Anahtar kelimeler: Davadavacı Mesken Abonesi Abone Esaskarar Kesilen Katip Abonelik Adana Menfi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: ... - ...
DAVALI
: ... A Ş - ...
VEKİLLERİ
: ... - ...
DAVA
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı kurum arasında 4077 sayılı yasa kapsamında abonelik sözleşmesi (mesken abonesi) ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin dava konusunu oluşturacak hiçbir kullanım gerçekleştirmediğini, karşılıksız kullanımın söz konusu olmadığını, müvekkiline karşı karşılıksız yararlanma sonucu kesilen fatura olması sebebiyle Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E. Sayılı dosyası ile 3.728,16 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, takibin konusunun karşılıksız yararlanma sonucu kesilen fatura olduğunu, müvekkilinin böyle bir kullanım yapmadığı, icra tehdidi altında takip korkusundan müvekkilinin icra dosyasına 500,00 TL kısmi ödeme yaptığını, devamında takibin kesinleştiğini, ve Adan İli ... İlçesi ... mah. ... Ada ... parselde taşınmazların kaydına haciz koyulduğunu, icra takibine söz konusu borcun bir sebebe bağlı olması gerektiğini, karşı tarafın dayandığı sebep olan karşılıksız yararlanma haksız fiilinin mahkeme kararıyla olmadığının tespit edildiğini, müvekkili adına Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/... E. 2013/... K. Sayılı dosyası kapsamında mahkeme müvekkilinin üzerine atılı suçu sabit görmediğini, istinafında kararının onandığını, müvekkilinin davalı tarafa borcunun bulunmadığının tespitini, ... ödenen 500,00 TL ödenenbedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte geri ödenmesine, takip konusu bedeli %20'si oranında kötü niyet tazminatının da davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görev itirazlarının olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, ilgili mevzuat gereğince kaçak elektrik kullanımı tespitlerini yapmak ve bunları faturalandırmakla görevli olan elektrik dağıtım şirketleri ile kullanıcılar arasında herhangi bir tüketici veya abonelik ilişkisi olmadığını, bu nedenle ve Yargıtay kararları doğrultusunda kaçak/ usulsüz elektrik enerjisi kullanımının hukuki olarak haksız fiil olarak nitelendirildiğini, dolayısıyla temelinde haksız fiil yatan davanın TBK hükümlerine göre genel mahkemede görülmesi gerekirtiğini, TTK 4, 5 ve 11. maddeleri uyarınca mahkememizin görevli olmadığından görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki ihtilafın; kaçak elektrik kullanımı bulunmadığı iddiasıyla davacı aleyhine tahakkuk edilen bedel gereğince borçlu olunmadığı iddiasıyla davalı aleyhine açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 10. İcra Müd. 2014/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine █████/2014 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde 3.728,16 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,80 oranında faiz uygulanarak tahsili talep edildiği, davalının işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itirazen durdurulduğu, takip talebinde borç kaynağı sözleşme veya tesisat numarasının bildirilmediği anlaşılmıştır
Davacı tarafça takip talebinde ve dava dilekçesinde sözleşme numarası ve tesisat numaraları bildirilmemiştir. Menfi tespit davalarında ispat yükü davacı da bulunduğundan;davacı vekilinin beyanına göre tahkikat yürütülmüş ve davacı vekilinin beyanına göre abonelik kullanım türünün mesken olduğu anlaşılmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/1. Maddedeki tanımlara göre tüketici işlemi mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.
Yasanın 73/1. Maddesine göre Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
Davanın, 6502 sayılı kanunun kapsamında bulunan elektrik abonelik sözleşmesine dayalı olduğunu, davalıların tüketici, davacının ise hizmet sunan satıcı olduğu, ticari davaların TTK'nın 4. maddesin de sıralandığı, dava konusunun bu maddeler kapsamında olmadığı, dava konusu olayın 6502 Sayılı Kanun hükümlerince çözümleneceği sebepleriyle HMK'nın 2. maddesi uyarınca davada yargı görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliği nedeniyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
3- HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı olmak üzere karar verildi.
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
**Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!