Anahtar kelimeler: Libyada Libya Alçı Villa Sıva Donatılar Donatıların İşleriyle Boya Getirerek

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVA
: Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, alçı sıva ve boya işleriyle iştigal ettiğini, davalı ile arasında 16.03.2010 tarihli Libya Alassa Villa ve Sosyal Donatılar İnşaatı Alçı Sıva ve Boya Uygulama Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalının Libya’da yapımını üstlendiği villa ve sosyal donatıların alçı, sıva ve boya işlerini taşeron sıfatıyla eksiksiz ve gereği gibi yerine getirerek davalıya teslim ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden düzenlenen ve davalı tarafından da imzalanarak müvekkiline verilen hak ediş tutanakları ile sabit olduğu üzere müvekkiline ödenmesi gereken, ancak davalının uhdesinde kalan USD cinsinden alacakların davalı tarafça ödenmediğini, müvekkilinin tüm ihtar, ikaz ve ihbarlarına rağmen borcun ifasından kaçınıldığını, nitekim müvekkili ile davalı ve taraf vekillerinin imzalarıyla akdedilen 01.10.2021 tarihli sözleşme ve eki ödeme durumlarını gösterir belgelerin mahkemeye ibraz edildiğini, mahkeme huzurundaki ikrarlar doğrultusunda sözleşmenin 3-b maddesi gereğince alacak tutarının 538.673,33 USD olduğunu, iflas davasına konu alacağın USD olarak ödeneceğini ve sözleşmenin 3-d maddesi uyarınca ayrıca 35.000,00 USD daha ödenmesi hususunda tarafların açık ve kesin şekilde anlaştıklarını, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, davalının ise USD cinsinden kararlaştırılan bedeli ödemeyerek kendi edimini yerine getirmediğini, müvekkiline yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra, 01.10.2021 tarihli sözleşme ve eki ödeme durumlarını gösterir deliller gereğince davalının sözleşmenin 3-b ve 3-c maddeleri uyarınca 320.600,00 USD ve sözleşmenin 3-d maddesi uyarınca 35.000,00 USD olmak üzere toplam 355.600,00 USD asıl borcunun bulunduğunu, buna rağmen borçlunun asıl alacak olan USD tutarına bankalarca USD’ye uygulanan reeskont avans faizini, takip masraflarını ve vekâlet ücretini de ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında iflas yolu ile takip başlatıldığını, usulüne uygun tebliğ edilen iflas ödeme emrine rağmen davalının süresi içinde ödeme yapmadığını, aksine borcu olmadığı yönünde haksız ve kötü niyetli itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve alacağa ilişkin sair delillerin toplanması halinde, iflas takibine konu borcun varlığının ve davalının bu borcu ödemediğinin ortaya çıkacağını belirterek davalının haksız ve kötüniyetli itirazının kaldırılması ile müvekkilinin 355.600,00 USD asıl alacak ve bu alacağa ilişkin feriler bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile borcun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlunun iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasındaki iş ilişkisine dayanan alacağın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyasında görülmekte olan iflas davası yoluyla tahsil edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira davacı tarafın her ne kadar alacağı Amerikan Doları cinsinden ise de, davacı tarafın müvekkili aleyhine 2011 yılında yaptığı takipte talebini döviz cinsinden değil Türk Lirası cinsinden başlattığını, davacı tarafın müvekkili ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyası ile görülmekte olan iflas davası çerçevesinde hazırlanan mehil sözleşmesi ile mükerrer bir alacak talebinde bulunduğunu, zira söz konusu sözleşmenin, borçlar hukuku kapsamında yeni bir borç doğuran sözleşme olmadığını, sadece söz konusu iflas davasında usuli bir işlem kapsamında hazırlanmış bir belge olduğunu, davaya sebebiyet veren belgenin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını ve müvekkilini bağlamadığını, zira müvekkilinin anonim şirket olduğunu, ilgili belgenin hazırlandığı sırada şirketin temsili bakımından çift imza kuralının geçerli olduğunu, bu kural ticaret sicilde tescil edildiğinden davacı tarafça bilinebilir bir durumda olduğunu, davacı taraf talebinin açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının davalı şirket hakkında █████/2010 tarihinde imzalanan Alçı Sıva Ve Boya Uygulama Sözleşmesi 14. md. gereği, 10 Adet Hakediş ve 10 Adet Hakedişten Kesilen 967,5 Teminat Alacağının █████/2021 T. Sözleşmenin 3/b Md. uyarınca ödenmeyen bakiye 320.600,00 USD ve 3/d Md. uyarınca ödenmeyen 35.000,00 USD olmak üzere 355.600,00 USD toplam alacaklarının, tahsil tarihine kadar Bankalarca USD mevduata ödenen en yüksek mevduat faizi (3095/4-b) tatbik edilmek suretiyle (...) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. kapsamı alacak bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” şeklindeki açıklamanın dayanak gösterildiği, ancak gerek iflas yoluyla adi takip takibinde gerekse ödeme emrinde alacağın TL cinsinden karşılığının gösterilmediği, alacağın 320.600,00 USD olarak gösterildiği, açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasında davacının davalı borçlu hakkında başlattığı iflas yoluyla adi takipte takip talebi ve ödeme emrinde takip çıkış miktarlarının USD üzerinden gösterildiği, davacı alacaklının takibe konu takip talebinde ve ödeme emrinde asıl alacak miktarını döviz cinsinden gösterdiği, davacının Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinin uyarınca seçimlik hakkını, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı olarak tahsil edilmesi yönünde kullandığı, itirazın iptali davasında olduğu gibi itirazın kaldırılması ve iflas davasında da usulüne uygun geçerli bir takip bulunmasının dava şartı olduğu, ancak iflas davasına konu iflas takibinde yabancı paranın TL karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; TBK. m.99 un alacaklıya yabancı para borcunu ya aynen yabancı para olarak ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden talep etme konusunda seçimlik hak tanıdığını, somut olayda müvekkilinin, açık ve tereddütsüz biçimde alacağını USD olarak talep ettiğini, takip talebi ve ödeme emrinde asıl alacağın USD cinsinden gösterildiğini, ayrıca taraflar arasında imzalanan 01.10.2021 tarihli sözleşmede ödemenin USD olarak yapılacağının açıkça kararlaştırıldığını, bu durumda mahkemenin, TL karşılığının gösterilmemesini özel dava şartı yokluğu olarak değerlendirmesinin TBK m.99’un lafzına ve amacına aykırı olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulması gerektiğini, icra takip talebi incelendiğinde, USD cinsi alacağın 1 USD =28,3479 TL olarak açıkça USD döviz cinsinden belirtildiğini, mahkemenin bu durumu göz ardı ettiğini, dosya kapsamında, geçerli ve bağlayıcı bir sözleşme, mahkeme huzurunda yapılmış açık bir borç ikrarı, bu ikrara rağmen ifa edilmeyen bir edim ve usulüne uygun şekilde başlatılmış bir iflas takibi olduğunu, bu durumda mahkemenin dava şartı yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesi yerine, işin esasına girerek davalının itirazının haklı olup olmadığını, bakiye alacağın varlığını ve iflas şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmesi gerektiğini, iflas yoluyla takipte "Reeskont Avans Faizi %8 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100 e göre yapılmasını talep ederim. 1 USD: 28,3479 TL dir. Fiili ödeme tarindeki USD kur üzerinden ödenmesi, fazlaya ilişkin kur farkı oranı vs. bütün dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla" denilmek suretiyle yabancı paranın TL karşılığının gösterildiğini, mahkemece gerekçeli kararda, kararın oy çokluğuyla alındığı belirtilmesine rağmen muhalif üyenin kimliğine yer verilmediğini, muhalefet şerhinin ve muhalif kalma gerekçelerinin de açıklanmadığını, bu durumun gerekçeli kararın şekli ve içeriğine ilişkin usul hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, mahkemenin davalı lehine vekalet ücretine hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf delillerinin eksiksiz şekilde toplanarak tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava, takibe itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacının Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında alacağının tahsili için davalı aleyhine adi iflas yoluyla takip başlattığı, iflas ödeme emrinin davalıya tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının iflas ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 13.11.2023 den itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde 24.03.2024 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflas talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan belgelere göre iflas davası, İİK 154/3 fıkrası gereğince mutlak yetkili yer olan borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılmıştır. Ayrıca yargılama aşamasında, İİK‘nın 160. maddesi gereğince masrafların ve iflas avansının depo ettirildiği anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; itirazın kaldırılması ve iflas davasında da usulüne uygun geçerli bir takip bulunup bulunmadığı ile iflas davasına konu iflas takibinde yabancı paranın TL karşılığının gösterilip gösterilmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; dosya mevcudunda █████/2010 tarihli eser sözleşmesinin aslı yahut fotokopisi mevcut olmadığından davacının ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak davalı şirketten alacaklı olup olmadığının tespit edilemediği, ilgili sözleşmeden kaynaklı borcun Mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasına ödenip ödenmediğinin anlaşılabilmesi Mahkemenin ████████ E. Sayılı dosyasına ait tüm belgelerin incelenmesi gerektiği, ancak dosya mevcudunda yalnızca ████████ E. sayılı dosyaya ait bilirkişi raporlarının mevcut olduğu, söz konusu rapor içeriklerinden, davacı tarafından █████/2010 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklı tüm alacağının Mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasına konu edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerden davacı şirketin █████/2010 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirketten alacaklı olup olmadığı; ilgili sözleşmeden kaynaklı borcun Mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasına ödenip ödenmediği konusunda bir tespitte bulunulmasının mümkün olamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda; davacı tarafın Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyaya ilişkin takip talebinde borcun sebebini "█████/2010 tarihli taraflar arasında imzalanan Alçı Sıva ve Boya Uygulama Sözleşmesi Gereği 10 adet hakediş ve aynı sözleşme 14 mad. Gereği %7,5 kesilen 10 adet Hakedişten kalan teminat ve yine taraflar arasında imzaları kabul edilen █████/2021 tarihli sözleşme 3-b,c maddesi gereği taraflar arasında kabul ve taahhüt edilen fakat ödenmeyen USD alacağımız daha önce İstanbul Anadolu 1. ATM ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyası kapsamı alacak bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla daha önce fazlaya ilişkin kur farkı ve oranına saklı tuttuğumuz ödenmeyen kalan bakiye ödenmeyen USD alacağımız 320.600,00 USD 16.03.2010 tarihli taraflar arasında imzalanan Alçı Sıva ve Boya Uygulama Sözleşmesi gereği 10 adet hakediş ve aynı sözleşme 14. Mad. Gereği %7,5 kesilen 10 adet Hakedişten kalan teminat ve yine taraflar arasında imzalanıp kabul edilen █████/2021 3-d maddesi gereği taraflar arasında kabul ve taahhüt edilen fakat ödenmeyen USD alacağımız daha önce İstanbul 1. ATM'nin ████████ Esas ve ████████ karar sayılı dosyası kapsamı alacak bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla daha önce fazlaya ilişkin kur farkı ve oranına yönelik saklı tuttuğumuz ödenmeyen kalan bakiye ödenmeyen USD alacağımız 35.000,00 USD” şeklinde açıkladığı, kök rapordan sonraki süreçte celp edilen ████████ E. sayılı dosyasına ait belgeler incelendiğinde, davacı tarafın iddia ettiği gibi █████/2021 tarihli Mehil Verme Sözleşmesinin ████████ E. sayılı dava dosyasına sunulduğu ve bu durumun ilgili dosyada mevcut duruşma tutanaklarına yansıdığı, davalı şirketin işbu Mehil Verme Sözleşmesi kapsamında davacıya ödemeler yaptığı, dolayısıyla █████/2021 tarihli Mehil Verme Sözleşmesi'nin davalı şirket açısından hukuken bağlayıcı hale geldiği, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen ve davalı şirket tarafından ████████ E. sayılı dosyaya sunularak bağlayıcı hale gelen █████/2021 tarihli Mehil Verme Sözleşmesinde davacının toplam alacağının (538.673,33 USD + 35.000 USD=)573.673,33 USD olarak gözüktüğü, davacının söz konusu alacağın tahsili için öncelikle Sayın Mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasında incelenen İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün ███████████ E. sayılı takip başlattığı, bu takipte yabancı para cinsinden olan alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden talep edildiği, davacı tarafın İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün ███████████ E. sayılı takipte TL cinsinden tahsilini istediği alacağın takip tarihindeki