Anahtar kelimeler: Arsında Uyulmayarak Dolmadan Kesilerek Kurumsal Kalkmış Abone Ses Süren Taahhüde

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekilinin █████/2022 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında 2016 yılında Ses Hizmeti Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, 29.01.2018 tarihinde taraflar arsında imzalanan ek protokole göre mevcut tarifelere 24 aylık taahhüt karşılığında 9650 oranında indirim sağlandığını, ancak ek protokol gereği kararlaştırılan 24 aylık taahhüde davalı tarafından uyulmayarak taahhüt süren dolmadan sözleşme feshedildiğinden 9050 tarife indirimi sözleşme gereği kalkmış ve tam tarife uygulanarak 07.03.2019 tarihli abone hizmet indirim bedeli hizmeti karşılığı 5.956,11-TL bedelli fatura kesilerek davalı yana tebliğ edildiğini, bu alacak müvekkili şirketin cari hesaplarına girildiğini ancak davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmediğini, davalının müvekkiline 5.956,11TL Abone Hizmet Bedeli-İndirim Bedeli, 609,96-TL bakiye alacak, 331,94-TL Abone Hizmet Bedeli alacağı olmak üzere 6.898,01-TL asıl alacak, 3.228,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.126.99-TL olan borcunu ödemediğini, ödenmeyen bu borçlar nedeni ile borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep ve dava ettiği görülmüştür.CEVAP
:Davalı vekilinin █████/2022 tarihli cevap dilekçesi ile; davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini gereği şekilde ifa etmemesi, BTK mevzuatı gereği satış sonrası destek hizmetlerini gerektiği şekliyle sunmaması ve teknik destek vermemesi nedeniyle, telefonla sipariş alan ve ticaret yapan müvekkili şirketin sürekli olarak olumsuzluklar yaşadığını ve ticari olarak zarara uğradığını, yaşanan bu olumsuzluklar üzerine, müvekkili şirket çalışanı ...tarafından davacı şirket çalışanı ...'ya 06.03.2019 tarihinde gönderilen mail ile; “Yeterli teknik personelinizin olmayışı, bizlere açıklayamadığınız kesintilerin yaşanması şirketimize ciddi oranda zarar oluşturmuştur. Bu kesintilerin bizden kaynaklı olabileceği konusunda düşünürken 2 firmadan test hesabı oluşturduk. Sizler kesildiğinizde bu firmalar bizlere hizmet vermeye devam ettiler. Her hangi bir kesinti yaşanmadı. Bizler Teknik ekibinizden yeterli desteği alamadık. İletişim metotları ve telefonlarımıza cevap verememeleri bizler için uygun bir çalışma şekli değil.” denilmek sureti ile yaşanan bu olumsuzlukların ifade edildiğini, bu bildirime rağmen davacı şirket tarafından olumsuzlukların giderilmesi yönünde herhangi bir çalışma yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin, 12.3.2019 tarihinde BTK (Bilişim Teknolojileri Kurumu)'na 918521 numaralı şikayet bildirimini yaptığını, davacı şirketin yaşanan tüm bu olumsuz süreçte müvekkili şirketin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi yönünde hiç bir adım atmadığını, bu sebeple, taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafından haklı sebeplerle feshedildiğini, davacı şirketin abone hizmet bedeli (indirim bedeli) içerikli 07.03.2019 tarih, ... numaralı faturayı tanzim ederek müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirket, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle faturaya itiraz ederek ilgili faturayı davacıya iade ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle feshedildiğinden, davacının taahhüt bozumuna dayalı olarak müvekkili şirketten abone hizmet indirim bedeli adı altında talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyasından takibe konu edilen 5.956,11-TL tutarındaki abone hizmet bedeli indirim bedeli, 609,96-TL hakiye alacak ve 331,94-TL tutarındaki abone hizmet bedeli adı altındaki alacak kalemlerini hangi veri ve kıstaslara göre hesapladığı da belli olmadığını, davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davacının, indirim bedeli işlemiş faizi adı altında 2.790,84-TL, bakiye alacak işlemiş faizi adı altında 285,80TL ve abone hizmet bedeli işlemiş faizi adı altında da 152,34-TL talepte bulunduğu görüldüğünü, taraflar arasında temerrüt olgusu gerçekleşmeden davacının müvekkili şirketten faiz talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının faiz talebinin de kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu 20.10.2022 tarihli delil dilekçesi ekindeki belgelere ilişkin; Mahkemenin 29.09.2022 tarihli tensip tutanağının 5 numaralı ara kararı ile, “Davacı vekiline ön inceleme tensip zaptının tebliği ile HMK'mn 139. maddesi 1. Fıkra 2. Bendi gereğince, davetiyenin tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceğinin ihtarına" karar verildiğini, tebliğ zarfında ihtarat kaydını da içerir ekli tensip tutanağı davacı vekiline e-tebligat yoluyla 30.09.2022 tarihinde gönderilmiş ve tebligat 05.10.2022 tarihinde mevzuat gereği okunmuş sayıldığını, delil listesi eki belgelerin 20.10.2022 tarihinde sunulduğunu, deliller 2 haftalık süre içerisinde mahkemeye sunulmadığından ilgili delillerin yargılamada dikkate alınmaması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, Ses Hizmeti Kurumsal Abonelik Sözleşmesi kapsamında █████/2018 tarihli ek protokol gereğince mevcut tarifelere 24 aylık taahhüt karşılığında %50 oranında indirim sağlanmasına rağmen ek protokol gereği kararlaştırılan 24 aylık taahhüdün davalı tarafından taahhüt süresi dolmadan sözleşme feshedilmesi nedeni ile ihlal edilip edilmediği, tam tarife uygulanarak █████/2019 tarihli abone hizmet indirim bedeli hizmeti karşılığı 5.956,11TL bedelli fatura kapsamında davacının 5.956,11 TL Abone Hizmet Bedeli-İndirim Bedeli, 609,96 TL Bakiye Alacak, 331,94 TL Abone Hizmet Bedeli alacağı olmak üzere 6.898,01 TL asıl alacak, 3.228,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.126,99-TL alacak istemi için borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, ... Uzmanı Bilirkişi ..., İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Bilirkişi Prof. Dr. ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan █████/2025 tarihli rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti raporu ile; davacının yalnızca 2019 yılına ilişkin yevmiye defterini ibraz ettiği, mevcut 2019 yılı defterlerinin sunulduğu hali sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davalının 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerden envanter defteri ibraz edilmediğinden davalı defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, ancak aleyhe olan kayıtların her zaman delil ittihaz olunabileceği, davacının takip ve dava konusu alacak iddiasına dayanak olarak sunduğu faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde usulüne uygun olarak itiraz edilmiş olduğu, davacının alacak iddiasına dayanak faturaların dosyaya mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalı aleyhine borç doğurmadığı, davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının dosyaya sunulu mevcut bilgi ve belgeler kapsamında ispata muhtaç olduğu, dosyada bulunan ve tarafların imzalarını taşımayan Kurumsal Abonelik Sözleşmesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğuna kanaat getirilmesi durumunda abone/davalının, sözleşmenin 11/1 maddesinde belirtilen şartlara tabi olarak sözleşmeyi feshedebileceği, buna göre karşı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ihlal etmesi ve fesheden tarafın bu iradesini yazılı olarak karşı tarafa bildirmesi gerektiği; Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise sözleşmenin sürekli borç ilişkisi niteliğinde olduğuna ve olağanüstü fesih suretiyle sona erdirilebileceğine kanaat getirmesi ihtimalinde ise, haklı sebeple fesih hakkının doğması için fesih bildiriminde bulunacak taraf bakımından mevcut borç ilişkisinin çekilmez bir hal aldığı dürüstlük kuralı çerçevesinde olduğu değerlendirilebiliyor ise artık ortada sözleşmenin feshi için haklı bir sebep olduğunun kabul edilebileceği, aksi halde haksız feshin söz konusu olacağı, bu hususların sektörel açıdan değerlendirilmesi gerektiği; İşletmeci tarafından verilen IP üzerinden verilen SES hizmetiyle ilgili olarak abonenin hizmet kalitesiyle ilgili olarak işletmeciye ilettiği müşteri memnuniyetsizliğini ifade eden ve fesih koşullarını sağlayabilecek seviyede ve sayıda kayıtların dosyada olmaması sebebiyle abonelik sözleşmesinin müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle feshedilmesi için yeterli bir gerekçe oluşmadığı, Abonenin İşletmeciden sunduğu IP üzerinden verilen SES hizmetiyle ilgili olarak SES hizmetinin kalitesini gösteren bir kalite raporunu talep etmediğinden abonelik sözleşmesinin feshedilmesi için yeterli bir gerekçe oluşmadığı, Abonenin IP üzerinden verilen SES hizmetinin verilebilmesi için kullanılan ve kendi sorumluluğunda olan internet altyapısıyla ilgili İnternet Servis Sağlayıcısından internet altyapısının beklenilen seviyede olduğunu gösterecek bir kalite raporunu talep etmemesinden dolayı abonelik sözleşmesinin feshedilmesi için yeterli bir gerekçe oluşmadığı, Mahkemenin feshin haklı sebebe dayanmadığı ve davacının alacak iddiasını kabul etmesi durumunda; Merkez Bankası verilerinden, 03.03.2022 takip tarihi itibari ile ticari temerrüt oranının 415,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği mütalaa edilmiştir.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile davalı ile karşılıklı olarak anlaşma sağlandığından feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda hiçbir talepleri bulunmadığını, davalının da feragat dilekçesi vermesi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmemesi sonrasında duruşma günü beklenmeksizin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında █████/2026 tarihinde arabuluculuk anlaşma belgesi imzalanmış olup anlaşma gereği davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.Dosyaya sunulan Büyükçekmece ... Noterliği'nin █████/2022 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu, Üsküdar ... Noterliği'nin █████/2018 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde davalı vekilinin feragati kabul yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK 307). Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309).Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310).Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK 311). Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir (HMK 312).Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin usulüne uygun feragat dilekçesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereği feragat ön inceleme aşamasından sonra olduğundan alınması gerekli 488,00 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 122,32 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 365,68-TL ilam harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri talepleri bulunmadığından davacı ve davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, gider avanslarının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yatıran tarafa yazı işleri müdürü tarafından iadesine,4-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır