Anahtar kelimeler: Dorsenin Dorse Ariyet Hurda Nakli Çöp Kaldıklarını Suyu Bitiminde Ödemek

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... Belediyesi'nin iştiraki olan...AŞ'den ihale ile iş aldığını, davalı şirketin de müvekkilinin alt yüklenicisi olarak çöp suyu nakli hizmeti temin işi yaptığını, işte kullanılması için davalıya ariyet olarak verilen ...plakalı dorsenin iş bitiminde müvekkiline teslim edilmediğini, sonrasında dorsenin parçalanarak hurda olarak satıldığını öğrendiklerini, dorsenin teslim edilmemesi nedeniyle üçüncü kişilerden dorse kiralanarak 28.320,00 TL kiralama bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, dorsenin rayiç değeri ile üçüncü kişilere ödenen dorse kiralama bedelinin davalıdan tazmini gerektiğini, zorunlu arabulucuda anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dorsenin 24.04.2019 ihtarname tarihindeki değerinin bu tarihten ve 28.320,00 TL kiralama bedelinin ödeme tarihi 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dorse bedeli olarak 90.750,00 TL'nin ihtarname tarihi 24.04.2019 tarihinden, 28.320,00 TL kiralama bedelinin ödeme tarihi 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vekili cevabında; müvekkilinin davacıya verdiği hizmet karşılığında düzenlediği faturaların ödenmediğini, davacının hizmet bedelini ödememek için dorsenin teslim edilmediğine dair asılsız isnatta bulunduğunu, taraflar arasında dorsenin müvekkiline teslim edilmesi konusunda herhangi bir anlaşma olmadığını, müvekkilinin yıllardır kendi araçları ile nakliye ve hafriyat işi yaptığını, çöp suyu nakil işini de kendi araçları ile yaptığını, davacının dorsenin müvekkiline teslim edildiği ve parçalanarak satıldığı iddiasını ispatlaması gerektiğini, iddianın tanıkla ispat edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TBK 379. maddesinde yerini bulan kullanım ödüncüne göre ödünç sözleşmelerinin bir şekil şartına bağlanmadığı, ancak ispat hukuku açısından yazılı yapılması gerektiği, ödünç sözleşmesi uyarınca ödünç alanın kendisine belli bir süre kullanması için bedava olarak bırakılan şeyi, bir süre kullandıktan sonra geri verme yükümlülüğü altında olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının davalıya ariyeten dorse verileceğini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı gibi, aralarında yazılı olarak akdedilmiş bir ariyet sözleşmesi de bulunmadığı, ancak davaya konu ...plakalı dorse ... plakalı çekiciye takılı olup, dorsenin takılı olduğu ... plakalı çekiciye ait akaryakıt faturalarının davalı adına kesildiği, taraflar arasındaki yazışmalar ve araç muayene randevu kaydına göre dorsenin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin 14.07.2020 tarihli celsede; dorsenin muayene başvurusunun davalı tarafından yapıldığı ve davacı tarafa defalarca dorseyi gelip almaları uyarısında bulunduklarını beyan ettiği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde ...plakalı dorsenin davalı kullanımına tahsis edildiği ve sonrasında davacıya iade edilmediği kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda dorsenin 2019 yılında peşin rayiç değerinin 90.750,00 TL olarak tespit edildiği, davacının ticari defterlerinde, dava dışı şirkete KDV dahil 28.320,00 TL tutarında "arazöz tanker kiralama" bedeli ödendiğinin de tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.320 TL kiralama bedelinin dava tarihinden, 90.750 TL dorse bedelinin █████/2021 ıslah tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında salt dava konusu dorse değil başkaca araçların akaryakıt ödemelerine ilişkin işlemler de gerçekleştirildiğini, mahkemenin varsayıma dayanarak, "akaryakıt alınmışsa dorse verilmiştir'' gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmayıp, senetle ispat kuralına aykırı olduğunu, yine mahkemenin taraflar arasındaki yazışmalar ve araç muayene randevu kaydına göre dorsenin davalıya teslim edildiği gerekçesinin de, yazılı ispat kuralına aykırılık teşkil ettiğini, duruşmada; davacının, dorsenin yüklü olması nedeniyle çekilmesini istemesi nedeniyle, sadece yardım amaçlı olarak park yerine bıraktıklarını beyan ettiklerini, davacının sunduğu yazışmada "dorsenin muayenesi bitmiş yarın gelince ruhsatı vereyim de onun da muayenesini halledelim" ifadesinin dorsenin davalı müvekkilde olmadığının kanıtı olduğunu, zira dorsenin müvekkilinde olması durumunda dorse ruhsatının da müvekkilinde olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, ariyet olarak verilen dorsenin iade edilmediği ve üçüncü şahıstan dorse kiralanmak zorunda kalındığı iddiasıyla dorse bedeli ile kiralama bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; dorsenin davalıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; taraflar arasında düzenlenmiş Taşeronluk Sözleşmesinde, davacının davalıya ariyeten dorse vereceğini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı gibi, davacı ile davalı arasında yazılı olarak akdedilmiş bir "ariyet sözleşmesi" de bulunmadığı, davacının davalıya dorseyi teslim ettiğini ispata yönelik "yazılı delil (teslim tutanağı, sevk irsaliye vb.)" sunmadığı, bir malın teslimi işlemi, hukuki işlem niteliğinde olduğundan (zira içeriğinde "ayni akit" içerdiğinden), yazılı delil (kesin delil) ile ispat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davalı vekili 14.07.2020 tarihli celsede; davacının dorsenin yüklü olması nedeniyle çekilmesini istemesi üzerine müvekkilinin dorseyi çekerek park yerine bıraktığını, ancak dorsenin gelip alınması yönünde beyanlara rağmen davacının dorseyi gelip almadığını, ayrıca dorsenin muayene başvurusunun müvekkili tarafından yapıldığı hususunun da doğru olduğunu beyan etmiştir.
İkrar bir tarafın, diğer tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğru olduğunu bildirmesi olup, davalı davacının ileri sürdüğü vakıaları ikrar edebileceği gibi, davacı da davalının ileri sürdüğü vakıaları ikrar edebilir. İkrar edilen vakıalar çekişmeli sayılmaz ve ispatı gerekmez.
Somut davada davacı, davalı yükleniciye hizmetin ifası için emaneten dorseyi vermelerine rağmen, davalı yüklenicinin iş bitiminde dorseyi geri teslim etmediği ileri sürmüş, davalı vekili duruşmada dorseyi park yerine bırakmak amacı ile de olsa teslim aldıklarını, ancak dorseyi gelip almalarını beyan etmelerine rağmen, davacının dorseyi geri almadığını, ayrıca dorsenin muayenesinin de müvekkili tarafından yapıldığını beyan etmiştir. Davalının dorseyi teslim aldıklarını, ancak davacının gelip geri almadığına dair beyanı bağlantılı bileşik ikrar niteliğinde olup, dorseyi teslim aldığını kabul eden davalının, beyanlarına rağmen davacının dorseyi geri almadığını ispatlaması gerekir. Ne var ki davalı bu yöndeki savunmasını kantlayacak delil sunmamıştır. Bu nedenle mahkemenin dorse bedeli ile kiralama bedeline hükmetmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 2.033,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.301,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nun 364. maddesi yollaması ile HMK'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!