Anahtar kelimeler: Tasdikine Satımdan Konkordato Esaskarar Taksit Konkordatosunun Kayseri Yazildiği Başkan Projesi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
:...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av...
Av...
Av. ...
Av. ...
DAVALI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 17.05.2019 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğunu Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2021 tarihli ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davalı şirketin konkordatosunun tasdikine, konkordato projesi kapsamında kalan tüm adi borçlarını 15.02.2022 tarihinde ilk taksit olmak üzere birer ay süre ile 36 eşit taksitte ödemesine karar verildiğini, bu kararın 20.06.2022 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin, davalı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin bu alacağına ilişkin olarak konkordato projesi tasdik olunan Davalı ... Şirketi'nin konkordatosuna müdahil olduğunu, 1.600.000,00-TL tutarındaki alacağının teminatsız ve rehinsiz adi alacak statüsünde nisaba dahil edildiğini, davalı şirketin konkordato ödeme planına uymaması nedeniyle, müvekkili yönünden konkordatonun kısmen feshine yönelik kesinleşen karar uyarınca huzurdaki itirazın iptaline konu edilen icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından müvekkilinin haklı alacağının tahsilini geciktirmek adına haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek Davanın kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin bu davayı açmasının dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını, vekili olduğu davalı ... Oto Yedek Parça Gıda ve Tekstil San.Tic.Ltd.Şti.'in adı geçen borçtan belirtilen miktarda sorumluluğunun olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa 2.740.277,34-TL borcunun olmadığını, bu nedenle müvekkilinin 2.740.277,34 TL borçlu olduğunu tutarlar yönünden huzurda açılmış bulunan dava usul ve kanuna aykırı olduğunu, borcu kabul etmediklerini, borcun tamamına, faize, faizin türüne, talep edilen faiz oranına, zamanaşımına ve tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini, davacı tarafça icra takibine geçilirken işlemiş faiz hesabının doğru yapılmadığını, faiz oranınında yanlış belirtildiğini, Konkordato süresince de faiz hesaplaması yapıldığını, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca yapılan ödemeler dikkate alınmadan ve faiz yönünden de ödemeler dikkate alınmadan anılan şekilde icra takibine geçilmesinin yine usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafın, icra takibine müvekkilinin kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, söz konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği için icra inkar tazminatı istenmesinin uygun olmadığını belirterek açılan işbu davanın tüm talepler bakımından usulden ve esastan reddine, davacının kötü niyetli olarak başlatmış olduğu icra takibi dolayısı ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı konkordato dosyası, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi... E....K. Sayılı konkordatonun feshi dosyası, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası, ticari Defter ve Kayıtlar, Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin müvekkil şirket uhdesinde bulunan her türlü evrak, kayıt ve sair her türlü deliller, Bilirkişi incelemesi ve Tanık beyanına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça, Kayseri Genel icra dairesinin ... esas Sayılı icra takip dosyası, Kayseri 1. Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası, Kayseri 1. Asliye Ticaret mahkemesinin... esas sayılı dosyası, Bilirkişi İncelemesi, Tanık Beyanı, Taraflar arasında akdedilmiş ve geçerli her türlü sözleşme, yazışma, fatura, dekont, Banka kayıtları, Keşif, Ticari defter kayıtları, Yemin ve İsticvap beyanına delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve... Esas sayılı dava dosyalarının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci ve bir nitelikli hesap bilirkişisine tevdine, Bilirkişiye HMK 268 maddesi gereği tarafların her ikisinin birden ticari defter ve kayıtlarını sunmaları veya davacı tarafın defter ve kayıt sunması halinde davalı taraf yerinde inceleme talep ederse bu ticari defter ve kayıtlar üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e deftere tabi olanların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanması, takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa alacak miktarının kaç TL olduğu, daha önce konkordato ve konkordatonun kısmen feshi davalarının uyap kayıtlarının incelenerek alacak miktarlarının o dosyalardaki rakamlarla uyumlu olup olmadığnın araştırılması, varsa davacının asıl alacak miktarının kaç TL olduğunun belirlenmesi, temerrüt söz konusu ise temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplanması, temürret söz konusu değilse konkordato tasdik kararındaki her bir taksit tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizi hesabının yapılması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ... ile Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa alacak miktarının kaç TL olduğu, Davalının ticari defterlerinde 2023 yılından devreden 320.10.002296 Hesap kodlu -satıcılar hesabında 801.916,30 TL tutarındaki devir borç bakiyesi olduğu, 2023 yılından devreden 320.10.022433 Hesap kodlu Satıcılar hesabında 102.222,12 'TL tutarındaki devir borç bakiyesi olduğu, 320.10.022433 Hesap kodlu - Satıcılar hesabında 2024 yılı içerinde 4,444,44 TL*12 Taksit 553.333,28 TL. tutarında konkordato taksit ödemeleri açıklaması ile borç kaydı yapıldığı, havale dekontlarının dosyada olmadığı, ödemelerin 331 Ortaklar cari hesabı Ali Çetin ile kapatıldığı defter kayıtlarından anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hesaplar arasında virman yapıldığında davacının davalıya 23.07.2024 yılı sonu itibariyle 957.471,70 TL borçlu oluştuğu görülmüştür. Davalı vekilinin 19.05.2025 tarihinde mahkemenize sunmuş olduğu dilekçe ekinde bulunan davacının 2.489.011,09 TL borçlu olduğunu gösterir cari hesap ekstresi bulunmaktadır. Dosyaya sunulan cari hesap ekstresi ile davalının ticari defter kayıtlarında görülen 957.471,70 TL borç bakiyeleri uyumsuzdur. Daha önce konkordato ve konkordatonun kısmen feshi davalarının uyap kayıdarının incelenerek alacak miktarlarının o dosyalardaki rakamlarla uyumlu olup olmadığının araştırılması, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2021 tarihli ... E. ...K. Sayılı kararı ile davacının (Akbank A.Ş.'ne geçen 3 adet toplamda 390.000 TL bedelli çek bedelleri düşüldükten sonra) alacağının 1.210.000,00 TL olarak konkordato alacaklılar listesine kaydedildiği tespit edilmiştir. Bu tutarın da 36 eşit taksitte, ilk taksiti 15.09.2023 tarihinden itibaren ödeneceği belirlenmiştir. Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi... E. █████████ K. Sayılı kararı ile konkordatonun kısmen feshine karar verilmiştir. Bu dosyada alınan konkorato komiseri raporuna göre Eylül 2023 yılına kadarki taksitlerin ödenmiş olduğu tespit edilmiştir. Hal böyleyken davalının borcu olan 672.222,22 TI tutarının ödenmiş olduğu geriye ise 1.210.000,00 TI. - 672.222,22 TL> 527.777,78 TL borcun kaldığı tespit edilmiştir. Davacının başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında ise; 15.06.2019 tarihli 1.685.156,58 TL, 15.06.2022 tarihli 54.166,00 TL, 04.08.2022 tarihli 10.833,33 TL, 04.08.2022 tarihli 10.833,33 TL, 30.11.2022 tarihli 10.833,33 TL, 30.11.2022 tarihli 10.833,33 TL, 02.12.2022 tarihli 10.833,33 TL, 05.12.2023 tarihli 794,52 TL, 05.12.2023 tarihli 609,13 TL olmak üzere toplam 1.794.892,88 TL asıl alacak, 945.384,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.740.277,34 TL talep edilmiş olduğu görülmüştür. Varsa davacının asıl alacak miktarının kaç TL olduğunun belirlenmesi, üt söz konusu temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplanması, Davacının asıl alacak miktarı, davalı tarafından ödenmemiş olan 11 adet taksit olarak tespit edilmiştir. "Taksitlerin ilki 15.09.2023 tarihli olup 15.07.2024 tarihinde ise son taksit (icra takibinin başlangıç tarihi olan 23.07.2024 tarihine kadarki taksitler) hesaplamaya dahil edilmiştir. Böylece davalının davacıya ödenmemiş olan taksit toplamı 33.G11,11 TL x 11 — 369.722,21 TL olarak hesap edilmiştir. (Davacının asıl alacağı). İcra takibinin başlangıç tarihinden sonra ise ödenmemiş olan 5 taksit kalmakta olup bu taksitler toplamı ise; 3.611,11 TL x 5 = 168.055,55 TL olarak hesap edilmiştir. Temerrüt söz konusu değilse konkordato tasdik kararındaki her bir taksit tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizi hesabının yapılması" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Sunulan bilirkişi raporunun yetersiz oluşu, ek rapor ile sonuca ulaşılamayacağı kanaati oluştuğundan ve iddia savunmalar, mahkememizin görevlendirme kapsamı uyarınca rapor hazırlanmamış olması dikkate alınarak HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilen müşavir/ muhasebeci Prof. Dr. ...a ve daha önce görev yapan bir nitelikli hesap bilirkişisi...n'a tevdine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e deftere tabi olanların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanması, takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa alacak miktarının kaç TL olduğu, konkordatonun kısmen feshedilmiş olduğu da dikkate alınarak varsa davacının asıl alacak miktarının kaç TL olduğunun belirlenmesi, temerrüt söz konusu ise temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplanması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi ... ile Mali Müşavir Prof Dr ...tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ulaştığımız sonuçlar şöyledir: Davacı tarafça başlatılan icra takibinde davalıdan 1.794.892,88 TL asıl alacak ile 945.384,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.740.277,34 TL talep edilmiştir. Davacının davalıdan kesin mühlet kararı ile 1.600.000 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği; davacının davalı aleyhine alacağın çekişmeli olduğuna ilişkin süresinde dava ikame edilmediği, hal böyle olunca davacının davalıdan kesin mühlet kararı ile 1.600.000 TL alacaklı olduğunun taraflarca kabul edildiği değerlendirilmektedir. Ancak mahkemenin farklı kanaatte olabileceği düşünülerek 1.600.000 TL, 1.685.000 TL ve 1.685.256,58 TL alternatiflerine göre hesaplama yapılmıştır. Davalının konkordato sürecindeki ödemeleri ve davacının davalı adına yaptığı ödemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı alacağına ilişkin şu alternatif sonuclara ulaşılmaktadır:
¸
Davalı borcuna faiz işlemesi konusunda heyetimizde tereddüt oluşmuştur. Konkordato süreci boyunca alacağa faiz işlemeyeceği kanuni bir husustur. Ancak konkordatonun kısmen feshinden sonra faiz başlangıcının karar tarihi mi, kararın kesinleşme tarihi mi olduğu hususunda tereddüt oluşmuş ve iki varsayıma göre hesaplama yapılmıştır. Yukarıdaki her bir alternatif için yaptığımız ikili varsavım sonucu söyledir:
¸
Davalı vekili cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin deliline dayanıyor ise yemin metnini sunması için süre verilmiş, verilen süre içerisinde yemin dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf; davalı şirketin konkordato ödeme planına uymayarak taksit ödemelerini yerine getirmediği, bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.... K. sayılı kararı ile konkordatonun davacı yönünden kısmen feshine karar verildiği iddia edilmektedir. Alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği ve bu itiraz neticesinde takibin durduğu belirtilmektedir. Davacı taraf, davalının itirazının haksız olduğunu savunarak bu itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.
... Oto Yedek Parça Gıda ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan 14 Ocak 2025 tarihli cevap dilekçesinde, davacı ...Teks. İnş. İlet. Hiz. San. Ltd. Şti.'nin açmış olduğu itirazın iptali davasının haksız ve hukuka aykırı olduğu savunulmaktadır. Davalı taraf, davacıya 2.740.277,34 TL tutarında bir borçları bulunmadığını belirterek borcun tamamına, faize, faiz türüne, faiz oranına, zamanaşımına ve tüm fer'ilerine itiraz etmektedir.
