Anahtar kelimeler: Filminin Mutabık Medya Danışmanlığı Danışmanlık Sağlandığını Anlaşma Kapsamda Net Anlaşmanın

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında... filminin sosyal medya danışmanlığı işlerinin müvekkili tarafından yürütülmesi için bir anlaşma sağlandığını, bu anlaşma kapsamında verilecek danışmanlık hizmeti için tarafların net 12.500,00TL üzerinde mutabık kaldığını, bu kapsamda davalı şirket tarafından 7.670,00TL tutarında bir ödeme yapıldığını, ancak daha sonrasında anlaşmanın davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, müvekkili tarafından bakiye bedel için 7.080,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine de işbu itirazın iptali davasının açıldığını belirtilerek davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında hiç bir zaman sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin görüşme aşamasında kaldığını, taraflar arasındaki görüşmeler devam ederken, alınması muhtemel hizmetler için müvekkili şirket tarafından 17.07.2018 tarihinde davacıya 7.670,00TL tutarında bir ödeme yapıldığını, taraflarca anlaşma sağlanamaması üzerine müvekkili müvekkili şirketin görüşmelere son verdiğini, görüşmelerin akabinde davacı tarafından müvekkiline davaya konu fatura tanzim edildiğini, müvekkili tarafından faturanın davacıya gönderilen ihtarname ekinde yasal süresi içinde iade edildiğini, davaya konu faturanın hiç bir dayanağının bulunmadığını, fatura tutarı için müvekkiline herhangi bir hizmetin verilmediğini, faturanın tek başına borç doğuran bir belge olmadığını, davacı tarafından fatura dışında hiç bir belge ibraz edemediğini ve müvekkiline hizmet verdiğini kanunda gösterilen ispata elverişli vasıtalarla ispat edemediğini belirterek davanın reddini ve davacının alacağın % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatını mahkum edilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu,bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde bulunduğu, dosyada mübrez e-posta yazışmaları ve whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunun tespiti ile davalı tarafından yazışmalarda belirtilen %50 tutarındaki ödemenin yapıldığınında kabulü karşısında taraflar arasında davaya konu fatura ile ilgili sözleşme ilişkisinin bulunduğunun sabit olduğu, dosyada mübrez e-posta yazışmaları ve whatsapp yazışmalarının hukuki niteliği dikkate alınarak dosyada dinlenen tanık ifadeleri, dosyada mübrez whatsapp grubu ve yazışmaları, elektronik posta yazışmaları ve bu yazışmalardaki içeriklerden dava konusu hizmetin davalı yana verilmiş olduğu kanaati ile bilirkişi tarafından yapılan mali incelemeye itibar edilerek davacı yanın davalı yandan takip itibarıyla 7.080,00 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, davalı tarafın İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 7.080,00 TL asıl alacak bakımından iptaline ve takibin bu miktar bakımından devamına, hüküm altına alınan 7.080,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 19,50 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan 7.080,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 1.416,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının iddiasını ispat edemediği halde Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının hizmet verdiği iddiasını sadece beyan ile ifade ettiğini ancak bunun ötesinde bir ispat aracı kullanmadığını, davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetler arasında bir kısım hizmetlere karşılık gelen bedellerin davacıya ödenmiş olmasına rağmen davacı tarafça teklif metnindeki tüm bedelin talep edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece davacının sağladığı hangi hizmetlere karşılık alacağı bulunduğu ve ödenen bedelin hangi hizmetlere ilişkin olduğu tespit edilmeden salt tek bir ödeme bulunması sebebiyle davacının alacak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından verilen başkaca bir hizmet bulunmamasına rağmen müvekkili şirkete fatura kesilerek hizmet verilmemesine rağmen alacak iddiası ile dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının iddiasını HMK 200. Maddesi uyarınca senetle ispat etmesi gerektiğini, davacının yazılı herhangi bir delil sunmadığını, Mahkemece tarafların muvafakati alınmadan usule aykırı olarak tanık dinlendiğini ve verilen kısmen kabul hükmünde yazılı delil olan BA-BS formlarına değinilmemişken tanık beyanlarına değinildiğini, davacının salt fatura ile borç doğduğu iddiasının yerinde olmadığını, Mahkemece BA-BS formaları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, tüm deliller dosyaya girmeden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, dosyada usulen hatalı inceleme yapıldığını, taraflar arasında sözleşme bulunmaması, faturanın iade edilmiş olması ve davaya konu alacak bakımından ihtilaf bulunması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, sosyal medya danışmanlık hizmeti bedeline ilişkin fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.