Anahtar kelimeler: Devrinden Satılması Esaskarar Noter Kayseri Yazildiği Başkan Ttk Hisse Bağlayıcı

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...BAŞKAN
:...ÜYE
:...ÜYE
: ...KATİP
:...DAVACILAR
: 1- ...2-...3-...VEKİLİ
: Av....DAVALI
:...VEKİLLERİ
: Av. ...Av...DAVA
: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)- Devir Sözleşmesinin FeshiDAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
:...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)- Devir Sözleşmesinin Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında yapılan hisse devir sözleşmelerinin, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 595 uyarınca noter onaylı olarak düzenlendiğini, bu sözleşmelerin hukuken geçerli ve bağlayıcı olduğunu, müvekkillerinin hisse devir yükümlülüklerini tamamen yerine getirirken, davalı tarafın ödeme yapmayarak Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 117 gereğince temerrüde düştüğünü, bu durumun, ticari hayatın temel prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, davalıya, borcunu ödemesi için usulüne uygun bir ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle, anapara alacağının yanı sıra, ticari işlerde geçerli olan yüksek orandaki temerrüt faizinin de dava konusu alacağa uygulanması gerektiğini, davalının bu tutumunun, hukuki süreçte kendisi aleyhine doğacak tüm sonuçları kabul ettiği anlamına geldiğini, davalının borcunu ifa etmemesi ve alacağın tahsilinin imkansız hale gelme ihtimaline karşı, TBK m. 123 ve devamı maddeleri uyarınca sözleşmenin feshi ve hisselerin iadesi haklarının saklı kalması talebi ile davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, davalının müvekkillerine olan bakiye hisse devir bedeli borcunun şimdilik 100 USD'lik kısmının, dava tarihi itibarıyla işleyecek en yüksek orandaki ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama süresince, müvekkillerinin alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı, devredilen madenin devir, satış, lisans işlemleri vb. işlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (MAPEG) bildirilerek durdurulması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve mal kaçırma kastı olması nedeniyle hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şayet mahkeme, alacağın tahsilinin mümkün olmadığına veya dosya kapsamından sözleşmenin feshinin hakkaniyete daha uygun olduğuna kanaat getirirse, akdedilen hisse devir sözleşmelerinin feshine ve devredilen hisselerin tekrar müvekkillerimize iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız olduğunu, davanın dayanağı hisse devir sözleşmesinde tahkim klozu bulunduğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça, uyuşmazlık konusu alacağın dayandığı iddia edilen sözleşme, davacıların şirketteki hisse sahipliği durumu, şirketin güncel borç ve alacak durumu, rödovans bilgisi, hisse devir şekli ve bedeli, hisse teminatları ve genel olarak devre ilişkin şartları düzenlemekle, tipik bir pay devri sözleşmesinin konusuyla örtüştüğünü, Limited şirketlerde pay devrine ilişkin hazırlanan yazılı sözleşme çerçevesinde atılan imzaların noterce onaylanması gerektiğini, devrin gerçekleşmesi ise ancak ortaklar genel kurulunun onayı ile mümkün olabileceğini, taraflar arasında 19.01.2025 tarihinde karşılıklı ve geçerli bir ibra protokolü akdedilmekle, müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı olmadığını kabul eden davacıların işbu davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek davacının davasına konu taleplerinin usule ilişkin itirazlara binaen reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise savunma ve açıklamalar doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Davacı tarafça; Sözleşmeler, Tanık Anlatımları, Bilirkişi İncelemesi, Yemin, Hisse Devri Sözleşmeleri, Belgeler, ihtarname, Arabuluculuk Evrakları, Yargıtay Kararları, Kurum ve kuruluşlardan gelecek belgeler, Rödövans Sözleşmesine delil olarak dayanılmıştır.Davalı tarafça; Hisse Devir Sözleşmesi İptali, Şirketin Paylarının Devrine İlişkin TTSG İlanları, Hisse Devir Sözleşmesi, Bilirkişi İncelemesi, Uzman Görüşü, Tanık, Keşif, Yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki bakiye alacağın tahsili, sözleşmelerin feshi ve hisselerin iadesi istemine ilişkindir.Davacı taraf iddialarında; taraflar arasında ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait hisselerin devri için noter onaylı bir sözleşme yapıldığını, davacıların yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının hisse devir bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğü belirtilmektedir. Davalıya borcunu ödemesi için gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamaması üzerine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD tutarındaki bakiye alacağın ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmektedir. Alacağın tahsilinin mümkün olmaması durumunda hisse devir sözleşmelerinin feshedilerek devredilen hisselerin davacılara iadesine karar verilmesi talep edilmektedir.Davalı cevap dilekçesinde tahkim itirazında bulunmuştur.Taraflar arasında; devir edenler ... ... ... ... ile devir alan ... arasında düzenlenen hisse devri sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmede yer alan uyuşmazlıkların çözümü bölümüne göre, taraflar bu sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan tüm uyuşmazlıkların Mersin Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüleceğini kabul etmişlerdir. Hakem heyetinin üç hakemden oluşacağı, taraflardan her birinin bir hakem atayacağı ve atanan bu hakemlerin de kurul başkanı olarak görev yapacak üçüncü hakemi belirleyeceği ifade edilmiştir. Üçüncü hakem konusunda anlaşma sağlanamaması durumunda atamanın Mersin Tahkim Merkezi tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca, tahkim dilinin Türkçe ve tahkim yerinin Mersin, Türkiye olacağı kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşmenin adi yazılı olduğu görülmüştür.█████/2025 tarihli hisse devri sözleşmesi iptali isimli sözleşmede hisse devredenler (... ... ... ) ile hisse devralanlar (... ... ... ... ) █████/2025 sözleşmeyi ve eklerini karşılıklı olarak feshederek birbirlerini ibra ettiklerini beyan etmişlerdir. Taraflar ayrıca, iptal edilen bu sözleşmeyle ilgili olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları bulunmadığını kayıt altına almışlardır.TTK m. 595 maddesi uyarınca, limited şirketlerde payın tarafların isteği devredildiği durumlarda devralanın ortaklık sıfatını kazanabilmesi için devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılması, sözleşmedeki imzaların noter tarafından onaylanması ve devrin genel kurul tarafından onaylanması gerekmektedir. Bu durumda taraflar arasındaki tahkim şartının geçerli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.HMK’nın 412. maddesinde tahkim sözleşmesi; tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Yine yasanın 408. maddesinde, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir hükmü ile tahkim sözleşmesi yapılabilecek alanların sınırları çizilmiştir.HMK'nun 412/4 fıkrasında ''Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz.'' hükmü yer almaktadır. Tahkim şartı, asıl sözleşmeyle aynı belgede yer alsa bile ondan ayrı bir usul sözleşmesi niteliğindedir. Bu nedenle sözleşmenin feshi, sözleşmenin geçersizliği veya tarafların ibra yoluyla borç ilişkisini sona erdirmesi, uyuşmazlıkların çözüm yöntemini belirleyen tahkim iradesini ortadan kaldırmaz. Fesih işleminin haklılığı, ibranın geçerliliği ve feshedilen sözleşmeye dayalı olarak bir alacak hakkının doğup doğmadığı hususları münhasıran hakem veya hakem heyetinin inceleme alanına girer. Bu nedenle sözleşmedeki tahkim şartı geçerlidir.█████/2025 tarihli protokolün 16. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta tahkim yoluna başvurulacağı ve tahkim kararının taraflar yönünden bağlayıcı olacağının düzenlendiği, tahkim şartı içeren sözleşmenin taraflarca imzalandığı, ifa edildiği, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu, davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 116/1-b hükmü gereğince tahkim anlaşmasını ilk itiraz olarak ileri sürdüğü, yapılan incelemede tahkim şartının sözleşmede yer alması, tahkim ilk itirazının süresinde yapılmış olması, taraflar arasındaki ihtilafın kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı gerekçesi ile davanın HMK'nın 413-116/1-b ve 117 hükmü uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Hisse devrine ilişkin tahkim anlaşması yapılabileceğine dair Yargıtay █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı bulunmaktadır.)HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının ikame etmiş olduğu dava ile ilgili tahkim itirazının kabulü ile, HMK'nun 413-116/1-b ve 117 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL*3=2.196,00 TL maktu karar ve ilam harcıdan peşin alınan 615,40*3= 1.846,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 349,80 TL harcın davacılardan davacı tarafça yatırılan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 4.135,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırKatip ...E-imzalıdır