Anahtar kelimeler: Onarıma Çarpışmaları Servisine Götürüldüğünü Esaskarar Fiilden Tamir Kayseri Kazada Araca

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
:...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
:...VEKİLİ
: Av....DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
:...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.07.2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada kaza tespit tutanağı incelendiğinde ... yabancı plakalı aracın kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kaza sonrası meydana gelen hasar nedeniyle müvekkiline ait aracın tamir servisine götürüldüğünü ve onarıma alındığını, aracın tamir masraflarının davalı tarafından karşılandığını, kaza sonrası müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek talebi arttırmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 100,00-TL müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının haksız fiil tarihi olan █████/2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak başvuruda bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını, Türkiye Taşıtlar Bürosu tarafından toplam 80.000,00-TL araç hasar bedeli ödendiğini, faizin başlangıç yönünden ve türü yönünden itirazlarının olduğunu beyanla davanın usule ilişkin şartları taşımadığından usulden reddine ve diğer sair itirazlar göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan █████/2024 tarihli hasara ilişkin ZMMS ve kasko sigortası hasar sorgulaması yapılarak buna ilişkin kusur ve hasar (ZMMS ve kasko) sorgu kayıt ve belgeleri celp edilmiştir.Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2024 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ...yabancı plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'na müzekkere yazılarak, ...yabancı plaka sayılı aracın Türkiye'ye giriş yaparken ZMMS yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı, zorunlu ise hangi sigorta şirketinden yaptırdığı yahut yeşil kart sigortasına sahip olup olmadığı, ...yabancı plaka sayılı aracın █████/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle █████/2024 tarihinden önce davacı ...'ın başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğu hususlarında araştırma yapılmıştır.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;- Dosyada mevcut belgeler incelendiğinde sürücüler tarafından hazırlanan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davacı yan sürücüsünün kusursuz olduğu bir tutanağın hazırlanarak Dava dilekçesi ekinde sunulduğu, oysa bir kişinin yaralandığı kaza sonrası Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve █████/2025 tarihli yazı ekinde dosyaya kazandırılan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı verilerine göre ise her iki sürücünün de %50'şer oranında kusurlu olduklarının görüldüğü, yaralanmalı bir trafik kazasında KTK Madde-83'e göre Tespit Tutanağının kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanması gerektiğinden Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı verilerine göre değerlendirmenin yapılacağı,- ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın (kendi beyanına göre Yeşil) kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,-... plakalı sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın (kendi beyanına göre Yeşil) kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu kaza sonrası oluşan Rayiç Bedel Farkının 10.000 TL olduğu, Kusur Oranında Değer Kaybı bedelinin 5.000,00-TL ve Bakiye Değer Kaybı bedelinin de 5.000,00-TL olduğu yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, talep artırıma karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde;Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir.-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;- Dosyada mevcut belgeler incelendiğinde sürücüler tarafından hazırlanan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davacı yan sürücüsünün kusursuz olduğu bir tutanağın hazırlanarak Dava dilekçesi ekinde sunulduğu, oysa bir kişinin yaralandığı kaza sonrası Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve █████/2025 tarihli yazı ekinde dosyaya kazandırılan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı verilerine göre ise her iki sürücünün de %50'şer oranında kusurlu olduklarının görüldüğü, yaralanmalı bir trafik kazasında KTK Madde-83'e göre Tespit Tutanağının kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanması gerektiğinden Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı verilerine göre değerlendirmenin yapılacağı,- ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın (kendi beyanına göre Yeşil) kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,-... plakalı sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın (kendi beyanına göre Yeşil) kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.-Değer kaybına dair değerlendirmede;Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu kaza sonrası oluşan Rayiç Bedel Farkının 10.000 TL olduğu, Kusur Oranında Değer Kaybı bedelinin 5.000,00-TL ve Bakiye Değer Kaybı bedelinin de 5.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir.-Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun sorumluluğuna dair değerlendirmede;Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları Beynelmilel Mecburi Mesuliyet Sigortasına Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince ülkemizde de tüzel kişiliğe haiz Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup yeşil kart sistemi uygulanmaya başlamıştır. Yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. (-bkz..Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı-)Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu tarafından üretilen Yeşil Kart Sigortası, Türkiye’de kaza yapan yabancı plakalı araçlar veya yurtdışında kaza yapan Türk plakalı araçların sebep oldukları hasarların karşılanmasını amaçlar. Yeşil kart sigortası bulunan araç, kaza yaptığı ülkenin prosedürüne göre işlem görür, hasar tazmini buna göre gerçekleşir. Türkiye’de hasar ödemesini gerçekleştiren kurum Motorlu Taşıt Bürosu’dur.Somut olayda ...plakalı olduğundan davalı, meydana gelen zarardan yeşil kart sigortası kapsamında zmms sigortacısı gibi sorumludur.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar).Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı da sigorta şirketleri gibi değer kaybından sorumludur.Pek tabiki sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle ZMMS sorumluluk limiti araç başına maddi 200.000,00-TL olup mahkememizce hükmedilen tazminat miktarı bu tutardan daha az olduğundan teminat limiti içerisindedir.- Faize ait değerlendirmede;2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabuluculuk tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 5.000,00-TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde görüş ve kanaatine varılmıştır.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 5.000,00-TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL ve ıslah harcı 100,00-TL 'nin mahsubu ile eksik 16,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 100,00-TL ıslah harcı ve 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ile 249,00-TL posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 6.079,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır