Anahtar kelimeler: Martnisan Ayları Beyoğlu Şubat Mayıs Kesildiğini Faturası İçerir Faturaya Hizmetten

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2020 tarihli ... Hesabı Sağlama Sözleşmesi imzalandığını, davalının hizmetten yararlandığı Şubat, Mart,Nisan ve Mayıs ayları için müvekkili tarafından 9.586,32 TL tutarlı fatura kesildiğini, davalının anılan faturaya karşılık iade faturası düzenlediğini, davalının fesih bildirimini içerir Beyoğlu 57.Noterliğinin 12.06.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 17.06.2020 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin hizmet bedeli ve agent bedeli ile sözleşmenin erken feshinden kaynaklı alacaklarının ödenmesi yönünde davalıya ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin sözleşmenin imza tarihi olan 01.02.2020 tarihinden fesih tarihi olan 29.07.2020 tarihleri arasında geçen süre için gerek sözleşmeye dayalı verilen hizmet karşılığında davalının hiç bir ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak, dava dilekçesinde belirtilen ... hizmet bedeli, 4 adet agent için agent tanımlama bedeli, kurulum ve agent indirim bedelinin, döviz cinsinden olan alacakların temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödenmesine, Türk Lirası cinsinden olan alacakların ise temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 12.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 28.07.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda;Program kullanım bedeli 2.112,20 USD, Kurulum bedeli 590,00 USD, Çoklu kullanıcı bedeli 5.782,00 TL olarak hesaplanmış olunup bu doğrultuda talep artırımında bulunduklarını belirterek 2.702,20 USD (39.897,44 TL)'nin temerrüt tarihi olan 01.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek faizle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden ödenmesine, 5.782,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 1.8.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... konulu hizmet sözleşmesinin 01.02.2020 tarihinde kurularak imzalandığını, fakat sözleşmenin deneme sözleşmesi olarak imzalandığını, sözleşmenin demo-deneme olduğuna dair maillerin bulunduğunu, müvekkilinin davacıya bu programı deneme amaçlı kullanmak için mail yoluyla başvurduğunda davacının müvekkilini aldatarak, yanıltarak, bilgisizliğinden aşırı yararlanarak, bu sözleşmeyi imzalayın ondan sonra kullanabilirsiniz denilerek müvekkilinin iradesinin TBK 30,36 ve devamındaki ilgili maddeler gereğince sakatlığa uğratıldığını, müvekkilinin anılı sözleşmeyi imzaladıktan sonra bu programın iş akışı içerisinde işine yaramadığını anladığını, müvekkilinin iradesinin tamamen deneme açılı olduğunu ve müvekkilinin hiç bir şekilde anılan bu agentleri kullanmadığını, davacının müvekkilinin iradesi sakatlanarak esas sözleşme imzalatılmaya çalışıldığını böylece haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, davacının dilekçesinin aksine müvekkilinin sözleşmeye konu üründen 2020 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ayı ve devamındaki aylarda yaralanmadığını, davacı tarafından hizmet bedellerine ilişkin kesilen faturaya iade faturası kesildiğin, bu iade faturası ile müvekkilinin ürüne dair bir yararlanma olmadığını ortaya koyduğunu, sözleşmenin bu hali ile bile 09.06.2020 tarihinde fesih olduğunu, sözleşmenin yürürlük tarihi içerisinde 09.03.2020 tarihinde Covid 19 Pandemi salgını ilan edildiğini, 01.02.2020 tarihli sözleşmenin muteber olduğunun varsayıldığı ihtimalinde; 09.03.2020 tarihine kadar deneme amaçlı kullanımdan kaynaklı bir bedel yansıtılabileceğini, Covid-19'un mevcut sözleşmelere etkisi bakımından yerleşik bir içtihat oluşmadığından bahisle TBK m.138'de yer alan şartların varlığını, aksi kanaatte ise davacı firmaya yönelik sözleşmeyi feshetmeye yönelik TTK 18/3'ün bütün imkanların pandemi şartları altında zorlandığını, 2020 nisan ayında salgının en üst seviyeye çıktığı dönemde sözleşmeyi