Anahtar kelimeler: Cismani Çarparak Bakıcı Yolcu Araca Almadığını Konumunda Plakalı Ölüm Sevk

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın kusurlu olarak, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarparak oluşan kaza neticesinde ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın yaralandığını, sigorta şirketinden maluliyetine ilişkin eksik bir ödeme aldığını, yine müvekkilinin tedavi süresinde %100 iş göremezlik durumu ve bakıcı giderine ilişkin herhangi bir ödeme almadığını, davalı trafik sigortacısının müvekkili bakımından giderilmemiş özellikle bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanması mümkün olmayan tedavi giderleri bakımından, anılan poliçe kapsamında temin edilen tedavi giderleri limitine kadar mesuliyeti bulunduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek şimdilik 50 TL kalıcı maluliyet tazminatı,50 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere 150 TL maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde, dava konusu kaza sebebi ile müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya maluliyeti nedeniyle, █████/2016 tarihinde %25 kusur ve %14 maluliyet oranları esas alınarak 9.104,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın ev hanımı olduğu ve geçici dönem bakıcı giderinin talep edildiği bir davada/başvuruda davacı tarafın gelirinin dahi bulunmadığı düşünüldüğünde, davacının geçici iş göremez olduğu bu döneme ilişkin olarak bir ücret karşılığında bakıcı tutmasının mümkün olmadığını, zira geliri dahi bulunmayan bir kişinin asgari ücret tutarında bir maaş ödeyerek bakıcı istihdam etmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olacağını beyanla aleyhlerine hüküm kurulmasına kanaat getirilmesi halinde, faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TAHKİKAT VE GEREKÇE:Dava; meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyete dayalı olarak maddi tazminat isteminden ibarettir.Mahkememizce dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun █████/2019-... karar sayılı raporunda;"...... ve ... kızı, 15.09.1965 doğumlu ...’ın 25.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre;Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait Sorunlar, Lomber 2 vertebra posterior eleman kırığı (Pedikül- lamina- artiküler proçes, transvers proçes) Tablo 1.7’e göre %5 olduğu, Lomber 3 vertebra posterior eleman kırığı (Pedikül- lamina- artiküler proçes, transvers proçes), Tablo 1.7’e göre %5 olduğu, Lomber 5 vertebra posterior eleman kırığı (Pedikül- lamina- artiküler proçes, transvers proçes), Tablo 1.7’e göre %5 olduğu, Balthazard formülüne göre:%14.2 dolayısıyla;1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği" yönünde oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür.Dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurum Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2019 tarihli raporunda ;"..A)-Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu,B)-Sürücü ...'in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu,C)-Davacı yolcu ...'ın %10 (yüzde on) olduğu" yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.Dosya kapsamına alınan 17.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"..25.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalının %15 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın;A)TEDAVİ GİDERLERİNE İLİŞKİN OLARAK;Tetkik, tedavi ve ilaç masraflarının dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmış olduğu,2) Davacı ...'ın dava konusu olay nedeniyle yol masraflarının yasal faizi hariç toplam 231,66 TL olduğu,B)GEÇİCİ VE İŞ GÜCÜ KAYBI ZARARINA İLİŞKİN OLARAK;a)Davacının ödeme tarihindeki verilere göre geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar toplamının zararının (983,11 + 5.332,68) = 6.315,79 TL. olarak belirlendiği, buna karşın davalı tarafından 9.104,00 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının ödeme tarihindeki verilere göre karşılanmış olduğu,b)Davacının günümüze kadar bilinen verilere göre geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar toplamının 9.802,97 TL olarak belirlendiği, buna karşılık davalı tarafından yapılanı ödemenin güncel tutarının 12.316,34 TL olduğu, bu durumda davacının günümüze kadar bilinen verilere göre belirlenen maddi zararının da ödemenin güncel tutarı ile karşılanmış olduğu,c)Yukarıda tespit edilen hususlara göre davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının gerek ödeme tarihindeki verilere gerekse günümüze kadar bilinen verilere göre davacı tarafından yapılan ödeme ile karşılanmış olduğundan davacının işbu dava kapsamında talep edilebilir geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararını söz konusu olmayacağı,C)BAKICI GİDERİ ZARARINA. İLİŞKİN OLARAK;Davacının geçici bakıcı gideri zararının z 382,05 TL olduğu,D)SORUMLULUK VE TEMERRÜT TARİHİNE İLİŞKİN OLARAK:a)Davacının yukarıda belirlenen tedaviye bağlı yol giderleri ile bakıcı gideri zararlarını poliçe limitleri içinde kaldığı,b)Dosya münderecatına göre davalı bakımından en erken temerrüt tarihinin 17.10.2016 olarak belirlendiği,c)Sigortalı aracın kullanım amacırnın hususi gözükmesi karşısında avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.Dosya kapsamına alınan 02.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"..25.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalının %15 kusur oranındakisorumluluk durumuna göre davacı ...'ın;A)TEDAVİ GİDERLERİNE İLİŞKİN OLARAK;Değişiklik gerektirmeyen ilk raporda belirlendiği gibi;1) Tetkik, tedavi ve ilaç masraflarının dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafındankarşılanmış olduğu,2)Davacı ...’