Anahtar kelimeler: Omurilik Vekilili Davatazminat Devrilmesine Ltdştinden Seyahat Otobüsün Çarparak Ltdşti Hasara

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:TazminatDAVA TARİHİ
:█████/2014KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilili dava dilekçesinde özetle, ... adına kayıtlı aracın ... Sigorta tarafından ... nolu poliçe ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ve ... ... tarafından trafik sigortası ile sigorta teminatı altına alındığını, ... yönetimindeki ... Turizm Seyahat. Ltd.Şti. ve ... ....... Ltd.Şti.nden fiili olarak çalışan ... plaka sayılı otobüsün 30.9.2005 tarihinde ... yönetimindeki ve ... adına kayıtlı ... Plakalı araca çarparak devrilmesine sebebiyet vererek maddi ve manevi hasara sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli ve ağır kusurlu bulunduğunu, ... plakalı sayılı araçta yolu olarak bulunan ve Almanya'dan seyahat için Türkiye ye gelen ...'ın ağır yaralandığını, şu anda omurilik zedelenmesi ile boyundan aşağı felçli olarak başkalarına bağımlı şekilde yaşadığını, müvekkilinin Almanya'da ... sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu ve bu sigorta şirketi tarafından tüm masraflarının ve zararlarının karşılandığını, şu anda tüm masraflarının 221.958,00 YTL olduğundan bahisle bu miktarın tahsili ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Turizim Seyahat Organisazyan Tic A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu kaza ile hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkili şirketin davaya konu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plaka sayılı aracın ne işleteni ne de maliki olduğunu, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağında belirtilen kusur oranını kabul etmediklerini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddine yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Turizim Tic Seyahat Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davada, █████/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı şirketin sigortalısı ...'ın yaralanması nedeniyle tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığı, ... Sigorta A.Ş ve ... A.Ş den ödeme almış olmalarına rağmen sarfedilmiş tüm tedavi giderlerinin karşılanmadığı iddiası ile müvekkili şirketten 221.958,00 TL ödenmesini talep ettiğini, ancak açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu kaza ile ilgili bulunmadığını, davaya konu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plaka sayılı aracın işleteni ve maliki olmadıklarını, haksız ve mesnetsiz davanını husumet yönünden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosyanın safahati
:-Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, Kapatılan ... Mahkemesinin ... karar sayıl ve █████/2012 tarihli kararı ile davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████████ esas ██████████ karar sayılı ve █████/2014 tarihli ilamı ile; "... Emniyet Müdürlüğü'nün 21.09.2006 tarihli yazısından, otobüsün maliki ...'un işyeri adresi olarak “... Turizm, Otogar İçi/...” adresini bildirdiği, 30.09.2005 tarihli kaza tespit tutanağının olayın anlatıldığı bölümünde, davalıların ilgilisi bulunduğu otobüsün ... Turizm firmasına ait olduğunun belirtildiği, 01.06.2005 tarihli otogar kontrol noktası tutanağında, ... plakalı otobüsün ... firmasına ait olduğunun yazılı bulunduğu, kiralık taşıtın hangi şirketin taşıt belgesine kayıtlı olduğunu gösteren yetki belgesinde de aynı plakalı otobüsün ... Seyahat Taşımacılık A.Ş.'nin taşıt belgesine kayıtlı bulunduğunun belirtildiği, yine aynı araçta yolcu olan tanıkların da ... Turizm'e ait araçla seyahat halinde iken kazanın meydana geldiğini bildirdikleri, hatta otobüsün sürücüsü davalı ...'nun dahi olay tarihinde sürücülüğünü yaptığı aracın ... Turizm'e ait olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu deliller incelenip karar yerinde değerlendirilmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan bilgi ve belgelerin, gerekirse yurt içi taşımacılık konusunda uzman sektörden bir bilirkişi aracılığı ile incelenip değerlendirilmesi ve davalılardan unvanı ... esas unsurlu olan şirketlerin, zarardan sorumlu bulunup bulunmadıklarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile bozulmakla, dosya Mahkememizin 2014/... esas sırasına kaydedilmiş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.-Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın gerçek kişi davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, karar yukarıda aktarılan gerekçe ile bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkememizce yapılan tahkikat kapsamında getirtilen kayıtlar ile bozma öncesi dosyaya girmiş bulunan tüm kayıtlar birlikte incelendiğinde, araca ilişkin yetki belgesi sahibinin dava dışı ... ... AŞ olduğu, bu şirketin davalı şirketlerden ayrı bir tüzel kişiliği bulunup davalılarda bağlantısı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bozma kararını veren Yüksek Mahkemenin ilamlarında da belirtildiği üzere mecburi dava arkadaşlığı dışında davaya dışarıdan davalı ithali mümkün olmayıp eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusu olup mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bozma kararı kapsamında gerekli araştırmalar yapılmış ve yukarıda özetlendiği üzere davalı şirketlerin kazaya neden olan araçla ilgisi bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce verilen ilk hüküm, yalnızca davacı tarafça temyiz edilmiş olmakla, aleyhine hüküm kurulan davalılar yönünden kesinleşmiştir. Bozma ilamı da yalnızca, aleyhine hüküm kurulmayan davalılara yönelik olup, bozma sonrası tahkikat davacının temyizi üzerine, gerçek kişi davalılar dışındaki diğer davalılara yönelik olarak yapılmıştır. Bu kapsamda, kesinleşen ilk hükmün kısmı aynen alınmış, bozma kapsamındaki kısma ilişkin ise yeniden davanın reddine karar verilmiştir. Bu kapsamda, bozma sonrası yargılama giderleri, aleyhlerine verilen hükmü temyiz etmeyen ve haklarında verilen ilk hüküm kesinleşen gerçek kişi davalılar üzerinde değil, hükmü temyiz eden ve temyiz sonrası da davası reddedilen davacı üzerinde bırakılmış ve Davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile 221.958,00 TL'nin 30.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. Bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. İstanbul Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.Bozma ilamında özetle; "Davacı taraf ödediği tedavi giderlerinden kazaya karışan araçların sürücü, malik, işletenleri olduğunu iddia ettiği davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece 6111 sayılı kanun yönünden bir irdeleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece; yukarıdaki düzenlemeler ve somut olay ışığında; davacı tarafın faturaya dayalı olarak ödediği tedavi giderlerini talep ettiği ve yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri davanın konusunu oluşturduğu, husumetin re'sen göz önüne alınması gereken bir husus olmasına göre mahkemece, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek, uzman doktor bilirkişiden davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri de denetlenecek şekilde yapılan tedavilerin sigortalının yaralanmasının mahiyeti ile uyumlu olmadığı da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması ile davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderler var ise, davalı zarar sorumlularının sorumlu tutulması ve bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Sonuç olarak yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına" gerekçesi ile bozulmakla, dosya Mahkememizin ████████ esas sırasına kaydedilmiş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dahili davalı SGK vekili █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkili kurum aleyhine olan talepleri haksız ve yersiz bulduğunu, kurumiçi yazışmalarının devam ettiğinden yazışmalar tamamlandığında dosyaya beyanda bulunma ve dava konusu ile ilgili bilgi ve belgeleri sunma haklarının saklı tutulduğunu, Davanın, Türkiye'de meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan Almanya vatandaşı olan ve orada sigortalı olan davacının sigortalısının tedavi giderlerinin Alman Sağlık Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, Dolayısıyla öncelikle davacının taleplerinin Türkiye ile Federal Almanya arasında 30.04.1964 tarihinde imzalanan ve 02.11.1984 tarihinde revize edilen, revize değişikliği 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Sözleşmesi kapsamına girip girmediği yönünden incelenmesi gerekmekte olup anılan sözleşmeye dayalı davalara bakma görevinin İş mahkemelerine ait olduğunu, ayrıca kurumun, SGK benzeri bir kurum olduğunu, hukuksal niteliğinin araştırılmasını talep ettiklerini, bu nedenle huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine eklenen 3 ve 4. fıkralar gereği Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce kuruma başvuru