Dilekçede, davalı şirketin konkordato ödeme planını ihlal etmediği, ... Esas sayılı dosya kapsamında belirlenen taksitlerden dokuz adedinin düzenli olarak ödendiği ifade edilmektedir. Ayrıca davacı tarafın icra takibi başlatırken işlemiş faiz hesabını ve faiz oranını yanlış uyguladığı, konkordato süresince yasaya aykırı olarak faiz hesaplaması yaptığı ve borçlunun yaptığı ödemeleri dikkate almadığı ileri sürülmektedir. Alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının %20 icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği vurgulanmaktadır.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ... Oto Yedek Parça Gıda ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı 1.794.892,88 TL asıl alacak ve 945.384,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.740.277,34 TL bedelli cari hesap ve faturalardan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede davacının ... Oto Yedek Parça Gıda ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, mahkemece davacının adi konkordato talebinin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, tasdik edilen proje kapsamında kalan tüm adi borçların █████/2022 tarihinde ilk taksit olmak üzere birer ay süre ile 36 eşit taksitte ödenmesine hükmedildiği görülmüştür.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ve...Karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede davacının ... Elektronik Tekstil İnşaat Ve İletişim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, davalının ise ... Oto Yedek Parça Gıda ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı konkordatonun tasdiki kararının davacı yönünden İİK'nun 308/e maddesi uyarınca kısmen feshine hükmedildiği görülmüştür.
-Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları:
Taraflar arasında uyuşmazlık; İcra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin ve takibin devamının gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır.
- Zamanaşımına ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
Davalının zamanaşımı def'inde bulunduğundan buna ilişkin uyuşmazlığın çözümlenmesi için "zamanaşımı" kavramı üzerinde durulmalıdır.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 125-140. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 146-161.) maddelerinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir süre kullanılmaması yüzünden "dava edilebilme" niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir.
Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, "alacağın dava edilebilme niteliği" ortadan kalkar. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur. Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, ifa geçerlidir, bir bağışlama veya alacaklı yönünden bir "sebepsiz zenginleşme" söz konusu değildir. Borçlu, borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini, bu nedenle hataen (yanılarak) ödemede bulunduğunu ileri sürerek verdiğini geri isteyemez (BK m. 62; TBK m. 78/2).
Zamanaşımı hukuki açıdan "def'i" (kişisel savunma nedeni) niteliğindedir. Borçlu borcunu ifadan kaçınmak istiyorsa, zamanaşımı def’inde bulunup, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilir (BK m. 140; TBK m. 161). BK m. 140’da açıkça belirtildiği üzere, "zamanaşımı ileri sürülmezse, hakim bunu kendiliğinden gözönüne alamaz".
Bir alacağın zamanaşımına uğraması yani alacağın "dava edilebilme" niteliğini kaybetmesi için, "zamanaşımı süresi"nin geçmesi gerekir.
TBK'nun 146. maddesi
: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü içermektedir. TBK'nun146. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi genel bir süre olup, maddede de ifade edildiği üzere aksine bir hüküm bulunmadığı hallerde bütün alacaklar için geçerlidir. Aksine hükmün bulunduğu hallerden birisi bu maddeyi takip eden TBK'nun 146. maddesinde (BK'nun 126. maddesinde) düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki faturadan kaynaklı itirazın iptali davası olup, TBK'nun 146. maddesiyle alacak haklarının tabi olacağı genel zamanaşımı süresi on yıl olarak düzenlendiğinden ve taraflar arasında ticari ilişkiye ait faturaların 2019 yılından itibaren düzenlendiğinden davalının zamanaşımı itirazı yerinde değildir
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Dosya kapsamında bilirkişi raporlar alınmıştır. Anılan raporların incelenmesinde; İcra dosyasında davacının 1.794.892,88 TL asıl alacak ve 945.384,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.740.277,34 TL talep ettiği belirtilmiştir. Ancak asıl alacak tutarının tespiti noktasında, davalının konkordato projesinde davacıya 1.600.000 TL borcu kabul ettiği, davacının sunduğu davalıya ait son mizan kayıtlarında alacağın 1.685.256,58 TL gözüktüğü ve dosyada 1.685.000 TL'lik bir ikrar kaydının bulunduğu dikkate alınarak üç farklı brüt alacak alternatifi oluşturulmuştur.
Taraflar arasındaki ödemeler incelendiğinde, davalının 720.000 TL tutarında senet ödemesi gerçekleştirdiği ve konkordato projesi kapsamında toplam 97.499,97 TL değerinde 9 taksit ödediği tespit edilmiştir. Öte yandan davacının, davalı adına bankaya tahsile verdiği ödenmeyen bonolar için 108.332,65 TL ödeme yaptığı saptanmıştır. Belgelendirilmeyen 102.222,12 TL tutarındaki ödeme kaydı ile davacı tarafından talep edilen 794,52 TL ve 609,13 TL tutarındaki protesto masrafları belge sunulmaması sebebiyle hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Bu veriler doğrultusunda davacının bakiye asıl alacağı; seçilecek brüt alacak alternatifinden davalının yaptığı ödemelerin düşülmesi ve davacının davalı adına yaptığı ödemelerin eklenmesi yöntemiyle hesaplanmıştır. Buna göre davacının bakiye alacak tutarı Alternatif-1 için 890.832,68 TL, Alternatif-2 için 975.832,68 TL ve Alternatif-3 için 976.089,26 TL olarak bulunmuştur.
Son olarak, konkordato süresince faiz işlemeyeceği ilkesi gözetilerek temerrüt faizinin başlangıç tarihi konusunda mahkemenin takdirine bırakılan iki farklı varsayım üzerinden hesaplama yapılmıştır. Birinci varsayımda konkordatonun kısmen feshine ilişkin kararın kesinleştiği █████/2024 tarihi baz alınarak 6 günlük faiz hesaplanmış ve alacak alternatiflerine göre sırasıyla 7.573,93 TL, 8.301,26 TL ve 8.303,44 TL faiz tutarlarına ulaşılmıştır. İkinci varsayımda ise kısmi fesih kararının verildiği █████/2023 tarihi esas alınarak değişen oranlarda faiz işletilmiş ve bu durumda faiz tutarları sırasıyla 229.711,93 TL, 251.771,52 TL ve 251.837,71 TL olarak tespit edilmiştir. Rapor, tüm bu alternatifli hesaplamaların takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilerek sonuçlandırılmıştır.
Dosya kapsamında alınan ve mahkememizce de denetime elverişli ile hüküm kurmaya yeterli bulunan 16.12.2025 tarihli bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ticari defterlerin delil olmasına ilişkin amir hükümleri gereğince, tacirlerin yasalara uygun olarak tutmuş oldukları ticari defter kayıtları kural olarak kendi aleyhlerine delil teşkil eder. Davalının mizanındaki 1.685.256,58 TL borç kaydı kendi aleyhinde delil teşkil eder. Davacı taraf, her ne kadar davalının mizan kayıtlarında daha yüksek bir borç tutarı 1.687.251,02 TL bulunduğunu ileri sürmüş ise de, kendi ticari kayıtlarında uyuşmazlık konusu alacağını 1.685.256,58 TL olarak göstermiştir. Bir tacirin, bizzat kendi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı alacak miktarından daha fazlasını talep edebilmesi için, aradaki farkı başkaca yazılı ve kesin delillerle ispat etmesi yasal bir zorunluluktur. Somut olayda, davacı tarafça kendi defter kayıtlarını aşan miktara ilişkin dosyaya başkaca bir kesin delil ibraz edilmemiştir.
