Anahtar kelimeler: Hendek Özetledavaya Şoför Tali Yaya Sakarya Esaskarar Fiilden Kazada Yazildiği

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/ Esas - 2026/

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
: 1-
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 2-
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Hendek 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/20 Tarih 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı görevsizlik kararı Mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin 2025/... Esas sırasına kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle;Davaya konu kazada şoför ....'ın kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre tali kusurlu olduğunu, yaya olarak bulunan davacıya çarpttığını, bu çarpma sonucu davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu, bu kaza sonucu ayrıca tır ve çekici şoförlüğü yapan davacı işten çıkış bildirgesinde de görüleceği üzere kaza sonucu oluşan engeli nedeniyle işten ayrıldığını, Müvekkilinin maluliyet raporunda %45 oranında maluliyet oranı olduğunun tespit edildiğini, Müvekkilinin kazadan önce ....İnşaat firmasında tır ve çekici şoförü olarak çalıştığını, davacının bu kaza sonrası ilgili işini yapamaz hale geldiğini ve 29.12.2021 tarihinde işten ayrıldığını, müvekkilinin fiziksel engeli araç kullanımını engellediğini ve mesleğini yapmasına engel hal oluşturduğundan ekonomik geleceğinin sarsılmasına neden olacağını, kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar gözetilerek, davalılar aleyhine davacıya ödenmek üzere uğramış olduğu acı, elem ve keder nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini, ilgili mevzuat ve yargıtay içtihatlarını esas alarak sunmuş oldukları raporlardaki kusur oranları da göz önünde bulundurularak öncelikle davanın kabulü ile 100.000,00 Manevi ve hmk m107. Uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama masraf ve giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.ş █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından kazazede tarafından iletilen belgeler kapsamında yapılan medikal değerlendirme sonucu davacıya 12.12.2022 tarihinde 48.288.00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bakiye zarar tespit edilirse müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin faiziyle hesaplanarak tenzili gerektiğini, davacı yana eksik evrak taleplerini ilettiklerini, genel adli muayene raporu ile kati adli muayene raporu, ilk ve acil cerrahi/medikal tetkik ve tedavilerine ilişkin tüm tıbbi belgeler raporların istendiğini, talep edilen raporlardan kazazede için iyileşme süreci bitiminde verilmiş bir özürlü sağlık kurulu raporu taraflarına iletilmediğini, usulüne uygun olarak maluliyet raporu olmadan yalnızca muayene raporları baz alınarak kazazedeye ait sürekli sakatlık değerlendirmesinin yapılabilmesine doğal itibarla imkan bulunmadığını, müvekkili şirket sadece ve sadece kusur oranında gerçek zarardan poliçe limitleri kapsamında sorumlu olabildiğini, sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, Yerleşik Yargıtay ilamlarından da açıkça anlaşıldığı üzere maluliyet oranları ancak ve ancak kesinleşen oranlar üzerinden değerlendirilebilecek olduğunu, işbu dosya kapsamında henüz kesinleşmeyen bir maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulması haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkiline iletilen raporlar kapsamında tazminat ve maluliyet hesaplaması yapılabilmesi için en erken 15.02.2024 veya sonrasında verilecek olan varsa- kalıcı arazlarının ve bu arazların neden olduğu özür oranlarının değerlendirildiği - arazlarının geçirilen trafik kazası ile illiyet bağlarının belirtildiği kontrol nitelikli yeni özürlü sağlık kurulu raporu temini gerekli olduğunu, bu sebeple müvekkiline ait sorumluluk kapsamının belirlenebilmesi açısından alanında uzman kişilerden maluliyete ilişkin rapor alınması zorunluluğu bulunduğunu, müvekkils şirket, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tazminat ödemesi neticesinde sorumluluklarının kalmadığından davanın reddini, Eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bakiye zarar tespit edilirse müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin faiziyle hesaplanarak tenzilini, Müvekkili Şirket temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini, aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinin nedeninin, davacının trafik kurallarına uymaması ve bu davranışının üzerine bir de kendi can güvenliği için gerekli tedbirleri almaması olduğunu, olayda daha kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, Yerleşik Yargıtay ilamlarından da anlaşıldığı üzere maluliyet oranları ancak ve ancak kesinleşen oranlar üzerinden değerlendirilebileceğini, işbu dosya kapsamında henüz kesinleşmeyen bir maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulması haksız ve mesnetsiz olduğunu, Meydana gelen olay nedeniyle üzüntü ve keder duyulması, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmadığını, Zira haksız fiil nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için haksız fiille birlikte manevi zararın doğması, manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurun varlığı koşullarının bir arada bulunması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına, Borçlar Kanuna ve ‘..Kimse kendi kusurundan faydalanılamaz..’ evrensel hukuk kuralı ilkelerinde göre davacının asli kusurlu olmasına rağmen manevi tazminat talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, başlangıçta trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli açılmıştır.
