Anahtar kelimeler: Aynalı Saplanması Cismin Kargoya Almayarak Alıcının Kara Düzey Kargo Ürünü

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 16.985,00 TL fatura bedelli aynalı bir ürünü davalı şirket ile olan taşıma sözleşmesine istinaden özel ambalaj ve önlemlerle ... Kargo'ya teslim ettiğini, ancak ürünün taşıma sırasında bir cismin saplanması sonucu zarar gördüğünü, bu durumun taşıyıcının üst düzey özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, alıcının hasarlı ürünü teslim almayarak iade etmesi üzerine müvekkilinin 16.985,00 TL ürün bedeli, 1.123,68 TL kargo bedeli ve 561,85 TL ikinci kargo bedeli olmak üzere toplam 18.580,53 TL zararının oluştuğunu, durum tespit tutanağı düzenlendiğini ve yazılı tazmin talebinde bulunulduğunu, ancak davalının tüm talepleri reddettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşmaktan kaçındığını ve arabuluculuk evraklarını imzalamaktan imtina ettiğini belirterek, 18.580,53 TL maddi tazminatın fatura tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının 26.03.2025 tarihinde ... irsaliye numarası ile ... şubesinden ... şubesine gönderimi gerçekleştirilen, ... göndericili, ... ... alıcılı olan kargonun teslim alınmaması nedeniyle alıcısına ... irsaliye numarası ile teslim edildiğini, davacının iddia ettiği "led ışıklı boy aynası" içerikli gönderinin Türk Ticaret Kanunu 855. maddesi uyarınca istem haklarının bir yılda zamanaşımına uğradığını, gönderi içeriğinin ispatlanması için Türk Ticaret Kanunu 858. maddesi gereği iki tarafça imzalanan taşıma senedi sunulmadığını, gönderinin standart kargo olarak gönderildiği sabit olduğunu, gönderenin Türk Ticaret Kanunu 862. maddesi uyarınca eşyayı zıya ve hasardan koruyacak şekilde ambalajlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, operasyonel taşıma standartlarında cam, ayna gibi ürünlerin taşıma güvencesi olmadan taşındığı açıkça belirtildiğini, kargonun herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alınmış olması sebebiyle iddia edilen hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunun ispata muhtaç olduğunu, davacı basiretli tacir gibi davranmadığını, ürünün fiziksel özelliklerini ve taşıma risklerini bildiği halde yeterli koruma olmadan paketlediğini, davacının Kara Yolları Taşıma Kanunu 8. maddesi uyarınca gönderenin eşyanın cinsi, miktarı ve niteliklerini tam ve doğru olarak taşımacıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... Nolu Kargo gönderi bilgileri,
fatura ve kargo belgeleri, durum tespit tutanağı, taşımacılık sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın, taşımacılık sözleşmesinden kaynaklı olarak meydana gelen hasardan dolayı davalı kargo şirketinin sorumluluğunun olup olmadığı ve miktarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın 16.985,00 TL fatura bedelli aynalı bir ürünü davalı ile aralarında düzenlenen taşıma sözleşmesine istinaden gönderdiğini, ürüne özel ahşap kutu yaptırdığını, ürünün üzerine "kırılır" ibaresinin yapıştırıldığını, strafor ve pat-pat gibi önlemlerle ambalajlamanın yapıldığını, ancak ürünün hasar gördüğünü, davalı kargo şirketinin özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağını, toplam zararın 18.580,53 TL olduğunu, 18.580,53 TL maddi tazminatın fatura tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafından davaya konu gönderi ile ilgili taşıma senedi sunulmadığından, gönderi içeriğine yönelik iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından gönderi içeriğini tevsik edici belge de sunulmadığından davanın reddinin gerektiğini, kargo ambalajının taşıma standartlarının gerektirdiği ölçü ve sağlamlıkta olmasını sağlamak göndericinin sorumluluğunda olduğundan hasardan dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davalı tarafça sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğünün yerine getirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı definin; dava konusu hasara uğrayan ürünün teslim tarihi itibariyle TTK 855. Maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Taşıma Uzmanı Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davaya konu taşımacılık, taraflar arasındaki taşıma sözleşmenin ilgili maddesine göre incelendiğinde; taşınan ürün içeriğinin cam ayna olduğu ve sözleşmenin 7.4. maddesi gereğince ayna, cam ve kırılabilecek nitelikteki ürün içerikli kargoların taşıma güvencesi olmadan sigortasız taşınabileceği karar altına alınmış olup, bu nitelikteki ürün içerikli kargoların ambalajının korunaklı ve taşımaya uygun sağlamlıkta olması koşuluna bakılmaksızın, bu içerikteki kargoların hiçbir koşulda sigortasız ve taşıma güvencesi altında taşınmayacağının karar altına alınmış olduğu; davaya konu kargonun korunaklı sandık içerisinde, sandık içi kargo güvenliğini destekleyici straforlarla birlikte ambalajlanmış olmakla, Davacı Gönderenin ambalaj sorumluluğunu yerine getirmiş olduğu; ancak Davacı Gönderen ambalaj sorumluluğunu yerine getirmiş olsa da davaya konu hasarlı kargonun taşıma sözleşmesinin 7.4. Maddesi gereğince taşıma güvencesi olmaksızın sigortasız taşındığı ve bu nedenlerle Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğu/yükümlülüğü kapsamında bulunmadığı tespit ve kanaatine ulaşılmakta olup, Davacı ve Davalı tarafın tacir sıfatında oldukları da değerlendirildiğinde, bu konunun hukuki kanaat ve taktirinin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Sayın Mahkeme davaya konu hasarlı taşımacılıkta davalı taşıyıcının sorumlu olduğu ve tazmin ödemesi kanaatinde ise ve tazmin ödemesinde türk ticaret kanunu taşımacılık hükümlerine göre kanaat oluşturması halinde; TTK hükümlerine göre tespitlerin alternatif olarak aşağıdaki gibi olduğu; davaya konu uyuşmazlık TTK 886’ya göre incelendiğinde; her ne kadar kargonun taşıma esnasında forklift vb bir delici etkenle delinmiş/hasarlanmış olduğu kanaatine ulaşılmış olmakla birlikte; bu hasarın oluşmasında, Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili eylemi tespit edilememiş olup, Davalı Taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktir ve kanaatin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; TTK Madde 882’ye göre; Davalı Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu: 443,49 SDR x 50,3802 SDR/TRY = 22.343,11 TL olarak hesap edildiği; davacının talep etmiş olduğu davaya konu ürün bedeli 16.985,00 TL olup, ilgili tutarın Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı tutarı olan 22.343,11 TL’nin altında olması nedeniyle davalı taşıyıcının ödeyeceği tazmin tutarının 16.985,00TL olacağı; bu tutara ilaveten; TTK Madde 883’e göre; eğer Davalı Taşıyıcı Davacı Gönderenden, kargo taşıma ücreti olan ilk gidiş Kargo bedeli 936,40 TL (KDV HARİÇ) ve iade kargo bedeli 468,21 TL (KDV HARİÇ) = 1.591,90 TL (KDV HARİÇ) tutarı almış ise, ilgili taşıma ücretini de Davacıya iade etmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 16.985,00 TL fatura bedelli aynalı bir ürünü davalı ile aralarında düzenlenen taşıma sözleşmesine istinaden kargoya verildiği, ancak ürünün hasara uğraması nedeniyle tazminat talebiyle dava açıldığı, davacı tarafından kargoya konu cam ayna olan ürünün sandık kutu içerisine konulmuş olduğu, sandık içerisine konulmuş olan cam ayna ürününün sandık içi koruyucu straforlarla köşelerinin ve üzerinin korumalı bir şekilde sabitlenmiş olduğu, alttan, üstten ve yandan kabarcıklı (pat pat) plastik ambalajla da ayrıca sarılmış bir şekilde sandık içerisine konularak korumalı bir şekilde ambalajlanmış olduğu anlaşılmakla davacı gönderen tarafından ambalajlamanın sağlam ve korunaklı bir şekilde yapılmış olduğu ve ambalaj sorumluluğunu yerine getirmiş olduğu, sandık dış ambalajın alt kısmında delici alet tarafından delinmek suretiyle ahşap sandığı da delerek içindeki ayna ürününün arkasındaki malzemeyi de delerek aynanın yüzeyinde kırık oluşturduğu, ve alıcı tarafından ürünün kabul edilmeyerek davacı tarafa iade edildiği, davacı ile davalı arasında █████/2024 tarihli taşıma sözleşmesinin düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesine göre; “Taşıyıcı, yazılı olanlarla sınırlı olmamak kaydıyla, vitray, cam, ve camdan yapılmış eşyalar ayna, mermerden yapılmış eşyalar, porselen, seramik, tutkal, oto camı, strafor ile destekli koli içerisinde olmayan otomotiv aksamları, gıda ürünleri, kullanılmış, tamir amaçlı sevk edilen elektronik ürünler, yanıcı patlayıcı özelliği olmayan her türlü sıvu madde, temas halinde insan sağlığına zararı olmayan sıvıları taşıma güvencesi olmadan sigortasız olarak taşıyabilir. Gönderen, bu nitelikteki kargonun hasar ve zayiinden, ayrıca taşıma esnasında diğer kargolara verdiği zarardan doğrudan sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmiştir.” şeklinde düzenlendiği, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında bağlayıcı nitelikte olduğu, taşınan ürünün içeriğinin cam ayna olduğu, davacı tarafından ambalaj sorumluluğu yerine getirilmiş olsa da davaya konu ürünün taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin 7.4. maddesi gereğince taşıma güvencesi olmaksızın sigortasız taşındığı ve bu nedenlerle davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğu kapsamında bulunmadığından, düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış olup davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 18.580,53- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!