Bu itibarla, davacının/davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlarla bağlı olduğu, bu kayıtların davacı/davalı aleyhine kesin delil niteliği taşıdığı ve davacının kendi defterlerinde gösterdiği miktarın üzerinde bir alacak iddiasında bulunamayacağı anlaşıldığından; uyuşmazlığa konu brüt asıl alacağın tespiti bakımından bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan 3 numaralı alternatifin uygulanması ve davacının alacağının kendi ticari kayıtlarıyla sınırlı olmak üzere 1.685.256,58 TL olarak kabul edilmesi gerektiği hukuki ve vicdani kanaatine varılarak hesaplamaların bu bedel üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Davacının ihtarnamesi olmadığı görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesinde ise konkordatonun kısmen feshi düzenlenmiş olup bu madde uyarınca, kendisine karşı konkordato projesi kapsamında ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Kanun koyucu, kendisine karşı konkordato koşulları yerine getirilmeyen alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep ve dava etme hakkı tanımıştır (Altay vd., s. 402).
Konkordato alacaklısı bu yolla konkordato borçlusuna karşı açtığı davayla sadece kendisi yönünden konkordatoyu feshettirerek adeta ondan kurtulmakta, tasdik edilen konkordato ile birlikte ortaya çıkan ve belli özellikteki alacaklar için geçerli mecburilik sonucunu yine kendisi yönünden kaldırtarak eski hâle yani konkordato öncesine geri dönebilmektedir (Görgün vd., s. 682, 683).
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/e maddesi uyarınca, konkordato projesi kendisi yönünden ifa edilmeyen her alacaklı, konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak projeyi feshettirme hakkına sahiptir. Bu feshin hukuki mahiyeti, tasdik edilen konkordato ile ortaya çıkan ve belirli alacaklar için geçerli olan mecburilik sonucunu alacaklı yönünden ortadan kaldırarak tarafları konkordato öncesindeki hukuki duruma geri döndürmektir. Bu aşamada, taraflar arasındaki hukuki ilişki adeta konkordato süreci hiç yaşanmamış gibi en başa dönmekte ve borçlu, projenin kendisine sağladığı tüm imtiyaz ve korumalardan yoksun kalarak asıl borcun tamamından sorumlu hale gelmektedir. Ancak sürecin hiç yaşanmamış kabul edilmesi ve alacağın asli niteliğine kavuşması, borçlunun temerrüt faizi bakımından kendiliğinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi (ve mülga 818 sayılı BK’nın 101. maddesi) uyarınca, muaccel bir borcun borçlusunun mütemerrit sayılabilmesi için alacaklının usulüne uygun bir ihtarı şarttır. Temerrüt olgusu hukuk sistemimizde ya usulünce çekilmiş bir ihtar ile ya da davanın açılması ile gerçekleşmektedir. Bu yaklaşıml, konkordatonun feshi ile sürecin en başına dönülmüş olsa dahi, alacaklı tarafından borçluyu mütemerrit kılacak somut bir ihtarname sunulmadığı müddetçe, davacının dava tarihinden öncesine ilişkin işlemiş faiz taleplerinin reddi gerekmektedir.
- Yemine ilişkin meselenin değerlendirilmesi;
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanunun 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Kanun Md. 226).
Somut olayda; davalı tarafa davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi noktasında yemin delili hatırlatılmış ve yemin deliline dayanmamıştır.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih ███████-295 Esas, ████████ Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari kayıtlarla ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
-Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede:
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı)
Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., █████████ K.; 10.04.2002 tarihli ve ███████-282 E., ████████ K.; 27.04.2005 tarihli ve ███████-286 E., ████████ K., 21.10.2015 tarihli ve ███████-2415 E., █████████ K., 01.03.2017 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Açıklanan gerekçeler ışığında davalı kötü niyetli görülmediğinden aksi ise davalı tarafça ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının; 976.089,26 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
2-İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca 976.089,26 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 66.676,58-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 33.095,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.580,88-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 1.282,30-TL'nın davalıdan, bakiye 2.317,70-TL'nın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 33.095,70-TL peşin dava harcı olmak üzere toplam 33.523,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yapılan posta, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret 15.165,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 5.401,77-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 152.413,39-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince davanın ret olunan kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 264.986,33-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!