ın dava konusu olay nedeniyleyol masraflarının yasal faizi hariç toplam = 231,66 TL olduğu,B)GEÇİCİ VE İŞ GÜCÜ KAYBI ZARARINA İLİŞKİN OLARAK;A)Ödeme Tarihindeki Verilere Göre;a)Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait%14 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 7.502,67 TL. olarak belirlendiği,B)Davalı tarafından ise davacıya 9.104,00 TL ödeme yapıldığı buna göre de ödeme ile ödemetarihindeki verilere göre belirlenen zararın karşılanmış olduğu,B)Sayın Mahkemece ödeme borcun sona ermediğinin ve ödemenin kısmı ifayı içerirmakbuz kabul edilmesi halinde;Günümüze kadar gerçekleşen veriler esas alınarak belirlenen zarar tutarından, ödemeningüncel tutarın tenzili sonucu davacının;Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait%14 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının = 7.074,11 TL. olarak belirlendiği,C)BAKICI GİDERİ ZARARINA İLİŞKİN OLARAK;Davacının geçici bakıcı gideri zararının = 382,05 TL olduğu,D)SORUMLULUK VE TEMERRÜT TARİHİNE İLİŞKİN OLARAK;a)Davacının yukarıda belirlenen tedaviye bağlı yol giderleri ile bakıcı gideri zararlarını poliçe limitleri içinde kaldığı,b)Davacının ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararı 7.502,67 TL olarak belirlenmesinekarşın davalı tarafından 9.104,00 TL ödeme yapıldığı buna göre davalı tarafından (9.104,00 -7.502,67)= 1.601,33 TL fazla ödeme yapılmış olduğu,Sayın Mahkemece fazla ödeminin davacının tedavi ve bakıcı gideri zararından tenziledileceğinin kabulü halinde ise davacının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddizararlarının tamamının davalı tarafından yapılan ödeme ile karşılanmış olacağı,b)Dosya münderecatına göre davalı bakımından en erken temerrüt tarihinin 17.10.2016olarak belirlendiği,c)Sigortalı aracın kullanım amacının hususi gözükmesi karşısında avans faizi talebine ilişkintakdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.Mahkememizce davacının aldığı ödeme sonrasında davalıdan talep edebileceği bir tutar kalmadığından davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekilinin İstinaf talebi üzerine BAM 9. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile;".. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalının zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken kusuru oranında sorumlu olduğu tutar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Kabule göre de Mahkemece hükme esas kusur raporunda davacının traktörde nizamlara aykırı şekilde yolculuk yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü kendi yaralanması üzerinde alt düzey tali (%10) kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %15, davacının yolcu olduğu dava dışı araç sürücünün ise %75 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Oysa davacı kaza sırasında traktörde yolcu konumunda olup kusuru bulunmamaktadır. Traktör ve römorku yolcu taşımaya müsait olmayan araçlar olup ancak Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre belli şartlarda belli sayıda yolcu taşımasına izin verilmektedir. Bu durumda davacının yolcu taşımaya müsait olmayan araçta yolcu olduğu anlaşılmakla davacıya verilen kusurun müterafik kusur olduğu değerlendirilmemiş olması da doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016 /18287 E. - █████████ K. sayılı ilamı).O halde mahkemece yapılması gereken; Kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olup kusuru olamayacağı gözetilerek kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi için ek kusur raporu alınması, bilaharare aktüerya bilirkişisinden tam kusur üzerinden tazminat hesaplanması için rapor alınması ile davacının müterafik kusuru tartışılarak varsa belirlenen tazminattan müterafik indirimi yapılarak (usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır..."gerekçesi ile kaldırılarak Mahkememize tevzi olmuş, ████████ esasına kaydedilmiş ve yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Mahkememizce BAM kaldırma kararı öncesinde , ödeme tarihinde davalı tarafça, davacı zararlarının fazlasıyla giderilmiş olduğu, bu sebeple davacının davalıdan talep edebileceği bir tutar kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verildiği, ancak kaldırma kararında açıkça kusur yönünden yeniden inceleme yapılması ve ek rapor alınması, buna göre de yeniden aktüer hesap yapılması gerektiğinin açıklandığı, Mahkememizce 18.07.2025 tarihli tensip zaptı ile öncelikle kusur incelemesine yönelik ara karar kurulduğu, ancak davacı tarafça eksik gider avansının tensip zaptıyla verilen 2 haftalık kesin sürede tamamlanmadığı, sonrasında davacı tarafça adli yardım talebinde bulunulduğu, Mahkememizin 25.09.2025 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, anılan karara yasal süresinde itiraz edilmediği gibi yine eksik avansın da ikmal edilmediği ve davanın takipsiz bırakıldığı, 23.12.2025 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.01.2026 tarihli yenileme tensip zaptı ile davacı vekiline bu kez sistemde bulunan mevcut avansların da düşülmesi ile detaylıca hesaplanan ve sonuçları da açıklanan yeni bir kesin süre verilerek eksik bilirkişi ücretinin ikmaline ilişkin ara karar kurulduğu, ancak son celse tarihi olan 28.04.2026 tarihine kadar dahi eksik avansın ikmal edilmediği, kaldırma kararından ve yapılacak işlemlerden, anılan ilamın ve tensip zaptının tebliğ tarihi olan 23.07.2025 tarihi itibari ile haberdar olan davacı tarafın son celse tarihi olan 28.04.2026 tarihi arasında geçen süreye rağmen eksik gider avansını ikmal etmediği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, önceki kararı istinaf edenin de davacı olduğu ve kaldırma kararının davacı lehine verildiği, ancak davacı tarafça aradan geçen süreye rağmen masrafların ikmal edilmediği ve bu sebeple kusura ilişkin BAM ilamında belirtildiği şekilde inceleme yapılamadığı, anılan inceleme teknik bir inceleme olduğundan Mahkememizce resen inceleme de yapılamayacağı, bu durumda davacının zararının karşılandığına ilişkin Mahkememizin önceki tespitinin aksine yeni bir raporla hesaplama ve incelemenin de yapılamadığı anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafın yatırdığı 31,40-TL'nin mahsubu ile arta kalan 700,60-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 150-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır