Anahtar kelimeler: Email İşitsel Dijital Görsel Satımdan Mutabakat Mutabakatlar Tedarik Tanıtımı Reklam

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararASIL VE BİRLEŞENDAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında, davalının ... ... ve ... ... ve her türlü markaları ve ürünleri için, görsel, işitsel ve dijital ortamda ürünlerin tanıtımı amacıyla reklam faaliyetlerinde bulunmak ve söz konusu faaliyetlerde malzeme ve kişiler tedarik etmek, bunların nasıl yapılacağı ile ödemeler konusunda mutabakat yapıldığını, mutabakatlar ile ilgili yazışmalar e-mail yazışmaları taraflar arasındaki sözleşmenin tamamen somut ve net biçimde oluştuğunu, taraflar arasında yapılması kararlaştırılan faaliyetlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının süreleri içinde ödendiğini zaman içinde bir kısmının ödenmediğini, süresinde ödenmeyen faturalar için davalıya Beyoğlu 28. Noterliğinin 19.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ödemelerin tahsil edilememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya ile faturalı alacaklar 197.400,00 TL için ve bu dava konusu İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile faturasız alacaklar/faturası düzenlenmeyen 99.710,00 TL alacak için İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra dosyalarına itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, müvekkilinin çalışmaları neticesinde ortaya çıkan bütün çalışmalar ve tasarımların davalıya teslim edildiğini ve halen davalı tarafından kullanıldığını, beyanla davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra İnkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, davacıyla münferiden iş yapıldığını ve alınan hizmetlerin bedellerinin peşin olarak ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin müvekkiline peşin aldığı ödemelerden borcunun bulunduğunu, bu hususta davacıya Beykoz 2. Noterliğinin 21.03.2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini, davacının temerrüde düşmesine rağmen halen herhangi bir hizmet sunmadığını, davacının müvekkili şirkete hizmetleri tam olarak sunmadığı için fatura düzenlemediğini, davacının hizmet verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının hizmet vermediği hususlarda fatura düzenlemeyerek hizmet vermediğinin sabit olduğunu, beyanla davanın reddini davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKMESİ ████████ Esas DAVADA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: müvekkili ile davalı arasında, davalı şirketin ... ... ve ... ... ve her türlü markaları ve ürünleri için, görsel, işitsel, ve dijital ortamda ürünlerin tanıtımı amacıyla reklam faaliyetlerinde bulunmak ve söz konusu faaliyetlerde malzeme ve kişiler tedarik etmek, bunların nasıl yapılacağı ile ödemeler konusunda mutabakat yapıldığını, mutabakatlar ile ilgili yazışmalar e-mail yazışmaları taraflar arasındaki sözleşmenin tamamen somut ve net biçimde oluştuğunu, taraflar arasında yapılması kararlaştırılan faaliyetler müvekkil tarafından yerine getirildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının süreleri içinde ödendiğini zaman içinde bir kısmının ödenmediğini, süresinde ödenmeyen faturalar için davalıya Beyoğlu 28. noterliğinin 19.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ödemelerin tahsil edilememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 197.400,00 TL tutarındaki alacak için icra takibi yapıldığını, davalının icra dosyalarına itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, müvekkilinin çalışmaları neticesinde ortaya çıkan bütün çalışmalar ve tasarımların davalıya teslim edildiğini ve halen davalı tarafından kullanıldığını, beyanla davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davacı ile davalı arasında davalının ... ... ve ... ... markası için çeşitli görsel, işitsel ve dijital ortamda ürünlerin tanıtım amacıyla reklam faaliyetlerinde bulunulması amacıyla hizmet alımına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafça bu ticari ilişki kapsamında sunması gereken hizmetlerin fotoğraf prodüksiyonu ve fotoğraf çekimi ile katalog ve marka tasarım, afişler, ingilizce katalog hazırlamak olduğu ve yapılacak işler bedelinin taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre toplam 683.911,00 TL olarak kararlaştırıldığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin onay ve kabul işlemlerinin mail üzerinden gerçekleştiği, davacı tarafça yapılan ve yapılacak işler ile bedellerinin davalı şirket yetkilileri tarafından onaylandığı, yapılan işler karşılığı davalı tarafça davacıya 339.500,00 TL ödeme yapıldığı ve ödenmeyen kısmın 299.411,00 TL olduğu, bu tutarın 197.400,00 TL si yönünden davacı tarafça fatura düzenlendiği, faturaların ve fatura içeriği hizmetin davalıya teslim edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre 197.400,00 TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının bu tutar yönünden birbirini teyit ettiği ve birleşen dava konusu 197.400,00 TL tutarlı fatura alacağından dolayı davalının borçlu olduğu, asıl davaya konu henüz faturası düzenlenmemiş 99.710,00 TL alacak yönünden ise davacının faturası düzenlenmemiş alacağa ilişkin iş ve hizmetleri alınan bilirkişi raporuna ve dosyaya sunulan delillere göre gerçekleştirmiş ve davalıya sunmuş olduğu faturası düzenlenmeyen işler nedeniyle asıl davada davacının 99.710,00 TL alacaklı olduğu, ancak bu tutarın KDV dahil edilmek üzere hesaplandığı oysa davacının henüz fatura düzenlemediği ve bu nedenle düzenlenmemiş faturalardan dolayı KDV talep edemeyeceği, 99.710,00 TL alacaktan KDV oranı mahsup edildikten sonra ( %18 ) davacının faturası düzenlenmeyen işlerden dolayı talep edebileceği alacak miktarının 81.762,20 TL olduğu, alacağın likit ile belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatının hüküm koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararında, davacının henüz fatura düzenlemediği ve bu nedenle düzenlenmemiş faturalardan dolayı KDV talep edemeyeceği, 99.710,00 TL alacaktan KDV oranı mahsup edildikten sonra ( %18 ) davacının faturası düzenlenmeyen işlerden dolayı talep edebileceği alacak miktarının 81.762,20 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul edildiğini, asıl davada davanın kısmen reddine dair kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkeme kararında müvekkilinin 99.710,00 TL alacaklı olduğunun açıkça ve delillere dayalı olarak kabul edildiğini, faturanın kesilmemesinin temel nedeninin, davalının faturaları kesilen işler bakımından haksız yere faturaların bedellerini ödememesi sonucu, bunları KDV beyannamesinde gösteren ve fakat tahsilatı yapamadığı için vergi dairesine ödemesi yapamayan müvekkilinin vergi dairesi tarafından KDV lerin bedelleri bakımından gecikme zammına muhatap kılınması olduğunu, burda faturaların kesilip kesilmemesi değil, tarafların meblağlar üzerinde anlaşması ve müvekkilinin (99.710,00 TL) alacaklı olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu, kararda ve bilirkişi raporlarında bu meblağda müvekkilinin alacaklı olduğunun açıkça kabul edildiğini, bilahare tahsilat yapıldığında faturalarda gösterilmek suretiyle vergi dairesine ödeneceğini, davalının üç yılı aşkın bir süredir müvekkilinin alacağını ödemediği dikkate alındığında, fatura kesilmesinin müvekkilini kaldıramayacağı kadar yük altına sokulması anlamına geleceğini, ayrıca usul ekonomisi bakımından da davanın tamamı bakımından kabulü ve müvekkilinin (99.710,00 TL) alacaklı olduğundan tamamı bakımından takipteki itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, kısmen davanın reddedilmesi kanuna ve hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme Kararının ilk açılan asıl dava olan Esas No: ████████ sayılı dosyası bakımından verilen (99.710,00 - 81.762,20 = 17.947,80TL)'lik davanın reddine dair kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin dava konusu hizmeti almadığını, bu sebeple söz konusu hizmetle ilgili herhangi bir fatura kesmediğini, asıl ve birleşen davada davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının alacaklı olduğu yönündeki iddialarının soyut olduğunu ve belgeye dayanmadığını, 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususun ele alındığını, Asıl dava ve birleşen davada davacı tarafından dosya içerisine flaş disk içinde bir takım görseller sunduğu ve bu görsellerin müvekkil şirket katalog ve İnternet sitesindeki görsellerle benzerlik gösterdiğinin açıklandığını, asıl dava ve birleşen davada davacı tarafından nasıl oluşturulduğu dahi tespit edilmeyen flaş disk içerisindeki belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, asıl dava ve birleşen davada davacı tarafından iddia olunan söz konusu belgeler hiçbir şekilde müvekkile şirkete teslim edilmediğini, müvekkil şirket internet sitesi halka açık olup bu görsellerin kopyalanmasının çok kolay olduğunu, belirtilen flaş disk içerisindeki belgelerin nasıl üretildiğinin dahi tespit edilemediğini, hiçbir şekilde delil niteliğine haizolmadığını, asıl dava ve birleşen davada davacı tarafından hizmeti verilmeyen, faturası kesilmeyen, kabul işlemi yapılmayan işler açısından açılan bu davanın ilk derece mahkemesi tarafından kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hizmet verdiğini ispat etmesi gereken davacının davasını ispat edemediğini, hizmet verilemeden fatura kesilmesinin mümkün olmadığını, asıl dava ve birleşen davada davacının hizmet verdiğini iddia ettiği işler için fatura da kesmemiş olup hizmetin verilmediğinin bu itibarla da sabit olduğunu, asıl dava ve birleşen davada davacının herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi müvekkiline borçlu bulunduğunu, asıl dava ve birleşen davada davacı bedelini peşin aldığı hizmetlere karşılık müvekkiline herhangi bir hizmet sunmadığını, asıl dava ve birleşen davada davacıya bu hususta Beykoz 2. Noterliği 21.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini, asıl dava ve birleşen davada davacı temerrüde düşmesine rağmen herhangi bir hizmet sunmadığını, iş bu durumun ilk derece mahkemesinde belirtilmiş olsa da mahkemece bu hususla alakalı gerekli incelemeleri yapmadığını, asıl dava ve birleşen davada davacının hizmet karşılığını önceden alınmasına rağmen hizmeti vermeyerek temerrüte düştüğünü, dosya kapsamı incelendiğinde asıl dava birleşen davada davacının iş bu hizmeti verdiğine dair herhangi bir teselsül belgesinin de bulunmadığını, ayrıca dosya kapsamında belgelerin müvekkiline teslim edildiğine dair bir tesellüm belgesi de bulunmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda teslime dair yazılı bir belge olmadığının belirtildiğini, dolayıyla ilk derece mahkemesinin somut bir şekilde ispatlanmayan belgeleri esas alarak davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, kararda da görüleceği üzere davanın faturaların kesilmiş olması ile dava konusu hizmeti yerine getirdiği kanaatine varılamayacağını, hizmetin yerine getirildiğine dair hiçbir belgenin bulunmadığını, dolayısıyla asıl dava ve birleşen davada davacı tarafından açılmış olan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, asıl ve birleşen davada davacı ile davalı arasında var olduğu sabit olan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturalı bakiye alacak ile henüz faturası düzenlenmemiş ancak ifa edilmiş hizmetlerden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Asıl ve birleşen davada, davacı davalının ... ... ve yeni markası ... ... için çeşitli görsel, işitsel ve dijital ortamda ürünlerin tanıtımı amacıyla reklam faaliyetlerinde bulunduğunu ve söz konusu faaliyetlerde malzeme ve kişiler tedarik ettiğini beyan ederek yapılan işler karşılığında davalı şirkete 455.000,00 TL + KDV - 536.900,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, söz konusu faturalara karşılık 339.500,00 TL tahsil ettiğini, düzenlenen faturalardan 197.400,00-TL ( 536.900,00 -339.500,00= 197.400,00TL) alacağı bulunduğu ve ayrıca davalı adına yaptığı işlerden dolayı düzenleyeceği faturalardan 84.500,00 TL + KDV - 99.710,00 TL alacağının bulunduğunu, düzenlenen faturalardan ve düzenlenecek faturalardan toplamda 297.110,00 TL( 197.400,00 + 99.710,00 =297.110,00) alacaklı olduğunu iddia etmektedir.