karşılığının (945.723,72 TL /1,71 TL=) 553.054,80 USD olarak hesaplandığı, █████/2021 tarihli Mehil Verme Sözleşmesinde, taraflar davalı şirketin davacıya olan toplam borcunun 573.673,33 USD olduğu konusunda mutabık kaldığına göre, toplam alacak tutarından davacının İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün ███████████ E. sayılı takibe konu ettiği kısmi alacak tutarının (553.054,80 USD) düşülmesi gerektiği, bu düşüm yapıldıktan sonra, davacının davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının 573.673,33 USD - 553.054,80 USD= 20.618,53 USD olarak hesaplandığı, Mahkemenin işbu rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizin benimsenmesi halinde, davalı şirket tarafından Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yönelik yapılan itirazın 20.618,53 USD'lik kısım bakımından kaldırılmasına karar verilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı şirket hakkında █████/2010 tarihinde imzalanan Alçı Sıva Ve Boya Uygulama Sözleşmesi 14. md. gereği, 10 Adet Hakediş ve 10 Adet Hakedişten Kesilen %7,5 Teminat Alacağının █████/2021 T. Sözleşmenin 3/b Md. uyarınca ödenmeyen bakiye 320.600,00-USD ve 3/d Md. uyarınca ödenmeyen 35.000 USD olmak üzere 355.600 USD toplam alacaklarının, tahsil tarihine kadar Bankalarca USD Mevduata ödenen en yüksek Mevduat Faizi (3095/4-b) tatbik edilmek suretiyle (...) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. kapsamı alacak bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip başlatıldığı, ancak gerek iflas yoluyla adi takip takibinde gerekse ödeme emrinde alacağın TL cinsinden karşılığının gösterilmediği, alacağın toplam 355.600,00 USD olarak gösterildiği görülmüştür.
"...Genel (adi) iflas yolu da, yetkili icra dairesine yapılacak bir takip talebi ile başlar. Takip talebinin yapılması ve içeriği, genel haciz yolundaki gibidir (m.58). Yani alacaklı, iflas takip talebini yetkili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapar. Takip talebi, m.58'deki hususları (kayıtları) içerir. Bu nedenle, aynı (örnek no:1) basılı takip talebi örneği kullanılır. Yalnız, alacaklının, takip talebinde iflas istediğini (genel iflas yolu ile takip yaptığını) açıkça bildirmesi gerekir (m.58/5)..." (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, syf. 1110-1111).
"İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve ███████-271 E. - ██████ K. sayılı kararı). Somut olayda, takip dosyalarının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu (Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı ve 31.05.2022 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı ve 03.12.2024 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı), bu konuda Adalet Bakanlığının yazı cevabına göre sistemsel bir sorunun da olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır." (Y. 3 HD. 24.02.2025 T. ████████ E. █████████ K. sayılı ilamı)
1-Somut olayda, iflas yolu ile adi takipte, ortada usul ve yasaya uygun bir takip talebi ve ödeme emri bulunmamaktadır. bu husus da kamu düzenine ilişkin olmakla re'sen değerlendirilmesi gerekir. Bu sebeple, davalı aleyhine usul ve yasaya uygun bir iflas yolu takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de yerindedir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün oylanması ve yeter sayı" başlıklı 296 ncı maddesi "(1) Toplu mahkemelerde hüküm hakkındaki müzakereyi mahkeme başkanı idare eder. Müzakere yapıldıktan sonra, başkan, müzakereye katılan en kıdemsiz üyeden başlayarak her üyenin ayrı ayrı oyunu alır ve en son kendi oyunu açıklar. (2) Hüküm, oy çokluğu ile de verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
HMK. Madde 298 hükmü
: "(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır." şeklindedir.
Mahkemece, son celsede taraflara tefhim edilen kısa kararda oy çokluğu ile karar verilmesine rağmen HMK 298. madde hükmüne aykırı olarak karşı oya yer verilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla beraber kısa kararda kararın oy çokluğu ile verildiği açıkça yazıldığından ve daha sonradan tavzih yoluyla karşı oy kullanan hakimin gerekçesine de yer verildiğinden mahkemece bu usuli eksiklik sonradan giderildiğinden bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve aysaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!