Anahtar kelimeler: Caizse Harçlık Tabiri Ustası Aşde Veremeyecek Kimya Deneyimsizliği Satımdan Zor

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ....
DAVALI
: 1-...
2- ... -...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 2023 yılından itibaren ekonomik olarak zor duruma düştüğünü ve tabiri caizse çocuklarına harçlık dahi veremeyecek duruma geldiğini, müvekkilinin sanayi ustası olduğunu, eğitim seviyesinin yetersizliği, ticari hayata ilişkin deneyimsizliği ve dava konusu şirketin işlerine ilişkin deneyimsizliği ile ekonomik olarak zor durumda bulunmasından faydalanılarak ... Kimya A.Ş.'de bulunan %20 hissesinin davalılar tarafından 700.000,00-TL gibi aşırı ucuz ve komik bir rakama devir alındığını, davalılar tarafından müvekkiline şirketin zor durumda olduğu, hiç bir kar elde etmediği ve batmaya doğru gittiği, her ay zarar yazdığı ve şirketin kar etmediğinin sürekli olarak müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin zor durumundan, düşüncesizliğinden ve deneyimsizliğinden faydalanılarak davalılar tarafından aşırı yarar sağlandığını, müvekkilinin 2023 yılının Aralık ayında şirket hisselerini devretmesinin akabinde 2024 yılı Aralık ayında davalılar tarafından şirketin değerlemesi yapılarak Fonangels üzerinden %10 hissesinin 7.500.000,00-TL üzerinden fonlandığını ve sonuç olarak şirketin %10 hissesi 8.298.338,00-TL olarak fonlandığını, şirket hisselerinin müvekkilinden alındığı rakam dikkate alındığında davalıların aşırı yarar sağladığının ispatlandığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alamadıklarından bahisle öncelikle davalıların müvekkilinin alacağını konusuz bırakmak için mal kaçırmasını engellemek için davalılar aleyhine ayrı ayrı 20.000,00-TL ihtiyati haciz konulmasını, dava konusu ... Kimya A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz, taşınır mal ve banka hesaplarına tedbir konulmasını, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulü ile gabine dayalı olarak edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesine yönelik her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL'nin davalı ...'dan, 500,00-TL'nin davalı ...'ndan işleyecek faizi ile birlikte alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın mesnetsiz, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarının soyut iddialardan ibaret olduğunu, pay devri işleminin ve sözleşmesinin müvekkillerinden ... ile davacı arasında yapıldığını, bu nedenle müvekkili ...'na husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Yaşar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, eldeki davada hak düşürücü sürenin 1 yıl olduğunu, bu nedenle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, bu konuna emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, davacı iddialarının doğru olmadığını ve gabinin hiç bir unsurunun oluşmadığını, █████/2023 tarihinde %10'lik hisse değerinin 136.000,00-TL olan hissenin değerinin █████/2023 tarihinde 7.500.000,00-TL olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı iddialarının birbiri ile çeliştiğini, davacının tacir olduğunu ve TTK uyarınca basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, basiret kuralları gereği bir tacirin deneyimsizlik yada düşüncesizlik içinde bulunamayacağının yerleşik içtihatlarda kabul edildiğini, açılan davanın maddi menfaat elde etme üzerine açılmış bir dava olduğunu, neticeten haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkilleri yönünden ayrı ayrı reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Taraflar arasında düzenlenen █████/2023 tarihli hisse devir sözleşmesi, ... Kimya Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Karar Defteri örneği, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğünü kayıtları, Kayseri 4. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, taraflar arasındaki yazışmaların dökümleri, vergi dairesi kayıtları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, tanık beyanları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu hakkında ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda: pay senetlerinin devri ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenmiş olan hisse devri sözleşmesinde devri yapan ... tarafından 'Pay senetlerini ciro ederek teslim ettim' şeklinde beyanda bulunulduğu, devir alan ... tarafından 'Yukarıda devir edenin beyanında yazılı hisseyi, ciro edilmiş pay senetleri ile birlikte devir aldım' şeklinde beyanda bulunulduğu, bu doğrultuda senetlerin zilyetliğinin de devredildiğinin tespit edildiği, bu kapsamda yapılan hisse devrinin gerektirir şartları sağladığının tespit edildiği, davaya konu hisselerin toplam adedinin 272.000 adet olduğu, davaya konu şirket hisseleri toplamının 1.360.000 adet olduğu, şirketin toplam hisselerinin █████/2023 tarihi itibariyle değerinin 4.009.529,31-TL olduğu, davacının devir ettiği şirketin %20 hisse (272.000 adet hissenin) değerinin devir tarihi █████/2023 itibariyle 801.905,86-TL olduğu, noterde yapılan devir senedine göre de devir bedelinin 272.000,00-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, dava dışı şirketteki hisselerin devrine ilişkin sözleşmenin gabin nedeniyle hükümsüzlüğüne dayalı olarak alacak talebine ilişkindir.
Davacı mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde dava dışı ... Kimya A.Ş'nin % 20 oranında ortağı iken davalıların, davacının deneyimsizliği, tecrübesizliği v içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak şirketteki hisselerini satın aldığını, bu nedenle hisselerin gerçek değerinin belirlenerek uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Açılan davada "gabin" hukuki sebebine dayanıldığından konuya ilişkin mevzuat kapsamında açıklama yapılmasında yarar vardır.
Gabin (aşırı yararlanma) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) aşırı yararlanma başlıklı 28. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemeye göre; "(1) Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. (2) Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." şeklinde ifade edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 28. maddesinin 2. fıkrasına göre aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu bir sözleşmede zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmaktan kurtulmak ya da oransızlığın giderilmesini sağlamak istiyorsa, bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her iki durumda da sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıllık hak düşürücü süreler içinde kullanabilecektir. Maddenin 2. fıkrasında, bir yıllık sürenin sözleşmenin kurulduğu tarihten değil, öğrenme veya zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlaması kabul edilmiştir. Ayrıca, zarar görenin sözleşmeyle bağlı olmama iradesini diğer tarafa açıklayabileceği beş yıllık azami (mutlak) bir süre öngörülmüş ve bu sürenin başlangıcı bütün durumlarda sözleşmenin kurulduğu tarih olarak benimsenmiştir (Turgut Uygur ; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara 2013, C. 1, s. 325-326).
Edim ile karşı edim arasında bir oransızlık (nispetsizlik) bulunduğu, çok düşük olan karşı edim için, çok yüksek bir edim veya bunun aksine çok yüksek bir karşı edim için, düşük bir edim taahhüt olunduğu takdirde aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilir (Kenan Tunçomağ, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1, İstanbul, 1976, s. 380).
Ancak, edimler arasında mevcut olan her açık oransızlık aşırı yararlanmayı meydana getirmez. Zira sözleşme hukukunda geçerli olan irade özerkliği ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri gereğince, taraflar sözleşmenin şartlarını dolayısıyla edim ve karşı edim arasındaki denge ve oranı diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Kanun, bu konuda edimler arasında bulunması gereken denge ve oran hususunda objektif bir ölçü koymuş değildir. Yalnız, taraflardan biri karşı tarafın içinde bulunduğu zayıf durumdan yararlanarak onu sömürmek isteyebilir. İşte aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlık, taraflardan birinin diğerinin içinde bulunduğu durumdan yararlanmak suretiyle gerçekleştirilmelidir. Kanun koyucu TBK'nın 28'inci maddesi düzenlemekle sözleşmede zayıf olan tarafa, edimler arasındaki değer ilişkisini gözden geçirme ve şartları gerçekleşmişse aşırı yararlanmaya dayanarak sözleşmeyi iptal etme ya da edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme imkânı vermiştir (Fikret Eren; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2024, s.478).
Türk Hukuk Lûgatında da gabin (aşırı yararlanma); “Karşılıklı edimler içeren bir sözleşmede, edimler arasında açık bir orantısızlık varsa, bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden yararlanılarak gerçekleştiği takdirde zarar gören durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını öbür tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliği öğrendiği; zor durumda kalmada ise durumun ortadan kalkmasından başlayarak bir yıl içinde, her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” Şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 90).
Bu durumda aşırı yararlanma (gabin) durumunun varlığını kabul için gerekli koşullar iki tanedir. Bunlar edimler arasında aşırı oransızlık ve karşı yanın özel durumundan yararlanmadır. Şu hâlde, sadece aşırı oransızlık yetmez. Aşırı yararlanmada edimler arasındaki oransızlığın karşı yanın şahsında var olan durumların istismarından doğmuş olması gerekir.
Objektif unsur olarak edimler arasındaki aşırı oransızlık (nispetsizlik) aşikâr olmalı, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır. Bu hususu saptarken hâkim, edimin sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değerini esas almak zorundadır. Sübjektif unsur olarak aşırı oransızlığın (nispetsizliğin), karşı yanın özel durumundan bilerek yararlanma sonucu doğması gerekir. Karşı yanın özel durumu, onun darda kalması (müzayakası), hafifliği (hiffeti) veya tecrübesizliği hâlinde ortaya çıkar. Bu hâller yasada sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan aşırı yararlanmanın varlığından söz edebilmek için darda kalma, hafiflik ve tecrübesizliğin birlikte bulunmasına gerek yoktur, bu hâllerden bir tanesinin gerçekleşmesi bile öbür koşullar da varsa yetişir (Kenan Tunçomağ, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1, İstanbul, 1976, s. 381-383).
