doğurtulduğu, parol, cefaks 500 tb, gynoferro sanol kp. reçete edildiği, Ritm bozukluğu ve DM’u bulunan annenin takibinde KŞ 09.00:81, 13.00:86, 17.00:145, 21.00:86, 06.00:197/ olduğu kristalize insülin 6 Ü yapıldığı şeklinde kayıtlı olduğu,31/5/2015 günü Özel Tekden Hastanesi ..., öksürük, hırıltılı solunum, nefes alıp verirken zorlanma, solunum sıkıntısı, bulantı, midede yanma-ekşime şikayetleri ile başvurduğu, uzun zamandır nefes darlığı, çektiği, postop oksijen tedavisi aldığının öğrenildiği, ...:37.6, genel durum orta, boğaz hiperemik, akciğer sesleri kaba+her iki bazalde railer mevcut, karında epigastrik hassasiyet ve batın sağ üst kadranda hassasiyet olduğu, dudaklarda siyanoz olmadığı, tetkiklerinde; AST:19, ALT:17, Na:142, K:4.88, CM04.3, Kreatinin:0.54, WBC:9.14, Hgb:9.5, Hct:30.2, Plt:303, Neu%:71.7, Lym%:21.8, bun: 8.8 akut farenjit, ..., üşüme, Akut bronşit, alerjik rinit, karın ağrısı, bulantı-kusma, gastrit ve pnömoni ön tanıları ile damar yolu açılarak nebulizatör ile ilaç uygulaması yapıldığı, izotonik sodyum %0.9 500ml, prednol-l 40 amp, novopyrine amp, esomen 40 flk, primsel amp, ventolin nebul, pulmicort nebul uygulandığı ve hastaya reçete yazıldığı ancak hastanın reçeteyi almadığı ve kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, kişinin aynı gün yapılan ikinci kaydında ise yapılan muayene ve tetkikleri sonrası postop atelektazi ve akciğer enfeksiyonu olabileceği düşünülerek hastaya takip ve tedavi amaçlı yatış yapıldığının kayıtlı bulunduğu,ancak hastanın taburcu edilmiş olduğu, aynı gün Acıbadem Kayseri Hastanesi'ne nefes darlığı ve çarpıntı şikayeti ile ile başvurduğu, TA:█████ mmHg, Nb:171/dk, sat:82 tespit edildiği, hastada ciddi solunum sıkıntısı mevcut, yardımcı solunum kasları aktif, nörolojik muayenesi doğal, 5 gün önce doğum yaptığı, hastada akciğer ödemi düşünüldüğü, 02 +Ventolin nebül inh ve 1000 mİ izotonik içinde 40 mg prednol iv inf uygulandığı, tansiyonların ██████ olması üzerine 100 mİ izotonik içinde perlinganit iv inf 10 ml/sa başlandığı, 1gr morfin iv puşe ve 3 amp lasix iv puşe uygulandığı. 02 4lt/dk nazal verilmeye başlandığı, idrar sondası takılarak tekrar amp lasix iv puşe uygulandığı, ventolin +pulmicort nebül inh uygulandığı, hastanın saturasyonlarının düşmesi üzerine yoğun bakım hekimi tarafından entübe edilerek yoğun bakım servisine yatışı sağlandığı, steradin ve dopamin desteği başlandığı, yeterli tansiyon oluşunca dopamini stoplandığı ve 5 ampul lasix toplamda yapılan hastada yavaş yavaş idrar çıkısı oluşmaya başladığı. 180lere ulaşan ritmi kırılmayınca 3 kez kardiyoversiyon denendiği ancak yanıt alınamadığı, beloc 2.5 mg ıv puşe yapıldığı ve hemodinamik takibe devam edildiği, ciddi asidozuna bikarbonat ve ventilator destekleri ile müdahale edildiği, hemodinamik açıdan taşikardiye yeterli yanıt alınamayan hastaya brevibloc ınfuzyonu başlandığı velampul digoksin yapıldığı, antibiyoterapisine unacefin 1 gr2x1 olarak başlandığı, tetkiklerinde; D-Dimer:>4, BUN:14, Üre:30, Kreatin,n:0.7, GFR:115.01, Ca:8.9, ALT:22, AST:26, Na:139, K:4.4, Cl:108 WBC:16.3, Hgb:11, Hct:35, 01.06.2015 08:40’da genel durumu oldukça kötü, GKS:3, pupiller fix dilate, taşikardik NB:160/dk, breviblok inf alıyor, tansiyonu oldukça düşük, yüksek doz noradrenalin ve adrenalin infna rağmen tansiyonları toparlamadığı, volüm yüklemesine rağmen idrar çıkımı olmadığı, yüksek ateşi mevcut olduğu, antibiyoterapisine mofelox 400 mg eklendiği, kardioloji konsültasyonunda; kalp ritmik taşikardik 170/dk, EKG’de SVT? Ritmi, Akciğerlerde bilateral apekse kadar railer, EKO’da 3 MY(taşikardi esnasında IV çapları normal LA 43 mm) yapılan EKO’da ağır MY tespit edildiği, hemodinami anstabil olduğundan SVT için kardiyoversiyon yapılması önerildiği, saat 08:30 da kardiak arrest geliştiği, hemen CPR a başlanan hastada yanıt alınamaması üzerine saat 09:12 de exitus olarak kabul edilen kişinin ölümünün postpartum pnömosepsis sonucu meydana gelmiş olduğu, 2- Adli dosyada mevcut belgelere göre,26/5/2015 taihinde Özel Tekden Hastanesi miad gebelik, sancılı olarak geldiği, yapılan yatışı sonrası tetkiklerinin istendiği, SAT ile 37+5, USG ile;37, tahmini kilosu 3357 gr, amnios sıvısı yeterli FKA +, 3650 gr ağırlığında 8/10 apgarlı kız bebek doğurtulduğu, parol, cefaks 500 tb, gynoferro sanol kp. reçete edildiği, ritm bozukluğu ve DM’u bulunan annenin takibinde KŞ 09.00:81, 13.00:86, 17.00:145, 21.00:86, 06.00:197/ olduğu kristalize insülin 6 Ü yapıldığı şeklinde kayıtlı olduğu,31/5/2015 günü Özel Tekden Hastanesi ..., öksürük, hırıltılı solunum, nefes alıp verirken zorlanma, solunum sıkıntısı, bulantı, midede yanma-ekşime şikayetleri ile başvurduğu, uzun zamandır nefes darlığı, çektiği, postop oksijen tedavisi aldığının öğrenildiği, ...:37.6, genel durum orta, boğaz hiperemik, akciğer sesleri kaba+her iki bazalde railer mevcut, karında epigastrik hassasiyet ve batın sağ üst kadranda hassasiyet olduğu, dudaklarda siyanoz olmadığı, tetkiklerinde; AST:19, ALT:17, Na:142, K:4.88, CM04.3, Kreatinin:0.54, WBC:9.14, Hgb:9.5, Hct:30.2, Plt:303, Neu%:71.7, Lym%:21.8, bun: 8.8 akut farenjit, ..., üşüme, Akut bronşit, alerjik rinit, karın ağrısı, bulantı-kusma, gastrit ve pnömoni ön tanıları ile damar yolu açılarak nebulizatör ile ilaç uygulaması yapıldığı, izotonik sodyum %0.9 500ml, prednol-l 40 amp, novopyrine amp, esomen 40 flk, primsel amp, ventolin nebul, pulmicort nebul uygulandığı ve hastaya reçete yazıldığı ancak hastanın reçeteyi almadığı ve kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, kişinin aynı gün yapılan ikinci kaydında ise yapılan muayene ve tetkikleri sonrası postop atelektazi ve akciğer enfeksiyonu olabileceği düşünülerek hastaya takip ve tedavi amaçlı yatış yapıldığının kayıtlı bulunduğu, ancak hastanın taburcu edilmiş olduğu, kişinin solunum parametrelerinin değerlendirecek oksijen saturasyonu, solunum sayısı, kangazı bulgularının bakıldığına dair dosyada belge olmadığı, bunların yapılması gerektiği,böyle bir hastanın yatırılarak tedavi edilmesi gerektiği, kişiye ait aynı tarihli iki epikriz olduğu, birinci epikrizde reçete verilerek önerilerle taburcu edildiği yazılı olup, bu epikrizin kabullü halinde hekimin uygulamasının tıp kurallarına uygun olmadığı, ikinci epikrizde ise yatış önerildiği, kişinin yazılan ilaçları kullanmayı red ettiği, bu epirizin kabulü halinde hekimin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu, aradaki çelişkinin adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı" bildirilmiştir.Özel Tekden Hastanesi'ne müzekkere yazılarak müteveffa ...'in █████/2015 tarihinde giriş, █████/2015 tarihinde çıkış yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla, 2015 yılı mayıs ayına ilişkin kayıtların bulunduğu hastane seyir defterinin aslının gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.Müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2015 tarihi itibariyle Kayseri Özel Tekden Hastanesi'nden Doktor ... tarafından ... hakkında düzenlenen reçete olup olmadığı, varsa bu reçetede yazılı ilaçların ... tarafından alınıp alınmadığı, reçetenin düzenlenme tarih ve saatinin ne olduğu sorularak ilgili kayıt ve belge örneklerinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.Müteveffa ...'in ve davalı doktor ...'nun T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle İl Sağlık Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Özel Tekden Hastanesi acilinde █████/2015 tarihinde acil hekimi Dr. ...'nun müdahale ettiği hasta ...'in █████/2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı bünyelerinde yapılan tüm soruşturma evraklarının tamamınını okunaklı ve tasdikli fotokopilerinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.Daha sonra, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, üniversitelerden resen seçilecek akademik kariyere sahip bir adli tıp uzmanı, bir anestezi ve rehabilitasyon uzmanı, bir acil tıp uzmanı, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, bir göğüs hastalıkları uzmanı ve bir ... uzmanından oluşan bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile, HMK'nun 273. maddesi gereği tarafların iddia ve savunmaları, ...'in hastalık ve tedavi öyküsü, celp edilen ve ibraz edilen tüm tedavi evrak ve grafileri, savcılık soruşturma dosyası, bu dosyada alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nın █████/2015 tarihli raporu, Adli Tıp Uzmanı'nın █████/2015 tarihli raporu, İl Sağlık Müdürlüğü'nün ve SGK İl Müdürlüğü'nün cevabi yazıları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan otopsi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve preparatlar, Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu'nun █████/2018 tarihli raporu, bu rapora karşı tarafların beyan ve itirazları, tanık anlatımları, Özel Tekden Hastanesi'nde █████/2015 tarihinde düzenlenen 1867 ve 2645 protokol numaralı iki ayrı epikriz raporu, diğer tüm deliller ve dosya kapsamı ayrıntılı bir şekilde incelenip değerlendirilmek suretiyle █████/2015 tarihinde vefat eden ...'e Özel Tekden Hastanesi'nde acil servisinde nöbet tutan davalı doktor ...'nun tanı, teşhis ve tedavisinin, yaptığı müdahalelerin tıbben doğru, uygun ve yeterli olup olmadığı, bu doktor tarafından düzenlenen ve birinde hastanın taburcu edildiği, diğerinde ise yatarak tedavi görmesi gerektiğine dair rapor içerikleri, bu konudaki davacıların iddiaları, davalı ...'nun savunmaları ve tüm delillere göre bu raporların hangisinin gerçeği yansıttığı ve kabul edilebileceği, bu davalının savunmalarında ileri sürdüğü üzere iki ayrı epikriz raporunun düzenlenmesinin SGK açısından bir zorunluluk olup olmadığı, bu yöndeki savunmanın SGK ve hastanelerin genel uygulamalarına uygun ve doğru olup olmadığının, dava dışı Acıbadem Kayseri Hastanesi'nde ...'e yapılan müdahale ile ölümü arasında yine davalı doktor ...'nun ...'e müdahale, teşhis ve tedavileri ile ölüm olayı arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalı doktorun ...'in ölümüne sebebiyet veren davranışları, teşhis, tedavi ve uygulamaları olup olmadığı, kusuru bulunup bulunmadığı, yine acil doktoru ...'nun uygulamaları ve gerekse ...'in daha önce sezaryen operasyonu sırasında adı geçene fazla dozda anestezi uygulanıp uygulanmadığı, öyle ise bu durum ile ölüm arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, ölüm ile acil doktoru ...'nun uygulamaları dolayısıyla hekimlik mesleğinin gereği yapması gereken işler yönünden uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu ölüm olayında kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, davalı doktora ve davalı Kayseri ... Merkezi A.Ş. (Tekden Hastanesi)'ne yüklenebilecek atfı kabil bir kusur olup olmadığı, varsa kusur oranının ne olduğu hususlarında nedenlerini açıklayıcı, davacı ve davalıların Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Dairesi'nin raporuna karşı olan itirazlarını karşılayacak mahiyette hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesinin ve bu hususlarda alınacak ayrıntılı bilirkişi raporunun mahkememize gönderilmesinin istenmesine karar verilmiştir.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talimatımız üzerine, Marmara Ünv. Tıp Fakültesi Kadın Hast. Ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr...., Marmara Ünv. Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., Marmara Ünv. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...İ.Ü, İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., İ.Ü, İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... İ.