Anahtar kelimeler: Gelişerek Davaalacak Artırmış Acentesi Acentelik Kurumsallaşarak Kurumsallaşan Kurması Başlayıp Nakliyat

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında █████/1994 tarihinde başlayıp, davalı tarafça tek taraflı ve haksız olarak feshedildiği █████/2019 tarihine kadar devam eden bir acentelik sözleşme ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin eski yetkilisi ve hissedarı müteveffa ... ile davalı arasında 1994 yılında "... Acentesi" olarak başlayan ilişki, müteveffanın kurumsallaşarak █████/1996 tarihinde ... Nakliyat Ticaret Limited Şirketi'ni kurması üzerine bu şirket üzerinden devam ettiğini, zaman içerisinde bir şahıs işletmesinden gelişerek kurumsallaşan şirket; personel sayısını artırmış, müteveffa şirket yetkilisinin kızları ... ... ve ...'ın da katılması ile hem bu ailenin hem de çalışan ailelerinin ekmek kapısı olduğunu, hatta müvekkili şirketin, davalının Türkiye genelindeki acenteleri arasında başarısı ile öne çıkmış, davalı yetkililerinden ödüller aldığını, davalıya karşı gerek kanundan gerek sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz şekilde ifa etmiş müvekkili şirketin, davalının bugüne gelmesinde emeği, maddi ve manevi katkısının olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın █████/2018 tarihinde vefatı üzerine, geride kalan kederli ailesinin acısı dinmeden, davalı şirketin, şirkete ait demirbaş eşyalara, şirkete ait araca, personele, müvekkili şirketin sanal (bilgisayarlarına) ve fiziki (ticari belgelere) kayıtlarına █████/2019 tarihinde el koyduğunu, davalının, müvekkili şirket ile arasındaki 20 yılı aşan ticari ilişkiyi ve acentelik sözleşmesini "suç mahalline baskın yapan kolluk kuvveti"nce uygulanacak sertlikte yöntemlerle haksız ve hukuka aykırı olarak feshetmiş, müvekkil şirkete ait taşınır mallara, araca, "personele" ve banka mevduatlarına el koymuş olduğunu, zarar kalemlerini açıklamak gerekirse, cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı, kıdem fonu alacağı, haksız fesihten doğan maddi zarar, ticari kazanç kaybı tazminatı, manevi tazminat, olduğunu, davalının önce yetkisiz icra dairesinde, ardından ...0. İcra Dairesi'nin 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatarak mesnetsiz bir cari hesap alacağı iddiasıyla ortaya çıkınca, müvekkili şirket bakımından bu hukuka aykırı tutuma karşı çıkmaktan başka bir seçenek kalmadığını, borca itiraz edilmiş, arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ve karşı talepleri bildirilmiş ise de kabul edilmemiş olduğunu, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirket ile davalı arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı, kira sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterdiği taşınmazı, demirbaş eşyalarını ve şirket aracını kullanamamasından kaynaklanan 50.000,00 TL, personelinin bir başka bir işveren emrinde çalıştırıldığı halde ücretlerinin, primlerinin ve yemek ücretlerinin müvekkili şirkete ait banka hesabından ödenmesinden kaynaklanan 50.000,00 TL, ticari faaliyetine devam edememesi nedeni ile aylık en az 15.000,00 TL kazancı üzerinden hesaplanacak kazanç kaybından kaynaklanan 135.000,00 TL, olmak üzere toplam 235.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkili şirkete ait banka hesabından haksız olarak alınan 130.000,00 TL kıdem fonu alacağının, acentelik ve cari hesap sözleşmesinden doğan 83.658,43 TL acentelik ücret alacağının, haksız fesih işlemleri nedeni ile meydana gelen manevi zarar karşılığı 50.000,00 TL manevi tazminatın, yukarıda arz edilen toplam 498.658,43 TL tutarında tazminat ve alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça bir takım alacak talepleri ileri sürülmüş ise de alacak taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan söz konusu davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın taleplerinin dayanak noktası sebepsiz zenginleşme olarak nazara alındığı takdirde davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmış olduğundan 2 yıldan önceki alacak taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, kargo ve posta taşımacılığının kamu hizmeti niteliğinde olması itibariyle kanun ve yönetmelikler bu işleyişin daha düzenli, sürekli ve güvenli hale getirilmesi ve riske girmemesinin zaruri olduğunu merhum ...'ın vefatından sonra yönetimin kargo faaliyetini hiç bilmeyen bir yönetime geçmesi sebebi ile kargo işleyişinin tehlikeye girmesi, müvekkili şirketin zarara uğraması, müşteri şikayetleri ve zararların tazmini riski söz konusu olacağı düşünüldüğünü, söz konusu şirketin yeni yetkililerin kargo faaliyetinde uzman olmadıklarının tespiti ve faaliyetin devamının riske girmesi sebebi ile müvekkili şirket sözleşmeden doğan hakkını kullanarak .... Noterliğinin █████/2019 tarih ve 05630 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeleri feshedildiğini, öncelikle davanın zamanaşımından reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; davacının davalıdan cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı, kıdem fonu alacağı, haksız fesihten doğan maddi zarar, ticari kazanç kaybı tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Huzurdaki uyuşmazlık; Taraflar arasındaki acentelik ilişkisi kapsamında imzalanan acentelik ve vekalet sözleşmesine göre sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı davacının davalıdan cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı, kıdem fonu alacağı, haksız fesihten doğan maddi zarar, ticari kazanç kaybı tazminatı ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, varsa cari hesap alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında toplanmıştır.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"SONUÇ
Tarafların İddia ve savunması, taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi, İhtarnameler, Davalı şirket ticari defter, muavin kayıtları ile taraflarca dosyaya sunulan tüm delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda:
1. Davaya konu taraflar arasında 01.01.1994 tarihinde “Acente Sözleşmesi” ve acentelik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan “Cari Hesap Sözleşmesi” imzalandığı,
2. Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 14.02.2019 tarihinde davalı ana firma ... Kargo Servisi A.Ş. tarafından tek taraflı olarak derhal feshedildiği,
3. Olağan feshe ilişkin, her ne kadar davalı sözleşmenin ilgili maddelerine atıfla sözleşmeyi sona erdirmiş ve sözleşmenin 8. maddesinde derhal fesih hakkına sahip olunduğu kararlaştırılmışsa da anılan karar ve sözleşme maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde davalının olağan fesih iradesinin haklı olup olmadığının takdirinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu,
4.Olağanüstü feshe ilişkin, dosyaya mübrez belgelerden davalının fesih sebeplerini olağanüstü feshe de dayandırdığının anlaşıldığı, zira davalının merhum ...'ın vefatından sonra yönetimin kargo faaliyetini hiç bilmeyen bir yönetime geçmesi sebebi ile kargo işleyişinin tehlikeye girmesi, müşteri şikayetleri ve zararların tazmini riski söz konusu olacağı düşünüldüğünü, söz konusu şirketin yeni yetkililerinin kargo faaliyetinde uzman olmadıklarının tespiti ve faaliyetin devamının riske girmesi sebebi sözleşmeyi feshettiklerini belirterek olağanüstü fesih iradesini de ortaya koyduğu,
Heyetimiz sektör bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede davalı şirketin davacı ile sözleşmesinin derhal feshedilmesi yönünde herhangi bir kanıt sunmadığı, davacı yetki ...'ın 09.12.2018 tarihinde vefatı üzerine acentede kargo hizmetinin kaliteli ve sürekliliği yönüyle şüpheye düşerek feshettiği, şeklinde sonuca varıldığından sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğinin ifade edilebileceği, buna karşın Sayın Mahkemece, davacı şirket yetkilisinin vefatının ilişkiyi çekilmez hale getirdiği kanaatine varılır ise haklı feshin gündeme gelebileceği,
5. Sözleşmenin davalı tarafından haksız sebeple feshedildiği değerlendirildiğinde davacının zarar talebinde bulunabileceği, ancak bu noktada davacının “cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı” ile “kıdem fonu alacağı” talepleri sözleşme ilişkisinin feshinden (kusur/tazminat sorumluluğundan) bağımsız, alacak niteliğinde olduğu, hâl böyle olunca takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının (varsa) “cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı” ile “kıdem fonu alacağı” talebinde bulunabileceğinin ifade edilebileceği,
MALİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME SONUCU
a.-) Cari hesaptan doğan acentelik ücreti alacağı olarak davalı kayıtlarından 30.03.2019 tarihi İtibariyle davacının davalıdan 96.480.73 TL alacaklı durumda olduğu
b-) Kıdem fonu alacağı
: Mahkemenizce, Davacı şirket yetkili olm ... tarafından 09.12.2018 Vefat Tarihinden önce, davalı şirkete ... ... Şubesi nezdindeki hesap üzerine verilen her türlü işlem yapma yetkisinin, ...”ın vefat tarihi olan 09.12.2018 tarihi itibariyle sona erdiği yönünde hukuki kanaate varılması halinde:
Davalı Şirket tarafından ... ... Şubesi nezdindeki ... İban Nolu Hesap üzerinden, Acentelik Sözleşmesinin ... Noterliğinin 14.02.2019 tarih 05630 yevmiyeli İhtarnamesi ile fesih edildiği tarihten sonra 08.03.2019 tarihinde toplamda 21.779.01 TL (Mart ayı Maaş ve diğer ücretler) ve 18.03.2019 tarihinde 10 personel için toplamda 249.935.59 TL Kıdem ve İhbar Tazminat ödemesi ile birlikte İlgili Banka hesabından yetkisiz (...'ın vefat tarihi 09.12.2018 tarihinden sonra olmak üzere) işlem nedeniyle Toplamda 271.714.60 TL tutarın davacı tarafından talep edilebileceği hususu Mahkemeniz takdirlerinde olacağı,
c.-) Davacıya ait Araçla ilgili olarak
:
Davacı şirkete ait ... Plakalı aracın davacı şirket yetkilisi ... tarafından 18.08.2019 tarihinde teslim alındığına ilişkin TUTANAK'la sabit olduğu anlaşılmakla, davacının Araçla ilgili talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş olup, nihai takdir Mahkemenizdedir.