Zarar görenin darda kalması hâli (müzayakası), zor durumda kalması, sıkıntılı olma parasızlık anlamındadır. Bu durum ekonomik (maddi) veya şahsi nedenlerden kaynaklanabilir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de zor durumda kalma hâlinde olabilirler. Kanun maddesinde amaçlanan düşüncesizlik (hiffet) bir kişinin genel karakter olarak hafif düşünce ve yapıda olmasını değil, somut olayda yapılan sözleşme yönünden özen göstermeme ve düşüncesizlik hâlini ifade eder. Bu itibarla zarar gören tarafın, belirli bir konuda eksik yetenekli olması veya uzağı görememesi, yaptığı sözleşmenin sonuçlarını gereği gibi düşünememesi TBK'nın 28. maddesi anlamında düşüncesizliktir. Tecrübesizlik (deneyimsizlik) zarar gören kişinin genel hayat ve iş tecrübelerindeki noksanlığını ifade eder. Burada sömürülen tarafın genel bir tecrübesizliği değil, sadece yapılan sözleşmeye ilişkin yeterli bilgi ve deney noksanlığı söz konusudur.
Diğer taraftan gabinden söz edebilmek için karşı tarafın, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ve tecrübesizliğinden bilerek yararlanmış olması, açık nispetsizliğin bu yararlanma başka bir ifadeyle sömürme kastı sonucu bulunması gerekir. Eğer taraf, bu zaaftan yararlanma fikriyle hareket etmemişse diğer unsurlar gerçekleşmiş olsa bile gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/6-906 esas ████████ karar sayılı ilamı)
Somut olayda davacı, davalı ...'na da husumet yöneltmiş ise de dosya kapsamına getirtilen belgelere göre davacının hissesini █████/2023 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiği, ...'na davacı tarafından her hangi bir hisse devri yapılmadığı, bu davalı yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı, █████/2023 tarihli hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ... Kimya A.Ş'deki 272.000 paya karşılık gelen %20'lik hissesini, davalı ...'a 272.000,00-TL bedelle satmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde, hissenin devir tarihi █████/2023 olup davanın █████/2024 tarihinde açılması nedeniyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun savunmuştur. Davacının arabulucuya başvuru tarihi █████/2024'tür. Ancak TBK 28/2 maddesinde zarar görenin bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği veya zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlayacağının düzenlendiği, dosya kapsamına göre davacının iddia ettiği deneyimsizliğinin yahut zor durumun ortadan kalktığı tarih tam olarak belli olmadığından ve 1 yıllık sürenin dolması ile arabulucuya bavşuru tarihi arasında 3 günlük bir süre bulunduğu da göz önünde bulundurulduğunda davacının eldeki davayı hak düşürücü süre içerisinde açtığının kabulü gerekmiş ve işin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davacı açmış olduğu davada davalın şirketin zor durumda olduğu, hiçbir kar elde etmediği şeklinde yanıltıcı bilgi verdiğini, ancak Fonangels üzerinden 2024 yılı Aralık ayında yapılan fonlamada şirketin %10 hissesinin 7.500.000,00-TL üzerinden fonlandığını ve sonuç olarak şirketin %10 hissesinin 8.298.338,00-TL fonlandığını, şirketin hissesinin kendisinden 700.000,00-TL'ye devralındığını, 2023 yılından beridir devam eden mevcut enflasyon, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyalarına konu dolandırılma olayları ve Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasına konu iş kazasından kaynaklı olarak içinde bulunduğu zor durumdan faydalanılarak şirket hisselerinin aşırı düşük bedelle satın alındığını ve uğramış olduğu zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce ... A.Ş'ye yazılan müzekkereye verilen █████/2024 tarihli cevapta, ... Kimya A.Ş'nin █████/2024 tarihinde 8.298.338,00-TL olarak fonlandığı, fonlama kampanyalarında şirket değerlemesinin girişimin 5 yıllık hedeflerini tutturması dahilinde gelinecek projeksiyona göre belirlendiği bildirilmiştir. Dinlenen tanık beyanları ve müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde, anılan kitle fonlama işleminin, şirketin o anki mevcut değerinin belirlenmesi niteliğinde olmayıp ileriye dönük projeleri, gerçekleştirmeyi planladığı ticari faaliyetleri, finansal analiz ve değerleme sonuçlarına göre hedeflerini tutturması ihtimaline dayalı olarak yapılan bir değerleme işlemi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının hisse devir tarihi █████/2023, kitle fonlama tarihi █████/2024'tür. Dolayısıyla devirden yaklaşık 1 yıl sonra fonlama şirketi tarafından ortaya konulan ve geleceğe dönük yatırımlar dikkate alınarak belirlenen değerin, davacının iddia ettiği gibi şirketin mevcut hisse değerini gösteren veriler olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Gabinin Sübjektif Şartı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları getirtilip incelenmiştir. Davacı ...'a ait işyerinde çalışan ... isimli kişi tarafından █████/2024 tarihinde işyerinde meydana gelen kaza sonucu gözünden yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, ...'ın bu dosyada davalı olarak yer aldığı görülmektedir. Davacı açılan bu davadan dolayı zor durumda olduğu zamanda hisselerinin satın alındığını ileri sürmüş ise de hisse devir tarihinin █████/2023, iş kazası tarihinin █████/2024 olduğu, dolayısıyla devirden yaklaşık 6 ay sonra meydana gelen iş kazası sebebiyle davacının zor durumda olduğu ve gabinin şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyecektir.