Ü, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...dan oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli raporda özetle; "Dava dosyasında bulunan merhume ... hakkında düzenlenmiş tüm tıbbi ev ve görüntülemeler, savcılık soruşturma dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, ...'in hastalık ve tedavi öyküsü, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nın █████/2015 tarihli raporu! Adli Tıp Uzmanı'nın █████/2015 tarihli raporu, İl Sağlık Müdürlüğü'nün ve SGK İl Müdürlüğü'nün cevabi yazıları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan otopsi sırasında alınan iç organ örnekleri üzerinde yapılan histopatolojik incelemeye ait blok ve preparatlar, Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu'nun █████/2018 tarihli raporu, bu rapora karşı tarafların beyan ve itirazları (ile tanık anlatımlarından elde edilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirilip yukarıda ayıntılandırıldığı üzere; 1) ...'in, █████/2015 tarihinden itiharen takibinde olduğu Op. Dr. ... tarafından değerlendirilerek, █████/2015 tarihinde Özel Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi'nde sezaryen operasyonu geçirdiği, █████/2015 tarihinde nefes darlığı ve öksürük şikayeti ile Özel Tekden Hastanesi Acil Servisi'ne başvurduğu, Dr. ... tarafından muayene ve tetkiklerinn yapıldığı ve hastaneden ayrıldığı, aynı gün içerisinde nefes darlığı ve sırt ağrısı şikayeti ile Özel Kayseri Acıbadem Hastanesi Acil Servisi'ne başvurduğu, durumunun kötüleştiği, ileri düzeyde kalp kapak yetmezliği ve ritm bozukluğu geliştiği, Yoğun Bakım Servisi'ne yatırılarak takip edildiği, yapılan müdahalelere yanıt alınamayarak █████/2015 günü 09:12'de öldüğünün anlaşıldığı, ; 2) Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgeler ile ölü muayene ve otopsi bulguları göz önüna alındığında; mitral kapak hastalığı ve ritm bozukluğu bulunan kişide ölümün doğum sonrası gelişen lober pnömoni ve akut mitral yetmezliğine bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu meydana gelmiş olduğu, 3) Özel Tekden Hastanesi'ne ve Özel Kayseri Acıbadem Hastanesi'ne ait hizmet kusuru bulunmadığı, hastane Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi, Acil Servisi ile Yoğun Bakımı Servisi'nde görev yapan ve ...'in tıbbi takip ve tedavisini yaparak değerlendiren hekimlerin tanı takip ve tedavi sürecini tıp kurallarına uygun olarak yönettikleri, 4) Özel Tekden Hastanesi Acil Servisi'nin █████/2015 tarihli 02:02:59 saatli giriş ve █████/2015 tarihli 02:43:13 saatli çıkış epikrizi ile aynı zaman aralığını kapsayan Acil Servisi'nin █████/2015 tarihli 02:21:01 saatli giriş ve █████/2015 tarihli 02:39:46 saatli çıkış epikrizinde bulunan iki değerlendirmenin biribiri ile çelişkili olduğu, bu çelişkinin detayları yukarıda belirtildiği üzere yapılacak adli tahkikat ve hastane bilgisayar sisteminin teknik kişiler aracılığıyla ve log kayıtları incelenerek aydınlatılabileceği" bildirilmiştir.Dosyanın aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdi ile davacıların talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı hususunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlemesi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.Aktüer bilirkişi Göksel Ulusoy tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda özetle; "B.l- Davacıların Hesaplanan Destek Zararları (PMF 1931 - %l0 artırım ve iskonto):- Davacı eş ...'in deştek zararının; işlemiş aktif dönem zararı 41.345,24-TL, işleyecek aktif dönem zararı 284.998,23-TL, işleyecek pasif dönem zararı 93.832.29-TL ve destek zararının 420.175,76-TL olduğu,- Davacı çocuk ...'in destek zararının; işlemiş dönem zararı 20.672.62-TL, aktif dönem zararı 24663.81-TL ve destek zararının 45.336,43-TL, olduğu,- Davacı çocuk ...'in destek zararının; işlemiş dönem zararı 20.672,62-TL, aktif dönem zararı 14.035,30-TL ve destek zararının 34.707,92-TL olduğu,- Davacı çocuk ... ...'in destek zararının; işlemiş dönem zararı 20.672,62-TL, aktif dönem zararı 96.743,09-TL ve destek zararının 117.415,71-TL olduğu, davacıların toplamı destek zararının (420.175,76 + 45.336,43 + 34.707,92 +117.415,71 =) 617.635,82-TL olduğu, dava dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken bunun yanında çocukların büluğ çağına kadar bir bakıcı ve ev işlerini yapacak sürekli bir temizlikçi olmak üzere iki eleman giderinin de ayrıca ve eksiksiz hesaplanması gerektiği beyan ve talep edilmiş ise de destek olan annenin gerek parasal gerekse yardım ve hizmetlerinden yoksun kalan davacı çocukların belirtilen bu gerekçelerle destekten yoksun kalan hak sahipleri olarak kabul edildiği ve destek zararlarının hesaplandığı, davacılar tarafından belirtilen diğer zararların da destek zararı olduğu, destek zararı dışında başkaca hesaplanması gereken bir zarar bulunmadığı" bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı davalı Özel Sağlık Kuruluşu ve doktorun özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili; müvekkilerinin murisi ...'in davalı Özel Tekden Hastanesinde, 26.05.2015 gecesi sezeryan ile doğum yaptığını, 27.05.2015 günü erken saatlerde taburcu edildiğini, müteveffanın zaman geçtikçe kendini kötü hissettiğini, nefes alamadığını, sırt ve göğüs ağrılarının olduğunu, 31.05.2015 günü gecesinde davalı Özel Tekden Hastanesi acil polikliniğine hırıltılı solunum, nefes alıp verirken zorlanma şikayeti ile başvurduğunu, davalı acil hekimi Zeliha'ya muayene olduğunu, müteveffadan kan tetkikleri ve akciğer filmi istendiğini, davalı doktorun murise sezeryan sırasında fazla narkoz verildiğini, bu nedenle ciğerlerinde büzüşme ve yapışma olduğunu, bunun nefes egzersizleriyle geçeceğini söylediğini, çekilen akciğer filmi ve yapılan tetkiklerde zatüre teşhisi koymasına rağmen sadece serum ve oksijen takviyesinde bulunduğunu, serum sonrası taburcu ettiğini, davalı hekime güvenerek eve gitmek zorunda kalan murisin henüz 24 saat bile geçmeden daha da ağırlaştığını, bu kez Acıbadem Hastanesine götürüldüğünü, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanın kurtulamadığını, ölüm nedeni olarak "Pnömonlmitral yetmezlik ve akciğer ödemi" olarak belirtildiğini, doktorun müteveffayı hastaneye yatırması gerekirken, bir hekimin göstereceği dikkat ve özeni göstermediğini, yaşanan bu olaylar ve uygulanan yanlış tedavi neticesinde müteveffanın ölümünün gerçekleştiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi ve Nazım için 80.000,00 TL, Aybüke için 40.000,00 TL, Mustafa için 40.000,00 TL, ... Rüveyda için 40.000,00 TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 202.500,00 TL maddi ve manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 31.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi birlikte davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden sadece maddi tazminat yönünden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Merkezi A.Ş. vekili; doğum sonrası hasta şifa ile taburcu edildikten sonra artık hastanenin sorumluluk alanından çıktığını, ölümün başka hastanede gerçekleşmesinden dolayı hastane açısından illiyet bağının kesildiğini, somut olayda tarafına atfedilecek bir kusur, ihmal veya hata olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili; hastaya doğum sonrası 2 gün yatış önerilmesine rağmen ertesi sabah kendi isteğiyle hastaneden ayrıldığını, hastanın ve davacı eşin verdiği anamnezde verilen tedavi ve önerileri dikkate almadığını, ilaç kullanmamakta ısrarcı olduğunu görmesi sebebiyle, hastaya öncelikle kendisine gereken tetkikleri yapacağını, sonrasında kendisini rahatlatacağını ifade ettiğini, kendisini taburcu etse bile sabah öncelikle kendi kadın doğum hastalıkları uzmanına, sonra dahiliye veya göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka görünmesi gerektiğini dile getirdiğini, otopsi raporunda da görüleceği üzere hastaya koymuş olduğu tanıda bir yanlışlığın söz konusu olmadığını, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; dava konusu olayda sigortalı hastanenin kusurlu olmadığını, zira hastanenin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, Doktor Zeliha'ya ait 02.04.2015-2016 vade tarihli tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, sunulan belgelerden sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği an belirlenemediğinden ve işbu davanın poliçenin vadesinin bitmesinden sonra açılmış olduğundan söz konusu poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkememizin 11.10.2021 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile, davacı Nazım için 420.175,76 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, davacı Aybüke için 45.336,43 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı Mustafa için 34.707,92 TL maddi, 30.000,00 TL manevi ve davacı ... Rüveyda için 117.415,71 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 01.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalı Zeliha ve Kayseri ... A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davalı ... A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli kararıyla; hükme esas alınan İstanbul ATK 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.11.2018 tarihli heyet raporu ile üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli olan öğretim görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 25.08.2020 tarihli heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre, müteveffanın doğumu sonrası başlayan akciğer enfeksiyonuna (lober pnömoni) yönelik tedavide davalı doktor tarafından gerekli ihtimam ve özenin gösterilmediği, her ne kadar alınan raporlarda davalı hastanenin kusurunun olmadığı belirtilmiş ise de davalı hastanenin çalıştırdığı personel seçiminde gerekli özen ve dikkati göstermediğinden dolayı çalıştırdığı personel/doktor ile aynı oranda kusurlu sayılması gerektiği, yine İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisinden alınan dosya kapsamında mevcut tazminat hesap raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla istinafa konu karar sonuç olarak usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerince yapılan istinaf itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekili, davalı Kayseri ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı 09.05.2023 tarihli ilamı ile, müteveffa için 2 farklı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması için gerekli olup olmadığı ve hastane bilgisayar sistemi log kayıtlarına müdahale edilip edilemeyeceği hususunda bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiş, ayrıca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 02.04.2015 tanzim tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi hükümleri uyarınca maddi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, sorumlu olmadığı şeklinde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmediği belirtilmiştir İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi tarafından davalı Tekten Hastanesinin tüm bilgisayar sistemi incelenmek sureti ile log kayıtlarına doğrudan program üzerinden veya veri tabanı yönetim sisteminden dolaylı olmak üzere programda tutulan veriler üzerinde değişiklik yapılabileceği şeklinde rapor düzenlendiği, 2 ayrı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması için gerekli olmadığı, hastane bilgisayar sistemi log kayıtlarının müdahaleye açık olduğu, hastanın hastaneye yatışının yapılmadığı, yatışa ilişkin herhangi bir belgenin sunulamadığı, ikinci epikrizde yazdığı üzere ...'e yatış önerildiği halde adı geçenin yazılan ilaçları kullanmayı ve yatış ile tedaviyi reddettiğine ilişkin hastanenin tıbbi evrakları arasında tedavi/yatış red tutanağı olmadığı, davalı tarafça bunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarının da 31.05.2015 tarihli 02:02:59 saatli giriş ve 31.05.2015 tarihli 02:43:13 saatli çıkış epikrizi ile örtüştüğü dikkate alındığında bu epikrizin içeriğinin doğru olduğu, Özel Tekden Hastanesi Acil Servisinde Doktor Zeliha tarafından hasta ...'e, klinik durumunun iyi olmamasına rağmen birinci epikriz yazıldığı gibi muayenesi ve tetkiklerinin yapılmasından sonra taburcu edildiği, oysaki böyle bir hastanın yatırılarak tedavi edilmesi gerektiği, bu nedenle davalı doktorun uygulamasının tıp kurallarına uygun olmadığı, meydana gelen zararlardan sorumlu olacağı, hastanenin de sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki dava hukuki niteliği itibarıyla tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklandığından maddi tazminattan sorumlu olduğu, buna ilişkin garame hesap yapıldığı, maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporu alındığı, sonuç itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat talepleri açısından kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı 09.05.2023 tarihli ilamı ile, müteveffa ... adına Özel Tekden Hastanesi acil servisi giriş tarihi 31.05.2015 02:02:59, çıkış tarihi 31.05.2015 02:43:13 olan sonuç kısmında "şikayetiyle başvuran hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu hastanın muayenesi sonrası post op atelektazi ve akciğer enfeksiyonu olabileceği düşünülerek hastaya tedavi ve takip amaçlı yatış yapıldı." açıklamaları bulunan epikriz ile Özel Tekden Hastanesi acil servisi yatış tarihi 31.05.2015 02:21:01, çıkış tarihi 31.05.2015 02:38:46 olan sonuç kısmında "şikayetleri ile başvuran hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu hastaya reçete yazıldı ama hasta reçeteyi almadı. kontrole daha erken gelmesi önerilerek acil polikliniğimizden taburcu edildi." açıklamaları bulunan epikriz düzenlendiği, buna göre ...'in hastaneye yatışının yapılmadığı, yatışa ilişkin herhangi bir belgenin sunulamadığı, ikinci epikrizde yazdığı üzere ...'e yatış önerildiği halde adı geçenin yazılan ilaçları kullanmayı ve yatış ile tedaviyi red ettiğine ilişkin hastanenin tıbbi evrakları arasında tedavi/yatış red tutanağı olmadığı, davalı tarafça bunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarının da 31.05.2015 tarihli 02:02:59 saatli giriş ve 31.05.2015 tarihli 02:43:13 saatli çıkış epikrizi ile örtüştüğü dikkate alındığında bu epikrizin içeriğinin doğru olduğunun kabul edildiği belirtilmiş ise de davalıların, hastaya önce acil poliklinik hizmeti verildiği, teşhise bağlı olarak da yatışı uygun görüldüğü, müteveffanın ise kimseye haber vermeden hastaneden ayrıldığı, 2 farklı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması için gerekli olup olmadığı ve hastane bilgisayar sistemi log kayıtlarına müdahale edilip edilemeyeceği hususunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkememizce bozmaya uyularak alınan 18.04.2024 tarihli teknik bilirkişi raporunda; "İnceleme kapsamında ilk olarak müteveffaya ait işbu rapor kapsamında incelenen ve yukarıda zamanlarına ait bilgi verilmiş olan epikriz raporları incelenmiştir. İlgili raporların dosyadakilerle aynı olduğu görülmüştür. İkinci olarak benzer bir senaryoda örnek bir hasta seçilmiştir. Örnek hastanın müteveffaya benzer şekilde ayaktan epikrizinin bulunduğu, kontrolün ardından yatışının yapıldığı, gerekli tedavisinin ardından aynı gün kısa süre sonra çıkışının yapıldığı anlaşılmıştır. Müteveffaya benzer bir senaryo ile gelen örnek hastanın da bir tanesi "ayaktan" diğeri "yatarak" olmak üzere iki farklı epikrizinin olduğu görülmüştür. Bu sebeple iki farklı epikriz bulunmasının benzer senaryoda hastaneye gelen hastalar için doğal akışı uygun olduğu şeklinde değerlendirilmektedir. Program ve programın veri tabanı için yapılan incelemede, olay tarihinde hastane tarafından kullanılan programın hem kullanıcı (doktor, kayıt açan personel vb.) hem de program kullanımına yetkisi olan diğer personeller (bilgi işlem sorumlusu, yetki verilen diğer personel vb.) tarafından müdahaleye açık olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla doğrudan program üzerinden veya veri tabanı yönetim sisteminden dolaylı olmak üzere programda tutulan veriler üzerinde değişiklik yapılabileceği tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.Yine bozmaya uyularak, Mahkemece SGK'ya, iki ayrı epikriz düzenlemesinin gerekli olup olmadığının bildirilmesi, davalı hastane tarafından bildirilen ve faturalandırılan epikrizin hangisi olduğu, her iki epikrizin de bildirilip bildirilmediği hususları sorularak, bu konu ile ilgili varsa mevzuat, yönerge, genelge ve sair örneklerinin gönderilmesinin istenmiş olduğu görülmüştür. SGK tarafından gönderilen 25.01.2024 tarihli cevabi yazıda, "İlgide kayıtlı yazınızdaki davaya konu edilen müteveffa ...’in Kurumumuz MedulaHastane sistemindeki tedavi kayıtları incelendiğinde, 31.05.2015 tarihinde Kayseri Özel TekdenHastanesi Acil Servisinde Ayaktan ve Yatan olmak üzere iki farklı takibi (hastanın ayakta ya da yataraktedavide yapılan işlemleri "takip" adı altında Kuruma fatura edilmektedir.) bulunduğu görülmüştür.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca yayımlanan ve halen yürürlükte olan 2013 yılı SağlıkUygulama Tebliğinin Medula Sistemi başlıklı 5.1 maddesinin 1. fıkrasında "Kurumla sözleşmeli/ protokollü sağlık hizmeti sunucularına, sundukları sağlık hizmetlerine ilişkin bedellerinödenebilmesi için Kurum mevzuatı gereği istenilen bilgilerin Kurumca belirlenen istisnalar hariç olmaküzere Medula sistemine girilmesi zorunludur. Kurumca "Medula Web Servisleri Kullanım Kılavuzu" ayrıca yayımlanmakta olup sağlık hizmeti sunucularının Medula entegrasyonu içinyapacakları yazılımlar kılavuzdaki açıklamalara göre gerçekleştirilecektir." hükmü yer almakta olup sözkonusu kılavuza gör her bir takibin açıklama kısmı için 2000 karakterlik bir alan ayrılmış ve buaçıklama kısmında sağlık tesisi tarafından hastaya verilen sağlık hizmetinin açıklamasının yer alacağıbelirtilmiştir. Aynı Tebliğin Sağlık Kurumları için Fatura Eki Belgeler başlıklı 5..3.2 maddesinin 5.3.2.Calt maddesinin 1. fıkrasında "Medula sistemini kullanan sağlık kurum/kuruluşları, Medula sisteminekaydettikleri tedaviye ait hizmet detay belgesini Medula-Hastane sistemi aracılığı ile elektronik olarakkaydedilecektir. Hizmet detay belgesi fatura tesliminde ünitelere teslim edilmeyecek olup ancak Kurumtarafından talep edilmesi halinde, hizmet detay belgesinin çıktısı ilgili hekimler ve başhekimlikçe onaylıolarak teslim edilecektir. Hizmet detay belgesindeki epikriz bölümü, yatarak tedavilerde ve cerrahiişlemlerin yapıldığı tüm sağlık hizmetleri için elektronik ortamda düzenlenecektir." hükmü yeralmaktadır. Buna göre ayaktan ya da yatan her bir takip için sözleşmeli sağlık tesislerince verilen sağlıkhizmetinin açıklaması yer almalı, Yatarak takiplerde ayrıca epikriz düzenlenmesi gerekmektedir. Günceluygulamalarda sözleşmeli sağlık tesisleri ayaktan ve yatarak takiplerin her ikisi için de açıklamakısmına epikriz bilgilerini kaydetmektedir. Bir hastaya ait ayaktan ve yatan takibe kaydedilenepikrizlerde hastanın şikayet ve hikayesi kısmı genellikle aynı olmakta, muayene bulguları kısmındazaman zaman ilave bulgu kayıtları gözlenmekte, yapılan işlemler ve sonuç kısmı ise genellikle farklıolmaktadır.Müteveffa ...'in Özel Tekden Hastanesi'nde 31.05.2015 tarihinde görmüş olduğutedaviye ilişkin Medula Hastane kayıtları yazımız ekinde gönderilmekte olup, ilgide kayıtlı yazınızekinde göndermiş olduğunuz epikrizlerle aynıdır. Yani her iki epikriz de Kurumumuza bildirilmiş veepikrizde bildirilen işlemler fatura edilmiştir." şeklinde cevap verilmiş, Medula kayıt dökümleri ile hastaya ait tedavi kayıtlarının örnekleri gönderilmiştir.SGK Kayseri İl Müdürlüğü'nün cevabi yazıları incelendiğinde, SGK uygulama ve mevzuatına göre yatarak yapılan takiplerde epikriz düzenlenmesinin gerekmekte olduğu, ancak ayakta yapılan takipler için böyle bir zorunluluk bulunmadığı, her ne kadar 2 ayrı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması için gerekli olmadığı anlaşılsa da uygulamada her iki epikrizin de düzenlendiği, her iki epikrizin de Kuruma bildirildiği, fatura edildiği anlaşılmıştır.Hastane log kayıtlarının incelenmesine ilişkin alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesinde ise, doğrudan program üzerinden veya veri tabanı yönetim sisteminden dolaylı olmak üzere programda tutulan veriler üzerinde değişiklik yapılabileceği tespit edilmişse de davalı hekim tarafından sisteme yönelik bir müdahale edildiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkememiz alınan inceleme sonrası kısmen kabul kararı vermiştir. Karar temyiz edilmiştir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı █████/2025 tarihli tarihli ilamı ile, ''...SGK cevabi yazısı ve log kayıtları incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporuna göre, ilk epikrizin hastaneye başvuru esnasında, 2. epikrizin ise tahlil sonuçları üzerine yatış düşünülerek düzenlendiği, buna göre her iki epikrizin de uygulama ve mevzuta uygun olarak düzenlenerek geçerli olduğunun kabul edilmesi gerekirken, Mahkemenin bu yöne (2 epikriz düzenlenmesine) ilişkin, davalı doktora kusur atfeden değerlendirmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki yatış tarihi 31.05.2015 02:21:01, çıkış tarihi 31.05.2015 02:38:46 olan sonuç kısmında "şikayetleri ile başvuran hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu hastaya reçete yazıldı ama hasta reçeteyi almadı." şeklinde düzenlenen epikrizde hastanın tedaviyi reddettiği anlaşılmış olup, ayrıca 25.08.2020 tarihli Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyet raporunda "ölenin eşinden alınan öyküde, birkaç yıl önce ritm bozukluğu olduğu, bir kutu ilaç kullanıp sonra kendi isteği ile bıraktığı" ifade edilmiştir.. 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.11.2018 tarihli raporunda, ölen hastanın eşinin 28.06.2015 tarihli Savcılık ifadesinde " ...2009 yılında ikinci çocuğumuzun doğumunu yaptıktan sonra kendisinde kalbinde ritm bozukluğu başladı, kendisini doktora götürdüm, ancak kendisini bir kutu ilaç kullandıktan sonra ilaçları kullanmayacağını söyleyerek ilaçlarını içmedi..." şeklinde beyanda bulunduğu belirtilmiştir.. Mahkemece aldırılan 25.08.2020 tarihli Üniversite Bilirkişi Kurul Raporuna göre, murisin takip ve tedavisini tıp kurallarına uygun olarak yönettikleri, iki epikrizin çelişkili olduğu, adli tahkikat, hastane bilgisayar sisteminin teknik kişiler aracılığıyla ve log kayıtları incelenerek aydınlatılabileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.11.2018 tarihli raporunda ise, hastanın eldeki verilere göre yatarak tedavi edilmesi gerektiği, iki epikriz düzenlendiği, taburcu edildiğine ilişkin epikrizin kabulü halinde hekim uygulamasının tıp kurallarına uygun olmadığı, ikinci epikrizde ise yatış önerildiği, kişinin yazılan ilaçları kullanmayı reddettiği, bu epikrizin kabulü halinde ise hekimin uygulamasının tıp kurallarına uygun olduğu belirtilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere Mahkemece bozmaya uyularak alınan log kayıtları incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ve SGK cevabi yazısına göre davalı doktor tarafından düzenlenen her iki epikrizin de geçerli olduğu kabul edilerek, Adli Tıp ve Üniversite kurul bilirkişi raporlarına göre davalı doktora atfedilebilecek bir kusur bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanununa aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkememizce kurulan █████/2025 tarihli hükmün, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı ile bozulması üzerine, dosya yeniden ele alınmış olup yapılan açık yargılama ve tüm dosya kapsamındaki delil değerlendirmesi neticesinde aşağıdaki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.Dosya kapsamında; Adli Tıp Kurumu raporunda ihtimalli bir değerlendirme yapılmış ve hastanın klinik durumuna göre yatarak tedavi edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Raporda yer alan değerlendirme şu şekildedir. Eğer ilk epikriz (hastanın taburcu edildiği) kabul edilirse: Hastanın yatırılarak tedavi edilmesi gerekirken taburcu edilmiş olması nedeniyle hekimin uygulaması tıp kurallarına aykırıdır, yani hekim kusurludur. Eğer ikinci epikriz (hastaya yatış önerildiği ancak hastanın tedaviyi ve ilaçları reddettiği) kabul edilirse: Hekim üzerine düşeni yapmış ancak hasta kabul etmemiş olacağından hekimin uygulaması tıp kurallarına uygundur, yani hekim kusursuzdur.Yatışın gerçekleşmemesinin doktorun tıbbi bir ihmalinden mi (hatalı taburcu), yoksa hastanın kendi rızasıyla hastaneyi terk etmesinden mi kaynaklandığını tespit etmektir. Tüm yargılama şu iki ihtimalin hangisinin doğru olduğu üzerinde şekillendiği değerlendirilmiştir. Birinci ihtimal; doktor, hastanın klinik durumu kötü olmasına ve yatırılarak tedavi edilmesi gerekmesine rağmen, yanlış bir tıbbi değerlendirmeyle sadece bir kısım tedavi uygulayarak hastayı bizzat taburcu etmiştir. Mahkememiz bozma öncesi bu görüşü benimsemiştir. Eğer durum buysa, hekim özen borcuna aykırı davrandığı için kusurludur. İkinci ihtimal ise; doktor hastanın durumun ciddiyetini fark etti, yatış kararı verdi ve hastaya yatış önerdi, ancak hasta kendi rızasıyla tedaviyi reddedip hastaneden ayrıldı. Davalılar ve Yargıtay bu kanaati benimsemektedir. Eğer durum buysa, nedensellik bağı hastanın kendi eylemiyle kesildiği için hekim kusursuz olduğu sonucu sonucu ortaya çıkmaktadır.Birinci Epikriz (Yatış yapıldı diyen)
