Anahtar kelimeler: Malhizmet Tedariki Almasına Taşımacılık Servis Doğduğunu Ayıp Ödemediğini Tllik Antalya

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİH İ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında mal/hizmet tedariki ilişkisine dayalı olarak, ... , ... ve ... tarihli ... , ... ve ... numaralı fatura bedelleri karşılığında toplam ... TL’lik alacak doğduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete taşımacılık servis hizmeti verdiğini, borçlu şirket, faturalara konu hizmetleri tam olarak teslim almasına ve herhangi bir ayıp bildirimi ya da iade işleminde bulunmamasına rağmen, bedelini ödemediğini, müvekkil şirketin alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın işletmesel nedenlerle küçülmeye gittiğini, bu nedenle müvekkili firmada çalışan personel sayısının neredeyse tamamına yakınının iş akdinin sona erdiğini, bu sürecin, davacının personel taşıma hizmeti verdiğini belirttiği fatura dönemleriyle aynı döneme denk geldiğini, müvekkili firmanın personel taşıması hizmetini son birkaç aydır almadığını, bu nedenle davacının kötü niyetli olarak düzenlediği faturaların kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca takibe konu faturaların müvekkiline dahi tebliğ edilmediğini, yasa olarak tebliğ edilmesi gerektiğini, bununla birlikte dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların imzasız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ispat eden delillerin davacı tarafından sunulamadığını, dava konusu takibin dayanağı evraklar arasında da tarafların arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı delile bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili vergi dairesine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... TL, ... TL ve ... TL asıl alacak ve ... TL, ... TL ve ... TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam ... TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, tarafların ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " Taraf ticari defterlerinin TTK 82 ve HMK 222 kapsamında usulüne uygun tutulduğu ve mali delil niteliği taşıdığı,
Dava konusu ..., ... ve ... tarihli faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
Söz konusu faturaların e-belge sisteminde karşılıklı olarak yer aldığı, Faturaların açık fatura niteliğinde olduğu,
... tarihli ... TL ödemenin önceki dönem borcuna mahsup edildiği,
Dava konusu 2025 yılı üç faturaya ilişkin tahsilat bulunmadığı,
Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL asıl alacaklı olduğu,
İcra dosyasında talep edilen asıl alacak tutarı ile ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu,
Dava konusunu oluşturan sözleşmenin davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında kurulmuş olmakla birlikte sözleşmede düzenlenecek faturanın ve ödeyecek tarafın ... Ltd. Şti olarak belirlendiği, davalının sözleşmede imzasının bulunmamakla birlikte dava konusu dönemden önceki faturalarında aynı şekilde davalıya düzenlendiği ve ödendiği görüldüğünden taraflar arasında da sözleşme ilişkinin kurulmuş sayılması gerektiği, Sözleşme gereği ve faturada vade tarihi yer alması nedeniyle muaccel hale gelen borçlar için temerrüt olgusu oluştuğu, bu kapsamda icra takip tarihi itibariyle ... TL. işlemiş faiz hesaplandığı,
Netice olarak; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. sayılı icra dosyası kapsamında; ... icra takip tarihi itibariyle Davalı ...Limited Şirketinin, Davacı ... ... ... Şirketine ... TL. ana para + ... TL. işlemiş faiz = ... TL. toplam borcu bulunduğu, TTK 1530/7 kapsamında icra dairesi tarafından tahsil anında güncel olarak hesaplanacak faiz ve fer’ileri ile birlikte tahsilinin mali ve teknik olarak yerinde olduğu..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin █████/2016 tarih ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı).
Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedilmesi halinde, içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. ██████████ Esas-█████████ Karar ve ██████████ Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya hizmet yapılarak takibe konu faturaların düzenlendiği, icra takibinin ise ... TL, ... TL ve ... TL asıl alacak ve ... TL, ... TL ve ... TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam ... TL üzerinden başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından faturaya dayalı takip başlatıldığı, mahkememizce de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ... tarihine kadar yürürlükte olduğu, dava konusu faturaların sözleşme süresi içerisinde düzenlendiği, sözleşmenin feshedildiğine dair belge bulunmadığı, dava konusu faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu ve her iki tarafın ticari defterlerine göre ... TL alacaklı olduğu, takip ve uyuşmazlık konusu faturaların tarafların karşıt alış satış analiz formlarında yer aldığı tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların uyumlu ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafından fatura konusu malın/hizmetin teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bu konuda yapılacak değerlendirme temerrüt halinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. (mülga 818 sayılı BK'nın 101/I. md.) maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin ikinci bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Ancak faturada vade tarihi belirlenmiştir. Vade tarihi faturalar ile belirlendiğinden belirlenen vade süresinini dolmasıyla birlikte davacı icra takibinden önceki dönem için de birikmiş faiz isteyebilecektir. Açıklanan gerekçe ile faturada vade tarihi belirlendiğinden işlemiş faiz talebinin vilirkişi raporunda yapılan hesap uyarınca kabulüne karar verilmiş, fazlaya dair kısmın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin tarih █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL yönünden İPTALİ ile, takibin bu miktar yönünden DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,
2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin kabul ret oranı gözetilerek takdiren davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin kabul ret oranı gözetilerek takdiren davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!