Bir diğer gabin sebebi olarak ileri sürülen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma ve ...soruşturma sayılı dosyalarının UYAP kayıtları getirtilip incelenmiştir. ... soruşturma sayılı dosyasına konu eylem tarihi █████/2024, ...soruşturma sayılı dosyasına konu eylem tarihi ise █████/2024'tür. Görüldüğü üzere bu dosyalara konu eylem tarihleri de hisse devir tarihinden sonradır. Bu olaylardan dolayı davacının zor durumda olduğu ve hisselerini fahiş ucuz bir bedele davalıya sattığı iddiasının kronoljik olarak dayanağı bulunmamaktadır.
Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiştir. Tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ve davalı ...'ın daha önceden dava dışı şirkette aynı anda ortak oldukları, gelişen bir kısım olaylar üzerine davalı ...'ın davacıya hisselerini kendisine devretmesini teklif ettiği, davacının bu teklifler üzerine hissesini davalıya sattığı, davacının şirketten hariç kendisine ait iş yerinde yangın çıktığı, ayrıca davacının abisinden kalan borçları sebebiyle sıkıntıda olduğu ve bu dönemde devrin yapıldığı belirtilmiş ise de bu iddiaların dava dilekçesinde yer almaması, iddianın genişletilmesine davalının muvafakatının bulunmaması nedeniyle tanıkların bu beyanlarının dinlenemeyeceği, basiretli bir tacir olan davacının her ticari işletmede ortaya çıkabilecek olumsuz gelişmelerden bahisle gabin iddiasına dayanamayacağı, yine davalı ...'ın davacıyı şirketin ekonomik durumu ile ilgili olarak yanlış bilgilendirdiğine dair yazılı bir delil yahut tanık beyanını bulunmadığı, netice itibariyle davacının devir tarihinde TBK 28 maddesi uyarınca zor durumda olduğunu, devrin deneyimsizlik veya tecrübesizliği sebebiyle gerçek kıymetinden daha az bir bedele yapıldığı iddiasını ispat edemediği, böylelikle sübjektif gabin şartının oluşmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Gabinin Objektif Şartı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Mahkememizce davacıya ait hisselerin hisse devir tarihi olan █████/2023 itibariyle gerçek değerinin ne kadar olduğu hususunda bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre █████/2023 tarihi itibariyle davacıya ait %20 oranındaki hissenin değerinin 801.905,86-TL olduğu hesaplanmıştır. Bu değer hesaplanırken şirketin kayıtlı taşınır ve taşınmaz tüm mallarının gerçek değerleri dikkate alınmıştır. Hisse devir sözleşmesinde devir bedeli 272.000,00-TL olarak gösterilse de davacı dava dilekçesinde devir karşılığı olarak 700.000,00-TL aldığını belirtmiştir. Hisselerin gerçek değeri bilirkişi raporuna göre 801.905,86-TL olarak hesaplandığına göre edimler arasında aşırı bir dengesizlik bulunduğundan da bahsedilemeyecektir. Yine davacının davalıya yaptığı satıştan 23 gün evvel dava dışı...'a da %20 hissesini aynı bedelle sattığı da dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda gabinin objektif unsuru olan edimler arası aşırı dengesizlik şartının da somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmış, sübut bulmayan davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Dava dilekçesinde her bir davalıya karşı ayrı ayrı talep yöneltilmiş, ret sebepleri iki davalı yönünden de farklı gerekçelere dayandırılmıştır. Bu nedenle davalılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...'ın yaptığı 30,00-TL posta ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalı ...'na ödenmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!