Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Esaskarar Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Menfi Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin karşı taraf şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak evrak olarak davalı alacaklı tarafın çek vasfında olmayan evrakın taraflarınca alakası olmayan fatura ve Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı ibraz edildiğini, müvekkilinin il dışında bulunması nedeniyle mevcut takibe itiraz edememesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, davalı alacaklının haciz işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafa tebliğ olunan ödeme emrinde ... D.İş Esas-... D.İş Karar nolu dosyada vekalet ücretinin 4.700,00 TL, █████/2023 tarihli fatura ve karşılığında alınan 575,00 TL tutarlı ........ seri nolu ........ çeki 575.000,00 TL, D.İş dosyasındaki ihtiyati haciz masrafı 1.192,90TL, █████/2024- █████/2024 işlemiş faiz belirttiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan ihtiyati haciz kararında borçlu tarafın müvekkili şirket olmadığını, bu nedenle takip dayanağı kararının müvekkili ile bir ilgisinin bulunmamasına karşın müvekkili firma da ihtiyati haciz talebinde belirtilen diğer alacak kalemlerinden sorumlu tutularak dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini, ödeme emrinin bu noktada hatalı ve sakat bulunduğunu, 575.000,00 TL tutarlı fatura ve çek bedelinden müvekkilinin sorumluluğuna gidilmek istenildiğini, bu durumda hatalı olduğunu, davalı/alacaklı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe dayanak olarak konulan çekin, çek vasfında bulunmadığını, huzurda bulunan davada ispat külfetinin davalı/alacaklı üzerinde bulunduğunu, davalı taraf kötüniyetli olup, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla müvekkilinin uğraması muhtemel telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete uygun teminat bedeli karşılığında Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen tedbir kararının devamına, olmadığı takdirde ise mahkeme tarafından takdiren teminatsız olmadığı takdirde ise uygun bir teminat karşılığında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya kapsamında yapılacak tahsilatın alacaklı tarafa ödenmemesine, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosya kapsamında borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilin dava dışı ........'ndan olan alacağına ilişkin olarak keşidecisi davacı ........ olan ........ Kahramanmaraş Şubesine ait keşide yeri Kahramanmaraş, keşide tarihi 25.01.2024 olan 575.000,00 -TL bedelli çekin müvekkiline teslim edildiğini, ancak davalı müvekkilinin alacağı ödenmediğini ve borçlular hakkında Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan takipte borçluya tebligat yapıldığını ve takip itiraz edilmeksizin davacı borçlu yönünden kesinleştiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davacının faaliyet gösterdiği adreslere hacze gidilmişse de davacı taraf borcu ödeme yerine kötü niyetli olarak huzurdaki menfi tespit davasını ikame ettiğini, müvekkilinin dava dışı ........ ile 575.000,00 -TL bedelde perde sistemleri alım satımı konusunda anlaştıklarını, dava dışı borçlu ........ borcuna karşılık davaya konu çeki ciro yoluya müvekkiline teslim ettiğini, davalı müvekkili tarafından söz konusu çekin ........ A.Ş. nezdinde işleme konulduğunu ve aynı zamanda davalı müvekkili tarafından aynı şirkete munzam senedin teslim edildiğini, ........ A.Ş. tarafından munzam senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu ve davalı müvekkili tarafından dosya borcunun ödendiğini, müvekkilinin, dosya borcunun ödenmesi akabinde davaya konu çeki ........ A.Ş.'den geri aldığını ancak söz konusu şirketin geç teslimi nedeniyle, 10 günlük çek ibraz süresi geçmiş olması sebebiyle muhatap bankaya ibraz edemediğini, davacının müvekkili bu kez alacağının tahsili amacıyla öncelikle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunmuş akabinde ise çek ve faturaya dayalı Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte davacıya ödeme emri gönderildiğini, davaya konu çekin davacı tarafça keşide edilmiş olması sebebiyle takibe itiraz edildiğini ve takibin kesinleştiğini, kesinleşen takipte borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarının haczedildiğini ve fiilen faaliyetlerini sürdürdüğü adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davacı tarafın ise kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davacı taraf her ne kadar çekten kaynaklı borcu olmadığını belirtmişse de çek ve çekte bulunan imzaları inkar etmediğini, çekin kendisi tarafından düzenlendiğini açıkça ikrar ettiğini, davacı taraf, davaya konu çekin kendisi tarafından düzenlendiğini ve çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu açıkça kabul ettiğini, davalı müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, davacı ve dava dışı ........ arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının aksine çekte elle yazılan miktarın maddi hata niteliğinde olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak borcun ödenmemesi adına maddi hataya sebebiyet verdiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte borçlu bulunmadığını yazılı belge ve delillerle ispatlayamadığını, iddialarını ispatlayamayan davacının davasının reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminat ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "....Takip alacaklısı/davalının yetkili hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacı keşidecinin kural olarak hamil davalıya karşı ileri sürülebilmesi için kötüniyetle iktisabının ispatı gerektiği, sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, bu nedenlerle lehtar ile olan temel ilişkiye dayalı kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebin reddi...." gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla D.İş dosyası kapsamında alınan ihtiyati haciz kararında borçlu tarafın müvekkili şirket olmadığını, ispat külfetinin davalı/alacaklı üzerinde olduğunu, yerel mahkemece ibraz olunmamış çek hakkında çek vasfına haciz evrak kararı verildiğini, davalı taraf kötüniyetli olup kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davayı kabul davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir (HMK m. 308). Davayı kabul, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davalı vekilinin █████/2025 havale tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiği, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davalı vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule ilişkin özel bir kısım bulunduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davayı kabul mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davacının istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından; davalının davayı kabul beyanı nazara alınarak, ayrıca davacı vekilinin davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyanı da dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak davalının davayı kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının davayı kabul beyanı nazara alınarak, davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı vekilinin beyanı nazara alınarak davacı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile; davacının Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan takipten dolayı davalıya Borçlu Olmadığının Tespitine,
2-Alınması gereken 27.175,07 TL harçtan, peşin alınan 10.190,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.984,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı vekilinin beyanı nazara alınarak davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C) İlk derece mahkemesince davacıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücreti ile ilgili düzenlenen █████/2025 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
E) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!