İlk derece Mahkemesince icra takibine konu asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya hizmetin sunulup sunulmadığı, takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağının olup olmadığı ve varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafça davalı aleyhine fatura bakiye alacağının tahsili amacıyla 7.080,00 TL asıl alacak, 249,28 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 7.329,28 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe, borca ve ferilerine itirazlarını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin belgeye rastlanmadığı, bu nedenle açılan davanın İİK 67 maddesi gereğince süresinde olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda davacı, davalı ile arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesi sebebi ile müvekkilinin tüm sorumluluklarını eksiksiz yerin getirdiğini, davalının herhangi bir uyarı ihtar ve ikaz olmaksızın çalışmaya son verdiğini ve bu konuda kendisine fesih için haklı bir neden sunmadığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında bakiye alacağını ödememesi üzerine ilgili takip dosyasına dayanak olan 7.080,00 TL tarihli █████/2018 bedelli faturayı düzenlediği ileri sürmüş davalı ise fatura içeriği hizmetleri almadığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından taraflar arasındaki ilişkinin görüşme aşamasında kaldığını, hatta müvekkili tarafından muhtemel hizmetlere yönelik davacıya ödeme yapılması nedeniyle davacının sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, fatura konusu hizmetin sunulduğunu ve fatura bedeline hak kazanıldığının ispat yükü davacı taraftadır.İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle: davacıya ait 2018 yılı ticari defterlerin açılış noter tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu, yevmiye defteri kapanış noter tasdikinin yaptırılmamış olduğunun görüldüğü, davalı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunun ve defterlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, icra takibine ve davaya konu 01.10.2018 tarih 128513 nolu 7.080,00 TL tutarlı faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde; davalı şirket cari hesabının takip tarihi itibariyle (7.670,00+7.080,00=)14.750,00 TL borçlu durumda olduğu, ancak davalı şirket tarafından 17.07.2018 tarihinde yapılan 7.670,00 TL tutarındaki ödemenin davacının kabulünde olduğu, buna göre davacının fiili olarak takip tarihi itibariyle davalıdan 7.080 TL alacaklı durumda olduğu, davalı şirketin kendi ticari defterlerinde davacı tarafından tanzim edilen 15.07.2018 tarih 7.670,00 TL tutarlı faturanın ve bu faturaya istinaden 17.07.2018 tarihinde yapılan ödemenin mevcut olduğu, dava ve takip konusu 01.10.2018 tarihli 7.080,00 TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, taraflar arasında anlaşma sağlanan KDV dahil 14.750,00 TL tutarından kalan 7.080,00 TL nin dava ve takip konusu olacak davacı yanca talep edildiği, dosyaya sunulan yazışmalara göre; davacı tarafından verilecek hizmet hususunda tarafların 29.06.2018 - 27.09.2018 tarihleri arasında karşılık olarak görüşmeler yapmış olduğu, buna göre davacı tarafından verilen sosyal medya hizmet bedeli olarak takip tarihi itibariyle davalı şirketten 7.080,00 TL tutarındaki fatura alacağını talep edebileceği belirtilmiştir.6098 sayılı TBK.nın 12/1.fıkrada, sözleşmenin geçerliliğinin, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığı belirtilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında, teklif ile gerçekleşen bir sözleşmenin varlığının kabulü kaçınılmazdır. Davacının e posta adresinden davalı tarafın mail adresine gönderilen 28.06.2018 tarihli e posta yazısı ekinde davacı tarafından verilecek sosyal medya hizmetine ilişkin ücret teklifinin davalı şirkete sunulduğu, sosyal medya hizmet bedelinin 12.500,00 TL+ KDV olarak belirlendiği ve ödeme şeklinin iş başlangıcında % 50 si, vizyon tarihi kalan % 50 sinin tahsil edileceğinin bildirildiği, sunulan whatshapp yazışmalarından işin yapımı ile ilgili görüşmelerin 29.06.2018 tarihinden 27.09.2018 tarihine kadar yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen 15.07.2018 tarih ve 7.670,00 TL tutarlı faturanın ve bu faturaya istinaden yapılan ödemenin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davacı tarafından sosyal medya danışmanlığı kapsamında bir takım hizmetlerin verildiği davalının da kabulündedir."...Somut olayda, davacı vekilinin, danışmanlık hizmeti kapsamında yapılan işe ilişkin e-mail yoluyla iletişim kurulduğunu, bilgilerin bu yolla bildirildiğini, hatta davalının, 24.12.2012 tarihli e-mailinde, danışmanlık hizmeti verilen projeden bahsedilerek, sözleşmede davacının ücretine ilişkin belirlenen oranın yüksek olduğu ve düşürülmesinin talep edildiğini belirttiği, mahkemece, davacı tarafın tanık dinletme talebinin ise reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı vekilince sunulan e-maillerin yazılı delil başlangıcı olduğu gözetilerek, davacı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı).Yukarıda yer verilen yargıtay kararında da belirtildiği üzere, Mahkemece dosyada mübrez e-posta yazışmaları ve whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilerek tanık dinlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya kapsamında incelenen davalının ticari defterleri, dinlenen tanık ifadeleri, dosyaya sunulan whatsapp yazışmaları, elektronik posta yazışmaları ve bu yazışmalardaki içeriklerden dava konusu hizmetin davalıya sunulduğu hususunun ispat edildiği anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Bu nedenlerle, takibe konu fatura taraflar arasındaki sözleşme bedelinden kaynaklı bir alacak olup, likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemenin bilirkişi raporları ile birlikte dosya kapsamını değerlendirerek vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 120,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 611,09 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22.04.2026