zorunluluğu olduğunu, davacı kuruma başvuru zorunluluğunun yerine getirmeden huzurdaki davayı açtıklarını, iş bu nedenle de dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, bunun dışında kalan kişiler bakımından ise KTK’daki zamanaşımı düzenlemesi uygulanamayacağını, huzurdaki dosyada davalı olarak yer alan müvekkili kuruma, trafik kazası yani haksız fiilden değil, KTK kapsamı dışındaki bir kanuni düzenleme uyarınca SGK'ya yüklenen tedavi giderleri ödeme yükümlülüğünün dolayısıyla dava açıldığını, müvekkili kurum bakımından uzatılmış zamanaşımının uygulanmaması gerektiğini, bu nedenle KTK 109/3. Maddesinde yer alan rücuya ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğundan davanın müvekkili kurum yönünden zamanaşımı bakımından reddini talep ettiklerini beyan ederek ve "Türk vatandaşı olup; trafik kazası nedeniyle yurtdışında tedavi görmesi gereken kişilerin tedavi masraflarının nasıl karşılanacağı ise; Kurum tarafından yayımlanan “Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri” konulu 2012/5 sayılı genelgenin 1. maddesinin beşinci fıkrasındaki “T.C. uyruklu kişilerin yurt dışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir.” şeklinde düzenleme ile açıklığa kavuşturulmuştur. Burada kastedilen tedavi masrafı T.C. uyruklu kişinin trafik kazası nedeni ile yurtdışında yapılması gereken tedavileridir. Yoksa yurtdışında yaşayan ve yaşadığı ülke mevzuatına göre sigortalı olan kişiler için yurtdışında yapılan tedavi masrafları değildir. Yabancı uyruklu olan davacının sigortalısının, tedavisinin de yabancı ülkede sürdürdüğü anlaşıldığından tedavi giderlerinin SGK'dan tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Tedavisi ülkemizdeki sağlık hizmeti sunucularında yapılamayan hastaların belirli bir usule uygun gönderilmesi halinde karşılanmaktadır. T.C uyruklu kişilerin dahi yurt dışı tedavi giderleri SUT hükümleri gereği sevk edildiği takdirde karşılanmaktadır. Davacının müvekkil kurumdan olan taleplerini tümden kabul etmemekle birlikte, tedavi giderlerine ilişkin evraklar incelendiğinde birtakım gider kalemlerinin tedavi gideri olarak kabul edilemeyecek giderler olması halinde, bu gibi kalemlerin bilirkişi marifetiyle incelenerek tedavi gideri olarak kabul edilemeyecek giderlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Örneğin yabancı ülke sigorta prim kesintileri, emeklilik kesintileri, vergi kesintileri vb. yine müvekkil kurumun bakıcı, ulaşım, ilaç, pansuman ve diğer bakım giderlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu giderlerin müvekkilden istenmesi mümkün değildir. Yine müvekkil kurum tacir olmadığından reeskont avans faiz istenmesi imkansızdır, kabul etmiyoruz." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davanın öncelikle görev ve dava şartı yokluğu, hak düşürücü sürenin dolması, zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine ve davacının sigortalısı için özel sağlık sigortası kapsamında ve yurtdışında gerçekleşen tedaviler için ödemiş olduğu tedavi masraflarından müvekkil Kurum yasal olarak sorumlu olmadığından, bunun dışında kalan bakıcı, tedavi masrafı ve yol giderlerinden de müvekkil Kurum sorumlu olmadığından açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2022 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; 1-Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı yönünden; 30.09.2005 tarihinde trafik kazasında yaralanması sonrası Türkiye ve Almanya’da tedavi olan ...’a; a)Türkiye ve Almanya’da yapılan tetkik ve tedavilerin kazadaki spinal yaralanması ile illiyetli ve tıbben uygun olduğu, b)Kişinin Türkiye’deki sağlık kurumunda acil durumunun giderildiği, kişinin Türkiye’de tedaviyi reddederek kendi isteği ile Almanya’ya giderek tedavisine devam ettiği, Almanya’daki tetkik ve tedavilerinin acil olmadığı, elektif(planlı )tedaviler olduğu, c) Dosya içeriğindeki davacının ...’ın kazada yaralanması ile ilgili ödediğini belirttiği 88.360,89 Euro belgeli giderinin; 1)76.646,20 Euro kısmı ...’