Anahtar kelimeler: Ödemekten Navlun İmtina Euro Cari Taşıma Tlyi Sunduğunu Anadolu Şirkete

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete taşıma hizmeti sunduğunu, işbu hizmet karşılığında aşağıda yer alan navlun faturalarını düzenlediğini, söz konusu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalı taraftan toplam 11.047,00 EURO, 4.334,00 TL alacaklı bulunduğunu, davalı tarafın bakiye 11.047,00 EURO * 4.334,00 TL'yi ödemekten imtina etmesi üzerine müvekkilin haklı fatura ücreti alacağının tahsili amacıyla --------- İcra müdürlüğümün ---------- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin, davalı yanın çeşitli zaman dilimlerini içine alır şekilde taşıma hizmeti verdiğini, işbu taşıma hizmetine istinaden davacı şirketçe haklı olarak navlun ücreti faturaları, çıkış gümrük ücreti faturası, yükü boşaltma esnasında beklemeden kaynaklı bekleme ücret faturası ve davalından kaynaklı gümrük cezasının davacı tarafça ödenmesine mukabil tanzim edilen gümrük ceza faturasının düzenlendiğini, ayrıca verilen taşıma hizmeti kapsamında tanzim edilen 04.04.2024 tarih ve ---------- nolu 3.516.00 TL bedelli faturaya karşılık davalı, haksız ve mesnetsiz bir şekilde 12.04.2024 tarih ve ----------- nolu faturayı tanzim ettiğini, anılan faturaya karşılık ise müvekkili şirketçe, haklı alacağa kavuşmak adına 29.04.2024 tarih ve ---------- nolu iade faturası düzenlendiğini, davalı tarafın ödemelerini yapması gerektiğini” beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın davacı taraf ile davacı tarafın sahibi olduğu 3 adet grup firması üzerinden cari hesap ilişkisi kurduğunu, bu cari hesapların da Türk lirası ve Euro yabancı para cinsinden tutulduğunu, müvekkili firmanın ---------Ş. ile arasındaki cari hesap ilişkisinde döviz bazında 86.034,03-EUR alacaklı konumda iken, Türk Lirası carisinde ise 928.489,63-TL borçlu konumda olduğunu, davalı şirketin ---------Şti. ile arasındaki cari hesap ilişkisinde döviz bazında 18.439,00-Eur borçlu konumda iken, Türk Lirası carisinde ise 153.306,83-TL borçlu olduğunu, davalı şirketin ---------Ş ile arasındaki cari hesap ilişkisinde döviz bazında 23.325,00-EUR borçlu konumda iken, Türk Lirası carisinde ise399.625,93-TL borçlu bulunduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde davacı tarafın alacaklı olmadığı, hatta borçlu olduğunun görüleceğini, taraflar arasındaki mailleşmelerden borçlu olmadıklarının anlaşacağını, beyan ile haksız davanın tümüyle reddi ile davalı firma lehine %20'de aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Müdürlüğünün-------- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --------İcra Müdürlüğünün ---------- esas dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve-------- Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve -------- Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.047,00, Euro alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.344,00.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Münderecatı itibariyle kesinleşen faturalara dayalı cari hesap bakiyesinin tahsilini teminen başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile ikame edilmiş olan işbu davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi'nce hesap edilebileceği, davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme' ye ait bulunduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.İtirazlar doğrultusunda bilirkişi heyetine taşıma uzmanı bilirkişi eklenerek ek rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "- Davalının itirazında belirtildiği gibi, 300 EURO bekleme ücreti, 3.516 TL iade faturası ve 828 TL gümrük cezası bakımından faturaların davacı yan için alacak mesnedi gösterilecek şekilde konusu bedelleri ispata elverişli olmadığı, ancak bu faturaların davalı yanca ticari defterlerde tam olarak kayıtlı olduğu, bunun da karşılıklı mutabakata dayandığının değerlendirildiği, davacının davalı ve diğer iki (2) şirketle olan ticari ilişkinin bir bütün olarak ele alınması gerektiği itirazının yerinde olmadığı, her şirketin ayrı tüzel kişi tacirler olduğu, davacının davalıdan dayanak faturalara istinaden alacak talep ettiği, davacının talep ve davasının cari hesaba değil, dayanak faturalara istinaden ileri sürüldüğünün gözetilmesi gerektiği, davalının davacı dışında şirketlerle olan ticari ilişkisinin bağımsız ticari ilişkiler olduğu gözetilerek borç ve alacak durumunun işbu dava konusu olmadığının değerlendirildiği, sair borç alacak irdelemesi ve ticari defterlerde tespit edilen hususlar bakımından kök rapor tespit ve değerlendirmelerinin devam ettiği,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de uyuşmazlık konusu faturaların taraf defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinde █████/2024 tarihinde düzeltme adı altında faturalar kestiği, bu faturalara rağmen yine davalının davacıya 18.439 Euro ve 153.306,83 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf davacının birden fazla grup şirketi bulunduğunu, hatalı virmanlar yapıldığını, grup şirketlerin de defterlerinin incelenerek değerlendirme yapılmasını talep etmiş ise de ---------- Sayılı ilamında da belirtildiği üzere grup şirketi olduğu iddia olunun şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan her şirket özelinde ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, davalının alacaklı olduğu grup şirketi var ise bunun ayrı bir davaya konu olabileceği kanaati ile davanın kabulü yolunda karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalı takip borçlusunun -------- İcra Müdürlüğünün ----------E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile; takibin aynen devamına, kabulüne karar verilen takibe konu 11.047,00 EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen takibe konu 4.344,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki toplam TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
3-Karar harcı 27.760,99-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.844,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.916,86-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 4.844,13-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 5.271,73 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 315,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.315,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 65.023,57-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!