Anahtar kelimeler: Evraktan Bam Alındıktan Kıymetli Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Menfi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2009 yılından önce gayri resmi bir ortaklık mevcut olduğunu, müvekkilinin o tarihlerde ticaret ile uğraşmakta olduğunu, ...... bankasına ait çekleri kullandığını, lakin 2009 yılında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle iş hayatından uzaklaşmak zorunda kaldığını, uzun süre kanser tedavisi gördüğünü, davalının müvekkilinin bu durumundan yararlanmak suretiyle kendisine haksız kazanç elden etmek adına müvekkilinin tedavüle çıkarmadığı bir kısım sıralı çekleri rızası ile bilgisi dışında aldığını ve şikayet etmek suretiyle tedavüle koyduğunu, davalının ilk olarak 2009 yılında müvekkilinin ...... bankasına ait sıralı çeklerden ... nolu çeki müvekkil imzasını taklit suretiyle kendi lehine keşide ederek .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından şikayet yoluna götürüldüğünü, sağlık problemlerinden dolayı müvekkilinin infaz aşamasına geçildiğinde durumu öğrendiğini, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunarak imza itirazında bulunduğunu ve imza örnekleri verdiğini, haksız olarak şikayete ilişkin olarak müvekkil tarafından imza örneklerinin verilmesi akabinde davanın aleyhine sonuçlanacağı düşüncesiyle davalının şikayetten vazgeçmesi ile dosyanın davalı tarafından kapatıldığını, müvekkilinin 2009 yılı öncesinde aktif bir ticaret hayatına sahip olduğunu, ...... Bankasına ait çekleri kullanırken 2009 yılında yaşadığı sağlık sorunları ile iş hayatından çekildiğini, sağlığı ile birlikte mal varlığını da kaybeden müvekkilinin tedavi süreci sonunda mütevazi bir hayat sürmeye başladığını, herhangi bir ticaret yapmayan ve alım satım ilişkisi içine girmeyen müvekkilinin Konya .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu 400.000 TL bedelli bir çeki hangi alacak nedenine ilişkin vermiş olabileceğinin muallak olduğunu, davalının müvekkilinin sağlık probleminden kaynaklı zor durumundan faydalanmak suretiyle müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında müvekkiline ait çek koçanını ele geçirdiğini, söz konusu çek koçanını ...... Bankasına ait eski basım tarihli sıralı çeklerden oluştuğunu, davalının ilk olarak bu sıralı çeklerden ... seri numaralı çeki 2009 yılında .... ACM'nin ... esas ... karar sayılı dosyası ile şikayete konu ettiğini, müvekkil tarafından yapılan imza itirazının hemen akabinde şikayetinden vazgeçtiğini, davalının bu kez aynı çek koçanına ait sıralı çeklerden ...... seri numaralı çeki halen derdest olan Konya .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından şikayete konu etmek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenlerden dolayı Konya .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu çekin müvekkil elinden sadır olmadığı nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderinin ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya esasa girilmeksizin usulden reddedilmesi gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, TTK'nda düzenleme alanı bulan kambiyo senetleri-somut olayda çek-mutlak ticari davanın konusunu oluşturacağını, bu sebeple işbu davanın usulden reddi gerektiğini, işbu davaya bakmakla görevli mercinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun anlaşılmasıyla yine 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesine göre: TTK'nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, davacı tarafından 2009 tarihinden sonra uzun süre kanser tedavisi gördüğü, müvekkilinin davacının imzasını taklit ettiği ve şikayet ettiği, imzaların davacıya ait olmadığı, müvekkilinin çek koçanlarını eline geçirip işbu çekleri keşide ettiğinin iddia edildiğini, davacının 2009 yılından sonra kanser tedavisi görmesi ne bu tarihten önce keşide edilen çeklerin ne de bundan sonra keşide edilecek her türlü senedin ödenmemesine haklı gerekçe olamayacağını, davacının bir iddiası ise müvekkilinin işbu davaya konu 400.000 TL bedelli çeki davacıdan "rızası ve bilgisi dışında almış" olduğu ve borçlunun imzasını taklit suretiyle kendi lehine keşide ettiği iddiası olduğunu, müvekkili hiçbir şekilde imza taklit edip senetleri tedavüle koymuş olmadığını, aksine davacının karşılıksız çek keşide ettiğini, taraflarınca ise İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunulduğunu, davacının çekin düzenlenme nedeninin araştırılması gerektiği yönündeki itirazının kabul edilemeyeceğini, zira kambiyo senetleri illetten mücerret senetler olduğunu beyan ederek davanın görevli mahkemede açılmadığından bahisle usulden reddini, davanın esastan reddini, davacı aleyhine imza inkarı nedeniyle %10, hazine adına para cezasına ve kötü niyetle açılan iş bu dava nedeniyle %20 tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının da anlaşılamaması nedeniyle, mahkememizce █████/2021 tarihinde ihtarname düzenlenerek, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, kesin süreleri içerir █████/2021 tarihli ihtarın davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafça süresi içerisinde arabuluculuğa başvurduklarını ve arabuluculuk başvuru formunu Mahkememize sunduğu ancak, dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurduğu anlaşılmakla, davanın HMK'nun 115. ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN █████/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin █████/2021 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin █████/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece anılan husus nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU █████/2025
TARİHLİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı yan, icra inkar talebinde bulunmuştur. Ancak dosyada verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı yoktur. Dolayısıyla şartların oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Şartlar oluşmadığından davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 6. HD. █████/2013 tarih, ██████████ Esas, ██████████ K. Sayılı İlamı, Yargıtay 12 HD. █████/2003 Tarih. ██████████ Esas, ██████████ K. Sayılı ilamı, Yargıtay 19 HD. █████/2015 Tarih, ██████████ Esas, █████████ K. Sayılı İlamı)." gerekçesiyle, davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin delilleri değerlendirmeksizin hüküm kurulduğunu, taraflar arasında 2009 yılından önce gayri resmi bir ortaklık bulunduğunu, müvekkilinin o tarihlerde ticaret ile uğraştığını, ...... bankasına ait çekleri kullandığını, 2009 yılında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle iş hayatından uzaklaştığını, müvekkilinin bu dönemde ve sonrasında aktif olarak ticaret hayatında yer almadığını, davalı taraf ile de herhangi bir alım satım ticaret gibi alt ilişki içerisinde bulunmadığını, davalının, müvekkilinin bu durumundan faydalanmak suretiyle kendine haksız kazanç elde etmek adına müvekkilinin tedavüle çıkarmadığı bir kısım sıralı çekleri rızası ve bilgisi dışında aldığını ve şikayet etmek suretiyle tedavüle koyduğunu, mahkemece gerek müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin hususun, gerekse taraflar arasında ticari veya başka bir alt ilişki bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından mukayese yapıldığının belirtildiğini ancak mukayeselerin görüntüleri ve sair hususların rapora eklenmediğini, yalnızca mukayese yapılan imzaların dokümanlarına ismen değinildiğini, hangi evraktaki hangi imza ile ne tür mukayese yapıldığının yer almadığını, bu görüntüler rapora eklenmediğinden, inceleme konusu imza ile mukayese imzanın başlangıç ve bitiş hareketleri, orta kısımda yapılan şekil ve ara gramajları itibariyle olan farklılıklarının görülmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, bu raporunda dayanaklarının kanıtlarını ortaya koymadığından yapılan inceleme ve tanzim edilen tek taraflı raporun hükme esas alınamayacağını, özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması gerektiğini, mahkemece delillerinin ve iddialarının incelenmeksizin, usul ve yasaya aykırı tanzim edilen rapora dayanılarak verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda Konya ....İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu ...... Büsan Sanayi Şubesi'ne ait davacı tarafından keşide edilen ...... nolu █████/2019 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekte davalının lehtar konumunda bulunduğu, davalının █████/2019 tarihinde çeki bankaya ibrazında çekin karşılığı bulunmadığı için çekin karşılıksız çek olarak işlem gördüğü, davacının çeki kendisinin keşide etmediğini, davalıyla 2009 öncesi bir ortaklık yaptıklarını, 2009 yılında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle iş hayatından uzaklaştığını, davalının bu durumundan faydalanarak kendisinin tedavüle çıkarmadığı bir kısım sıralı çekleri rızası ve bilgisi dışında aldığını, davalının eski basım çeklerden ...... nolu çeki de güncel tarih atarak kendisinin imzasını taklit etmek suretiyle keşide ettiğini çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunduğu, mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, alınan raporda davaya konu çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
(muhalif)
...
MUHALEFET ŞERHİ
: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından imza inkarında bulunulması nedeniyle mahkemece yapılan yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış ve alınan 12.11.2024 tarihli raporda; dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiş ise de, davacı tarafça işbu rapora itiraz edildiği gibi, imza incelemesine esas alınan belgeler ve medar-ı tatbik imzaların keşide tarihine en yakın tarihli imzalar olması gerektiği, dava konusu çekin 01.07.2019 keşide tarihli olduğu, hükme esas alınan raporun incelenmesinde ise, imza incelemesine esas alınan belgelerin ya çok eski tarihli ya da fotokopi belgeler olup, fotokopi belgeye dayalı olarak da imza incelemesi yapılamayacağı aynı zamanda, Adli Tıp Kurumu'nun imza incelemesi hususunda son merci de olmadığı nazara alınarak, mahkemece öncelikle, davacının, dava konu çekin keşide tarihine en yakın tarihli imza örneklerinin temini sağlanarak, davacının itirazlarını da karşılayan, Güzel Sanatlar Fakültesinden, aralarında grofoloji uzmanlarının bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak soncuna göre karar vermek ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Üye ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!