d.-) Davacıya ait Demirbaş Eşyalarla ilgili Talebi:
Davacı şirkete ait demirbaş eşyaların davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından teslim alındığına ilişkin 28.05.2019 tarihli Tutanak düzenlenmiş olmakla, davacı şirketin Demirbaş eşya yönünden taleplerinin (Tutanak Muhteviyatı eşya yönünden) yerinde olmadığı hususu da Mahkemeniz takdirlerindedir.
e.-) Ticari Kazanç Kaybına ilişkin olarak davacı talebi :
Taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesinin Davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğinin Mahkemenizce de benimsenmesi halinde, davacının davalıdan 61.500.50 TL net Kazanç Kaybı olarak talep edilebileceği hususu mahkemeniz takdirlerinde olacağı,
f-) Davacının manevi tazminat talebinin takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu,
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 30.03.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
"1-Davalının 14.02.2019 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu fesih beyanının haklı bir nedene dayanmadığı,
2-Sözleşme'nin feshinin haklı sebebe dayanmaması sebebiyle davacının sözleşmeden doğan alacaklarının ifasının yanında fesih sebebiyle ortaya çıkan diğer zararlarını da talep edebileceği,
3-Davacının talep ettiği zarar kalemlerinin zamanaşımına uğramadığı,
4-Mali yönden Kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler tekraren Mahkemeniz takdirlerinde olduğu,
5-Davacının taşıt ile ilgili talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olmak işbu ek raporun ilgili kısmındaki hesaplama Mahkemeniz takdirlerinde olacağı,
6-Tarafların diğer talepleri de Mahkemenizde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ek rapor tanzim etmişlerdir.
Huzurdaki dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak; acentelik ücret alacağı, kıdem fonu alacağı, haksız fesih nedeniyle uğranılan maddi zararlar, kazanç kaybı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamı, taraf beyanları, ihtarnameler ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında uzun yıllara dayalı (1994 başlangıçlı) bir acentelik ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkinin davalı tarafından 14.02.2019 tarihli ihtarname ile tek taraflı olarak sona erdirildiği görülmüştür. Davalı taraf fesih işlemini, davacı şirket yetkilisinin vefatı sonrasında işletmenin kargo faaliyetini sürdüremeyeceği, hizmetin aksayacağı ve müşteri şikâyetlerinin artacağı yönündeki iddialara dayandırmış ise de fesih sebebi olarak ileri sürdüğü hususların varsayım düzeyinde kaldığı, hizmetin fiilen aksaması, müşteri şikâyetlerinin oluşması veya sözleşmenin devamını dürüstlük kuralı çerçevesinde davalı yönünden çekilmez hale getiren objektif ve ağır bir ihlal bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında yeterli ve inandırıcı delil ibraz edilmediği görülmüştür. Her ne kadar sözleşmede davalıya tek taraflı fesih imkânı tanınmış ise de, uzun süreli ve istikrarlı şekilde devam eden bir acentelik ilişkisinin ani ve önelsiz şekilde sona erdirilmesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu tür sürekli borç ilişkilerinde, taraflar arasında güven ilişkisi ve ekonomik bağımlılık dikkate alınarak makul bir ihbar süresi tanınması gerekirken, davalı tarafından bu yönde herhangi bir geçiş süreci öngörülmeden derhal fesih yoluna gidildiği görülmekle, davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin haksız fesih niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı tarafça zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de davaya konu alacakların sözleşmeden kaynaklandığı ve genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, cari hesap bakımından ise TTK hükümleri gereğince 5 yıllık sürenin dolmadığı, ayrıca dava açılmakla zamanaşımının kesildiği, anlaşılmakla davalının zamanaşımı sürelerinin geçmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalının fesih işleminin haksız olduğu kanaatine varılması neticesinde ve tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporlarının yeterli incelemeyi ihtiva eder nitelikte mahkememiz ve üst yargı denetimine açık olduğu görülmekle hükme esas alınması suretiyle davacı tarafın talep ettiği tazminat kalemlerinin incelenmesinde; bilirkişi raporunda davalı şirket ticari defter ve muavin kayıtları incelenmek suretiyle davacının 30.03.2019 tarihi itibariyle davalıdan cari hesap bakımından 96.480,73 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf bu hususa itiraz etmiş ise de, bilirkişi incelemesinin doğrudan davalı defterleri esas alınarak yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı anlaşılarak 96.480,73-TL bakımından davacının cari hesap alacağı olduğu kabul edilmiş ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen 83.658,43-TL miktar bakımından cari hesap alacağına hükmedilmiştir.
Davacının kıdem fonu alacağına ilişkin talebi bakımından dosya kapsamında, davacı şirket tarafından davalıya verilen vekâletname ile ... nezdindeki hesap üzerinde tasarruf yetkisi tanındığı, ancak davacı şirket yetkilisinin 09.12.2018 tarihinde vefat ettiği, vekâlet ilişkisinin vekâlet verenin ölümü ile sona erdiği gözetildiğinde, bu tarihten sonra davalı tarafından söz konusu hesap üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin hukuki dayanağının ortadan kalktığı, davalı taraf her ne kadar söz konusu ödemelerin işçilere yapılan kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri olduğunu savunmuş ise de; bu ödemelerin davacı adına ve onun borcunu sona erdiren nitelikte yapıldığı hususu ispatlanamadığından bu savunmaya itibar edilememiştir. Bilirkişi raporunda, 09.12.2018'den sonra yapılan toplam 271.714,60 TL tutarındaki işlemin davacı tarafından talep edilebileceği belirtilmiş ise de, davacı tarafın talebinin 130.000,00 TL ile sınırlı olduğu dikkate alınarak, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu miktar yönünden kıdem fonu alacağına hükmedilmiştir.
Ticari kazanç kaybına ilişkin talep bakımından bilirkişi heyetince tarafından, fesih öncesi son 6 aylık hakediş ortalaması esas alınarak 3 aylık makul süre için net kazanç kaybı 61.500,50 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar hesaplamada kullanılan %20 net kâr oranının teamüllere ve geçmiş verilere uygun olduğu, davacı tarafça net kar oranının daha fazla olacağına dair somut ticari defter, bilanço veya farklı bir hesap yöntemi sunulamadığı anlaşılmakla ve uzun süreli acentelik ilişkisinin ani feshi nedeniyle davacının makul bir süre boyunca kazançtan mahrum kaldığı kabul edilerek bilirkişi raporundaki tespitler mahkememizce benimsenmekle 61.500,50-TL yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ait aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar bakımından fesih tarihi ile teslim tarihi arasında yaklaşık 6 ay süreyle davacının kullanımında bulunmadığı her ne kadar araç sonradan teslim edilmiş ise de, bu durum davacının bu süre boyunca araçtan mahrum kaldığı bilirkişi tarafından yapılan piyasa rayicine dayalı hesaplama aylık ortalama 7.500 TL üzerinden 6 ay süre için hesaplanan 45.000 TL'nin makul ve denetime elverişli bulunduğundan, bu kalem yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça demirbaş ve diğer maddi zarar kalemleri yönünden de talepte bulunuşmuş ise de; bu kalemlere ilişkin zarar miktarını somut, denetlenebilir ve hesaplanabilir şekilde ortaya koyan yeterli delil sunulamadığı, ayrıca demirbaşların teslimine ilişkin tutanaklarda ihtirazi kayıt bulunmadığı dikkate alınarak bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat istemi bakımından ise davacı tüzel kişi olup, ticari itibarın zedelendiğine ilişkin soyut iddialar dışında somut, ölçülebilir ve doğrudan davalı eylemine bağlı bir kişilik hakkı ihlali ispatlanamadığından manevi tazminat talebinin reddine karar dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile, ticari kazanç kaybına ilişkin 61.500,50 TL, kıdem fonu alacağına ilişkin 130.000,00 TL, acentelik ve cari hesap sözleşmesinden doğan alacak bakımından 83.658,43 TL, araçtan mahrum kalma nedeniyle uğranılan zararı bakımından 45.000,00 TL olmak üzere toplam 320.158,93 TL'nin dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 21.870,06 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.515,84 TL harcın düşümü sonucu kalan 13.354,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 24.180,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 15.524,54 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 15,00 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 5,37 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 51.225,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça peşin yatırılan 8.515,84 TL ile 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.943,44 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin , davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 847,49 TL'nin davalıdan, 472,51 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!