Anahtar kelimeler: Tlsini Bahse Danışmanlık Ödemediğini Düşen İfa Alım Borcun Takibi İşi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen danışmanlık hizmetini fesih tarihine kadar eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalı şirketin hizmet alım ücretinin 16.803,63 TL'sini ödemediğini ve bu nedenle davalı hakkında bahse konu icra takibi yapıldığını, dava konusu borcun hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşme ilişkisinin varlığı ve müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu işi ifa edildiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, sözleşme konusu işin müvekkili tarafından ifa edildiğinden, davalı şirketin kendi edimini yerine getirmesi gerektiğinin de izahtan vareste olduğunu, davalının borcunu ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Çağlayan mahkemeleri olduğunu, davacının dayandığı sözleşme gereğince davacıdan alınan hizmet nedeniyle müvekkilinin yaptığı ödemenin davacının işbu dava ile talep ettiği hizmet bedelinden daha fazla olduğundan, işbu dava konusu hizmet bedelinin mahsubu ile bakiye miktarın ödenmesine karar verilmesi için davacı aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile █████/2020 tarihinde davacı aleyhine dava açtıklarını, davaların aynı hukuki ilişkiden kaynaklanması, iş bu davada talep edilen miktarın kendileri tarafından açılan davada alacaklarının mahsup edilmesinin istenilmesi, kendileri tarafından açılan dava tarihinin daha önce olması sebebiyle iş bu davanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalı ile davacının akdettikleri sözleşme gereğince davacı şirketten hizmet satın aldığını, bu kapsamda işçilerden ...'ın davacı şirket tarafından istihdam edildiği, iş akdi sona ermesini mukabil adı geçen işçilerin arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıklarla sonuçlandığı, davacının adı geçen işçilerin maaş ve kıdem tazminatı başta olmak üzere işçilik alacaklarını ödemediğini, adı geçen işçilerin bu defa müvekkili şirketi hasım göstererek arabuluculuğa başvurduklarını, müvekkili şirketin üst taşıyan olarak davacı ile müteselsil sorumlu olması sebebiyle işçilere ödemelerinin yapıldığı, müvekkilinin fatura bakiyesinden daha fazla işçilik alacaklarını ödemesine rağmen davacının fatura bakiyesini almakta ısrar ettiğini bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında, 01.01.2019 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 26.12.2019 tarihli ihtarname ile 31.01.2020 tarihi itibariyle feshedildiği, davacının davalıya sunulan danışmanlık hizmetine karşılık 16.803,63 TL alacağının bulunduğu iddiası ile alacağın tahsili bakımından davalı aleyhinde İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, davalının davacı ile aralarındaki sözleşmeye konu iş için çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarının tahsili için açtığı davalarda müteselsil sorumlulukları nedeni ile ödeme yapılması gerekeceğinden ve icra dosyasına ödeme yapılması halinde mükerrerlik olacağından takibe itiraz ettiği ve davanın reddi gerektiğini savunduğu, mali müşavir bilirkişi vasıtası ile yaptırılan inceleme neticesinde, her iki taraf ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasa hükümlerine uygun tutulup tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının ticari kayıtlarına göre davalıdan 16.803,63 TL alacaklı olduğunun, davalının ticari kayıtlarına göre davacıya 16.803,63 TL borçlu olduğunun tespit edildiğinin rapor edildiği, davalının, davacıdan alacağının olduğunu bunun takas mahsubunu istemiş ise de, davalının mahsubunu istediği alacağını başka mahkemede dava konusu yapmış olduğundan, bu talebinin kabul edilmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup süresinde tasdikleri yapılmakla yasal delil vasfı taşır oldukları, davacının alacak talebine konu faturaların davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, davacının lehlerine delil niteliğindeki ticari kayıtlarının talebini doğrular olduğu ve ayrıca davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının da davacı talebini teyit eder nitelikte olduğu gerekçesi ile davacının davasının kabulüne