fesih ettiklerine dair iradelerini gösteren deliller bulunduğunu, elektronik posta adresiyle davalı firmaya ihtarname tebliğ edilmeye çalışıldığını fakat sisteme erişim sağlanamadığını, Davacının e-posta adreslerine fesih ihtarnamesi gönderildiğini, iadeli taahhütlü mektup seçeneği ile gönderilen ihtarnamenin davacı firmanın pandemi şartlarında yerinde olmadığından iade döndüğünü, Pandemi tedbirlerinin kaldırılmasıyla Beyoğlu 57. Noterliği’nin 12.06.2020 tarih ... yevmiye no ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih ettiklerine dair ihtarnamenin gönderildiğini, davacının 23.06.2020 tarih ... yevmiye numaralı Kadıköy 29.noterliği'nin ihtara cevap ihtarını gönderdiğini, davacının 01.02.2020 ile 29.07.2020 arasında bir kullanım varmış gibi ve anılan sözleşme yürürlüğünü yitirmemişçesine mahkemeyi yanıltmaya yönelik haksız kazanç elde etme çabası içerisine girdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın hukuki niteliği itibarıyla taraflar arasında imzalananı 01.02.2020 tarihli sözleşmeden doğan birikmiş alacakların ve sözleşmenin davalı tarafından erken fesih üzerine sözleşmeden doğan alacakların tahsiline yönelik alacak davası olduğu, davalı savunmasında iradesinin fesada uğratıldığını imzalanan sözleşmenin deneme amaçlı olarak imzalandığını bilgisizliğinden yararlanıldığını sözleşme ile bağlı olmadığını beyan etmiş ise de ; sözleşmenin hata veya hileli bir şekilde kurulduğuna dair bir belge ya da sair bilgi sunamadığı, davalı vekilinin göndermiş olduğu 30.04.2020 tarihli mailde ya da 12.06.2020 tarihli ihtanamede, hata veya hileye dayanılarak sözleşmenin iptal edildiğine dair bir beyana da rastlanılmadığı, ayrıca 12.06.2020 tarihli ihtarnamede, sözleşmenin olağan fesih maddelerine dayanılarak sözleşmenin sona erdirildiği görüldüğünden davalının bu savunmasının kabul edilmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesinde taraflara sözleşme süresi içinde 6 hafta öncesinden yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydı ile herhangi bir zamanda sözleşmeyi feshetme yetkisi tanındığından, davalının herhangi bir sebep göstermeden, sözleşmeyi yazılı şekilde fesih edebileceği, bu kapsamda fesih tarihinin tespitinin önem kazandığını, deliller arasında davalının fesih beyanına ilişkin üç evrak bulunduğu, bu evraklardan ilkinin davalı vekili tarafından 30.04.2020 tarihinde sebep bildirilmeden gönderilen fesih beyanı ile ilgili mail olduğu, fakat dosyaya sunulan suretten mailin hangi mail adreslerine atıldığının net olarak tespit edilemediği, ikinci evrakın ... barkod numaralı taahhütlü mektup gönderi bilgileri olduğu, dosya içerisinde taahhütlü mektubun kendi metnine rastlanılmamışsa da, davalı vekili tarafından davacıya taahhütlü bir mektup gönderildiği, fakat adreste tanınmaması sebebiyle mektubun 14.05.2020 tarihinde iade edildiğinin anlaşıldığı, üçüncü evrakın ise davalı tarafından Beyoğlu 57.Noterliği'nden, 12.06.2020 tarihinde gönderilen ve davalı tarafından, 17.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği beyan edilen olağan fesih ihtarı olduğu, ... barkod numaralı taahhütlü mektubun geri iade döndüğü tespit edildiğinden bu bildirim fesih için geçerli kabul edilmediği, 30.04.2020 tarihinde sebep bildirilmeden gönderilen fesih beyanı ile ilgili mail bakımından davacı taraf mailin kendilerine ulaşmadığı beyanı üzerine taraf mailleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, davacı maillerinde bu maile ilişkin bir kayıt bulunmadığı, bunun sebebi olarak mailin silinmiş olabileceği, istenmeyen mail olarak kayıt edilmiş olacağı ve bu maillerin 10 günlük sürede kendiliğinden silineceği veya davacının mail sunucusunun maili tehdit olarak algılayıp engelleyebileceği şeklinde rapor düzenlendiği, sözleşmenin feshini bu maille yaptığını iddia eden davalının feshin tarihi yönünden savunmasını ispat edemediğinden fesih tarihi olarak Beyoğlu 57.Noterliği'nden, 12.06.2020 tarihinde gönderilen ve davalı tarafından, 17.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği beyan edilen ihtarnamenin kabul edildiği, bu kapsamda davacı alacağının bilirkişi aracılığı ile hesap ettirildiği, kurulum bedeli olarak 500,00 USD + 90,00 USD KDV= 590,00 USD program kurulum bedeli olarak 1.790,00 USD + 322,20 USD KDV =2.112,20 USD ve çoklu kullanıcı bedeli indirimde eklenmek suretiyle 4.900 ,00 TL +882,00 TL kdv =5782,00 TL alacağı olduğunun hesap edildiği, raporun denetime uygun ve bilimsel olduğundan hükme esas alındığı, davacı vekilinin 12.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 2.112,20 USD program kullanım bedeli 590.00 USD kurulum bedeli ve 5782.00 TL çoklu kullanım bedeli olarak ıslah ettiği, ıslah talebinin Mahkeme hesaplamasına uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile; 2.112,20 USD program kullanım bedeli 590.00 USD kurulum bedeli olmak üzere toplam 2.702,2 USD ve 5.782,00 TL çoklu kullanım bedeli alacağının davalıdan alınarak davacı taraf verilmesine, USD cinsinden alacağa █████/2020 tarihinden başlamak üzere 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca döviz cinsinden mevduata verilen en yüksek mevduat faizi uygulanmasına, Türk parasından kaynaklanan alacağına █████/2020 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin 12.04.2022 tarihli bilirkişi raporu hakkındaki dilekçelerinde yer alan hususları yeterince irdelemediğini, hukuka aykırı ve hatalı bir karar verildiğini, Mahkemeye sundukları 12.04.2022 tarihli dilekçelerinde bir canlandırma ile konuyu anlatmalarına rağmen Mahkemenin matbu ve hatalı bir karar ile yanlış bir hukuki kanaate vardığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesinde akdin feshinin düzenlendiğini, Mahkemenin pandemi şartlarını hiç dikkate almadığını, halbuki sözleşmenin fesih olduğu dönemin pandeminin ülkemizde en yüksek seviyede olduğu başlangıç dönemlerinden olduğunu, fesih iradesini ortaya koymaya yönelik tüm koşulların müvekkili tarafından yerine getirildiğini, 30.04.2020 tarihinde davacıya mail göndererek fesih iradelerini ortaya koymalarına rağmen Mahkemece bu fesihlerinin sebepsiz olduğuna 30.04.2020 tarihinde mail gönderilmediği kanaatine varıldığını, halbuki mevcut gönderilen mailin ekinde yer alan ve daha sonradan yine Noter marifetiyle gönderilen ihtarın içeriğinin açık olduğunu, pandemi şartlarında TBK'nun 138. Maddesi mucibince aşırı ifa güçlüğü ile karşı karşıya kalındığını belirterek uyuşmazlığa konu sözleşmenin 11. Maddesinde yer alan fesih hakkının kullanıldığını, Mahkemenin davacıya mail gitmediği kanaatine varmadan önce Google'yi davada taraf edip araştırma yapması gerektiğini, davacının delil kararttığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu, herkes tarafından bilineceği üzere, gmail hesaplarında, mailin karşı tarafa gitmediği zaman, maili gönderen kişiye mailin iletilmediğine dair geri bildirim geldiğini, maili müvekkilinin talimatı üzerine gönderdiğinde, iletildi yazdığını, iletilmediğine dair ayrıca bir geri bildirim gelmediğini, hal böyle olunca mailin karşı tarafa iletildiğinin açık olduğunu, bu yönüyle bilirkişi raporunun bu kısmına iştirak ettiklerini, Mahkemenin bu durumu hükme esas alması gerekirken eksik hatalı ve hukuka aykırı bir karar verdiğini, konuyu aydınlatmak için tarafının mail adresinden uydurmasyon bir hesaba mail gönderildiğini, e posta adresi bulunamadığından veya karşı taraf e posta alamadığından iletiniz teslim edilmedi şeklinde gmail.com'dan iletilmedi maili geldiğini, davacıya gönderilen maile karşılık bu şekilde geri bildirim gelmediğinden 30.04.2020 tarihli mailin davacıya ulaştığının açık olduğunu, müvekkili ile aynı mail adresi üzerinden yapılan yazışmalarında daha önce böyle bir sorunla karşılaşılmadığını, mail tarihinden önce davacı vekilinin telefon ile arandığını, bu numaranın araştırılmasını ve hts kayıtlarının çıkarılmasını