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davada, 99.710,00 TL alacaklı olduğu, ancak bu tutarın KDV dahil edilmek üzere hesaplandığı oysa davacının henüz fatura düzenlemediği ve bu nedenle düzenlenmemiş faturalardan dolayı KDV talep edemeyeceği, 99.710,00 TL alacaktan KDV oranı mahsup edildikten sonra ( %18 ) davacının faturası düzenlenmeyen işlerden dolayı talep edebileceği alacak miktarının 81.762,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmiştir.1-Davalı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine █████/2018 tarihli takip talebiyle 197.400,00 TL kesilen faturalar bakiye alacağı açıklaması ile genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığı, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Her ne kadar davalı, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, faturaları itiraz ve etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, her iki tarafın defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporuna göre birleşen davaya konu icra takip tarihi itibariyle her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının 197.400,00 TL tutar yönünden birbirini teyit ettiği ve birleşen dava konusu 197.400,00 TL tutarlı fatura alacağından dolayı davalının borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediği ve defterlerine kaydettiği anlaşıldığından davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Bu nedenle davacı, dosyaya sunduğu belge, deliller ve tarafların ticari defterler ve kayıtlarına göre icra takibine konu alacağını ispat etmiştir. Davalı ise, icra takibine konu fatura yönünden borcu olmadığını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delille ispatlayamamıştır. Bu itibarla, Mahkemece yazılı gerekçe ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.2- Davacı vekili ve davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesine, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine █████/2018 tarihli takip talebi ile 99.710,00 TL bakiye alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Asıl davada davacı, davalı adına yaptığı işlerden dolayı düzenleyeceği faturalardan 84.500,00 TL + KDV = 99.710,00 TL alacağının bulunduğunu iddia etmiştir.İlk derece Mahkemesince alınan 31.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Dosya muhteviyatına sunulan delillerden anlaşıldığı üzere; taraflar arasında ... yatak/... fotoğraf çekimleri ve prodüksiyonu ile katalog tasarımı, vitrin düzenleme, logo tasarımı, afiş tasarımı ve uyarlama gibi konularda e-mail yoluyla yazışmalar yaptıkları, hatta yapılacak işlerle ilgili ilk olarak teklif dosyası gönderildiği ve bunun üzerinden pazarlık edilerek işlere başlandığının anlaşıldığı, taraflar arasında anlaşma yapıldığının söz konusu e-maillerden görüldüğü, diğer taraftan davalı davacıyla münferiden iş yapılıp alınan hizmetlerin bedellerinin peşin olarak ödendiğini belirttiği, dolayısıyla davalı şirketin, davacı ile bir iş ilişkisinin olduğunun kabul edildiğinin görüldüğü, bu iş ilişkisinin en somut öreklerinin de düzenlenen faturalar olduğu ve fatura açıklamaları da e-mail yazışmalarına konu işlerle doğrudan örtüştüğü, sonuç olarak, mail içeriklerindeki yazışmalar tamamen yapılan/yapılacak olan işler, bütçeler ve yapılan/yapılmayan ödemelerle ilgili olduğu, dava konusu alacağa kaynak teşkil eden işler olduğu, mail yazışmalarında da açıkça görüldüğü ve bu yazışmalar davalı şirket yetkilisiyle yapıldığı, kök raporda da delaylıca ifade ettikleri ve açıkladıkları üzere; yapılan işlerle alakalı görsellerin tek tek incelendiği, ve oluşturulan bu görsellerin; davalı şirketin kataloglarında, internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığının açıkça tespit edildiği ve bu hususun, görsellerin teslim edilmiş olduğunu ve alındığını gösterdiği, dava dosyasına sunulan görseller, ürünlerin farklı pozlama teknikleriyle üretilen ham çekim görüntüler olduğu ve davalının internet sitelerinden kopyalanmış olmasının mümkün olmadığı, davacının mail yazışmalarında belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, ████████ Esas numaralı asıl davada, faturası düzenlenmemiş alacaklar yönünden davacının 299.411 TL-197.400 TL - (KDV Dahil) 102.011 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davacının fatura düzenlenmemiş icra takibine konu hizmeti verdiğini iddia ettiğinden ispat yükü davacı tarafa aittir. Yargılama aşamasında alınan kök ve ek raporda, dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgeler ile teknik inceleme ve değerlendirme yapıldığı belirtilerek, davaya konu hizmetlere ilişkin teknik açıdan hizmetin verildiği ve davalıya teslim edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve teknik açıdan yeterli olup denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü dava dosyasına sunulan görsellerin davalının internet sitesinden kopyalanmasının kolay olduğu yönündeki iddiası bilirkişi raporunda dğerlendirilmiş olup, bilirkişi raporunda, dava dosyasına sunulan görseller, ürünlerin farklı pozlama teknikleriyle üretilen ham çekim görüntüler olduğu ve davalının internet sitelerinden kopyalanmış olmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu halde alınan kök ve ek rapordaki teknik değerlendirmelere göre dava konusu hizmetin verildiği tespit edilmiş olup, bu tespitlere göre davacı davasını ispat etmiştir. Bu nedenle davalının asıl dava yönünden istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.İlk derece Mahkemesince asıl davaya konu henüz faturası düzenlenmemiş 99.710,00 TL alacak yönünden ise davacının faturası düzenlenmemiş alacağa ilişkin iş ve hizmetleri alınan bilirkişi raporuna ve dosyaya sunulan delillere göre gerçekleştirdiği ve davalıya sunduğundan bahisle asıl davada davacının faturası düzenlenmeyen işler nedeniyle 99.710,00 TL alacaklı olduğu, ancak bu tutarın KDV dahil edilmek üzere hesaplandığı oysa davacının henüz fatura düzenlemediği ve bu nedenle düzenlenmemiş faturalardan dolayı KDV talep edemeyeceği, 99.710,00 TL alacaktan KDV oranı mahsup edildikten sonra ( %18 ) davacının faturası düzenlenmeyen işlerden dolayı talep edebileceği alacak miktarının 81.762,20 TL olduğu gerekçesiyle KDV talebinin reddine hükmolunmuştur.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun vergiyi doğuran olay başlıklı 10. Maddesinin a bendine göre, vergiyi doğuran olayın hizmetin yapılmasıyla başladığı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, hizmet sözleşmesine dayalı bir işlemde fatura düzenlenmemiş olmasının KDV'nin doğmasına engel bir durum değildir. Somut olayda hizmetin verildiği tespit edildiğine göre, Katma Değer Vergisi Kanunun 10 a maddesi uyarınca KDV'nin doğduğu anlaşılmakla mahkemece fatura düzenlenmemiş olması sebebiyle KDV'ye hükmedilmemesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince asıl dava yönünden kaldırılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-Asıl dava yönünden;a)Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul Anadolu 18 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takipteki diğer şartlarla DEVAMINA,-Hükmolunan 99.710,00 TL alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 6.811,19 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.204,25 TL peşin harç ve 35,90 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.240,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.571,04 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.204,25 TL peşin harç, 5,20 vekalet harcı ile 2.767,00 TL posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.007,15 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 4.767,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.035,40 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 4.800,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.068,00 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,6-Davalı tarafından asıl ve birleşen davada karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 306,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 425,49 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,8-Davacı tarafından asıl dava için yatırılan 527,21 TL istinaf harçları ile 108,10 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 635,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.04.2026