davalının İstanbul Anadolu 18 İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptali ile takibin 16.803,63 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren % 9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; İşbu dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 16.803,63.TL alacağı bulunduğu, ancak davalı tarafından davacının işçilerine arabuluculuk kapsamında yapılan 51.098,28.TL ödemenin mahsubundan sonra davalının davacıdan 34.294,67.TL alacağı kaldığının belirtildiğini, davacının dava konusu ettiği miktara göre, müvekkilinin davacıdan çok daha fazla alacağı bulunduğunu, süresinde verdiklerini cevap dilekçemizde, davacının talep ettiği miktarı, davacıdan olan alacağımızdan mahsup ettiklerini beyan ettiklerini, bu nedenle taraflarınca alacaklarından mahsup edildiği halde, takas mahsup talepleri nedeniyle davacı tarafından açılan işbu davanın reddi gerektiğini,10.01.2022 tarihli dilekçelerinin cevap dilekçesinin ıslahı olarak kabul edilmesini ve takas ve mahsup taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davacıdan 51.098,30.TL alacağından dava konusu 16.803,63.TL’nin takas ve mahsubu ile davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin de usul ve yasaya uygun olmasına rağmen kabul edilmediğini, taraflar arasında 26.02.2014 tarihli hizmet alımı sözleşmesi ve 01.01.2019 tarihli uzatma sözleşmesi bulunduğunu, her iki davanın da dayanağının bu sözleşme olduğunu, davacının iş bu davada, anılan sözleşmeye istinaden düzenlenen hakediş faturasının bedelini talep ettiğini, İstanbul 8.ATM’deki dosyada ise davalı taraf “aynı iş kapsamında davacının işçilerine ödemek zorunda kaldığı tazminatın (davacının işbu davaya konu ettiği fatura bedelini mahsup etmek kaydıyla) kalan bakiyesini talep ettiğini, müvekkilinin İstanbul 8. ATM’de açtığı davada, işbu dosyasındaki miktarı mahsup ederek kalan bakiye için dava açtığını, dosyalar birleştirilmediği için davalı müvekkilinin hem iş bu dava nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalabileceği, hem de kendi açtığı davada alacağından mahsup ettiği için davacıya 2 defa ödeme yapmış olacağını, ayrıca dosyalar birleşmediği taktirde davacı, dava konusu miktarı alabileceği gibi, davalı müvekkilinin İstanbul 8 ATM’deki davayı kazansa dahi davacıdan tahsil kabiliyeti güç olduğundan bir şey alamaması ihtimalinin söz konusu olduğunu, bu hususun da davalı müvekkilini bir kez daha mağdur edeceğini, bu nedenle aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan davaların birleştirilmesi gerekirken, bu talebin de usul ve yasaya uygun olduğu halde kabul edilmediğini, mahkemece inkar tazminatına hükmedilmiş ise de müvekkilinin dava konusu faturayı ve davacının alacağının tahakkuk ettiğini inkar etmediğini, aksine kendi alacağının daha fazla olduğunu beyan ederek takas ve mahsup talep ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, taraflar arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında verilen hizmet nedeni ile düzenlenen fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhinde 16.803,63 TL alacağın tahsili bakımından icra takibine geçildiği, ödeme emrinin █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın █████/2020 tarihinde yapıldığı, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için yasal bir yıllık süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
Taraflar arasında Danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, davalının dava dışı işçilere yaptığı ödeme nedeniyle takas mahsup talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Danışma Hizmetleri Sözleşmesinin 3.8 maddesi; "İşveren'de çalışan yüklenici personelinin ek bir hizmet talep edilmeksizin oluşabilecek her türlü fazla mesai (bayram, genel tatil, ek personel vb sebeplerle) oluştuğunda işverene fatura edilmeyecektir. İşveren ödeme yaptıktan sonra yükleneci, İş Kanunundan ve diğer mevzuattan doğan kıdem ve her türlü tazminatlardan personelin hafta tatili, genel tatil ve bayram mesailerinden, izinli personelin yerine çalışacak elamanının ücretinden sorumludur. İşverenden hiç bir hak ve talepte bulunamaz." hükmünü düzenlemektedir.
