Anahtar kelimeler: Turizmkonaklama Mecralardan Rezervasyon Davaitirazın Acentalık Rezervasyonlarını Konaklama Dijital Servisi Davalıborçlu

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret A.Ş., turizm-konaklama sektöründe faaliyet göstermekte olup, müvekkili şirketin davalı/borçlu ... Ticaret ve Turizm Anonim Şirketi'nin "..." unvanı ile faaliyet gösteren servisi kapsamında, komisyon karşılığında konaklama rezervasyon hizmeti almakta olduğunu, Davalı/borçlu bu hizmet kapsamında, çeşitli mecralardan (dijital, net, acentalık vs.) konaklama talebinde bulunan kişilerin rezervasyonlarını, konaklama ücretlerini tahsil ederek müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren konaklama tesislerinde rezervasyon oluşturmakta, akabinde ise belirli dönemler halinde konaklayan kişilerden tahsil ettiği konaklama ücretlerini müvekkili şirkete ödediğini, Davalı/borçlu şirketin, bu faaliyeti kapsamında uzun bir süreden bu yana, müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren "..." ve "..."de konaklayanların ücretlerini müvekkili şirkete ödemediğini ve müvekkili şirketin ticari olarak zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı borçlu şirketin müvekkili şirketin ... için birikmiş bulunan 81.310,81 TL tutarındaki alacağı ile ... için birikmiş bulunan 40.209,68 TL tutarındaki alacağı olmak üzere toplam 121.520,49 TL alacağını ödememesi üzerine davalı/borçlu şirketin ilgili birimleriyle iletişime geçildiğini ancak müvekkili şirket tarafından yapılan sözlü ve yazılı tüm taleplere rağmen müvekkili şirketin alacağının ödenmediğini, Müvekkil şirketin 121.520,49 TL tutarındaki alacağının ödenmemesi üzerine taraflarınca .... İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını ancak davalı borçlu şirket tarafından takibe, müvekkili alacağının sürüncemede bırakılması ve ödemede zaman kazanmak adına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Davalı/borçlu tarafça takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine taraflarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması adına arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, Arabuluculuk aşamasının akabinde davalı/borçlu şirketin talebi üzerine .... İcra Dairesi'nin 2024/... E.sayılı dosyasına konu müvekkili şirket alacağının ödenmesi noktasında taraflar arasında yeniden görüşmeler başladığını ve nihayetinde tarafların 5.02.2025 tarihli protokol ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... E.sayılı dosyasına konu borcun 05.03.2025 tarihinde ödenmesi şartıyla anlaşmaya vardıklarını ancak davalı şirketin taraflar arasında yapılan anlaşmanın şartlarına da uymadığını ve protokol uyarınca 05.03.2025 tarihinde yapılması kararlaştırılan ödemeyi yapmadığını, müvekkili şirketin davalı/borçlu şirketten alacaklı olduğu, .... İcra Dairesi'nin 2024/... E.sayılı dosyasına konu takibi başlatmakta haklı olduğu, tarafların kayıtlarının incelenmesi neticesinde açık bir şekilde anlaşılacağını, Müvekkil şirket tarafından keşide edilen fatura ve ticari defter kayıtları, müvekkil şirketin toplam 121.520,49 TL alacağı olduğunu kanıtladığını, Davalı/borçlu şirketin uygulaması olan "..." kayıtları ve cari hesap ekstreleri uyarınca da müvekkili şirketin toplam 121.520,49 TL bakiye alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, davalı/borçlu aleyhine ihtiyati haczin yasal şartları oluştuğundan güncel dosya borcu tutarı olan 164.488,68 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesine, .... İcra Dairesi'nin 2024/... E.sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine, davalı/borçlu tarafça yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin faiz ve ferileri ile devamına, davalı/borçlu aleyhine alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mahkemede açmış olduğu işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile reddettiklerini, müvekkili şirketin www.....com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... " isimli otellerin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlandığını ve muaccel bir borç da bulunmadığını, davacının alacaklı olduğu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, öncelikli olarak faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, davacı şirketin verme yükümlülüğü altına girdiği hizmeti tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamadığını, hatta karine dahi teşkil etmediğini, nitekim bu hususun Yargıtay içtihatları gereğince de hüküm altına alındığını, davacının iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının da mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, mahkeme tarafından öncelikle davacının müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve buna ilişkin inceleme günü verilmesine, yapılacak inceleme neticesinde müvekkili şirketin davacının iddia ettiği alacağa ilişkin bir hizmet almamış olması sebebi ile haksız davanın reddine, kötü niyetli olan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Tarafların sunmuş olduğu dilekçeler ve eklerindeki deliller incelendi.
Tarafların ticaret sicil kayıtları incelendi.
█████/2026 tarihinde bilirkişiler ... ve ...'nün sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve teknik yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
6.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023, 2024 ve 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterle sal ine delil niteliği taşıdığı,
6.2 Davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş. inceleme günü olan █████/2025 günü saat 10:30 'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
6.3 Davacı ... İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.'nin düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak İcra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'den her ne kadar 206.808,20-TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmiş olsa da, davacı yanın talebe bağlılık ilkesi gereğince davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'den 121.520,49-TL cari hesap alacağı talep edebileceği,
6.4 Dosya kapsamı ve davacı şirkete ait ... hesabı üzerinde yapılan teknik incelemelerde; davacının ... platformunu tesis bazlı cari hesap mantığıyla kullandığı, rezervasyon, fatura, iade ve ödeme hareketlerinin sistem tarafından otomatik olarak kaydedildiği, her finansal işlem sonrası bakiyenin anlık güncellendiği ve bu işlemlerin hem ekran görüntüleri hem de CSV (Excel) formatında dışa aktarılabilir nitelikte olduğu, Sistem paneli üzerinden yapılan incelemelerde rezervasyonlara ilişkin tutarlar, komisyonlar, ödeme şekilleri ve fatura süreçlerinin platform tarafından yönetildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dijital kayıtlarla desteklendiği,
Özellikle dava dilekçesi ekinde sunulan sistemden alınmış ekran görüntülerinde, davacıya ait iki farklı tesis hesabının sistem tarafından ayrı ayrı izlendiği ve her iki tesis için de ilgili tarihler itibarıyla alacak bakiye oluştuğu, bu kapsamda platform kayıtlarında “...” hesabı için bakiye toplamının 81.310,81 TL (Alacak), “...” hesabı için ise bakiye toplamının 40.209,68 TL (Alacak) olarak gösterildiği, bu itibarla işbu veriler, platform sistem kayıtları uyarınca davacı lehine ilgili tesisler bakımından tahakkuk etmiş alacak bulunduğunu teknik olarak ortaya koyduğu, söz konusu iki tesis hesabı bakımından toplam alacak tutarının 121.520,49 TL olduğu.
6.5 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı,
6.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş olup, usul ve yasaya uygun şekilde davet edilen davalı taraf, gün ve zamanında ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı tespit edilmekle, bu kapsamda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu dava konusu borç yönünden ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 121.520,49 TL üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.301,06 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.467,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.833,39 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.467,67 TL peşin/nisbi harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 105,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.188,07 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Dosya incelendi.
█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!