Anahtar kelimeler: Arıtürkün Kiralık Ramazan Yürüten Sakarya Eylemden Esaskarar Kasko Motosikletle Yazildiği

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/ Esas - 2026/
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM .KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkil, şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, kiralık ticari faaliyet yürüten dava dışı ....’e ait 34 SF ... plakalı aracın, 11.06.2024 tarihinde davalı Ramazan Arıtürk’ün sürücüsü ve işleteni olduğu 41 AGZ ... plakalı motosikletle yaptığı çift taraflı trafik kazası neticesinde meydana gelen hasar sebebiyle, sigortalıya 29.01.2025 tarihinde 24.005,77 TL hasar tazminatı ödendiği ve TTK’nın 1472. maddesi uyarınca yasal halefiyet hakkı kazanıldığı, kazanın oluşumunda davalı sürücü, KTK’nın 57/1-a maddesini (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) ihlal ederek kaza tespit tutanağıyla da sabit olduğu üzere %100 oranında asli ve tam kusurlu olup, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı, her iki tarafın da tacir olması ve sigortalı aracın ticari niteliği gereği uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu, ödenen hasar bedelinin kusurlu taraftan rücuen tahsili amacıyla Sakarya 3. İcra Dairesi’nin █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığından davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi konuları ileri sürülmüştür.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Dava Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2025/.... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 15.05.2026 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yargıtay 4. H.D. ██████████ Esas █████████ Karar)Somut olayda;Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine yönelik yürütülen Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2025/.... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talepli olduğu, davacının halefiyet kuralı gereği sigortalısının yerine geçeceği açıktır. Davacının sigortalısı olan ....Şti tacirdir. Davalı hakkında UYAP entegrasyon üzerinden tacir araştırması yapılmıştır. Gıb kayıtlarına göre davalının potansiyel mükellef olduğu, araç mahrumiyet kaydına göre davalıya ait motosikletin kullanım amacının gayri ticari olduğu tespit edilmiş ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tacir olsa da davalının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava şartının oluşmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-Yargılama giderleri ve harçların görevli mahkemece değerlendirilmesine,4-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderme talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı hususunun İHTARINA,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. █████/2026Katip¸E-İmzalıdırHakim¸E-İmzalıdır