Anahtar kelimeler: Fiilden Hasarlı Tamir Plaka Kayseri Yazildiği Kazanın Katip Sürücüsü Oluşumunda

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av....DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ve davalı ...'na ait ... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü kaza tespit tutanağına göre asli kusurlu olduğunu, aracın tamir masraflarının kusurlu tarafın sigortacısı tarafından karşılandığını ve ... Sigorta A.Ş tarafından dosya açıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı ve hasar farkı olduğunu belirterek 50,00 TL değer kaybının haksız fiil tarihi olan █████/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 50,00 TL hasar farkının haksız fiil tarihi olan █████/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından değer kaybı tazminatı talepli sigorta tahkim komisyonluğuna başvuru yapıldığını, yargılamanın devam ettiğini, derdestlik itirazlarının olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının aracındaki hasar için █████/2023 tarihinde 50.000,00-TL tazminatın davacı asile ödendiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini beyanla davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair, ilgili kayıt ve belgeler Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2023 günü, ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın █████/2023 tarihli trafik kazasından dolayı hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın █████/2023 başlangıç ve █████/2024 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeler celp edilmiştir.... Sigorta A.Ş' ye müzekkere yazılarak ... şasi ve motor numaralı araca ait hasar kayıtları celp edilmiştir.Sigorta Tahkim Komisyonu'na müzekkere yazılarak ...esas sayılı dosyanın bir örneği celp edilmiştir.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,-Kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve ilgili maddelerdeki halleri ihlal ettiğini, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almadığını, geri geri manevra öncesinde araç yol durumunu kontrol etmediğini, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamadığını, yan aynaları, iç dikiz aynasını kullanarak ve kafasını geriye çevirerek arkasındaki araçları kontrol etmediğini, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığını ve arkasındaki araca çarptığını, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediğini, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamarığını, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğunu,-... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... p lakalı araç sahibi ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığını ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığını,-Söz konusu araçtaki hasarın onarım ve parça değişimi yapılarak giderildiği, bu nedenle tedarik firması tarafından davalı ... hakkında düzenlenen faturalarda yazılı yedek parçaların bu aracın tamirinde kullanıldığı,-Dava konusu araç için 16.11.2023 olay tarihi itibarıyla araç tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20 KDV dahil Araç Hasar Tutarının 60.000TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... adına █████/2023 tarihinde 50.000TL hasar ödemesi yapıldığını, buna istinaden bakiye hasar tutarının KDV' siz tutarla örtüştüğü, KDV farkının 10.000TL olduğu,-Aracın kaza tarihinde 30 yaşında ve 267.254 km de olması ile 22.04.2017 tarihinde almış olduğu kaza yerleri dikkate alındığında; aynı bölgede daha önceden onarım ve boya işlemi bulunduğu, ikinci el piyasasında bu yaş ve kilometrede araçların değerini belirleyen temel unsurun çalışır durumda olması, motor ve yürüyen aksamın sağlamlığı olduğu, bu nedenle dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı olmayacağı,yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, talep artırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen bakiye araç değer kaybı ve hasar zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; █████/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;Davalı ... vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir." hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa ozaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı emsal ilamı)Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kuşçu Mahallesi, 4802. Sokak, No:16, Kocasinan/ Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi 2. Cadde üzerinde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ...Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde;Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).Somut olayda da; davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir.Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,-Kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve ilgili maddelerdeki halleri ihlal ettiğini, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almadığını, geri geri manevra öncesinde araç yol durumunu kontrol etmediğini, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamadığını, yan aynaları, iç dikiz aynasını kullanarak ve kafasını geriye çevirerek arkasındaki araçları kontrol etmediğini, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığını ve arkasındaki araca çarptığını, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediğini, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamarığını, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğunu,-... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... p lakalı araç sahibi ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığını ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığını, bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Araç hasar zararı, araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;Söz konusu araçtaki hasarın onarım ve parça değişimi yapılarak giderildiği, bu nedenle tedarik firması tarafından davalı ... hakkında düzenlenen faturalarda yazılı yedek parçaların bu aracın tamirinde kullanıldığı,-Dava konusu araç için 16.11.2023 olay tarihi itibarıyla araç tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20 KDV dahil Araç Hasar Tutarının 60.000TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... adına █████/2023 tarihinde 50.000TL hasar ödemesi yapıldığını, buna istinaden bakiye hasar tutarının KDV' siz tutarla örtüştüğü, KDV farkının 10.000TL olduğu,-Aracın kaza tarihinde 30 yaşında ve 267.254 km de olması ile 22.04.2017 tarihinde almış olduğu kaza yerleri dikkate alındığında; aynı bölgede daha önceden onarım ve boya işlemi bulunduğu, ikinci el piyasasında bu yaş ve kilometrede araçların değerini belirleyen temel unsurun çalışır durumda olması, motor ve yürüyen aksamın sağlamlığı olduğu, bu nedenle dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı olmayacağı,yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur.Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Davalı ... şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin █████/2013 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar).Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı ... araç değer kaybı ve hasar zararından sorumludur.Davacının ıslah (talep artırım) dilekçesi incelendiğinde;Davacı vekilinin █████/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, dilekçeden birer örnek davalılara tebliğ edilmiştir.Davanın HMK m107 gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı ... yönünden temerrüt tarihinin █████/2023 olduğu kabul edilmiştir.Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Dosya içerisine alınan Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine değer kaybı yönünden başvuru yapıldığı ve bu konuda kesin hüküm oluştuğu, eldeki davada hasara yönelikte talep bulunduğu anlaşılmakla Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin ve alacağı █████/2023 tarihinden itibaren işleyen yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işbu davayı açmadan evvel Sigortacılık Kanununun kendisine tanıdığı seçimlik haklarını kullanarak, ihtiyari çözüm yolu olan sigorta tahkim komisyonu nezdinde davalı ... aleyhine değer kaybı yönünden başvuruda bulunmuş ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin █████/2024 tarih ███████████ sayılı kesin kararı sonrası aynı konu da aynı dava nedenlerine dayanarak ve aynı davalıya karşı yeniden değer kaybı yönünden dava açtığı anlaşılmıştır. Bu nedenle HMK 114. 1 maddesi i- bendi kapsamında " Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması." durumunun işbu dava da gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin ve alacağı █████/2023 tarihinden itibaren işleyen yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL ve 171,00-TL harçtan mahsubu ile artan 54,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 171,00-TL ıslah harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 171,00-TL posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 6.072,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdırTASHİH VE TAMAMLAMA ŞERHİMahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının hüküm kısmında değer kaybına yönelik sehven değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, hüküm kısmının:"1-Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin ve alacağı █████/2023 tarihinden itibaren işleyen yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KESİN HÜKÜM SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE, " şeklinde HMK'nun 304/1. maddesi gereğince maddi hatanın düzeltilerek hükmün tashih ve tamamlanmasına ve işbu tashih şerhinin gerekçeli kararın suretlerinin altına eklenmesine karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır