Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Tedbir Ara İhtiyati

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ... EsasİHTİYATİ TEDBİRTALEP EDEN DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTİNAF EDENKARŞI TARAF
: ...VEKİLİ
: Av. ...TALEP
: İhtiyati TedbirİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada █████/2026 tarihinde tesis edilen ara karara, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;TALEP
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan zirai ilaç satın aldığını, bu kapsamda taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin almış olduğu ürünlerin bedelini vadesi geldikçe ve kısım kısım ödeme suretiyle ifa edeceğini, bu anlaşmanın bir gereği olarak müvekkili tarafından davalıya teminat mahiyetinde açık senet düzenlenerek teslim edildiğini, davalının kendisine verilen senedi anlaşılan meblağın çok üzerinde olacak biçimde 700.000,00 TL olarak doldurduğunu oysa, taraflar arasında bu senedin sadece teslim edilen ürünlerin ödenmemiş bedeli kadar doldurulacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla davalının açık senedi kötüye kullanmak suretiyle hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal ederek müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, müvekkilinin bu süreçte, taraflar arasında kararlaştırıldığı şekilde aldığı zirai ürünlerin bedellerini banka aracılığıyla ve zaman zaman nakit olarak kısım kısım ödediğini, müvekkilinin senette yer alan 700.000,00 TL tutarında bir borcu bulunmadığı gibi, davalıya yapmış olduğu toplam ödemenin 579.000,00 TL olduğunu, davalının müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak açık senedi hukuka aykırı şekilde doldurduğunu, bu senetle icra takibi başlattığını ve müvekkilini haksız yere borçlandırmaya çalıştığını ileri sürerek, müvekkili adına başlatılmış bulunan Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız ya da uygun görülecek teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden talep dilekçesi ile; işbu davada taraflarınca Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya bakımından ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup, mahkemece verilen █████/2025 tarihli ara kararda; icra takibinden sonra, kural olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, ancak icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebileceğinin açıkça belirtildiğini, dolayısıyla ihtilaf konusu edilen toplam 1.103.250 TL bedelin tamamının taraflarınca icra veznesine yatırıldığını, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, menfi tespit davası devam ederken borçlu tarafından icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yatırılan bedelin dava sonuçlanıncaya kadar alacaklı tarafa ödenmemesine ve icra veznesinde muhafaza edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece "...Dilekçe ve dosya içeriğine göre; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulması kararı verilemeyeceği ayrıca "Borçlu, icra takibinden sonra (takip sırasında) da (borç ödeninceye kadar) borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. (1) Borçlunun, icra takibinden sonra menfi tespit davası açabilmesi için de borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararın (menfaatinin) bulunması gerekir. (2) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının icra takibine etkisi. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, (aynı alacak için bu davadan önce yapılmış ve devam etmekte -derdest- olan) ilamsız icra takibine kendiliğinden durdurmaz. Yukarıda görüldüğü gibi icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden dur durmayacağı gibi, menfi tespit davasına bakan mahkeme, ihtiyati tedbir yolu ile dahi icra takibin durdurulmasına karar veremez. Çünkü,menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılması halinde, bu davanın başlamış olan icra takibinin sürüncemede bırakmak için açıldığı hakkında kuvvetli bir karine vardır. Ancak menfi tespit davasına bakan mahkeme, borçlu davacının (gecikmeden Doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere) göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için (yani icra takibinin 5. safhası olan paranın alacaklıya ödenmesi sahasının durdurmak için) ihtiyati tedbir kararı verebilir.“İİK’nun 72.maddesinin 3. Fıkrası uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına değil, tedbir yoluyla ancak icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir.”İİK m.72,3,c.2 hükmüne göre gösterilecek bu teminat da HMK m.87 ve m.392/1 hükümlerine göre gösterilir.Görüldüğü gibi, Kanun, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında yalnız (icra takibinin son safhası olan) paraların paylaştırılması (paranın alacaklıya ödenmesi) safhasının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı verilebileceğini kabul etmektedir. Çünkü madde 72,3,c 2'deki “icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmesi” takibin son paraların paylaştırılması ödenmesi safhasını oluşturur Mahkeme takibin daha önceki safhalarının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez (m.72,3,c.1).Buna göre mahkeme borçluya ödeme emri gönderilmemesi icra Mahkemesi'nin itirazın kaldırılması talebini incelemesi (ertelemesi) boşluğunun mallarının haczi edilmemesi ve haczedilmiş mallarının satılmaması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez.Menfi tespit davasına bakan mahkeme icra takibinin son safhasından (parayı icra veznesine yatırmadan) önce (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere) gösterilecek teminat karşılığında) icra veznesine giderek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı verebilirse de, böyle bir ihtiyati tedbir kararı, icra takibinin daha önceki safhalarını (borçlunun mallarının haczedilmesini ve satışını önlemez.İcra takibinin son sahfasından önce, mahkemeden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı almış olan borçlu, mallarının, haczedilmesini ve satılmasını önlemek için, (takip giderleri ve faizleri ile birlikte, m.138,2) alacağı karşılayacak parayı nakit olarak icra dairesine ödeyebilir. Bu halde borçlunun malları haczedilemez, haczedilmiş idi ise haciz kalkar, yani borçlunun malları satılamaz.İcra takibinin son safhasına(para icra veznesine girinceye kadar) menfi tespit davası açmamış olan borçlu (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında)icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi (ödenmemesi)için önce mahkemeden İhtiyadi Tedbir kararı alabilir ondan sonra süresi(HMK 397/1) içinde mahkemede menfi tespit davası açabilir. Bu halde de menfi tespit davasının sonuçlanmasına kadar icra veznesindeki para alacaklıya ödenmez." (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, 2013). Somut olayımızda icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davası olduğu ve tedbiren icra takibinin durdurulmasını ve veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesini, mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında İcra takibinin durdurulmasına ilişkin talebinin vicdani kanaat ile reddine, Ilgın İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren davalı ...'a ödenmemesine/verilmemesine talebinin kabulüne...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, İİK'nın 72/3.maddesi gereğince dava konusu edilen miktar olan 750.392,12 TL'nin takdiren % 20’i oranındaki 150.078,42 TL nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz, kayıtsız ve şartsız nitelikteki teminat mektubunu ibraz ettiğinde Ilgın İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren davalı ...'a ödenmemesine/verilmemesine karar verilmiştir.İTİRAZ
: Karşı taraf davalı vekili, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için aranan HMK'nın 389. ve 390 ile İİK'nın 72/3 maddelerinde belirtilen yasal şartların birlikte gerçekleşmediğini, davacı borçlu tarafın, müvekkili hakkında, asılsız ve mesnetsiz, aynı zamanda çelişkili gerçek dışı, soyut iddialarla, suç isnat etmeye de çalışmakta olduğunu, davacı borçlunun, haksız ve kötü niyetli olarak, takip talebindeki bedel kadar borçlu olmadığını iddia etmekle birlikte, bunu ispatlayacak, ispat hukuku ve ilkelerine uygun herhangi bir belge, yazılı delil sunmadığını, kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ
: Mahkemece, "..Somut olayda: İcra takibinden sonra açılmış bir Menfi Tespit davası vardır. Bu durumda yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenleme gereği ilk derece Mahkemesi ancak vezneye yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilmektedir. Mahkememiz kararı da bu yöndedir. Bu nedenle dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre; Mahkememiz kararı da usul yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaati ile davalı yanın ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması talebinin reddine ..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Karşı taraf davalı vekili, itiraz dilekçesini tekrarla, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasal şartların bulunmadığını, bu nedenle özellikle alacağın kambiyo senedine dayalı olması, davanın mahiyeti, dosya safahatı nazara alındığında tedbir talebinin hukuki ve fiili dayanakları ve yaklaşık ispat koşulu da dahil yasal aranan şartları bulunmadığından ve mahkemenin tedbir talebinin kabulüne dair gerekçesi de isabetli olmadığından itirazın kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. '' hükmü düzenlenmiştir.Aynı Yasa'nın 394. maddesi de'' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmünü içermektedir.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389 ve 390. maddeleri ile İİK'nın 72/3 maddesinde belirtilen yasal koşulların oluştuğu, karşı taraf davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır...