Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Başkan Rücuen Tevdi Yazim Katip Konya Üye

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ........VEKİLİ
: Av.....DAVALI
: 1- ........VEKİLİ
: Av.....DAVALI
: 2- ........DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkiline ait ........ plakalı araç, 03.10.2022'de davalı ........'ne ait olup ........ A.Ş. tarafından ........ no'lu poliçe ile sigortalanmış bulunan ........ Mercedes-Benz markalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere müvekkiline ait araç sürücüsü ........, Mersin'de ........ Mah. ........ Bulvarı Batı/Doğu yönünde seyredip, ........ Lokantası önüne gelip banket ile emniyet şeridi çizgisinde durup beklediği sırada ........ plakalı aracın sürücüsü müvekkiline ait araca arka kısmından çarptığını, ........ plakalı aracın sürücüsünün müvekkile ait araca çarptıktan sonra olay yerinden firar ettiğini, aracın değer kaybına uğradığını, araç serviste olduğu süreçte aracın kullanılmasının mümkün olmadığını, araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için kasko şirketi ........ A.Ş. aleyhine açılan davanın halen derdest olup Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ Esas sayılı dosyasıyla görülmeye devam ettiğini, müvekkiline ait aracın yetkili servis Alanya ........ A.Ş. ........'nde tamir ettirildiğini, fakat araç hasar bedeli müvekkilin kasko sigortası (........) tarafından ödenmediğini, kaza sebebiyle 93.736,00 TL. hasar bedeli müvekkil tarafından ödendiğini belirterek 03.10.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkile ait ........ plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli olarak müvekkil tarafından yapılan hasar bedeli toplamı olan 93.736,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kaza sebebiyle müvekkil aracında meydana gelen değer kaybının (şimdilik 500 TL'sinin) bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç mahrumiyet bedeli olarak (şimdilik) 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ........ 'den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ........ A.Ş vekili cevap dilekçesinde özet olarak; söz konusu dava kapsamında hasarın meydana geldiği olayın █████/2022 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise kaza tarihi üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçmesinden sonra gerçekleştirildiğini bu nedenle uyuşmazlıkta zamanaşımı kesen sebeplerin hiçbiri gerçekleşmeden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, alacağın miktarının belli olmaması halinde belirsiz alacak davası açılabileceğini, belirsiz alacak olarak açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, kusura ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyanın kusur bilirkişisine tevdine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış oldukları tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabul etmediklerini, somut uyuşmazlıkta, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, davacı yanın kaza tarihinden itibaren avans faiz talebine itiraz etiklerini belirterek zamanaşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerimizin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı ve hasar tazminatı yönünden yukarıda belirttiğimiz gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin kararı ile; " Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ........ adına kayıtlı ........ plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ........'ın ise kural ihlalinin bulunmadığı davacıya ait araçta değer kaybı bedelinin 80.000,00 TL olduğu, hasar kaybından tazminatın 93.736,00 TL olduğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 16.500,00 TL olduğu anlaşılmış ve ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile;Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 80.000,00TL hasar kaybından kaynaklı 93.736,00 TL olmak üzere toplam 173.736,00 TL maddi tazminatın davalı ........ ' yönünden kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 16.500,00 TL' nin, davalı ........ 'den kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı ........ A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada kusur ve zarar tespiti için, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora itibar edilmesi gerekirken buna riayet edilmemesinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla trafik sigortası poliçe teminat limiti 100.000,00 TL olmasına rağmen bu husus açıkça tespit edilmeden hukuka aykırı ve poliçe teminatının üzerinde hüküm kurulduğunu, 2918 sayılı KTK. md. 97'deki başvuru şartı nedeniyle ZMSS poliçesi kapsamındaki davaların dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmaması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aksi halde müvekkili şirket lehine yeni bir hüküm kurulmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, trafik kazasından kaynaklı, araç hasar bedeli değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkindir.Mahkemece yazılı şekilde verilen karar davalı sigorta şirketince istinaf edilmiştir.1-Davalının Kusura itirazında;█████/2022 tarihinde davacıya ait sürücü ........ olan ........ plakalı araç ile davalı şirkete ait, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı, ........ plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında;Sürücü ........’ ın beyanına göre; ........ plaka sayılı aracıyla ..... Bulvarı, ........ Lokantası önüne geldiğinin, aracı ile banket ve emniyet şeridinde durup beklediği sırada, aracının arka kısmına aracı ile firar eden ........ plakalı aracın ön kısımlarıyla çarptığının, ........ plaka sayılı araç sürücüsünün beyanının alınamamasından dolayı kusur dağılımı yapılamadığının belirtildiği, Tespit Tutanağın Krokisinde; ..... Bulvarı üzeri, ........ Lokantası önünde, yolun sağında duran ........ plakalı aracın arka kısmına ........ plakalı araca ön kısmı ile çarpmasının gösterildiği, görülmüştür.Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan █████/2025 tarihli raporda;"Sürücü ........’ ın sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı otomobiliyle yolun sağ kısmında durma/ bekleme halinde olduğunun belirtildiği, Kaza sonrası çekilen ve dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde; ........ plaka sayılı otomobilin arka kısmının tamamen hasarlı olduğu, ........ Plaka sayılı otomobilin yolun en sağında kaldırıma yakın yerde durduğu/durakladığı, durmasını ve duraklamasını/ park etmesini yasaklayan, diğer araçların seyrini engelleyen bir durumundan da bahsedilemediği,-Kazanın oluş şeklini kaydeden kamera sisteminin bulunmadığı, ........ plaka sayılı araç sürücüsünün kaza sonrası aracıyla kaza yerini terk ettiğinin belirtildiği, açılan davaya karşı ........ plaka sayılı araç sahibinin ve dava dışı sürücüsünün herhangi bir beyanda bunmadıkları, Kaza yerini terk eden aracın ........ plaka sayılı araç olduğun kabulü halinde sürücüsünün durma/ duraklama / park halindeki araca çarpmasının söz konusu olacağı, Bu hali ile yapılan değerlendirmede; aracıyla kaza yerini terk eden ve kaza sonrası sorumluluklarını da yerine getirmeyen sürücünün; 2918 Sayılı KTK’ nun asli sürücü kusurlarından sayılan 84/ L (Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma) trafik kuralını ihlal etmiş olacağı,-........ plaka sayılı aracın ise kaza sırasında yolun sağında durma/duraklama/park halinde olduğunun, sürücüsünün ise ........ olduğunun belirtildiği, aracın sürücüsü olduğu anlaşılan ........’ ın yolun sağında durmasını ve duraklamasını yasaklayan, diğer araçların seyrini engelleyen bir durumundan da bahsedilemediği, trafik kazası tespit tutanağında da bu şekilde bir tespitin bulunmadığı,Bu hali ile yapılan değerlendirmede; ........ plaka sayılı otomobilin sürücüsü........’ ın kazanın oluşmasına etki edecek bir kural ihlalinin bulunmadığı, belirlenmiştir", kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Kaza tespit tutanağında her ne kadar, sigortalı araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle kazaya karışan araçların kusur dağılımının yapılamadığı ifade edilmiş ise de; tutanakta, kaza yerine ilişkin tespitlerin yapıldığı, kroki düzenlendiği, davacıya ait aracın yol kenarında beklediğinin sabit olduğu, bu alanda park etme yada duraklama yapılmayacağına dair bir trafik işareti bulunmadığı, davacı aracının arkasından hasarlandığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde █████/2025 tarihli raporun, kaza tespit tutanağı incelenerek, açıklayıcı ve denetime elverişli şekilde hazırlanmış olduğu, kaza tespit tutanağında her hangi bir kanaat bildirilmediğinden, rapor ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki oluştuğundan bahsedilemeyeceği, mahkemece hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir.2-Davalı sigortanın Arabuluculuk ücreti itirazında;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, nedeniyle, █████/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılması gerekir. (Nitekim Yargıtay 4 HD'nin ██████████ esas ████████ karar, ██████████ esas ██████████ karar ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı.)Bu itibarla, mahkemece ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğindeki arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istinaf eden sigortaya yüklenmesi doğru olmamıştır. İtiraz yerindedir.3-Hükümde teminat limitinin gösterilmesi gerektiği itirazında;6100 sayılı HMK’nin Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrasına göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Kanunun aradığı bu şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 Esas ████████ Karar sayılı ilamı)Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunluk denetiminin yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.6100 sayılı HMK'nın 298. maddesi uyarınca kararını gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen bu kısa karar, bir davayı sona erdiren yasa yolu açık olan son kararlardandır. Bu kararla, mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.Ayrıca ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili İcra Mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve ███████-517 E. -████████ K.; 22.03.2006 gün ve ███████-92 E.-███████ K.; 25.06.2008 gün ve ███████-451 E.- ████████ K. sayılı ilamları)HMK'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" hükmüne yer verilmiştir.HMK 297/2. maddede; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Anayasa m. 141/3'deki düzenleme gereğince "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" kuralı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesi kapsamında, taraflardan biri hakkında hüküm kurulmaması ve gerekçenin yazılmaması durumunda adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinin başlığı hâkimin davayı aydınlatma ödevi olup madde metninde, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir, hükmü düzenlenmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2014 tarih, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "...Tefhim edilecek hüküm HMK'nın 297/2.maddesindeki unsurları taşımakla birlikte, HMK m. 321 uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği olup, aksi halin hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ile barışını olumsuz etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-778 Esas, ████████ Karar, █████/2008 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları)." kararda gerekçenin bulunmasının yasal zorunluluk olduğu gibi, kamu düzenini ilgilendiren bir durum olduğu da belirtilmiştir. HMK m. 355 kapsamında "istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.Somut olayda, Mahkemece her ne kadar hüküm fıkrasında "poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere" denilse de, kaza tarihi itibariyle kaza başına maddi zarar teminatı limitinin 100.000,00 TL olduğu, hükmedilen miktarların ise bunun üzerinde olduğu gözetildiğinde kararın infazda tereddüt yaratmaması için hüküm fıkrasında teminat limitlerinin gösterilmesi gerektiğinden, buna yönelik istinaf ve kamu düzeni nedeniyle, itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bu nedenlerle davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;1-Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile;a-Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 80.000,00TL hasar kaybından kaynaklı 93.736,00 TL olmak üzere toplam 173.736,00 TL maddi tazminatın davalı ........ yönünden kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren (diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ A.Ş. yönünden 100.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,b-Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 16.500,00 TL' nin, davalı ........'den kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,İlk Derece Yargılaması Yönünden;2-Alınması gereken 12.995,02 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 3.248,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.746,16 TL eksik harcın (davalı ........ A.Ş.'nin sorumluluğunun 5.123,19 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.617,86 TL peşin harç ve 1.631,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.676,46 TL'nin (davalı ........ A.Ş.'nin sorumluluğunun 1.932,58 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 7.049,00 TL yargılama giderinin (davalı ........ A.Ş.'nin sorumluluğunun 3.705,40 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin (davalı ........ A.Ş.'nin sorumluluğunun 23.654,83 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin davalı ........ 'den alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına),7-HMK 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İstinaf Yargılaması Yönünden;8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ........ 'ne iadesine,9-Davalı ........ A.Ş. tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 2.002,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,10-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,11-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına12-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.