Anahtar kelimeler: Acze Kent Çoğunu Ekte Sundukları Borcundan Alamadığını Aidat Esaskarar Hakedişlerinin

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO
:...KARAR NO
:...HAKİM
:...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:...KARAR TARİHİ
: ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... firmasının, dava dışı S.S ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'nin yüklenici firması olarak bir çok inşaat işini kooperatif ile aralarında yapılan ve ekte sundukları sözleşmeler gereği gerçekleştiğini, bunun akabinde S.S ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'nce ödemeden acze düşülmesi sebebiyle müvekkili ...'nin, hakedişlerinin bir çoğunu alamadığını, bu sırada S.S ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'nin, üyelere ilişkin Kooperatif genel kurulunca ve yönetim kurulunca alınan karar gereği kesin maliyet hesabının çıkartılması amacı ile komisyon kurulduğunu, bu komisyonun kesin maliyet hesabını çıkarttığını ve bu hesap uyarınca üyelere düşen borçların, üyelere ana sözleşmede belirtilen şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, lakin üyelerin bir kısmının ödemeden kaçındığını ve bu vesile ile kooperatifin, davacı müvekkiline olan borçlarını yerine getiremediğini, bunun akabinde üyelerden alacaklı konumunda olan kooperatifin, davalı ...'den olan kesin maliyet alacağını, 19.11.2021 Tarihli Yönetim Kurulu kararı ile yüklenici firma olan müvekkiline temlik ve devir ettiğini, davalının, dava dışı kooperatifin üyesi olduğunu, davalıya kooperatif tarafından yapılan ve kendisine tahsis edilen dairenin ferdileştirme suretiyle geçirildiğini, kooperatif tarafından üyeye gerekli ifanın yapıldığını, dava dışı kooperatif tarafından tüm ortaklara daire teslimlerinin yapıldığını, kooperatifin bundan sonra yapması gereken kesin maliyet tespitini yaptığını ve üyelere gönderdiğini, davalıya karşı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... dosya numarası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe karşı haksız ve hukuka aykırı itirazda bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıdan kendisine temlik edilen 79.339,00 TL alacağının tahsiline, alacağın temlik edilmeden önce dava dışı kooperatif tarafından tebliğinden itibaren 1 ay sonra muaccel hale gelmesi nedeniyle bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine, icra takibine yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olmasından kaynaklı %20 İcra inkar tazminatının davalıya ödetilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Grup'un kuruluşta ... adına kurulduğunu, kooperatif ile ... arasında yüklenici sözleşmesi yapıldığında ...’ nin sahibinin de kayden ... göründüğünü, bunun sebebinin kooperatif kanununda kooperatif başkanı ile kooperatifin işlem yapma yasağı bulunmakta olup, yöneticiler ile kooperatifin ticari bir ilişkiye girmesi halinde kanuna muhalefet edilmiş olacağını, bu nedenle ...'in kendi paravan bir şahıs ile ... inşaatı kurduğunu ve kooperatifin yükleniciliğini de üstlendiğini, hal böyle olunca inşaatı da kendisinin yaptığını, kooperatiften ödemeyi de kendisinin kararlaştırdığını, ...'in ... inşaat firmasını kurduktan hemen sonra kendisini garanti altına almak için Kayseri 1 noterliğinin 13 Haziran 2013 tarih, 15568 sayılı evrakı ile ...’dan geniş yetkiler içeren vekâletname aldığını, ... ile uyuşmazlığa düşmesi halinde bu vekaleti kullanacağını, eski Yönetim Kurulu Başkanı ...'in, 2013 yılında hem ... yapı kooperatifinin başkanı hem de ... İnşaat Firmasının tam yetkilisi ve gerçek sahibi olduğunu, davacı yanın her ne kadar kooperatifçe alacağın temlik edildiğini belirtse de kayıtlarda bu şekilde bir temliğin yer almadığını, davacı şirketin ortağı olan ... ve yakınlarının bu işlemi geçmişe dönük yaptıklarını, temlik Sözleşmelerinin Varlığı Kabul Edilse de Müvekkilin Kooperatife Borcunun bulunmadığını, müvekkilinin temliğe konu kesin hesap maliyetinden kaynaklı bir borcunun olmaması nedeni ile davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda █████/2024 tarih... sayılı gerekçeli kararı ile;1-HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine,2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ... sayılı ilamıyla; "1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;2-HMK'nun 353/1-a.3. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve... sayılı kararın KALDIRILMASINA,3-HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesince davanın esastan yeniden görülmesi için dosyanın görevli KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne İADESİNE / GÖNDERİLMESİNE," kararı verilmiştir.İade edilen dosya mahkememizin...esas sırasına kaydı yapılmıştır.S.S. ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'ne müzekkere yazılarak davalının üyelik dosyasının gönderilmesinin istenildiği, davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçe ile kooperatiften istenilen evrakların taraflarınca temin edilemediği, dava dilekçesi ekinde sunulan evrakların bilirkişi incelemesine yeterli olduğuna dair beyan sunduğu, mahkememizce talebin kabul edilerek dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği görülmüştür.Kooperatif alanında uzman mali müşavir bilirkişi ve hukukçu bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporda özetle;-Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinde dava dışı kooperatiften alınan temlik dayanak gösterildiğini, söz konusu temlik incelendiğinde dava dışı kooperatifin yapmış olduğu kesin maliyet alacağına dayalı olduğu görüldüğünü,Dava dışı kooperatifçe yapılan kesin maliyet çalışması incelendiğinde usulüne uygun olmadığının anlaşıldığını, zira, kesin maliyet çalışmasında yapımı devam eden inşaat maliyetleri ile henüz inşaatına başlanmamış dairelerin hesaplamaya dahil edildiği, hesaplamada tahmini enflasyon farkları ve risk payının kullanıldığının görüldüğünü,-Dolayısıyla temlike konu kesin maliyet hesabının Yargıtay 6. H.D.'nin █████████ E, ████████ K sayılı ilamında belirtildiği şekliyle uygun olmadığının anlaşıldığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Mahkememizce davacı vekiline ferdileşme ve kooperatifin tapu borçlarını yerine getirdiğine dair belgeleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından █████/2026 tarihli dilekçe ekinde kooperatif ortaklarının ferdileşme ile birlikte edinmiş oldukları tapuların bilgileri sunulmuştur.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2026 tarihli ek raporda özetle;İtirazlar kapsamında heyetçe inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bilirkişi heyet raporuna itiraz kapsamında dosyaya yeni bir veri sunulmamış olduğunu,Bu nedenle de kök raporda yapılmış olan inceleme ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığını bildirir ek rapor sunulmuştur. Ek rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, dava dışı S.S. ... Kent Konut Yapı Kooperatifi'nin yüklenici firma davacıya 19.11.2021 tarihinde temlik ettiği iddia edilen, davalı kooperatif üyesi ...'e ait 79.339,00 TL kesin maliyet alacağının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davaları İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenmiş olup, bu davanın kabulü için davacının takibe konu alacağın varlığını ve takip tarihi itibariyle muaccel ve istenebilir nitelikte olduğunu kanıtlaması gerekmektedir.Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliği değerlendirilmelidir.Türk Borçlar Kanunu'nun 183 vd. maddeleri uyarınca alacağın temliki, alacaklı ile temellük eden arasında yapılan ve borçlunun rızasına bağlı olmayan iki taraflı bir tasarruf işlemi olup, kanunda yazılı şekil koşulu öngörülmüştür.Dosyaya sunulan 19.11.2021 tarihli alacağın temliki sözleşmesi yazılı şekilde düzenlenmiş, dava dışı kooperatifin aynı tarihli ve 24 sıra sayılı yönetim kurulu kararı ile temlike onay verilmiş, sözleşme tarafların yetkili temsilcilerince imzalanmış olup, sözleşmenin şekil yönünden TBK m. 184 hükümlerine uygun olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla davalı tarafça temlik sözleşmesinin kooperatif kayıtlarında bulunmadığı yönündeki itirazı, temlikin geçerliliğini ortadan kaldırır nitelikte değildir; zira temlikin geçerliliği yazılı sözleşme şartına bağlı olup, kooperatif defterine kayıt geçerlilik şartı değildir.Ne var ki temlik sözleşmesinin şekil yönünden geçerli olması, temlike konu alacağın da mevcut, muaccel ve borçludan istenebilir nitelikte olduğu sonucunu doğurmaz. TBK m. 188 hükmü uyarınca borçlu, temlike vâkıf olduğu sırada temlik edene karşı ileri sürebileceği def'ileri temellük edene karşı da ileri sürebilir. Bu çerçevede davalının dava dışı kooperatife karşı ileri sürebileceği — alacağın doğmadığı, muaccel olmadığı veya hesaplamanın usulsüz yapıldığı — yönündeki itirazlarını davacı temellük eden ... Grup'a karşı da ileri sürmesi mümkündür.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi, kooperatif ortaklarının bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve yükümlülüklerde eşit olduklarını düzenlemekte; ana sözleşmeye ise ancak Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşuluyla sözleşme serbestisi çerçevesinde hüküm konulabilmektedir.Yapı kooperatiflerinde kooperatif ortağına çıkarılan kesin maliyet, yapımı tamamlanmış olan tüm bağımsız bölümlerin gerçek toplam yapım maliyetinin tespit edilerek ana sözleşmeye uygun biçimde ortaklara payları oranında dağıtılması suretiyle belirlenir. Bu nitelikteki bir hesabın çıkarılabilmesi için ise ön koşul, kooperatif amacının (üyelere konut temini) gerçekleşmesi yani inşaatların tamamlanmış olmasıdır. Henüz tüm inşaatlar tamamlanmadan, devam eden ve hatta hiç başlanmamış konutlar için tahmini enflasyon farkları ve risk payları eklenmek suretiyle yapılan hesaplama, niteliği itibariyle kesin maliyet değil, ancak ara maliyet veya tahmini bütçe niteliğinde bir hesaplamadır.Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., ████████ K. ve davalı tarafından emsal olarak gösterilen █████████ E., █████████ K. sayılı kararlarında istikrar kazanan içtihatta da "henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır.Yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, "inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunabilecektir." denilmek suretiyle, somut olayda olduğu gibi inşaatların tamamlanmadığı dönemde çıkarılan kesin maliyet hesabına dayalı taleplerin kabul edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.Somut olayda bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda, davacının dayandığı kesin maliyet hesabının 2.092 adet tamamlanmış daire yanı sıra inşaatı henüz devam eden 60 adet daire ile hiç başlanmamış 40 adet daireyi de kapsadığı, hesaplamada 2022 yılı için %19 ve 2023 yılı için %15 oranlarında tahmini enflasyon farkı ile %10 risk payı kullanıldığı, davalının toplam tahakkuk ve ödeme bilgilerinin gösterilmediği saptanmıştır. Bu tespitler ışığında temlike konu edilen kesin maliyet hesabının, gerek dava dışı kooperatifin yöneldiği amaç (üyelerine konut tesliminin tamamlanması) henüz gerçekleşmediğinden, gerekse hesaba devam eden ve hiç başlanmamış inşaatlar ile tahmini enflasyon farklarının ve risk payının dahil edilmiş olması nedeniyle, anılan Yargıtay içtihadında belirtilen anlamda gerçek bir kesin maliyet hesabı niteliğinde olmadığı, ancak bir ara/tahmini maliyet hesabı niteliğini taşıdığı sonucuna varılmıştır.Davacının dayandığı kesin maliyet hesabı, kooperatifin inşaatları tamamlanmadan ve davalının da bağımsız bölümünün ferdileştirme suretiyle tapuya tescili gerçekleşmesine rağmen kooperatif amacının gerçekleşmemiş olması nedeniyle henüz hukuken oluşmamış bir alacağa ilişkin olduğundan; davacının takip tarihi itibariyle istenebilir, muaccel ve mevcut bir alacağa dayandığından söz edilemeyecektir. Temlik edilen alacağın temellük eden tarafından borçludan istenebilmesi için ise alacağın doğmuş, miktar olarak belirlenmiş ve muaccel hale gelmiş olması zorunludur. Henüz oluşmamış ya da koşullarına bağlı olarak hesaplama ile sonradan kesinleşecek bir alacağın temliki, temellük eden bakımından yalnızca beklenen bir hak doğurur ve borçludan tahsil edilebilirliği için temlik edenin durumunda olduğu gibi alacağın muaccel hale gelmesi şarttır.Diğer yandan davalı vekili tarafından ileri sürülen ve davacı şirketin gerçek sahibinin ... olduğu, anılan kişinin 2013 yılında hem dava dışı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığını hem de davacı ... firmasının fiili sahipliğini birlikte yürüttüğü, bu nedenle 1163 sayılı Kanunun 59. maddesi ile ana sözleşmenin 48/4 maddesinde düzenlenen yöneticilerin kooperatifle ticari muamele yapma yasağının ihlâl edildiği yönündeki iddialar bakımından; bu konunun açılan ayrı ceza dosyalarında (Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/8 ve ███████ E. sayılı dosyaları) tartışılmakta olduğu, eldeki dava bakımından ise temlik konusu alacağın esasen henüz muaccel olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususun hüküm sonucunu değiştirmediği ve ayrıca tartışılmasına gerek görülmediği değerlendirilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının 79.339,00 TL kesin maliyet alacağı yönünden takip tarihi itibariyle istenebilir, muaccel ve doğmuş bir alacağı bulunmadığı, takibin dayanağı olan temlikin konusu olan kesin maliyet hesabının ana sözleşmenin yok hükmündeki düzenlemesine dayanılarak ve Kooperatifler Kanunu ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı biçimde inşaatlar tamamlanmadan çıkartıldığı, dolayısıyla davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasındaki itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın reddine karar verildiğinden, davacının %20 icra inkâr tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş; ayrıca dava sırasında davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gibi, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 958,22-TL harçtan mahsubu ile artan 226,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 480,00-TL posta gideri ile 1.683,10-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Harcı olmak üzere toplam 2.163,10-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır