Anahtar kelimeler: Kurlarında Önde Klima Soğutma Havalandırma Mekanik Yükselmesi Ülkenin Yaşanan Konkordato

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
TALEP
: KONKORDATO (ADİ KONKORDATODAN KAYNAKLANAN (İİK 285 İLA 308/H))
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesi ile; talep eden şirketin ülkenin önde gelen firmalarından olduğunu ve klima, havalandırma, soğutma ve mekanik tesisat alanlarında hizmet verdiğini, talep eden gerçek kişilerin şirketin müdürü ve yetkilisi olup, şirket borçları için kefil olduklarını, ayrıca taşınmazlarında şirket lehine ipotek tesis ettiklerini, döviz kurlarında yaşanan sürekli artış, faiz oranlarının yükselmesi, inşaat ve malzeme fiyatlarında % 100'ü aşan maliyet artışları ve ekonomideki dengesizliklerin karlılık ve finansman noktasında sektöre ve dolayısıyla borçlu şirkete ciddi zararlar verdiğini, küresel krizlerin ve ülkede yaşanan deprem ile döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın şirketin finansal dar boğaza düşmesine neden olduğunu, şirketin 5 ayrı şantiyesi bulunup, gerekli tüm makine ve imalat malzemelerinin satın aldığını, şirketin iş akışına uygun hareket etmesine rağmen işverenin ihale konusu proje ve sahaları zamanında teslim etmemesi nedeniyle iş programının sarktığını ve borçlu şirketin hakediş bedellerini zamanında alamadığını, hakediş bedellerini elde etmesi ile nakit akışının yeniden sağlanacağını, talep eden gerçek kişilerin ise huzur hakkı, kira geliri ve danışmanlık hizmeti ile elde ettiği gelirleri konkordato kaynağı olarak kullanacaklarını, konkordato projeleri ile borçların tamamının % 25 faiz ile tasdik kararının ilanından itibaren ilk ay ödemesiz süreden sonra 24 aylık vadede ödeneceğini ileri sürerek borçlu şirket ve gerçek kişiler lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; borçlu şirketin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında, alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, şirketin konkordato projesi revize edilmesine rağmen, revize projenin de başarıya ulaşamayacağı, talep eden gerçek kişilerin tacir olmadığı ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, şirketin işlerinin yürümesi için çalışılan şirketlere verilen çekler dolayısıyla verilen avaller ve Banka Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefalet nedeniyle talep eden gerçek kişilerin yükümlülüğünün bulunduğu, gerçek kişilerin konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu gerekçesiyle talep edenlerin kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine, tedbirlerin kaldırılmasına ve komiser heyetinin görevine son verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; geçici mühlet iki ay daha uzatılabilecekken, 15 gün uzatıldığını ve kanunen tanınan azami uzatma imkanının sağlanmadığını, revize proje sunmak için süre verilmişse de, 14.08.2025 tarihli bilirkişi raporu kendilerine tebliğ edilmediği için ikinci revize hakkının fiilen kullanılmadığını, konkordato projesinde, işlerin devamı halinde elde edeceği gelirlerin kaynak olarak göstermesinin mümkün olduğunu, doktrin ve Yargıtay kararlarına göre, devam eden projelerdeki hakedişlerin borç ödeme kaynağı olarak gösterilebileceğini, ancak komiser heyetinin doğacak gelirlerin tahsil kabiliyetinin şüpheli olduğu gerekçesiyle bu kaynakların konkordato projesini desteklemeye yeterli olmadığı kanaatine vardığını, müvekkil şirketin bankalara temlik ettiği çeklerin tamamının tahsil edildiği ve ödenmeyen hiçbir evrak bulunmadığını, şirketin aktiflerindeki iyileşmeler ve bilançodaki olumlu gelişmelerin görmezden gelindiğini belirterek kararın kaldırılarak müvekkilleri lehine mühlet verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda, talebin, borçlu şirketlerin muamele merkezi ile borçlu gerçek kişilerin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde yapıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep edenler vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek talep edenler lehine 21.05.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, sonrasında geçici mühletin 21.08.2015 tarihinden itibaren 15 gün uzatıldığı, komiserlerin geçici mühlet içerisinde ara ve nihai raporlarını sunduğu, 04.09.2025 tarihli tarihli duruşmada kesin mühlet talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, talep edenler lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
Geçici komiser heyeti 12.07.2025 ve 01.09.2025 tarihli raporlarında; şirketin 30.06.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosuna göre +71.890.602,92 TL özvarlığının bulunduğu ve borca batık olmadığı; şirketin borç ödeme kaynaklarında alınan çekler olarak 109.470.385,50 TL kaynak gösterildiğini, ancak çeklerin tamamının tahsil kabiliyetine sahipmiş gibi gösterilmesinin isabetli olmadığı, piyasadaki belirsizlikler dikkate alındığında en az % 10 civarında bir risk öngörüsünde bile 10.000.000 TL tutarında kaynak açığı olabileceği; kaynak olarak 170.000.000,00 TL yatırımlardan elde edilecek nakit gösterilmişse de, bu kaynak kaleminin rasyonel verilere dayanmadığı, net ve anlaşılır şekilde sunulmadığı, gerekçelendirilmediği; yine borç ödeme kaynağı olarak 15.000.000,00 TL tutarında sabit kıymet satışı gösterilmişse de, sabit kıymetlerin detaylarına yer verilmediği; borçlu şirketin revize projesindeki öngörüleri doğrultusunda mali durumunu düzelme ihtimali bulunmadığı, mevcut durum itibarıyla teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, konkordatonun başarı ihtimalinin mevcut olmadığı;
Borçlu gerçek kişilerin konkordato ön projesinde şahsi kaynakların detayına yer verilmediği, borçlarının şahsi mi, kefalet kaynaklı mı olduğu yönünde tereddüt oluştuğu, şirket borçlarını nasıl ödeyeceği konusunda kaynak göngörülmediği, bağımsız bir projelerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapı Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
Somut olayda borçlu şirket konkordato projesinde, faizi ile birlikte toplam 427.488.968,45 TL borcu 31.08.2026 tarihinden itibaren 12 aylık taksitle ödeneceğini beyan etmiştir. Şirket kaynak olarak 170.000.000,00 TL yatırımlardan elde edilecek nakit gösterilmişse de, komiser heyeti raporuna göre, bu kaynak kaleminin rasyonel verilere dayanmadığı, net ve anlaşılır şekilde sunulmadığı ve gerekçelendirilmediği anlaşılmaktadır. Yine şirketin borç ödeme kaynaklarında alınan çekler olarak 109.470.385,50 TL kaynak gösterilmişse de, ticari hayatın risk faktörüne göre, çeklerin tamamının tahsil kabiliyetine sahipmiş gibi gösterilmesi mümkün değildir. Ayrıca borç ödeme kaynağı olarak 15.000.000,00 TL tutarında sabit kıymet satışı gösterilmiştir. Ancak sabit kıymetlerin detaylarına yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda konkordatonun başarı şansı bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin şirketin kesin mühlet talebini reddetmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca talep eden gerçek kişilerin projelerinde kefil oldukları şirket borçlarını nasıl ödeyeceği konusunda kaynak gösterilmediği ve borçluların şirketten ayrı bağımsız bir projelerinin bulunmadığı anlaşıldığından borçlu gerçek kişilerin kesin mühlet verilmesi talebinin reddedilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından talep edenler tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60'ar TL harcın talep edenlerden ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Talep edenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 293/2 fıkrası gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!