Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Düzelterek Bam Yazildiği Başkan Katip İstenmiş Üye Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
KARAR NO
: ████████ ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
ESAS NO
: ████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından ... parsel sayılı taşınmazların satıldığını, taşınmaz bedelinin ödendiğini, ancak daha sonra davalı tarafından Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açılarak Özelleştirme Kanunu'nun 37.maddesi bahane edilerek taşınmazların tapu kaydının iptal ettirildiğini ve taşınmazların davalıya iadesine karar verildiğini, müvekkilinin taşınmazların alınması için bir takım masraflar yaptığını, kredi kullandığını, bunun faizini ödemek zorunda kaldığını ve taşınmazların elinden çıkması sebebiyle karlı bir yatırımdan mahrum olduğunu belirterek ıslah isteminde bulunarak tapu kayıtlarının iptali nedeniyle uğradığı 333.426.000,00 TL zararın temerrüdün gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın devrine ilişkin işlemin Danıştay 13. Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla mülkiyetin devri suretiyle özelleştirme yapılmasının mümkün olmadığından bahisle iptal edilmesi üzerine, taşınmazın tapu kaydının iptali için müvekkil tarafından Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada tapu iptal ve tescil davasında kabul karar verildiğini, davalının masraf talebine ilişkin davasının ise açılmamış sayıldığını, verilen kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiğini, ancak mülkiyetin müvekkil kuruma geçmediğini, taşınmaz üzerinde ipotek ve kamu kurumlarının hacizlerinin bulunduğunu, mülkiyet ve zilyetliğin halen davacıda olduğunu, davacının ticari faaliyetine devam ettiğini, taşınmazların rıhtım ve iskele vasfında olduğunu, üzerinde başkaca şekilde tasarruf edilmesinin mümkün olmadığını, arsa niteliğinde bulunmadığını, bu sebeple talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, yargı kararı doğrultusunda iptal işleminin gerçekleştiğini, sözleşmenin 5 Maddesinin 3. fıkrası gereği alıcı davacının müvekkilinden satıcıdan kaynaklanmayan nedenlerle tapu devrinin gerçekleşmediği takdirde taşınmaz bedelinin iade edileceğini, alıcıdan faiz, gecikme bedeli, vb. herhangi bir hak talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşme hükmü gözetilerek taşınmazın güncel bedelinin talep edilemeyeceğini, müvekkile kusur atfedilmesinin mümkün bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tapu kayıtları, taraflar arasında görülen tapu kaydının iptali ve tescili davası, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalı tarafın, mülkiyetindeki bir takım taşınmazların satımına ilişkin olarak yönetim kurulu kararı alındığı, bu karar kapsamında dava konusu taşınmazları da satışa sunduğu, davalının tabi olduğu mevzuata aykırı satış yapıldığından bahisle davalı aleyhine idari yargıda açılan davada henüz davacıya satışı yapılmayan taşınmazların satışının yapılmaması yönünde yürütmeyi durdurma kararı bulunmasına rağmen satışı gerçekleştirdiği ve satım bedelini tahsil ederek tapuların devrini sağladığı, daha sonra satışın mevzuata aykırı şekilde yapıldığı yönünde Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı dosyasında da açtığı dava sonucu taşınmazların davacı adına olan kayıtlarını iptal ettirdiği ve kendi adına tescillerin sağladığı, davacı, taşınmazların satım sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat talep ettiği, taraflar arasındaki satım sözleşmesi, başta geçerli şekilde doğmuş olup davacı, kararlaştırılan satım bedelini ödemiş, davalı da tapuda devirleri sağlayarak tasarrufu işleminin tamamlandığı, ancak davalı, anılan taşınmazların satımı yönünde yürütmenin durdurulması kararı varken mevzuata aykırı şekilde satışı gerçekleştirmiş, bu durumu davacıdan gizlemiş, sonradan da açtığı dava sonucu davacının taşınmazların tapu kayıtlarının iptalini sağladığı, davacının bir kusuru olmaksızın akdin ifası olanaksız hale geldiği, davacının talep edebileceği tazminat, akdin ifasının imkansızlığı nedeniyle gerçek ve güncel zarar olarak değerlendirildiği, başka bir ifadeyle, taşınmazların elinden çıktığı tarih itibariyle mal varlığındaki kayıp, anılan tarih itibariyle güncel değerlerinin karşılığı olacağı, somut uyuşmazlıkta, davalının açtığı dava sonucu tapu iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibariyle taşınmazların mülkiyetinin davacıdan çıkmış, davalı mal varlığına geçmiş olduğu, mahkemenin karar tarihi, mülkiyetin değişikliği bakımından kurucu nitelikte bulunduğu, bu kararın tapuda tescili, açıklayıcı olup bu durum karşısında, davacı adına kayıtlı taşınmazların kaydının iptalinin kesinleştiği tarih itibariyle güncel değerlerinin tazminat olarak hüküm altına alınması gerekeceği, davacının taşınmazı kullandığı iddiası, bu davanın konusu olmadığı dikkate alınmadığı, taşınmazların arsa değerleri, tapu iptal kararının kesinleştiği █████/2018 tarih itibariyle bilirkişi kök ve ek raporunda 333.426.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça davalıya keşide edilen Ankara 17. Noterliği'nin █████/2018 tarih 05059 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile 5 günlük ödeme süresinin verildiği, verilen süreye göre ödeme tarihinin █████/2018 tarihinde sona erdiği ve ertesi gün yani █████/2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile, 333.426.000,00 TL alacağın █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; dava tarihi itibariyle mülkiyetin davacıda olması nedeniyle davalı idareye mülkiyet geçmeksizin bu tarih belirtilerek rayiç bedel talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yargı kararını yerine getirmekle yükümlü olan davalının kusuru bulunmadığını, davacı talebinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların rıhtım ve iskele vasıflı liman olmasına karşın arsa olarak değerlendirildiğini, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, davacının iyi niyetten yoksun bulunduğunu, müspet zarar istemenin mümkün olmayacağını, zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulama alanı bulmadığını, benzer bir davada ret kararı verildiğini, sözleşmenin 5 Maddesinin 3. fıkrası gereği alıcı davacının müvekkilinden satıcıdan kaynaklanmayan nedenlerle tapu devrinin gerçekleşmediği takdirde taşınmaz bedelinin iade edileceğini, alıcıdan faiz, gecikme bedeli, vb. herhangi bir hak talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşme hükmü gözetilerek taşınmazın güncel bedelinin talep edilemeyeceğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; yolsuz tescil nedeniyle verilen tapu iptali ve satıcı adına tescil kararı üzerine davacı alıcının satım bedeli ve uğradığı güncel zararın tespiti hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı adına kayıtlı taşınmazın davacıya yürütmenin durdurulması kararına rağmen satıldığı yolsuz tescil nedeniyle davalı tarafından açılan tapu iptali ve tescili davası sonucunda davalı adına tapunun iptal edildiği, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davalı adına tescil edilmiş bulunması karşısında; davacı ile davalı arasındaki tapu sicil müdürlüğünde resmi şekilde yapılan satışın geçerli olmadığı, mahkeme kararı ile taşınmazı elinden alınan davacının zararını tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kuruma ait taşınmazın █████/2007 tarih ve ██████ sayılı Yönetim Kurulu kararı ile devrine karar verilmiş, █████/2007 tarihinde devir işlemi gerçekleşmiştir. ... Sendikası tarafından Danıştay 13.Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile davalı idare aleyhine açılan dava ile; “ 12 Nisan 2007 tarihinde yapılan TCDD taşınmaz satış ihalesi ile bu işlemin dayanağı olan davalıya ait taşınmazların satış ve değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğin iptali; 5335 sayılı kanunun 32.maddesinin iptali için Anayasa mahkemesine başvurulması ve yürütmenin durdurulması” talep edilmiştir. Danıştay 13.Dairesi 07.12.2007 tarihli kararı ile; 5335 sayılı yasanın 32.maddesininAnayasa aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, satışa ilişkin de yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13.01.2011 tarih ve ███████-███████ E,K sayılı kararı ile;5335 sayılı kanununu 32.madddesinin 1.fıkrası iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, Danıştay 13.Dairesinin █████/2011 tarih ve █████████ Esas,█████████ karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazların satışına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir.İptal kararında; “07.04.2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5335 sayılı Bazı kanun ve kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair kanunun 32.maddesinin birinci fıkrası Anayasa mahkemesinin 13.01.2011 gün ve E:███████,K:███████ sayılı kararıyla; “bir kamu iktisadi kuruluşu olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün taşınmazlarının özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller yasada düzenlenmeyerek, bu konuda yönetim kurulunun yetkili kılınmasını öngören kural, Anayasa nın 47.maddesine aykırıdır. gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesince ve Danıştay tarafından verilen kararlar üzerine :Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile davacı alıcı aleyhine Tapu İptali ve Tescili davası açılarak , aynı davada alıcı tarafça karşı dava olarak şirketlerinin uğradığı zararın talep etmiştir. Bu mahkemenin █████/2013 tarih ve ███████ Karar sayılı ilamıyla hem tarafların davasının reddedildiği, temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesi ██████████ Esas,█████████ karar sayılı ilamı ile tescilin yolsuz olduğunun kabulü gerektiği belirterek asıl davanın kabulüne karar verilmesi, karşı davadaki talepler bakımından da makul karşılanabilecek masrafların istenebileceği gerekçesiyle Bakırköy 2.Asliye Hukuk mahkemesinin kararı bozulduğu, bozma üzerine Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████Esas, ████████ karar sayılı ilamı ile tapu iptal ve tescil kararı verilmiştir. Karar 23.05.2018 de kesinleşmiştir.
