Anahtar kelimeler: Elaman Temizlik Bakirköy Almak Kapsayan Temin Hizmetini Birleşen İmzalandığını Özetle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2021
BİRLEŞEN DOSYA BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ████████ESAS
DAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili asıl davada dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan sosyal elaman temin ve temizlik hizmetini almak amacıyla taraflar arasında 28.02.2013 tarihinde 01.03.2013-31.12.2013 tarihlerini kapsayan sözleşme imzalandığını, sözleşmenin müvekkili tarafından 31.08.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 26.08.2013 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bu sözleşmeden doğan işçilik alacaklarını davalıya ödediğini, davalı şirket bünyesinde çalışan işçilerin İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinde açtıkları davalarda müvekkili ve davalıyı hasım gösterdiğini, yargılama sonucunda verilen kararlar ile müvekkili ile davalının işçilik alacaklarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin daha önce davalıya ödediği tutarları mükerrer ödemek durumunda kaldığını, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını ve sorumluluğun münhasıran davalıya ait olduğunu, sözleşme ilişkisi uyarınca rücu hakkına sahip olan ve mükerrer ödeme yapmak durumunda kalan müvekkilinin bu ödemesine davalıya fatura ettiğini ve akabinde icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına sunulan itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dilekçesinde özetle; sosyal eleman temin ve temizlik almak amacıyla davalı ile sözleşme akdederek asıl iş veren-alt iş veren ilişkisi kurulduğunu, söz konusu sözleşme pek çok kez yenilenmiş ise de en son Beyoğlu 34. Noterliğinin █████/2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkilinin bu sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işçilerin çalıştığı döneme ilişkin tüm işçilik alacaklarının davalı şirkete ödemiş olmasına rağmen davalı şirket bünyesinde çalışan davalının işçilerinin İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinde açtıkları işçilik alacağı davaları ile müvekkilini ve davalıyı hasım olarak gösterdiğini, söz konusu dosyalarda mahkemece yapılan yargılama sonunda müvekkili ile davalı şirketin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin söz konusu mahkeme kararları nedeniyle karar ve ilam harçlarını ödemek durumunda kaldığını, sözleşme uyarınca rucü hakkına sahip olan ve mükerrer ödeme yapmış olan müvekkilinin bu ödemesini davalıya fatura ettiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davanın Bakırköy 6 ATM'nin ████████ E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulamamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafın sözleşmenin 3. Maddesi dışındaki hususlarda sorumluluğunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, bu nedenle davacı tarafın ihbar tazminatından dolayı sorumlu tutulduğu, dosyada alınan son raporun seçenekli de olduğundan denetime ve hükme elverişli olduğu, davacının ihbar tazminatından sorumlu olması davalı tarafın rapora karşı herhangi bir itiraz dilekçesinin bulunmaması da dikkate alınarak asıl dosya yönünden 2. Seçenek uyarınca yapılan hesaplama uyarınca sözleşme maddeleri de dikkate alınarak davacının bu miktarı davalıdan talep edebileceği, birleşen dosya yönünden ise davaya konu alacağın mahkeme karar ilam harçlarına ilişkin olduğu, yine işçilik alacaklarından kaynaklı davadaki mahkeme harçlarının taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca davalıdan talep edilebileceği gerekçesi ile asıl dosya yönünden davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile takibin 265.616,68 TL asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 265.616,68 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Birleşen Bakırköy 2. ATM ████████ esas sayılı dava dosyası yönünden, açılan davanın kabulü ile; Davalının Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipte talep edilen 3.262,26 TL asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 3.262,26 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkilinin asıl dava yönünden █████/2015 tarihli A968879 seri numaralı ve 286,024,04 TL tutarındaki fatura yönünden davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece bilirkişi raporundaki 1. Seçenek başlığı altında yapılan hesaplamalar yerine 2. Seçenek yönünden hüküm kurulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işçilik alacaklarından münhasıran davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle bilirkişilerin 2. Seçenekte yaptığı hesaplamaların hakkaniyete aykırı olduğundan dikkate alınmaması gerektiğini,davalının, bilirkişi tarafından eksik ve hatalı değerlendirme ile müvekkiline atfedilen ihbar tazminatları yönünden herhangi bir talep ve iddiasının bulunmadığını, bilirkişi tarafından, bu yönde herhangi bir talep olmadığı halde yetkisinin dışına çıkarak müvekkilinin işçilerin ihbar tazminatından sorumlu olduğu tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişinin herhangi bir şekilde hukuki görüş ve kanaat bildiremeyeceğini, bilirkişi raporundaki bu yönde yer alan tespit ve değerlendirmelerin reddi gerekirken hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davalı şirket personelinin iş akitlerinin de davalı tarafından feshedildiğini, gerek iş kanunu ve gerekse sözleşme hükümleri gereğince davalının personelinin ihbar tazminatlarından sorumlu tutulması gerektiğini, bu sebeple bilirkişinin seçenekli hesaplama yoluyla müvekkilinin davaya konu ihbar tazminatlarını davalıya rücu edemeyeceğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerinin dosyaya sundukları beyanları ile sözleşmenin tamamı incelenmeksizin oluşturulduğundan eksik ve hatalı olduğunu, hüküm tesisinde dikkate alınamayacağını, iş bu dava ile aynı konuda emsal nitelikteki İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında müvekkilinin ödediği bedelleri davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, davaya konu alacak iddialarının ispatlandığnı, bilirkişinin asıl dava yönünden 1. seçenek başlığı altında yapmış olduğu hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bilirkişinin sözleşmenin 3. maddesini gerekçe göstererek, işçilere ödenecek ihbar tazminatları bakımından asıl dava yönünden 2. seçenek başlığı altında yapmış olduğu hesaplamaların esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kısmen red kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Davacı vekili tarafından asıl davadaki kısmen reddedilen miktar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi asıl dava yönünden yapılmıştır.
Asıl Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarına ilişkin bedelin rücuen tahsili istemi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 24.02.2015 tarih ... sıra nolu, fatura ve bu faturanın içeriğini teşkil eden İstanbul Anadolu 4 İş Mahkemesinin ████████,777,778,779,781 E sayılı dosyaları uyarınca icra dosyalarına yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, taraflar arasındaki sözleşme dayanak gösterilerek 286.024,04 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının yetki itirazının davacı tarafından kabul edilmesi üzerine dosyanın Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına kaydedildiği, bu dosyadan davalıya gönderilen ödeme emrine davalının süresi içinde yaptığı itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davalının itiraz dilekçesinin bir örneğinin, davacının talebi üzerine icra dosyasından 10.10.2017 tarihinde davacıya elden tebliğ edildiği, davacı tarafından 12.10.2017 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince bir yıl hak düşürücü süresi içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, redde ilişkin karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarın ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına sunulan 28.02.2013 tarihli sözleşmeye göre, tarafların, davalının kendi istihdam ettiği personeli vasıtasıyla davacının Kartal'da bulunan işyerinde sözleşmede açıklanan konularda günlük, part-time temizlik ve çay servis hizmetlerinin verilmesi konusunda karşılıklı anlaşmaya vardıkları, İstanbul Anadolu 4 İş Mahkemesinde karara bağlanan toplam 9 dosya için icra dairelerine 277.480,14 TL, söz konusu davalardan dolayı vergi dairesine 8.543,90 TL (gelir ve damga vergisi) olmak üzere toplam 286.024,04 TL ödediğinden bahisle davalıdan rücuen tahsili için iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
10.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların İstanbul Anadolu 4 İş Mahkemesinde karara bağlanan 9 işçilik alacakları dosyasında davalılar sıfatı ile yer aldığını ve davacının Mahkeme kararı sonrası 9 icra dosyasına toplam 277.480.14 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı ile aralarındaki anlaşmaya istinaden yaptığı ödemelerden davalının sorumlu olduğu hasebiyle icra takibine konu 286.024,04 TL fatura tanzim etmiş olduğu ve davacının takibe konu faturasının icra dosyalarına yaptığı ödemeden 8.543,90 TL fazla olduğunu, mübrez dava dosyasına bu fazlalığın hesabına ilişkin davacı yanca hesaplama döküme sunulmadığını, tarafların imzaladığı sözleşmeyi davacının 31.08.2013 tarihinden geçerli olmak üzere davalının sözleşmenin hükümlerine aykırı hareket ettiği ihbarı ile feshettiğini, Mahkemece sözleşmenin 3. Maddesine göre işçilere ödenecek ihbar tazminatlarından ve işçi alacaklarından takibe konu ihbar tazminatlarından davacının sorumlu ve davalının alt iş veren sıfatı ile anlaşma hükümlerince davacının icra dosyalarına yaptığı ödemelerden sorumlu olduğuna karar verilecek olursa; davacının icra dosyalarına yaptığı 277.480,14 TL toplam tutardan, ihbar tazminatları toplamı olan 20.407,36 TL tenzil edildikten sonra davacının icra takibine konu 257.072,78 TL bakiye alacağının hesap edildiği belirtilmiştir.
Farklı bir bilirkişiden alınan 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl dava açısından; 1. Seçenek ( davacı işverenin ihbar tazminatları dahil olmak zere işçilere yapmış olduğu tüm ödemeler için davalıya rücu edebileceğinin kabul edilmesi halinde); İstanbul Anadolu 4 İş Mahkemesinde karar bağlanan toplam 9 dosya için icra dairelerine 277.480,14 TL, söz konusu davalardan dolayı vergi dairesine 8.543,90 TL (gelir ve damga vergisi) olmak üzere toplam 286.024,04 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla rücu edilebilecek tutarın 286.024,04 TL olduğu, 2. Seçenek(ihbar tazminatlarını davalıya rücu edemeyeceğinin kabulü halinde); davacı işveren tarafından yapılan 286.024,04 TL ödemeden toplam ihbar tazminatı tutarı olan 20.407,36 TL tenzil edildiğinde rücu edilebilecek tutarın 265.616,68 TL olduğu belirtilmiştir.
15.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacının itirazları ile ilgili olarak kök ve ek raporda değiştirilecek bir alacak kalemi hesaplaması olmadığı, söz konusu hususlar hakkında dava dosyasında mübrez kök ve ek bilirkişi raporlarında yeterli açıklamaların yapıldığı belirtilmiştir.
"...Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 01.12.2022 tarih ve █████████-████████ E. Ve K. sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa dair herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işverenin ödediği tazminatın tamamını, alt işverenden (yükleniciden) tahsilini isteyebileceğini belirtmiş olup buna karşılık Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesi 13.04.2022 tarih ████████-████████ esas ve karar sayılı ilamı ile, hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmaması hâlinde, tarafların eşit oranda sorumlu olacağını belirtmiştir.
Her iki Daire arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████/2023 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile "Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir." şeklinde gerekçelere istinaden uyuşmazlığın giderilmesine karar vermiştir.
Somut olayda, yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarında belirlenen ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla asıl işveren ile alt işveren arasındaki sorumluluğun taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasındaki sözleşmede, davacının müşteri olarak, davalının RGS olarak anılacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 3. maddesinde davalının vereceği hizmetler için istihdam edeceği tüm personelinin işvereninin kendisi olduğu belirtilerek bu kapsamdaki yükümlülükleri düzenlenmiştir.
Aynı sözleşmenin 5. Maddesinde de, davalının, iş bu anlaşma konusu işin yerine getirilmesi için istihdam edileceği personeli ile ilgili her türlü vergi, rüsum, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu ile tahmil olunan bilumum vecibe ve mükellefiyetlerinden münhasıran sorumlu olduğu, bunların gereğinin yerine getirilmemesinde kanundan ve ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler hariç olmak üzere müşteriye (davacıya) hiç bir sorumluluk yüklemeyeceği kararlaştırılmıştır.
Yine aynı sözleşmede, sözleşmenin tarafların yükümlülükleri başlıklı 3.B. Maddesinde, Müşteri (davacı); "... RGS çalışanlarının fiilen müşteride çalıştıkları süreye ilişkin hesaplanan ihbar tazminatlarını 01.01.2007 tarihinden itibaren ödemeyi..." kabul ve taahhüt etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda yer verilen düzenlemelerine göre, sözleşmede yer alan genel sorumluluk düzenlemeleri karşısında davacının sözleşmede yer verilen özel bir düzenleme ile işçilerin ihbar tazminatlarını ödemeyi üstlendiği anlaşıldığından mahkemece 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, asıl dosya yönünden 2. Seçenekte yapılan hesaplama uyarınca, sözleşme maddeleri de dikkate alınarak davacı işveren tarafından yapılan 286.024,04 TL ödemeden toplam ihbar tazminatı tutarı olan 20.407,36 TL tenzil edildiğinde 265.616,68 TL rücu edilebilecek tutar üzerinden takibin devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı şirketin müvekkili şirkete atfedilen ihbar tazminatları yönünden herhangi bir talep ve iddiası bulunmadığını, bilirkişinin talep olmadığı halde bu yönde değerlendirmede bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf, davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşme hükümlerinin takdiri Mahkeme bırakılarak ihbar tazminatı yönünden seçenekli olarak değerlendirme ve hesaplama yapılmıştır. Bu kapsamda, ilk derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesindeki ihbar tazminatından davacının sorumlu olduğu yönündeki açık düzenlemeye göre, bilirkişi raporundaki, davacının ödediği ihbar tazminatlarını davalıya rücu edemeyeceği kabul edilerek yapılan 2. Seçenekteki hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usule aykırı bir yön görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesinin asıl dava ya ilişkin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından asıl davaya yönelik yatırılan 4.600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.868,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!