talep ettiklerini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasında imzalanan 01.02.2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı hizmet bedeli ve sözleşmenin davalı tarafından erken feshi üzerine sözleşmeden doğan alacakların tahsili istemine ilişkindir.Davacı, iş bu davada sözleşme kapsamında hizmet bedeli ile davalının sözleşmenin erken feshetmesi nedeniyle sözleşmede yararlandığı indirim bedellerinin muaccel olduğundan bahisle kurulum ve indirim bedellerinden kaynaklı alacağını talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasında 01.02.2020 tarihli ... Hesabı Sağlama Sözleşmesi imzalandığını konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.İstinafa konu uyuşmazlık, Mahkemenin fesih tarihi olarak ihtarname tarihini belirlemesinin yerinde olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtarname tarihinden önce feshedilip edilmediğine ilişkindir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin pandemi şartlarında TBK 138 maddesi gereğince aşırı ifa güçlüğü ile karşı karşıya kaldığını, uyuşmazlığa konu sözleşmenin 11. Maddesinde yar alan fesih hakkını kullanığını, 30.04.2020 tarihinde davacıya mail göndererek fesih iradelerini ortaya kaymalarına rağmen Mahkemece bu feshin sebepsiz olduğuna 30.04.2020 tarihinde mail gönderilmediği kanaatine varıldığını, oysa mailin iletilmediğine dair geri bildirim gelmediğinden mailin karşı tarafa iletildiğinin açık olduğunu ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki sözleşmenin akdin feshi başlıklı 11. Maddesinin 2. Fıkrasında; "Taraflar süresi içerisinde 6 (altı) hafta öncesinden yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydı ile herhangi bir zamanda sözleşmeyi feshedebilir..." düzenlemesi yer almaktadır.Davalı, 30.04.2020 tarihinde davacıya gönderdiği mail ile sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüştür.Mahkemece mail adresleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 29.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı vekilinin mail adresinden 30.04.2020 tarihinde ...com,....com adreslerine elektronik posta gönderildiği tespit edilmiştir. Yine raporda, davalı vekilinin mail adresinden 30.04.2020 tarihinde gönderilen e-postanın alıcılar ...com, ....com adreslerinde yapılan fiziki incelemede gelen kutusu yedekler ve spam (istenmeyen mail) kutusunda yapılan incelemelerde bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi gönderilen e postanın alıcılar ...com, ....com adreslerinde görülmemesi sebeplerini; bu adreslerin kullanıcıları tarafından gönderilen mailin silinmiş olabileceği, gönderilen mailin spam (istenmeyen mail olarak) adlandırılan klasöre gelmiş olabileceği"spam klasörünün 10 gün içinde gelen mailleri otomatik olarak silindiği", ...com, ....com ... sunucusunun eklentileri gelen maillerde bir tehdit görmesi durumunda gelen e postada kullanıcının görebileceği şekilde gelen kutusuna düşmeden engelleyebileceği, bu tip durumlarda göndericiye geri bildirim yapmadan mailin sunucu içinde otomatik olarak yok edildiği olarak açıklamıştır.Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundaki teknik tespitlere göre, davalı tarafından feshin 30.04.2020 tarihli mail ile yapıldığı iddiası ispat edilememiştir. Bu nedenle ilk derece Mahkemesince, sözleşmenin feshini bu maille yaptığını iddia eden davalının, feshin tarihi yönünden savunmasını ispat edemediği gerekçesi ile fesih tarihi olarak Beyoğlu 57.Noterliğinin 12.06.2020 tarihli ihtarnamesinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca, davalı tarafından 30.04.2020 tarihinde yani sözleşmenin pandemi dönemi içinde feshedildiği iddiası ispat edilemediğinden, davalının pandemi şartlarının ilk derece Mahkemesince değerlendirilmediği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 530,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 201,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.04.2026