Anahtar kelimeler: Kalite Madencilik Faturadan Yedek İlaç Esaskarar Muhtelif Parça Laboratuvarlarına Kayseri

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
:...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
:...
KATİP
:...
DAVACI
:...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av....
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
:...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilaç, gıda, çevre, elektronik, madencilik ve sağlık gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlar, üniversiteler ve diğer devlet kurumlarına kalite kontrol, araştırma laboratuvarlarına satış, servis ve yedek parça temini sağladığını, davalı ile muhtelif zamanlarda çeşitli ürünlerin satışı konusunda anlaştıklarını, davacının 19.12.2023 tarihli ANT2023...1424 numaralı, 21.11.2023 tarihli FYS2023...6923 numaralı, 22.11.2023 tarihli FYS..... numaralı, 28.11.2023 tarihli FYS2023...7072, 28.11.2023 tarihli FYS2023...7073 numaralı 16.12.2023 tarihli FYS...7885 numaralı ve 03.01.2024 tarihli FYS2024...56 numaralı faturalar ile satış yaptığını ve satışa konu ürünleri teslim ettiğini, söz konusu 7 adet faturadan 1 tanesinin 712.800 TL; diğer 6 tanesinin toplamının 75.090 USD olduğunu, satışı yapılan malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalının çeşitli bahanelerle borcunu ödemekten kaçındığını ve davacıyı oyaladığını, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████E sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ve şirketin alacağını sürüncemede bırakma niyeti olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış ve davacının iddialarını reddetmiş sayılmıştır.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, taraflara delilerini ibraz etme olanağı tanınmış, uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mali Müşavir Prof Dr ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait ticari defterlerin incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir: 1.Davacının uyuşmazlık dönemine ilişkin e-defterlerin beratlarının zamanında alındığı, envanter defterinin tasdikinin süresinde olduğu ve ticari defterlerin tasdik yönünden usulüne uygun olduğu değerlendirilmektedir. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup bu faturalara mahsuben yapılmış bir tahsilat tespit edilememiştir. Davacının davalıya takip konusu faturalara dayalı mal tesliminin yapıldığı kanaatine varılması veya gerekli ihtara rağmen davalının ticari defterleri sunmadığı, bu bakımdan davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olarak kullanılması gerektiği kanaatine varılması durumunda davacı taraf davalıdan takip konusu tutarlarda alacaklı olacaktır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Davacı taraf; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında teslim edilen ürünlere karşılık düzenlenen 1 adet Türk Lirası ve 6 adet ABD Doları cinsinden toplam 7 adet faturanın bedelinin ödenmediği belirtilmektedir. Davacı şirketin iddialarına göre söz konusu alacağın tahsili amacıyla ilk olarak İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinde icra takibi başlatmış; ancak davalı şirketin yetki itirazı üzerine dosya Kayseri Genel İcra Dairesinin...E. sayılı dosyası olarak yetkili daireye taşınmıştır. Dilekçede, davalının borca itirazının haksız ve süreci uzatma amaçlı kötü niyetli olduğu iddia edilerek; Kayseri Genel İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamı, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi talep edilmektedir.
Davalı ise davaya cevap vermemiştir.
-Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla;
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası dosyası için itirazın iptali, icra inkar tazminatı, davacının ... no.lu 19.12.2023 tarihli fatura 712.800,00 TL, ... no.lu 21.11.2023 tarihli fatura, ... no.lu 22.11.2023 tarihli fatura, ... no.lu 28.11.2023 tarihli fatura, ... no.lu 28.11.2023 tarihli fatura, ... no.lu 26.12.2023 tarihli fatura, ... no.lu 03.01.2024 tarihli fatura, 75.090,00 USD 712.800,00 TL faturalardan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
-İcra dosyasının incelenmesinde;
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı ...Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ... Araştırma ve Uygulama Merkezi Anonim Şirketi olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı 75.090,00 USD ve 712.000,00 TL asıl alacak olmak üzere takip tarihindeki döviz kuru hesabı uyarınca toplam 3.146.909,93 TL bedelli faturalardan dolayı icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu, yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Taraflara ticari defterleri sunulması için kesin süre verilmiştir. Davacı taraf ticari defterleri sunmuş olup davalı tarafça ticari defterler sunulmamıştır.
Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait ticari defterlerin, uyuşmazlık dönemine ilişkin e-defter beratlarının ve envanter defteri tasdikinin süresinde yapıldığı, dolayısıyla defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. İnceleme konusu yapılan ve davaya esas teşkil eden 1 adet Türk Lirası (712.800,00 TL) ile 6 adet ABD Doları (toplam 75.090,00 USD) cinsinden düzenlenen 7 adet faturanın tamamının davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara mahsuben davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin ya da tahsilatın bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, faturaların davalı kayıtlarında yer alıp almadığına dair bir saptama yapılamadığı aktarılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 222/2. maddesinde ticari defterlerin münderecatının delil vasfını kazanabilmesi için gerekli olan sıhhat ve usul şartları tayin edilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında ise usulüne uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında; kendisine yönelik çıkarılan meşruhatlı davetiyeye ve tanınan kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmekten kaçınan taraf, diğer tarafın usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarının lehine delil teşkil etmesi sonucunu doğuracak ve ibraz edilmeyen defterlerin muhtevasından yoksun kalınması sebebiyle, usulüne uygun defterlerdeki kayıtların aksini de kesin delillerle ispatlayamadığı müddetçe iddia olunan alacağın varlığını hukuken kabul etmiş sayılacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin kanuni sıhhat şartlarını haiz ve usulüne uygun tutulduğu bilirkişi raporuyla tevsik edilen ticari defterlerindeki kayıtların, HMK'nın 222/3. maddesi mucibince davacı lehine delil teşkil ettiği esası karşısında; davalının haklı bir sebep göstermeksizin kendi defterlerini ibrazdan imtina etmesi ve davacı defterlerinde kayıtlı bulunan fatura bedellerine yönelik aksini ispatlar mahiyette senet veya muadili bir kesin delil ikame edememiş olması neticesinde, davacının defter kayıtları hükme esas alınarak subut bulan alacağın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih ███████-295 Esas, ████████ Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari kayıtlarla ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
-Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede;
Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli, █████████ E., █████████ K., Yargıtay 11.HD'nin █████/2022 tarih ve █████████ E. - █████████ K) Bu kapsamda hesaplama yapılmıştır.
Dava tarihi olan █████/2025 tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru olan 41,2328 TL esas alınmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
Davacının davasının kabulü ile,
1-Davalının Kayseri genel icra dairesinin...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin takip tarihi itibarı ile 75.090,00 USD ve 712.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 75.090,00 USD asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine ve 712.000,00 TL asıl alacak için takip tarihiden tahsil tarihine kadar 6102 sayılı TTK'nun 1530 maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi ve ticari avans faizini geçmemek kaydı ile reeskont faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak tutarları (75.090,00 USD)'nin takip tarihindeki (█████/2024) TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 2.553.488,01 TL ile 712.000,00 TL asıl alacağın toplamı olan 3.265.448,01 TL üzerinden İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanan toplam 653.097,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 260.136,15-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 53.741,36-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 206.394,79-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 53.741,36-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 54.356,76-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve KEP masrafı olmak üzere toplam 7.120,00-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davalı taraf üzerinde bırakılmasına
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 532.898,80-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!