Anahtar kelimeler: İbbnin Vinil Arterlerinde Geçitlere Direklerine Duyuru Montajı Montaj Afiş Ödeyeceği

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: İTİRAZIN İPTALİ (ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; İBB'nin iştiraki olan müvekkili şirketin İstanbul'un ana arterlerinde bulunan üst geçitlere ve elektrik direklerine vinil afiş baskı montajı ve kaldırma işini yaptığını, 17-19 Nisan 2018 tarihlerinde gerçekleşen ... İstanbul 2018'in tanıtım ve duyuru hizmetleri kapsamında, davalıya da vinil baskı, montaj ve kaldırılması hizmeti verdiklerini, hizmet bedelinin 15.000,00 TL'sinin dava dışı ... AŞ tarafından ödendiğini, bakiye alacağı davalının ödeyeceği kararlaştırılmasına rağmen, 26.09.2018 tarih ve 92.036,62 TL tutarında faturanın ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin adresi Kartal/İstanbul'da olduğundan Bakırköy İcra Dairesinin takipte yetkili olmadığını, itirazın iptali davası, icra takibinin yapıldığı Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin de davada yetkili olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmayıp, müvekkilinin davacıdan mal veya hizmet almadığını, davacının öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın öncelikle icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul edilmezse davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, aksi halde davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının takibe konu faturayı süresinde ve usulüne uygun olarak defterine kaydettiği, faturanın GİB portal üzerinden e-arşiv fatura kapsamında düzenlenip e-mail ortamında iletildiği, davalının faturaya itiraz etmediği, davalının faturayı ticarı defterine kaydetmemesinin boçlu olmadığı anlamına gelmeyeceği, zira davacının faturayı e-arşiv fatura kapsamında düzenleyip davalıya teslim ettiğinin anlaşıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında faturanın kayıtlı olduğu, buna göre davacının davalıdan 92.036,62 TL asıl alacağı ile TTK 1530 maddesi uyarınca hesaplanan 8.714,48 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, alacağın likit (bilinebilir) olduğu gerekçesiyle davalının takibe itirazının iptaline, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin adresi Kartal'da olduğundan, Bakırköy İcra Dairesinin takipte yetkili olmadığını, yetkili icra dairesinde yapılan geçerli bir icra takibi bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını ve davacıdan mal veya hizmet almadıklarını, sözleşme ilişkisi olmadan düzenlenen faturanın icap mahiyetinde bir belge olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket e-fatura mükellefi olmayıp, e-arşiv mükellefi olduğundan faturanın elektronik ortamda otomatik olarak tebliğinin sözkonusu olmayacağını ve haricen tebliği gerektiğini, faturanın düzenlenme tarihinden 10 ay sonra şirketin değil, şirket yetkilisinin e-posta adresine gönderildiğini, faturaya da itiraz ettiklerini, sunulan fotoğrafların hiçbirinin fuarın müvekkili ile bağlantılı olduğu iddiasını destekleyecek mahiyette olmadığını, sunulan fotoğrafların başka fuarlarda çekilen fotoğraflar olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetli takip başlatmasına rağmen müvekkili aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın usulden reddine, olmazsa mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 92.036,62 TL asıl alacak ve 8.714,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.751,48 TL alacağın tahsili için Bakırköy 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; takip konusu faturanın davalıya tebliğine rağmen davalının yasal süresinde faturaya itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; takibin ve itirazın iptali davasının yetkili icra dairesi ve mahkemesinde yapılıp yapılmadığı, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartlarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
1-İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması gerekir. Yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip yoksa, itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenecektir. HMK'nın 19/3 fıkrasına göre yetki itirazında bulunan taraf, yetkili icra dairesini de bildirmek zorundadır.
Somut olayda, davalı borçlu takipte Bakırköy İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, yetkili icra dairesini bildirmediğinden usulüne uygun yetki itirazında bulunmamıştır. Bu nedenle Bakırköy İcra Dairesinin takipte yetkisi kesinleştiğine göre, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip bulunduğunun kabulü gerekir.
2-Davalı ayrıca itirazın iptali davasının takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu Bakırköy Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmişse de, Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere İİK'nın 67. maddesine dayanan davanın, mutlaka takibi yapılan icra dairesinin yetki çevresinde açılacağını gösteren bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla, başka bir yer mahkemesinin başka bir yer icra dairesindeki takibe yapılan borca itirazı incelemesinde yasal bir engel bulunmadığı gözetilmelidir. Bu durumda davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesinde itirazın iptali davası açılmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.
3-Davalı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını ve davacıdan hizmet almadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.
İlk derece mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; her iki tarafın 2018-2019 yıllarına ait defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde yer aldığını, davacının BS formu ile faturayı beyan ettiğini, davalı defterleri ve davalıya ait BA-BS formlarının incelenmesinde davacı şirketten herhangi bir mal ve hizmet alışı yapılmadığını, faturanın elektronik ortamda davalıya teslim edildiğini, davalının TTK'nın 21/2 maddesine göre 8 gün içinde faturaya itiraz etmediğini belirtmiştir.
Bilirkişi ek raporunda; e-faturanın e-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere elektronik ortamda iletilebileceğini, faturanın tebliğinin şekle tabi olmadığını, davacının e-arşiv faturasını şirket e-posta adresine elektronik olarak gönderdiği gibi ayrıca faturanın çıktısını alıp ıslak imza ile kağıt ortamında da davalıya gönderdiği, davalının faturaya itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığını, 17-19 Nisan 2018 tarihlerinde gerçekleşen ... İstanbul 2018'in tanıtımı kapsamında üst geçit ve caddelerde vinil pano uygulama hizmetinin davalı şirkete verildiğine dair cd dökümlerinde yer alan fotoğraflar bulunduğunu belirtmiştir.
Yargıtay 15. HD. █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimsenin, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayıldığı ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 15. HD. █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; ".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda bilirkişi raporuna göre takip konusu faturanın davalının ticari defterlerine işlenmediği, davalının faturayı BA BS formu ile vergi dairesine bildirmediği anlaşılmaktadır. Davaya konu hizmete dair kısmi ödemenin de, dava dışı şirket tarafından yapıldığı beyan edilmiştir. Tek başına davacı ticari defter ve kayıtları alacağı ispata elverişli değildir. Takip konusu faturanın e-posta yoluyla davalı şirket yetkilisine gönderilmesi, akdi ilişkinin varlığını ve davacının davalıya hizmet verdiğini ispata elverişli değildir. Bu durumda davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, tarafların ticari defterleri ile taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ve davalıya hizmet verildiğinin ispatlanamadığı gözetildiğinde, mahkemece davanın reddine, davacı takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin da reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın REDDİNE,
Davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin de REDDİNE,
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.216,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 484,82 TL TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
c)Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d)Davalı tarafından karşılanan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
f)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu ve 1.639,87 TL nispi harç olmak üzere toplam 1.720,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 988,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
4-Davalı tarafından karşılanan 952,70 TL istinaf başvurma ve karar harcı ile 278,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.231,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,
6-Davalı tarafından Bakırköy 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan T.Garanti Bankası A.S'ye ait █████/2025 tarih ve 2439906 nolu teminat mektubunun talep halinde İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!