Sözleşmenin 3.9. Maddesi
:"Yıllık izinlerinden yüklenici sorumlu olacaktır."
3.10. Maddesinde de; "Yüklenici personelinin ücret, SGK, Muhtasar ve sair kamu ve özel kurumlara yapılacak ödemeleri ile işçilik haklarına ilişkin mevzuatın zorunlu kıldığı kıdem, bayram, genel tatil vs doğmuş olan tüm ödemelerini muntazam yapacaktır." hükmünü düzenlemektedir.
Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda, tarafların 2019-2020 yılı ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğunu ve defterlerin 6102 sayılı TTK 64.maddesi ve 213 sayılı VUK 221. maddesine göre sürelerinde usulüne uygun tasdik ettirildiği ve kendi lehlerine delil vasfı taşıdığının görüldüğü, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 16.803,63 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından, ödemesi ve defter kayıtları yapılan arabuluculuk ücreti ile işçi tazminatlarını için uygulanan hapis hakkının mahkemece kabul edilmesi halinde ise davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmayacağı gibi davalı defter kayıtlarına göre davalının 34.294,67 TL alacaklı duruma geldiği belirtilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine açılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası dosya ile açılan davada, davalının (iş bu davada davacı) işçilerine ve ayrıca arabulucuya ödediği toplam miktarın 51.098,28.TL olduğu ve söz konusu miktardan, davalının fatura bakiyesi olan 16.803,63.TL mahsup edildiğinde 34,294,65.TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinden bahisle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Dairemizin 04.11.2014 tarihli ve 3943 E.-6950 K; 08.12.2014 tarihli ve 5307 E.-790 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. HD'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı). Takas definin cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Davacının (davayı değiştirmeye) muvafakatinin açık (sarih) olması gerekir (m.141,2) Kanundaki (m.141,2) kullanılan "açık" ifadesi nedeniyle zımni muvafakat yeterli değildir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22 Baskı, sh 331).
Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının işçilerine ve ayrıca arabuluculuğa ödediği toplam miktar 51.098,28.TL olduğu, söz konusu miktardan, davacının fatura bakiyesi olan 16.803,63.TL mahsup edildiğinde 34.294,65.TL'nin davacı tarafından davalıya ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalının, davacının dava dışı işçileri tarafından açılan işçilik alacaklarına ilişkin davalarda verilen kararların icrası kapsamında yaptığını belirttiği ödemelerin davacının alacağından tenzil edilmesine yönelik talebin niteliği itibariyle takas savunması olarak kabulü gerekir.
6098 sayılı TBK'nun 139. maddesi uyarınca, takas yetkisinin kullanılabilmesi için alacağın muaccel olması şart olup; ifa edilebilirlik, bu yetkiyi kullanabilmek için yeterli değildir. Somut olayda, dava tarihi (19.08.2020) itibariyle davalının, dava dışı işçilere (24.06.2020 tarihli) ve arabulucuya (20.06.2020 tarihli) ödemelerin bulunduğu, dolayısıyla davalının dava tarihi itibariyle takasa konu olabilecek muaccel bir alacağının bulunduğu anlaşılmakla davalının takas savunmasının şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri gereğince davalı işverenin, davacı yüklenici personelinin işçilik alacağından iş mevzuatı kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında işçilere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davalı işveren tarafından dava dışı işçilere ve arabulucuya ödeme yaptığı ve bu kapsamda yaptığı ödeme miktarından davacının alacağının mahsup edilerek İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı da dikkate alınarak iş bu davada davalının takas definin kabul edilerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın REDDİNE,
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 202,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 529,05 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
e)Davalı tarafından yatırılan 860,88 TL bakiye karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
f)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 16.803,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 286,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 445,03 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davalı tarafından yatırılan 507,67 TL istinaf harçları ile 50,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 557,67 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,
6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran davalı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!