Taraflar arasında başlangıçta geçerli olarak satım sözleşmesi kurulmuş, taşınmaz davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen, tescilin yolsuz tescile dönüştüğü satıcı davalının iradesi dışında tapu iptal tescil kararı verildiği, mahkeme kararı ile taşınmazın davacının elinden alınması söz konusu olup davacı sözleşmeye konu taşınmazın davalı satıcı adına yeniden tescil edilmesi nedeniyle ödediği satım bedelinin güncel değerini ve yapmış olduğu masrafları eldeki bu davada talep etmiştir.
TMK 1024/2 Maddesi ‘’ Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.’’ Şeklindeki hüküm ile yasa maddesinden anlaşılacağı üzere gerçek hak durumuna uymayan tescil yolsuz tescildir. Yolsuz tescil halinde yapılan tescil işlemi geçersiz olup düzeltme yapılıncaya kadar iyiniyetli kişilerin kazandıkları ve her türlü tazminat hakları saklıdır. Yargıtay kararlarına göre geçersiz veya hükümsüz hale gelen taşınmaz satış sözleşmelerinde çoğunlukla taşınmazın güncel piyasa değerinin belirlenmesi esas alınmaktadır.
Uyuşmazlık; davacının ödediği satım bedelinin güncel değerini talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir.
Davaya konu taşınmaz davalı kurumun yönetim kurulu kararı ile █████/2007 tarihinde davacıya satılarak tescil edilmiştir. Ancak daha sonra dava dışı ... sendikası çalışanları tarafından açılan dava sonucu █████/2007 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Tescil tarihinde önce bağıtlanan satım sözleşmesi tarihi ise █████/2007 olup davacı ve davalı Danıştay’a açılan yürütmeyi durdurma talepli davadan haberdar olup satım sözleşmesinin 5 maddesinin 3. Fıkrasında TCDD ve alıcıdan kaynaklanmayan nedenler başlıklı ‘’TCDD ve alıcıdan kaynaklanmayan nedenlerden dolayı tapu devri gerçekleşmediği takdirde gayrimenkul bedelinin tamamı alıcıya iade edilecek olup alıcı TCCD den faiz, gecikme bedeli vb. herhangi bir hak talebinde bulunmayacaktır.’’ Şeklindedir.
Satım sözleşmesindeki bu madde hükmünden yola çıkarak iptal sebebi alıcı davacının kusurundan mı, davalı idarenin işleminden mi, hukuki imkansızlıktan mı kaynaklandığı hususunun tartışılması gerekir. Satıcının sonradan keyfi davranışı ile değil yargısal kararla Anayasaya aykırılık nedeniyle satım sözleşmesi başlangıçta geçerli iken geçersiz kalmıştır. Satıcının keyfi davranışı , malın tesliminden kaçınması hileli davranışının söz konusu olmadığı , satıcının kusurunun bulunmadığı, alıcının zararını, taşınmazın güncel değerini talep edemeyeceği tarafların sözleşme ile riski önceden görerek düzenlediği, işlem iptal edilirse yalnızca verilen bedelin iade edileceği sözleşmedeki bu madde ile tarafların alacak borç ilişkisinin tasfiye biçimini önceden belirlediği, gözetildiğinde riskin alıcı tarafından peşinen kabul edildiği, tarafların tacir olduğu sözleşme serbestisi kapsamında yer alan bu hüküm geçerli olduğu kabul edilerek herkesin aldığını aynen iade edeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece sözleşmenin 5 /3 fıkrasındaki düzenlemeyi tartışmadan karar vermesi doğru olmamıştır.
Dairemizce yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, davanın tarafları arasındaki sözleşmenin 5/3. maddesinde öngörülen düzenleme gereği tapu devrinin satıcıdan kaynaklanmayan nedenle gerçekleşmediğinin kabulüyle, satış bedelinin aynen iadesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Buna göre sözleşme gereği davacı tarafından ödenen 23.500.000,00TL satım bedelinin davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekillinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile istinaf itirazları dikkate alınarak mahkeme kararının açıklanan sebeplerle düzeltilmek suretiyle HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar ve █████/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile,
23.500.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemine reddine,
b)Harçlar Kanunu gereğine alınması gerekli 1.605.285,00TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c)Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.291.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi, posta giderinden oluşan 7.312,15 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında hesap edilen 515,36 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
f)Davacı tarafından yatırılan 5.695.077,5‬0TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
g)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 4.155.260,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ğ)Davalı tarafından yapılan 480,00TL yargılama giderinin 446,17TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzeride bırakılmasına,
h)Taraflarca yatırılan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!