ın kazada yaralanmasından dolayı sağlık kurumları ve evde tedavi, tıbbi malzeme, bakım, bakım için yardımcı malzemeler ve ulaşım giderleri ile ilgili tedavi giderleri olduğu, b) 11.714,69 Euro kısmı sigortacılık işlemleri ile ilgili giderleri olduğu, tedavi gideri olmadığı, 2- Sosyal Güvenlik yönünden değerlendirme;Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü’nün 07.02.2012 tarih 2012/5 sayılı trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri genelgesinin 5 maddesinde; Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli kurumca karşılanmayacağı ve SUT; 1.5.1 - Özel sevk kurallarına tabi olan kişilerin sağlık hizmeti sunucularına müracaat işlemleri (3) (Değişik:RG-18/1/2016-29597)(45) Acil haller dışında sözleşmesiz özel sağlık hizmeti sunucularından alınan sağlık hizmeti bedelleri Kurumca ödenmeyeceği ve ... Devlet Hastanesi ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilmiş, bu tedavilerine ilişkin giderler kurumumuz tarafından karşılanmış olmakla kurumumuzun kanunlarla kendisine yüklenen sorumluluk yerine getirilerek tamamlanmış olduğu ve Davacının sigortalısı yabancı ülke vatandaşı olduğu ve 2918 sayılı kanunun 98. Maddesi “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır” hükmünde olup, maddede Kurum tarafından karşılanacağı belirtilen tedavi masrafları Türkiye’de üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmeti bedeli kurum tarafından karşılanmış olduğu ve Bunun dışında yurtdışında çalışan ve çalıştığı ülke mevzuatına göre sigortalı olan kişilerin yurtdışında yapılan tedavi masrafları 2918 sayılı yasanın 98. Maddesi çerçevesinde kurumun sorumluluğunda bulanmadığı ve Söz konusu madde kapsamında yurt dışında yapılacak olan tedavileri kapsamadığı ve Trafik kazalarına bağlı tedavi giderleri konulu 2012/5 sayılı Kurumumuz Genelgesi 1. maddesinin beşinci fıkrasında; "Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır." Denilmekte olduğu ve Mevzuat uyarınca yabancı uyruklu olan davacının sigortalısının, tedavisinin de yabancı ülkede sürdürdüğü anlaşıldığından tedavi giderlerinin SGK'dan tahsiline ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve Sayın mahkeme 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderler var ise, davalı zarar sorumlularının sorumlu tutulması ve bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine, istenmiş olmakla ,Dosya içeriğindeki davacının ...’ın kazada yaralanması ile ilgili ödediğini belirttiği 88.360,89 Euro belgeli giderinin ve 76.646,20 Euro kısmı ...’ın kazada yaralanmasından dolayı sağlık kurumları ve evde tedavi, tıbbi malzeme, bakım, bakım için yardımcı malzemeler ve ulaşım giderleri ile ilgili tedavi gideri ve 11.714,69 euro kısmı sigortacılık işlemleri ile ilgili giderlerinden SGK sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2023 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; 1-Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı yönünden;31.12.2022 tarihli değerlendirmelerimin geçerli olduğu,30.09.2005 tarihinde trafik kazasında yaralanması sonrası Türkiye ve Almanya’da tedavi olan SevimKılıç’a;a)Türkiye ve Almanya’da yapılan tetkik ve tedavilerin kazadaki spinal yaralanması ile illiyetti ve tıbbenuygun olduğu,b)Kişinin Türkiye’deki sağlık kurumunda acil durumunun giderildiği, kişinin Türkiye’de tedaviyi reddederek kendi isteği ile Almanya’ya giderek tedavisine devam ettiği, Almanya’daki tetkik vetedavilerinin acil olmadığı, elektif(planlı )tedaviler olduğu,c) Dosya içeriğindeki tedavi gideri ile ilgili belgeler incelendiğinde; 88.360,89 Euro belgeli giderinin;1)76.646,20 Euro kısmı ...’ın kazada yaralanmasından dolayı sağlık kurumları ve evde tedavi,tıbbi malzeme, bakım, bakım için yardımcı malzemeler ve ulaşım giderleri ile ilgili tedavi giderleri olduğu,b) 11.714,69 Euro kısmı sigortacılık işlemleri ile ilgili giderleri olduğu, tedavi gideri olmadığı, 2- Sosyal Güvenlik yönünden değerlendirme;Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü’nün 07.02.2012 tarih 2012/5 sayılıtrafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri genelgesinin 5 maddesinde; Yabancı uyruklu kişilerin trafikkazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavihizmetlerinin bedeli kurumca karşılanmayacağı ve SUT; 1.5.1 - Özel sevk kurallarına tabi olan kişilerin sağlık hizmeti sunucularına müracaat işlemleri (3) (Değişik:RG-18/1/2016-29597)(45) Acil haller dışındasözleşmesiz özel sağlık hizmeti sunucularından alınan sağlık hizmeti bedelleri Kurumca ödenmeyeceği ve... Devlet Hastanesi ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndegerçekleştirilmiş, bu tedavilerine ilişkin giderler kurumumuz tarafındankarşılanmış olmakla kurumumuzun kanunlarla kendisine yüklenensorumluluk yerine getirilerek tamamlanmış olduğu ve Davacının sigortalısı yabancıülke vatandaşı olduğu ve 2918 sayılı kanunun 98. Maddesi “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlıhastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri,kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar içinbelirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafındankarşılanır” hükmünde olup, maddede Kurum tarafından karşılanacağı belirtilen tedavi masraflarıTürkiye’de üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduklarısağlık hizmeti bedeli kurum tarafından karşılanmış olduğu ve Bunun dışında yurtdışında çalışan ve çalıştığıülke mevzuatına göre sigortalı olan kişilerin yurtdışında yapılan tedavi masrafları 2918 sayılı yasanın 98.Maddesi çerçevesinde kurumun sorumluluğunda bulanmadığı ve Söz konusu madde kapsamında yurtdışında yapılacak olan tedavileri kapsamadığı ve Trafik kazalarına bağlı tedavi giderleri konulu 2012/5sayılı Kurumumuz Genelgesi 1. maddesinin beşinci fıkrasında; "Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarınabağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavihizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır." Denilmekte olduğu ve Mevzuat uyarınca yabancıuyruklu olan davacının sigortalısının, tedavisinin de yabancı ülkede sürdürdüğü anlaşıldığından tedavi giderlerinin SGK'dan tahsiline ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve Sayın mahkeme 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderler var ise, davalı zarar sorumlularının sorumlu tutulması ve bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine, istenmiş olmakla ,Dosya içeriğindeki davacının ...’ın kazada yaralanması ile ilgili ödediğini belirttiği 88.360,89 Euro belgeli giderinin ve 76.646,20 Euro kısmı ...’ın kazada yaralanmasından dolayı sağlık kurumları ve evde tedavi, tıbbi malzeme, bakım, bakım için yardımcı malzemeler ve ulaşım giderleri ile ilgili tedavi gideri ve 11.714,69 euro kısmı sigortacılık işlemleri ile ilgili giderlerinden SGK sorumlu olmadığı yönünde sonuç ve kanaatine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli celse ... Talimat sayılı dosyasında:- Davalı ... (TC....) beyanında; "... plakalı araç benim üzerime kayıtlı görünüyordu ancak gerçekte ortağım olan üç kardeş ...'a aitti, gelir gider masraf ve herşey onlara aitti ve bu otobüs ... Turizm şirketinde çalışmaktaydı, ... Turizm adına işletiliyordu ve onun adına çalışıyordu, herhangi bir kira sözleşmesi yoktu, komisyon ile çalışıyordu" dedi.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2024 tarihli 16 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dışı ...' ın 30.09.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak Davacı tarafından belgelendirilen tedavi masraflarının yukarıda açıklanan Genelgeler ve Danıştay Kararı göz önüne alındığında, SGK hariç diğer davalıların sorumluluğunda olamayacağı, Davalı ... Kurumu açısından sorumluluğu kapsamında kalıp kalmadığı hususunda ise; Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanamayacağı, Sayın Mahkemenizce SGK tarafından tutarların karşılanması yönünde karar alınacak ise de Danıştay 15.Dairesinin █████████ Esas numaralı davanın oy çokluğuyla verilen kararı sonucunda tedavi giderlerinin S.U.T. Hükümlerine göre değil, tamamından sorumlu olacağı hususunda sonuç ve kanaatine varıldığı hususunu; yerinde olacağı hususunda görüş ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2025 tarihli 11 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Tüm husus ve delillerin takdir ve değerlendirmesi ile Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; Dava dışı ...' ın 30.09.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak Davacı tarafından belgelendirilen tedavi masraflarının yukarıda açıklanan Kanun, Genelgeler ve Danıştay Kararı göz önüne alındığında, SGK hariç diğer davalıların sorumluluğunda olamayacağı, ancak Davalı ... Kurumu açısından sorumluluğu kapsamında kalıp kalmadığı hususunda ise; herhangi bir resmi sevk işlemi yapılmadan, gerek 5510 sayılı kanun gerek ise diğer mevzuatlar açısından yurt dışında görülen tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanamayacağı, Sayın Mahkemenizce SGK tarafından tutarların karşılanması yönünde karar alınacak ise de Danıştay 15.Dairesinin █████████ Esas numaralı davanın oy çokluğuyla verilen kararı sonucunda tedavi giderlerinin S.U.T. Hükümlerine göre değil, tamamından sorumlu olacağı hususunda sonuç ve kanaatine varıldığı hususunu; yerinde olacağı hususunda sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; iş