Anahtar kelimeler: Durmuş Davadavacı Satmış Etiket Satımını Satımdan İmalatını İthalatını İhracatını İlamsız

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı nedeniyle-------- İcra D. ---------- E. sayılı dosyasıyla yapılan ilamsız icra takibi, davalı borçlunun itirazı üzerine durmuş, Davalı borçlunun itirazı haksız olup, müvekkili şirket her türlü etiket ürünlerinin alım satımını imalatını ithalatını ihracatını yapan bir firma olup, davalı şirkete satmış olduğu etiket ürünleri sebebiyle; 25.01.2024 tarihli -----------” no'lu, 38.495,22 TL bedelli fatura 18.03.2024 tarihli -----------' no'lu, 13.138,61 TL bedelli fatura 28.05.2024 tarihli ------------' no'lu, 28.515,04 TL bedelli fatura 28.06.2024 tarihli ------------' no'lu, 6.333,22 TL bedelli faturaları kesmiş olduğunu, Müvekkili Şirket fatura içeriğinde belirtilen ürünleri davalı şirketin adreslerine kargo yolu ile teslim ettiğini, Davalı borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olup, alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMADavalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle,-------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,-------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına, Muhtelif Tarih ve Miktarlarda olmak üzere, dosyada mübrez Kargo Teslimat Fişlerinden de tespit edildiği üzere, KARGO Vasıtasıyla içeriği mallarla birlikte Davalı Şirkete Sevk ve İmza Mukabili teslimlerinin sağlandığı “TİCARİ FATURAJSATIŞ” nitelikli E-Faturaları düzenlediği ve E-Belge Mükellefi olduğu tespit olunan Davalı Şirkete Elektronik Ortamda tebliğ ettiği işbu faturaları Ticari Defterlerinde Davalı Şirket adına dayanak belgeleriyle uyum içinde Borç kaydetmiş olduğu, Davalı Şirketin E-Ticari Defterlerinden görüldüğü üzere, Davacı Şirket tarafından adlarına düzenlenen ve İçeriği mallarla teslimi sağlanan işbu Satış Faturalarının, herhangi bir çekişme ve mutabakatsızlığa sebebiyet vermeyecek şekilde Davacı Şirket Alacağı olarak kaydedilmiş oldukları, 2024 Yılı Karşılaştırmalı Alış Satış (BA/BS) Analizleri tetkik edildiğinde, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına 2024 Yılında düzenlenen ve Toplam tutarı KDV dahil 86.482,09 TL olan 4 Adet Satış Faturasının, KDV hariç tutar olan 72.068.40 TL üzerinden 4 Adet Belge olarak Alış/Satış olarak yer almakta oldukları, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde Davacı Alacağı olarak kaydettiği işbu E-Faturalara karşılık, Davalı Şirketçe Muhtelif Tarih ve Tutarlarda olmak üzere Banka aracılığıyla Kısmi Ödeme gerçekleştirilmiş olduğu ve davalı şirketçe gerçekleştirilen bu kısmi ödemelerin her iki tarafında Ticari Defterlerinde Faturalardan kaynaklanan Açık Hesaptan mahsup edilmek suretiyle kaydedilmiş oldukları ve yapılan bu kayıtlar sonrasında, Tarafların birbirlerini Teyit eder nitelikteki Ticari Defter Kayıtları ile Dayanak Belgeleri muvacehesinde, Davacı Şirketin, Davalı Şirketten, Faturalara dayalı Açık Cari Hesap ilişkisinden kaynaklı olarak, Takip/Dava Tarihi itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi 86.457,71 TL ASIL Alacaklı olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Somut olay taraf defterlerinin incelendiği tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariye 86.457,71 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın basiretli tacir olduğu ve ticari defterlerinde yer alan kayıtların aksini kesin deliller ile ispatlayamadığı ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davaya konu malların eksik ve ayıplı olduğu iddiası ile davanın reddine talep etmiş ise davalı tarafça ayıba ilişkin süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin bir delil dosyaya ibraz edilmediğinden açılan kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının-------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 5.905,93 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.044,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.861,73‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.044,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.471,80‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.865,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!