: Giriş 02:02:59 - Çıkış 02:43:13 olduğu görülmüştür. İkinci Epikriz (Tedaviyi reddetti, taburcu edildi diyen): Giriş 02:21:01 - Çıkış 02:38:46 olduğu görülmüştür. Saatlere bakıldığında, "taburcu edildi" diyen ikinci epikrizin zaman dilimi, "yatış yapıldı" diyen birinci epikrizin tamamen içinde kalmış durumdadır. Eğer hasta tedaviyi reddedip ayrıldıysa ve bu son işlemse, hastanın çıkış işleminin 02:38:46'da tamamlanmış olması gerekirdi. Fakat sistemdeki en son işlem, bundan yaklaşık 5 dakika sonra, 02:43:13'te kapatılan ve "hastaya tedavi ve takip amaçlı yatış yapıldı" diyen kayıttır. Hasta 02:38'de tedaviyi reddedip taburcu edildiyse, 02:43'te nasıl yatışı yapılarak kaydı kapatılamaz. Üstelik ortada gerçekten bir tedavi reddi varsa, hekim veya hastane tarafından yazılı ve imzalı bir "Tedavi Ret Tutanağı" ile düzenlenmediği davalı tarafça açıklanamamıştır.Mahkememizce yapılan ilk yargılamada, murisin klinik tablosunun ağırlığına rağmen yatırılarak tedavi edilmediği, bu durumun tıp kurallarına aykırı olduğu davalıların sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay bozma ilamında ise SGK kayıtları ve log incelemeleri uyarınca sistemde mevcut iki epikrizin de geçerli olduğu, ikinci epikrizde hastanın tedaviyi reddettiğinin yazılı olduğu ve bu durumun hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı belirtilmiştir. Ancak bozma ilamında yer alan bu kabuller, dosyadaki maddi vakıalar, zaman çizelgesindeki kronolojik imkansızlıklar ve davalı hekimin bizzat mahkemeye sunduğu savunmalarla açıkça çelişmektedir.Öncelikle, dijital kayıtların doğruluğu ve süreç takibi yönünden dosyadaki saatler incelendiğinde; "hasta tedaviyi reddetti, taburcu edildi" içerikli ikinci epikrizin sistem çıkış saatinin 02:38:46 olduğu, buna karşın "hastaya tedavi ve takip amaçlı yatış yapıldı" içerikli birinci epikrizin sistem kapatma saatinin 02:43:13 olduğu görülmektedir. Hayatın olağan akışı gereğince, bir hastanın saat 02:38’de hastaneden ayrıldığı veya taburcu edildiği varsayıldığında, bu işlemden yaklaşık 5 dakika sonra sistemde "yatış yapıldı" şeklinde bir işlemin kesinleştirilerek kapatılması mantıken ve fiziken mümkün değildir. Bu kronolojik veri, yatış yapılan epikrizin gerçek bir süreci yansıtmadığı sonradan veya düzensiz bir veri girişiyle oluşturulduğu yönündeki mahkememiz kanaatini oluşturmuştur.Davalı hekimin vekili aracılığıyla dosyaya sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlar, Yargıtay bozma ilamındaki "iki epikrizin de geçerli ve sürece uygun olduğu" yönündeki tespit ile çelişkili niteliktedir. Davalı hekim, savunmasında hastanın acil servise girişinde "gayet sağlıklı, nefes nefese kalmayan" bir görüntü verdiğini, CURB-65 pnömoni yatış kriterlerinin oluşmadığını ve bu nedenle "yatış endikasyonu (gerekliliği) olmadığı kanaatine vardığını" açıkça beyan etmiştir. Hekimin mahkemeye sunduğu "yatışa gerek yoktu" şekisindeki bu savunma, bizzat kendi şifresiyle sisteme girilen "yatış yapıldı" şeklindeki birinci epikriz kaydıyla tam bir çelişki içindedir. Hekim, resmi sistem kayıtlarında "yatış yaptığını" beyan ederken, mahkeme huzurundaki savunmasında "yatışa gerek görmediğini" ikrar ederek sistem verilerinin o geceki fiili durumu yansıtmadığını tevil yollu kabul etmiştir.Ayrıca, davalı hekim cevap dilekçesinin 5. sayfasında hastanın "saat 04:00 sularında hastaneden ayrıldığı" iddia edilmiştir. Oysa sistem kayıtları işlemlerin 02:38 ve 02:43’te sonlandırıldığını göstermektedir. Eğer hasta 04:00’te hastaneden ayrıldıysa, işlemlerin neden yaklaşık bir buçuk saat önce kapatıldığı sorusu cevapsız kalmaktadır. Bu durum, hastane log kayıtlarının ve epikriz verilerinin güvenilirliğini tamamen ortadan kaldırmakta, kayıtların tıbbi bir süreç takibi değil, sorumluluktan kurtulmaya yönelik bir veri kurgusu olduğu şüphesini hukuki bir kesinliğe dönüştürmektedir.Durumu ağır olan bir hastanın yatışı önerilmişse ve hasta bunu reddetmişse, bu reddin ispat yükü hekim ve hastaneye aittir. Bu ispatın en temel aracı ise hastanın veya yakınının özgür iradesini yansıtan imzalı bir "Tedavi/Yatış Ret Tutanağı"dır. Hasta izinsiz ayrılmış olma durumunda varsa, hekim veya hastane tarafından yazılı ve imzalı bir "Tedavi Ret Tutanağı" ile düzenlenmediği görülmüştür. Somut olayda, davalı tarafça bu yönde yani ne hekim tarafından tek başına düzenlenmiş imzalı hiçbir belge sunulamamıştır. Davalı hekimin "hastanın izinsiz kaçtığı" yönündeki soyut savunması, sistemdeki "taburcu edildi" kaydıyla da çelişmektedir; zira izinsiz ayrılan bir hasta için hekim onayı anlamına gelen "taburcu" işlemi yapılamaz.Sonuç olarak; Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi heyetlerinin "yatış yapılmadıysa hekim kusurludur" yönündeki tespiti, zaman çizelgesindeki somut çelişkiler, imzalı bir ret tutanağının bulunmaması ve davalı hekimin bizzat kendi dilekçesinde sistem kayıtlarını doğrulamayan beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkememizin önceki kararında davanın kısmen kabulüne ilişkin kurulan hükmün maddi gerçekliğe, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış, bozma ilamına karşı direnme kararı verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli, ... sayılı bozma ilamına DİRENİLMESİNE,1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KABULÜ ile 2.943.650,91-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorunluluk sigorta poliçesi teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 316.355,06-TL'lik kısmından dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... (...) ve Kayseri ... Merkezi San. Ve Tic. A.Ş.'nin ise 2.943.650,91-TL'nin tamamından vefat tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,2-Davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulü ile 136.195,67-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş'nin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 14.636,99 TL'lik kısmından dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... (...) ve Kayseri ... Merkezi San. Ve Tic. A.Ş.'nin ise 136.195,67 TL'nin tamamından vefat tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,3-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KABULÜ ile 72.248,81-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 7.764,60-TL'lik kısmından dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... (...) ve Kayseri ... Merkezi San. Ve Tic. A.Ş.'nin ise 72.248,81-TL'nin tamamından vefat tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,4-Davacı ... ...'in maddi tazminat davasının KABULÜ ile 569.862,99-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 61.243,35-TL'lik kısmından dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... (...) ve Kayseri ... Merkezi San. Ve Tic. A.Ş.'nin ise 569.862,99-TL'nin tamamından vefat tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine,5-Davacıların hükmedilen maddi tazminata işletilecek faiz türüne ve faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,6-Davacıların davalı ... (...) ve Kayseri ... Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş hakkındaki manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 70.000,00- TL, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL ve davacı ... ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın vefat tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,7-Davacıların hükmedilen manevi tazminata işletilecek faizin türüne ve başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,8-Davacıların davalı ... (...) ve Kayseri ... Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,9-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 254.246,97-TL harçtan dava açılırken peşin harç olarak alınan 691,94-TL ve 1.417,90-TL ıslah harcı ile 10.602,75-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 241.534,38-TL nispi karar ve ilam harcının (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 27.324,00-TL'lik kısmından sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,10-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 10.929,60-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,11-Davacılar tarafından peşin yatırılan 29,20-TL başvurma harcı, 59,30-TL başvurma harcı, 691,64-TL peşin harç ve 1.417,90-TL ıslah harcı ve 10.602,75-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.800,79-TL harcın davalılar ... ve ...'nden alınarak davacılara verilmesine,11-Davacılar tarafından maddi tazminat davası yönünden bozma öncesinde yapılan 78,60-TL posta masrafı, 2,00-TL KEP masrafı, 6,50-TL müzekkere masrafı, 494,95,00-TL tebligat masrafı, 137,50-TL e-tebligat masrafı, 200,15-TL talimat ve ATK'na dosya gönderme masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ve talimat bilirkişi masrafı ile 1.006,00-TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 7.425,70-TL yargılama giderinin ve bozma sonrasında yapılan 270,00-TL e-tebligat gideri, 200,00-TL posta masrafı, 1,75-TL KEP masrafı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.971,75-TL yargılama gideri olmak üzere genel toplamda 12.397,45-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,12-Davalılar ... ile ... tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,13-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,14-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,15-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 379.492,07 -TL nispi ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 50.616,81-TL'lik kısmından sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,16-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00 -TL maktu ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 14.636,99-TL'lik kısmından sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,17-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00 -TL maktu ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 7.764,60-TL'lik kısmından sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,18-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 89.479,45-TL nispi ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmından sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,19-Kararın mahiyeti gereği maddi tazminat davası yönünden davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,20-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden alınarak bu davacıya verilmesine,21-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden alınarak bu davacıya verilmesine,22-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden alınarak bu davacıya verilmesine,23-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden alınarak bu davacıya verilmesine,24-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'in manevi tazminat talebinin ret olunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL nispi ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,25-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'in manevi tazminat talebinin ret olunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL nispi ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,26-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'in manevi tazminat talebinin ret olunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL nispi ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,27-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ... ...'in manevi tazminat talebinin ret olunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL nispi ücretinin davacı ... ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,28-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra Yargıtay incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacılar vekili, davalı ... (...) vekili ile davalı Kayseri ... Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırKatip ...E-imzalıdır