Anahtar kelimeler: Sapanca Whatsapp Tahmin Uğraştığını Satımdan Tedarik Sakarya Eylül Nakliye Esaskarar

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/... Esas - 2026/...
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2024/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
: 1-VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 2-VEKİLİ
: Av.DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının .....olarak inşaat malzemelerine ilişkin tedarik ve de nakliye hizmeti işi ile uğraştığını, 25 Eylül 2023 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde ..... Şti ve ....Şti bünyesinde çalıştığı tahmin edilen ....ile whatsapp üzerinden görüşme sağlandığını, davalı taraflardan ....Şirketi 'ne ait Sapanca .....ilçesinde bulunan ....şantiyesindeki inşaatlara toplamda yaklaşık 1.417 Ton inşaat kumu tedarik ettiğini ve döktüğünü, teslim edilen yaklaşık kumlara istinaden ....Şirketi tarafından 29.02.2024 tarihli Garanti Bankası 0006170 Nolu 150.000,00 TL ve 31.03.2024 tarihli Halkbank 5325428 Nolu 150.000,00 TL bedelli çek ; .....Şirketi tarafından 31.03.2024 tarihli Garanti Bankası 8004837 Nolu 200.000,00 TL bedelli çek düzenlendiğini, çekler düzenleyen şirketler adına ...tarafından davacıya verildiğini, kum tedarik ve nakliye işine istinaden davacıya toplam 500.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, çek ödemesi mahsup edildikten sonra davalı tarafların müvekkile (KDV dahil) 520.240,00 TL borcu kaldığını, bu süreçte davalı taraflarca davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, Davalı tarafların, teslime karşın borçlarını ödememesi üzerine Sakarya 1. Noterliği 08.04.20... tarihli 037... yevmiye numaralı ihtarname düzenleyerek bakiye bedelin ödenmesini talep ettiklerini, ihtarnamede muhatap olarak davalı taraflardan ...yerine sehven ....Şirketi'ne ihtarname gönderildiğinden Sakarya 1. Noterliği tarafından düzenlenen 13.05.20... tarihli 050... yevmiye numaralı ihtarname düzenlenmek suretiyle davalı taraflardan davacıya olan borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalı taraflardan ...şirketi, Sakarya 7. Noterliği 17 Mayıs 20... tarihli 137... yevmiye numaralı ihtarname ile borcun kabul edilmediğini, davacı tarafından ödeme yapılmaması üzerinde çekler ile ödemesi yapılan tutarlara istinaden ödeme yapan firmalar adına 28.06.2024 tarihinde ; ....Şirketi için .....İnşaat Şirketlerine ait inşaatlara teslim edilen ve 1417 Ton Kum ve Nakliye Bedeline mahsuben yapılan Garanti Bankası 0006170 Nolu Çek Ve Halkbank 5325428 Nolu Çek Ödemesine istinaden GIB2024000000034 nolu 303.333,33 TL tutarlı fatura , ...Şirketi için ....Şirketlerine ait inşaatlara teslim edilen ve 1417 Ton Kum ve Nakliye Bedeline mahsuben yapılan Garanti Bankası 800437 Nolu Çek ödemesine istinaden GIB2024000000034 nolu 202.200,00 TL fatura müvekkil tarafından düzenlendiğini, Ödemesi yapılmayan tutarlara istinaden de kumların teslim edildiği firma olan ; ....Şirketi için ....İnşaatlarına teslim edilen 1417 Ton Kum ve Nakliye işine karşılık ödenmeyen bakiye bedele istinaden GIB2024000000036 nolu 524.673,33 TL tutarlı faturanın davacı tarafından düzenlendiğini, faturalar ile birlikte Sakarya 1. Noterliği tarafından düzenlenen 22.07.20... tarihli 079... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı taraflara gönderildiğini, davalı taraflardan ....Sakarya 7. Noterliği 02.08.20... tarihli 22... yevmiye numaralı ihtarnamesinde iddialarımızın herhangi bir hukuki gerekçeye dayanmadığını ifade ederek borcu kabul etmediğini, davacı tarafından Sakarya 4.icra Müdürlüğü 2024/.... E. sayılı dosyada, GIB2024000000036 nolu 524.673,33 TL tutarlı fatura takibe dayanak belge olarak eklenerek davalı taraflar hakkında ilamsız icra takibi tarafımızca başlatıldığını, kötü niyetli olarak itiraz edilen icra takibine itirazın iptali ile % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile birlikte davamızın kabulüne karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı ..... Şti vekili cevap dilekçesinde; Davacı yanın birebir bizzat muhattap olduğu, aralarında iş sözleşmesi kurulan tarafların ....olduğunu, müvekkil şirketin bu borç ilişkisine neden dahil ettiklerini anlayamadıklarını, Davacı yan tarafından çekilen ihtarnamelerde ....