Anahtar kelimeler: Kazısında Meblağdan Tedavisi Gördüğünü Anadolu Kusuru Sürücüsü Zarara Nezdinde Uğradığını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 02.03.2021 TARİHLİ ███████ ESAS ████████ KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde sağlık sigortası ile sigortalı olan ...'ın █████/2015 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru ile meydana gelen trafik kazısında zarara uğradığını ve tedavi gördüğünü, müvekkilinin sigortalısına tedavisi sebebiyle 141.965,95 TL ödendiğini, müvekkilinin sigortalısına ödediği bu meblağdan 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı Kanunu'nun 98. Maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile ...'nun sorumlu olduğunu, sigortalının yaralandığı █████/2015 tarihli trafik kazasında davalı ... A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olarak sorumlu olduğunu, diğer davalı ...'ın sigortalıya vermiş olduğu zarardan kusurlu araç sürücüsü olarak sorumlu olduğunu belirterek sigortalıya ödenen 141.965,91 TL'lik tedavi giderinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin kısmi olarak ..., ... ve ... AŞ'den kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03.07.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı sigorta şirketi ile davalı gerçek kişi açısından 1.000,00 TL olarak açılan davanın 140.965,91 TL artırılarak toplam 141.965,91 TL nin 10.08.2015 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili 07.07.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı ... açısından 1.000,00 TL olarak açılan davanın 140.965,91 TL artırılarak toplam 141.965,91TL nin 10.08.2015 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin eğer mevcutsa sigortalının kusuruna düşen paydan daha fazlası ile sorumlu tutulamayacağını, 25.02.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun değişen 98. Maddesindeki Trafik kazalarındaki acil sağlık ve tedavi hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan karşılanacağı hükmü nedeni ile tedavi masraflarından ... nın sorumlu olacağını, bu nedenle tedavi masraflarından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin ...'na prim aktarımının yapılması nedeniyle 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumluluğu kalmadığını, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresinin, kaza tarihinden itibaren değil; delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkiline tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, dava konusu olay haksız fiilden kaynaklandığından davacı vekilinin avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkme iş mahkemesi olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 5521 sayılı Kanun 7. Maddesi gereğince dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunlu olduğundan davanın bu nedenle de usulden reddi gerektiğini, davacının sigortalısının müvekkili Kuruma karşı ileri sürebileceği bir hakkı mevcut olmadığından taleplerin 2918 ve 5510 sayılı Kanunlar bakımından kabul edilebilirliği bulunmadığından davacının halefiyetinden de bahsetmenin mümkün olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 93/1 maddesi hükmünün de bu durumu yasakladığını, davacının, trafik kazası şonucu oluşan tedavi giderlerini kazazede ile kendi arasında yapılan özel sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödediğini, bu ödemenin ilgili yönetmeliğin 7. maddesinde özel sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi gideri kapsamında değerlendirilmeyeceğini, sigorta şirketi özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil ettiğinden özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden Kurumun sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;24.02.2022 tarihli heyet raporundaki belirlemelerin kazaya uygun düştüğü ve mahkemece de yerinde görülerek kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kazanının meydana geldiği yerde daha dikkatli araç kullanması gerekirken, önemsizce dava dışı sigortalıya çarpmasında %25 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, 25.09.2023 tarihli doktor raporunda, hastane tedavi giderlerinin kadri marufunda olduğunun belirtildiği, bu kapsamda meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması nedeniyle bu oranda aracın sigorta şirketinin de kusurlu olduğu, dava dışı sigortalısına davacı sigorta şirketinin 141.965,91 TL ödeme yaptığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, sonrasında 03.07.2017 tarihinde ıslahla dava değerinin 141.965,91 TL'ye çıkarıldığı, davacının davalının kusuruna denk gelen 35.491,47 TL'yi davalılardan rücuen tazmin talep edebileceği değerlendirilmekle 1.000,00 TL'nin dava ve olay, 34.491,47 'nin 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 34.491,47 'nin 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan tahsiline; davacının davalı ... yönünden talebinin, 10.08.2015 tarihli kazada, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının yaralanması sonrası acil durumunun Şişli Etfal Hastanesinde sonlandırılması ve tedavi giderlerinin ... tarafından sevk edilmeden kendi isteği ile gittiği sağlık kurumlarındaki acil olmayan elektif tedaviler ile ilgili olduğu, dava konusu tedavi giderlerinin acil hal sonlandırıldıktan sonra ... tarafından sevk edilmeksizin kendi isteği ile gidilen sağlık kurumları ve hekim tarafından yapılan acil olmayan planlı (elektif) tedaviler ile illiyetli tedaviler giderleri olduğundan ...'nın dava konusu tedavi giderlerinden ...'nın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; açık mevzuat hükmü ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin kararları çerçevesinde belgeli, gerekli ve hastalığa uygun tedavi giderlerinden ...'nın sorumlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasının acil bir durum olduğunu, kaza sonucu bu tedavilerin gerçekleştirildiğini, hastanın iyi olması için yapılan zorunlu tedaviler olduğunu, bu sebeple mahkemenin "acil olmayan", "planlı" tedaviler değerlendirmesini kabul etmediklerini, ...’nın SUT oranında sorumlu olacağına ilişkin Yönetmelik’in ilgili maddesinin Danıştay Kararı ile iptal edildiğini, davalı ... ın hem araç sürücüsü hem de işleten olduğunu, işletenin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, davalı araç sürücüsünün, işleten sıfatıyla kusur oranlarına bakılmaksızın sağlık harcamalarının tamamından sorumlu olacağını, diğer davalı sigorta şirketinin de araç sürücüsü-işleten ile birlikte sorumluluğu bulunduğunu, işleten olmayan araç sürücülerinin neden olduğu zararların genel hükümlere tabi olduğunu, ihmal ve tedbirsizlik halinde dahi sürücünün sorumlu olduğunu, kaldı ki dava konusu kazada davalının kusurunun, ihmal ve tedbirsizlikten çok daha ağır bir kusur olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı tespitleri ve kusur oranını kabul etmediklerini, asli kusurlunun araç sürücüsü olduğunu, davalı ...'nın KTK madde 97 gereği sorumluluğu bulunduğunu, buna göre ...'nın karşılamadığı tedavi giderleri için de davalı Sigorta Şirketi'nin sorumlu olacağını, Yargıtay emsal kararına göre tedavi giderleri belgeli ve kaza sebebiyle uygulanması gerekli ve yerinde tedaviler ise ...'nın karşılamadığı tutarların zorunlu mali mesuliyet şirketinden talep edilebileceğini, KTK madde 97 gereği sorumlu olan davalı ...'nın da diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfı yapılmamışken dosyada alınan 24.02.2022 tarihli kusur raporunda sigortalı araç sürücüsüne %25 kusur atfı yapılmasını kabul etmediklerini, rapordaki aleyhe hususların reddini talep ettiklerini, çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeniden Adli Tıp Genel Kurulu'na sevkini talep ettiklerini, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün süratli olduğu iddia edilerek dikkat ve özen yükümlülüğünü gerçekleştirmediği gerekçesi ile kusur atfı yapılmış ise de sigortalı aracın süratli olduğuna ilişkin hiçbir somut değerlendirme bulunmaksızın "kaza gerçekleşti ise süratlidir" gibi basit bir kabul ile kusur atfı yapılmasını kabul etmediklerini, tedavi gideri taleplerinin ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, yeni genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatına alındığını, zira 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda açıkça sağlık gideri teminatı kapsamındaki zararların Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunun ve sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğinin belirtildiğini, aynı şekilde KTK md. 98 gereği tedavi gideri taleplerinden ... nın sorumlu olduğunu, dolayısıyla davacnın talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tedavi teminatı için sigortalıdan tahsil edilen sigorta priminin tamamının yasal sorumluluk çerçevesinde ...'ya aktarıldığını, sigorta sözleşmesinin belli bir prim karşılığında teminat sağladığını, bu halde primi tahsil edilmeyen bir riskin teminat altına alınmasının açıkça sigorta sözleşmesinin ruhuna aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ödenen tedavi giderinin Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile, 34.491,47 'nin 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan tahsiline; davalı ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Somut olayda, davacının sigortalısının trafik kazası sebebiyle tedavi gördüğü hastanede yapılan tedaviler sebebiyle toplam 141.965,91 TL bedelin davacı tarafından ödenmesi üzerine aynı tutarın tahsili için iş bu rücuen tazminat davası açılmıştır.
Dava dışı sigortalının davacı şirket nezdinde █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında Sağlık Sigortası Sertifikası ile sigortalı olduğu, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağına göre █████/2015 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sebebiyle sigortalının yaralandığı, davacı sigorta şirketinin tedavi giderlerine ilişkin hastaneye toplam 141.965,91 TL tutarında ödeme yaptığı, davacı tarafından ödenen toplam bu bedelin davalılardan rücuen tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
1-Eldeki dava, önce İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup dava davalı ... yönünden tefrik edilerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... yönünden davada İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, daha sonra İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin █████████ Esas ████████ Karar Sayılı ilamıyla davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, akabinde İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. ███████ K. Sayılı ilamı ile davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilk açılan dava olan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile birlikte görülmek üzere bu mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, bu mahkemece ███████ E. ████████ K. sayılı ilamı ile birleştirme kararı verilerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilerek yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu haliyle asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından davalı ... yönünden açılan birleşen davada görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın merci tayini için ilgili istinaf dairesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden yargılamaya devam edilerek karar verilmesi yerinde olmamıştır.
O halde, mahkemece, öncelikle birleşen davanın tefrikine karar verilerek asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığı giderildikten ve bu yolla görevli mahkeme belirlendikten sonra sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken mahkemenin kendisini re'sen görevli kabul ederek yargılamaya devam etmesi isabetli olmamıştır.
2-Kabule göre, mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Öte yandan gerekçeli karar başlığında taraf isim ve unvanlarının asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı ve doğru şekilde gösterilmemesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-███████ md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir.
6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer..." şeklinde hüküm içermektedir.
Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi ████████ Esas ve █████/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde ████████ Esas █████████ Karar ve █████/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin ██████████ Esas ████████ K sayılı ilamı).
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı ...'na geçmiştir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Dosya kapsamında alınan 17.05.2021 tarihli ATK kusur raporunda, dava dışı sigortalı yayanın %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yine dosya kapsamında alınan 16.11.2018 tarihli ve 24.02.2022 tarihli kusur bilirkişi raporlarında, davalı gerçek kişinin %25 oranında ve dava dışı sigortalının %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan 25.09.2023 tarihli hekim bilirkişi raporunda; 10.08.2015 tarihinde trafik kazasında yaralanan yaralanan dava dışı ...'a yapılan tetkik ve tedavilerin patolojileri ile illiyetli ve tıbben uygun olduğu, dava konusu tedavi giderlerinin tedavilerin yapıldığı hekim ve sağlık kurumlarına göre dönemsel rayiç bedelleri ile kadri maruf olduğu, dava konusu tedavi giderleri ile illiyetli tedavilerin acil hali sonlandırıldıktan sonra ... tarafından sevk edilmeksizin kendi isteği ile gittiği sağlık kurumlarındaki acil olmayan planlı (elektif) tetkik ve tedavi giderleri olduğu, dava konusu tedavi giderleri acil hali sonlandırıldıktan sonra ... tarafından sevk edilmeksizin kendi isteği ile gittiği sağlık kurumları ve hekim tarafından yapılan acil olmayan planlı (elektif ) tedaviler ile illiyetli tedaviler giderleri olduğundan dolayı ...'nın dava konusu tedavi giderlerinden ...'nın sorumlu olmadığı, dava konusu tedavi giderlerinin sol diz travması, pelvis kırığı, subdural hematom nedeni ile operasyon ve gelişen hemipleji için rehabilitasyon ile illiyetli olduğu, subdural hemtom ve gelişen hemiplejinin kazada yaralanması ile illiyetli olup olmadığının nöroloji ve beyin cerrahisi uzmanlarından oluşan heyet tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğu, subdural hematom ve hemiplejinin kazada yaralanması ile illiyetli olup olmadığının değerlendirilmesinden sonra kazada yaralanması ile illiyetli tedavi giderlerinin değerlendirilebileceği, kazada yaralanmasından dolayı tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığının sigorta hukuku uzmanınca değerlendirilmesinin uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kabule göre, ilk derece mahkemesince, dava dışı sigortalının tedavi gördüğü tüm tedavi belgeleri incelenerek uygulanan tedaviler konusunda uzman doktorlardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden, yapılan tedavilerin sigortalının yaralanmasının mahiyeti ile uyumlu olup olmadığı, yapılan tedavi ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi ve belgesiz tedavi giderlerinden işleten ve sürücünün sorumluluklarının devam ettiği gözetilerek sonucuna göre değerlendirilmesi yapılması gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenler ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Asıl ve birleşen davada hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken ayrı ayrı 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 590,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 874,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Asıl davada hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı ... Sigorta Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan toplam 589,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 175,9‬0 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İİK. m. 36/5. fıkra gereğince, kaldırma ilamının mahiyetine göre, davacı tarafından dosyaya sunulan teminat mektubunun talep halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!