20.03.2025 tarihli tensip zaptının 4 numaralı ara kararında belirtilen ihtarın davacı vekiline muhtıra yoluyla 29.03.2025 tarihinde e-tebliğin yapıldığı, davacı vekilinin süresi içerisinde beyanda bulunmadığı anlaşılmakla dava dilekçesinde ileri sürülen maddi tazminat talebinin tefrik edilerek ayrı esasa kaydının yapılmasına, yargılamaya manevi tazminat talebi yününden devam edilmesine karar verilmiştir.
Tefrik kararı ile birlikte maddi tazminat talebi mahkememizin 2025/.... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmüş, davacı tarafa çıkarılan muhtıra gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve verilen karar kesinleşmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: 21.10.2021 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışanların kusur oranlarının ne olduğu, kaza nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise taleplerden davalıların sorumlu olup olmadığı yönündedir.
Davaya konu kazanın; 21.10.2021 tarihinde, davalı sürücü ....sevk ve idaresindeki 34 DTH .... plaka sayılı otomobil ile Adapazarı istikametinden Hendek istikametine D-100 Yan Yol Sakarya Bulvarını takiben seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada, mahalde karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya Hüseyin Meriç'e, sevk ve idaresindeki otomobilin sağ ön kısımlarıyla çarpması, bunun sonucunda davacının yaralanması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. Maddesinde Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2014 T.██████████ E. ██████████ K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere BK'nın 47. maddesi hükmüne göre ( 6098 sayılı TBK m. 56 ), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Meydana gelen kazada tarafların kusurlarının değerlendirilmesi için dosya ATK'ya yeniden tevdi edilmiştir.
ATK tarafından sunulan 14.01.2026 tarihli raporda meydana gelen kazada davalı .....'ın %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....'in %75 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Somut olayda;
Davalı sürücü ...., sevk ve idaresindeki otomobil ile Sakarya Bulvarı D-100 Yan Yolu üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiği esnada, mahalde karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ....'i zamanında fark ederek bu yayaya karşı etkili fren, direksiyon tedbiri alması gerekirken bunu yapmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı yaya ...., olay mahalli yol bölümündeki karşıdan karşıya geçmeden önce mahaldeki araçların seyir durumlarını dikkate alması, davalı sürücü yönetimindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi, karşıdan karşıya geçişini dikkatli ve kontrollü şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bunları yapmaması, dikkatsizce ve kontrolsüzce karşıdan karşıya geçtiği esnada davalı sürücü yönetimindeki otomobilin çarpmasına maruz kalması nedenleriyle meydana gelen kazada kusurludur.
ATK tarafından sunulan 14.01.2026 tarihli rapor usul ve yasaya uygun olarak sunulduğundan mahkememizce rapora itibar edilmiştir. Ayrıca, raporun taraflara tebliğ edilmesine rağmen tarafların rapora karşı itiraz dilekçeleri sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla tarafların rapora karşı itirazlarının olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilen davalı Semih Olmaz'ın yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler doğrultusunda aracın sürücüsü olarak davacının manevi zararından sorumludur.
Davalı sigorta şirketi, ZMM sigortacısı olup Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 hükmü uyarınca manevi tazminat talebinin teminat dışı durumlardan olduğundan davacının manevi tazminat talebinden sorumlu değildir.
Dosya kapsamından, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları, davacının hastane kayırtları , maluliyetine dair rapor, Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası içerisinde yer alan doktor raporları, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının yaralanma biçimi ve bu yaranma nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacının elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda davacı için 25.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Bu kapsamda manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kabul edilen miktar, kazanın haksız fiil olduğu dikkate alınarak davalı Semih Olmaz yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Davacı taraf hükmedilecek tutara faiz işletilmesini talep etmiş ancak faizin türünü belirtmemiştir. Bu nedenle ve talebin mahiyeti dikkate alınarak yasal faiz işletilmesi karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının manevi tazminat talebinin davalı Semih Olmaz yönünden kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketin yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ....yönünden ileri sürdüğü manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine,
-25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Semih Olmaz'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Davacının davalı ....A.Ş. yönünden ileri sürdüğü manevi tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,08-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5- ....A.Ş.'ye yönelik açılan davanın tamamen reddedildiği dikkate akınarak; davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....A.Ş.'ye verilmesine,
6-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 1.707,75 TL Harcın davalı Semih Olmaz 'dan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 8.538,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.538,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%25) dikkate alınarak 2.134,63-TL lik kısmanın davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Gerekçeli kararın kalem yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine,
11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde, davalı ....vekili ve davalı ...yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!