Şti de taraf olarak gösterildiğini bu durumun anlaşılamadığını, Ancak durumun netleştirilmesi adına müvekkil şirket adına Sakarya 7. Noterliği'nin 17.05.2024 tarih 13712 Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile borcun müvekkil şirkete ait olmadığı belirtildiğini, davalı şirketin, dava dilekçesinde adları geçen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ...ile herhangi bir bağı bulunmadığını, Müvekkil şirketin sadece .... Şti ile aralarında 24.02.2022 tarihli malzemeli taşeronluk sözleşmesi ve 03.09.2021 tarihli ince işler yapım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin şartlarını yerine getirmeyen ...Ltd. Şti nedeni ile zarara uğradığını, Bu zarar nedeni ile müvekkil şirket, .... Şti'ye Sakarya 7. Noterliği'nin 17... Yevmiye Nolu 25.06.2024 tarihli ihtarname çekildiğini, müvekkil şirketin, davacı yana anlatılan hususları açıkladığını, davalı tarafın ....Ltd. Şti'nin yükümlülüklerine yerine getirmemesinden dolayı maddi zarara uğramasına rağmen, davacı yanın müvekkil şirket adına haksız GIB2024000000036 Nolu 28.06.2024 tarihli fatura kestiğini, faturaya karşı itirazlarımızı içeren Sakarya 7. Noterliği'nin 22.... Yevmiye Numaralı 02.08.2024 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, müvekkil şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasına borca haklı itiraz yapıldığını, müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığı açıkça anlaşıldığını, Davacı yanın, Davalı ..... Şti tarafından uğramış olduğu maddi zararı, müvekkil şirketten karşılamak istemesi hukuka aykırı olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....Şirketinin cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşıldı.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Taraflar arasında ticari iş olup olmadığı, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2024/....takip numaralı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, takip dosyası kapsamında fatura ilişkisinden dolayı davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği yönündedir.Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2024/....Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 2.168,00 TL ihtarname masrafı, 520.240,00 TL asıl alacak, 1.968,31 TL ihtarname masrafı, 5.711,66 TL ihtarname masrafı, 121,53 TL işlemiş faiz, 61.958,45 TL işlemiş faiz, 93,35 TL işlemiş faiz, 52,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 592.313,88 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin fatura ve noter ihtarnamelerine dayandırıldığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tebliği ve davalıların süresinde borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu, davanın hak düşürücü süresi içersinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.HMK’nın 10. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği, davacı/alacaklının yerleşim yeri adresinin "Serdivan" İlçesi olduğu, Sakarya İcra Darelerinin yetki çevresinde Serdivan ilçesinin de olduğu, bu durumda Sakarya İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalıların takip dosyasında ileri sürdüğü yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir...YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur." (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin ██████████ esas ████████ karar sayılı emsal ilamı).İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Somut olayda;Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, faturaya konu kumun taşındığını ve teslim edildiğini belirtmiştir. Davalı Koçsu şirketi davacı ile araların ticari ilişki olmadığını, diğer davalı ile taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, borçtan sorumlu olmadıklarını belirtmiştir. Diğer davalı Nevizade şirketi cevap dilekçesi sunmamış ve davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.Mahkememizce tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.Davacı ve davalı Koçsu şirketinin ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ....sunduğu 18.07.2025 tarihli raporda, davacı ile davalı Koçsu Şirketinin ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davaya konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalının BA formunda kayıtlı olduğu, faturaya karşı itiraz işlemi yapılmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ....520.240,00 TL alacaklı olduğu, davalı ....Şirketinin ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçlu gözükmediği belirtilmiştir.Davalı ....şirketinin ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ....sunduğu 06.01.2026 tarihli raporda, ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davaya konu faturanın deftere kayıtlı olmadığı, davacıya borçlu gözükmediği belirtilmiştir.Taraflar arasında ticari işin kurulup kurulmadığı incelenmiştir.Davalılar arasında 24.02.2022 tarihli "....10848 Ada 7 Parsel .....Cephe Yalıtım ve Sıva Yapım Sözleşmesi" (eser sözleşmesi) imzalandığı açıktır. Davacı davalı ....Şirketinin inşaat sahasına kum tedarik ettiği ve teslimi yaptığını imzalı belgelerle ispatlamıştır. Belgeler altındaki isimlerden ......'ün davalı ....şirketinin sigortalı işçisi olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının faturaya konu kum tedarik işi ve kum teslimini yaptığı anlaşılmıştır.Davacının ticari işinden dolayı davalıların sorumluluğu incelenmiştir.Kum teslimine yönelik belgeler altındaki bir kısım işçilerin davalı .....işçi olması nedeniyle davacının davalı ....ile akdi ilişkiye girdiği ispatlanmıştır. Davalı Koçsu Şirketi ise takibe konu edilen GIB2024000000036 Nolu 28.06.2024 Tarihli Fatura 520.240,00 TL miktarlı faturayı ticari defterlerine kaydetmemiş olsa da diğer davalı ile aralarındaki sözleşme de dikkate alınarak, bu faturayı BA formunda bildirmesi, davacının sattığı kumları kendi inşaat alanına teslim edilmesine rıza göstermesi davacı ile davalı Nevizade arasındaki akdi ilişkiyi (hukuki ilişkiyi) benimsediğini göstermektedir. (Emsal; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.hukuk Dairesi 2022/.... Esas, 2022/... Karar, 09.11.2022 Tarihli İlamı) Bu nedenle davalı ....Şirketinin hukuki ilişkiyi ve işin yapıldığını kabul ettiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak faturaya süresinde itiraz edilmediği de dikkate alınarak davacının taleplerinden davalıların müteselsil sorumlu oldukları anlaşılmıştır.520.240,00 TL asıl alacak yönünden yapılan incelemede;Taraflarca sunulan ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşıdığı ve kayıtların birbiriyle örtüşmediği, davacının faturaya konu kumları tedarik ve teslim ettiğini ispatladığı, faturanın davalı Koçsu şirketince BA formunda bildirildiği anlaşılmakla davacının davalılardan 520.240,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalıların 520.240,00 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.İhtarname masrafı ve işlemiş faiz yönünden yapılan incelemede;Davacı taraf aynı borcun ödenmesi için 3 adet ihtarname çıkardığı ve son ihtarname tarihinde de borcun ödenmesi için süre verdiği dikkate alınarak işlemiş faiz hesabı Sakarya 1. Noterliği 07... Nolu 22.07.2024 Tarihli İhtarnamenin tebliği ve verilen süreye göre hesaplanmalıdır. Son ihtarname davalı ....şirketine tebliğe çıkarılmış ve tebliğ iade dönmüştür. Ancak davacı taraf son ihtarname ile temerrütü ötelemiştir.Elektronik yolla yapılan tebligatlar, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı dikkate alınarak ....şirketine Sakarya 1. Noterliği 07... Nolu 22.07.2024 Tarihli İhtarnamenin e-tebliğinin 22.07.2024 tarihinde yapıldığı, 27.07.2024 tarihinde tebliğin yapılmış sayılacağı, 7 gün sonrası olan 04.08.2024 tarihi pazar günü olup TBK'nın 93. Maddesi dikkate alınarak davalı Koçsu şirketinin 05.08.2024 tarihinde temerrüte düşmesi gerektiği, temerrüt tarihi ile takip tarihinin aynı gün olduğu, temerrüt durumunun oluşmadığı tespit edilmiştir.Alacaklı kendi eliyle temerrüdü ötelediği ve takip tarihinde henüz bir temerrüt durumu oluşmadığı için, sadece son ihtarnamenin değil, bu süreci başlatan ancak sonuç doğurmayan ilk ihtarnamelerin masraflarından davalılar sorumlu olamaz. Bununla birlikte temerrüt durumu oluşmadığından işlemiş faizden de söz edilemeyecektir.Davalı Nevizade şirketi de ihtarname ile temerrüte düşürülse de 22.07.2024 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesi yönünde davacının yeniden süre verdiği (irade açıkladığı) dikkate alınarak ilk ihtarnameye göre faiz hesabı yapılamaz.Bu nedenlerle ihtarname masrafı ve işlemi faiz taleplerine yönelik davalıların itirazları yerinde görülmüştür.İcra inkar tazminatı yönünden;Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,2-Davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2024/.... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 520.240,00 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 520.240,00TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine,4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 35.537,59-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.153,68-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 28.383,91-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 83.238,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 7.153,68-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 7.581,28TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan; 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 8.561,64-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 28.561,64-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%87,83)dikkate alınarak 25.085,69-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasın9-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL ara bulucu ücretinin red kabul oranına(%87,83) göre hesaplanan 3.337,54TL sinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, kalan kısmın davacıdan alınmasına10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı Koçsu vekilinin yüzünde, davalı .....vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip¸E-İmzalıdırHakim¸E-İmzalıdır