bu davanın trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda "davacının araca biniş noktası, davalı tarafların ticari kayıtları incelenerek, araç maliki ile bir sözleşme bulunup bulunmadığı ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler irdelenerek KTK'daki düzenlemeler de göz önüne alınarak kazaya karışan aracın işletilmesinin davalı ... unvanlı şirketler tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin değerlendirilmesi" amacıyla araştırma yapılmış ise de kaza tarihi nazara alındığında ilgili kayıtların imha edildiği, mahkememizce yapılan her türlü araştırma neticesinde aracın işletilmesinin davalı ... unvanlı şirketler hangisi tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti mevcut delil durumu itibariyle tespit edilememiştir.Yargılama devam ederken yürürlüğe giren 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ... Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.Yukarıdaki düzenlemeler ve somut olay ışığında; davacı tarafın faturaya dayalı olarak ödediği tedavi giderlerini talep ettiği ve yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri davanın konusunu oluşturduğu, husumetin re'sen göz önüne alınması gereken bir husus olmasına göre SGK'nın davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunduğu, mahkememizce doktor ve sgk uzmanı bilirkişilerden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile davaya konu tedavi gideri zararından yargılama sırasında değişin mevzuat gereğince SGK haricindeki diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, SGK sorumluluğu yönünden resmi sevk işlemi yapılmadan yurt dışındaki tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiş olup bilirkişi raporunun denetime açık karar vermeye elverişli ve dosya kapsamına en uygun düzenlenen rapor olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiş anılan rapor doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce verilen hükmün yargılama sırasında değişen mezuat gereği verildiği anlaşılmakla davacının davayı açarken haklılık durumu nazara alınarak davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.6100 sayılı HMK'nun150/1 maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Yasanın 150/5 maddesi uyarınca ise, İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.6100 sayılı HMK’nın 331/son maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu HMK’nın 323 ilâ 333. maddelerinde açıklanmıştır.Vekalet ücreti hususu ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 7/1. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre; görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olmakla birlikte davanın esasına ilişkin olarak verilmiş bir karar olarak kabul edilemez. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifenin III. Karar ve ilam harcı bölümünün 2/a fıkrası uyarınca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekecektir.HMK'nın 150/5. maddesi hükmü gereğince; işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve Mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Hukuksal durum bu olunca da davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Somut olaya gelindiğinde; Davalı ... yönünden Mahkememizin █████/2023 tarihli celsede, tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle HMK 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin █████/2023 tarihli dosyanın yeniden işleme konulması talebi ile dosyamızın █████/2023 tarihinde yeniden işleme konulduğu, davacı vekilinin █████/2026 tarihli celsede davalılardan ... aleyhine açılan davayı takip etmediğini, bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmekle, Davalı ... yönünden açılan davanın davacı tarafından takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... yönünden açılan davanın davacı tarafından takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına,2-Diğer davalılar yönünden davanın reddine,3-732,00-TL karar harcının peşin alınan 2.996,50-TL den düşümü ile kalan 2.264,50-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 520,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,5-Davalı .... Şti. tarafından yapılan 520,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ne verilmesine,6-Davalı .... tarafından yapılan 520,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... verilmesine,7-Yargılama sırasında değişen mevzuat gereği hüküm verildiğinden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır