Anahtar kelimeler: Düştükten Meblağlarda Kalacağını Senede Kayseri Başlattığını Değişen Alacağa Yazim Çeşitli

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
: ....DAVA
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
:...Mahkememize açılan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi... esas sayılı dosya ile takip başlattığını, iş bu takibin dayanağının 945.000,00-TL bedelli senet olduğunu, senede konu alacağa istinaden müvekkilinin takip öncesi çeşitli tarihlerde değişen meblağlarda ödemeler yaptığını, ödemeler düştükten sonra müvekkilinin 326.547,28-TL borcu kalacağını ancak söz konusu takibin 977.324,18-TL üzerinden açıldığını iddia ederek müvekkilinin fazlaya ilişkin kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.Dosya, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde mahkememize gelmiş, mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE
:Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davanın kambiyo hukukundan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca mutlak ticarî dava olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 20’de belirtilen sürede görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye başvuru üzerine dosyanın gönderilmesi halinde, görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir. (Bkz. Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 158; Yargıtay HGK, █████/2010, E. ███████-310, K. ████████; █████/2008; E. ███████-312, K. 306; █████/1984, E. ███████-616, K. ███████ tarih ve sayılı kararları). Görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olacağından, zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gereklidir.Nitekim Yargıtay 11 HD'nin █████/2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K., sayılı 6. HD'nin █████/2023 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı; Yargıtay 9. HD'nin █████/2023 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı; █████/2022 tarihli ve ██████████ E., ██████████ K. sayılı; █████/2022 tarihli ve ██████████ E., ██████████ K. █████████ E., ████████ K., █████████ E., ████████ K. Sayılı kararlarında da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanamayacağı kabul edilmiştir.Dosya kapsamından, davanın █████/2026 tarihinde açıldığı, her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, zira görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu, yasa değişikliğinin yürürlük tarihinin █████/2019 olduğu, somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinin herhangi bir yerinde arabuluculuk görüşmesinden bahsedilmediği, dava dilekçesi ekinde de arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize geldikten sonra davacıya arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacının █████/2026 tarihli beyan dilekçesi sunduğu, dilekçede arabulucuya yeni başvurulduğunu belirterek arabulucuya başvuru formunu ibraz ettiği, bu durumda dava tarihinden evvel yapılmış yeni bir başvuru bulunmadığı, yeni yapılan arabuluculuk başvurusuna istinaden olsa olsa yeni bir dava açılabileceği, bu davada arabuluculuk şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu (Bknz Emsal Bursa BAM 10. HD. █████████ esas, ████████ karar, Gaziantep BAM 11. HD. ████████ esas ████████ karar, Antalya BAM 11. HD. ████████ esas ████████ karar) dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmasının eldeki dava açısından da dava şartı olduğu tartışmasızdır.Bu durumda, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A ve 7155 sayılı Kanun 18/A hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 5.576,62-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 4.844,62-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026Katip ...Hakim ...