Anahtar kelimeler: Kaliteli Tel Süregelen Çekme Üreten Satımdan Boru Aletleri Endüstrisine Faturaya

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -------- tel ve boru endüstrisine yönelik yüksek kaliteli tel çekme aletleri üreten bir firma olduğunu, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında ------- --------- gönderilen ürünlere ilişkin 19.01.2024, 05.02.2024, 26.02.2024, 21.03.2024 ve 16.04.2024 tarihli faturaların bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, ancak 14.05.2024 tarihli ---------- numaralı fatura dahil olmak üzere 28.06.2024, 05.07.2024, 26.07.2024, 09.08.2024 tarihli faturalarla düzenlenen ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, 14.05.2024 tarihli faturaya kısmen 10.000,00 Euro ödeme yapıldığını, kalan tutarlarla birlikte toplam 55.793,11 Euro (03.03.2025 itibarıyla 2.124.043,69 TL) alacağın bulunduğunu, bu alacaklara ilişkin --------- İcra Müdürlü; ---------- E. ve --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazları sonucu takiplerin durduğunu, faturalar, hava taşıma konşimentoları, gümrük çıkış beyannameleri ve banka kayıtlarıyla alacağın yaklaşık ispatının sağlandığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya eklenen faturalar ile taşıma ve gümrük belgelerinin asıllarının veya yeminli tercümelerinin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle belgeler tebliğ edilmeden beyanda bulunulamayacağını, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, akdi ilişkinin ve işin ifasının davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının malların teslim edildiğini kanıtlayamadığını, teslim edilmeyen mala ilişkin hak ediş ve faiz talebinde bulunulamayacağını beyanla, icra takibine konu borcun ve ferilerinin bulunmadığını, davanın niyetli olarak açıldığını, bu nedenle itirazın iptali davasının reddiyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, -------- İcra Müdürlüğünün -------- esas ve --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takiplerine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğünün--------- esas--------- İcra Müdürlüğünün ---------- dosyalarının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 14.05.2024 tarihli ---------- numaralı 24.895,00 Euro, 28.06.2024 tarihli ---------- numaralı 8.830,00 Euro, 05.07.2024 tarihli---------- numaralı 8.170,00 Euro, 26.07.2024 tarihli ---------- numaralı 7.996,00 Euro, 26.07.2024 tarihli ---------- numaralı 6.650,00 Euro ve 09.08.2024 tarihli --------- numaralı 9.018,00 Euro tutarındaki faturalar nedeniyle doğan toplam alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı 20.10.2025 tarihinde saat 10:30'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmış olup, davacı şirketin -------- menşeli olması nedeniyle davaya konu belgelerin Türkçe tercümelerini dosyaya ibraz etmiş olup, dosya kapsamı ve taraflarca ibraz edilen belgelerin incelenmesinde, davacı -------- tel ve boru endüstrisine yönelik tel çekme ve kaplama aletleri üretimi yapan, ---------- merkezli ve uluslararası faaliyet gösteren bir firma olduğu, davalı şirketle süregelen ticari ilişkisi kapsamında -------- --------- ürün sevkiyatı gerçekleştirdiği, davacı ticari defterleri incelendiğinde; davalıya düzenlenen 14.05.2024 tarihli ---------- numaralı 24.895,00 Euro, 28.06.2024 tarihli --------- numaralı 8.830,00 Euro, 05.07.2024 tarihli ---------- numaralı 8.170,00 Euro, 26.07.2024 tarihli ----------- numaralı 7.996,00 Euro, 26.07.2024 tarihli --------- numaralı 6.650,00 Euro ve 09.08.2024 tarihli--------- numaralı 9.018,00 Euro tutarındaki faturaların tamamının davacı kayıtlarında yer aldığı, 14.05.2024 tarihli faturaya ilişkin 11.09.2024 tarihinde 10.000,00 Euro tutarında kısmi ödeme kaydı bulunduğu, diğer faturalar yönünden ise herhangi bir tahsilat kaydına rastlanmadığı, yapılan incelemeler sonucunda, davacının bu faturalar nedeniyle takip tarihi (08.11.2024) itibarıyla davalıdan toplam 55.559,00 Euro tutarında alacaklı olduğu davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2023, 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2023, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 14.05.2024 tarihli ---------- numaralı 24.895,00 Euro, 28.06.2024 tarihli --------- numaralı 8.830,00 Euro, 05.07.2024 tarihli ---------- numaralı 8.170,00 Euro, 26.07.2024 tarihli -------- numaralı 7.996,00 Euro, 26.07.2024 tarihli ---------- numaralı 6.650,00 Euro ve 09.08.2024 tarihli ----------- numaralı 9.018,00 Euro tutarındaki faturaların tamamının davalının yasal ticari defterlerine kaydedildiği, defter kayıtlarının faturalarla uyumlu olduğu, faturaların davalı tarafından muhasebeleştirildiği, yapılan bu incelemeler sonucunda, davalının belirtilen faturalar nedeniyle takip tarihi (08.11.2024) itibarıyla davacıya toplam 62.065,50 Euro (1.928.775,46 TL), 31.12.2024 tarihi itibariyle ise 5.559,00 Euro (1.699.707,75 TL) tutarında borçlu olduğu, 25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel gebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Endüstriyel Ürünler”e ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve takibe konu edilen aşağıdaki 5 adet faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi 08.11.2024 itibarıyla davalıdan 46.541,00 Euro asıl, 234,11 Euro faiz olmak üzere toplamda 46.775,11 Euro alacaklı olduğu, 09.08.2024 tarihli --------- numaralı 9.018,00 Euro tutarlı davacı faturası takip konusu edilmediğinden bu fatura hesaplamalarımızda dikkate alınmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişi tarafından davacının yabancı menşeili şirket olması sebebiyle alacağın varlığının değerlendirilmesi için yalnızca davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir.Davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre de davacıya 55.559,00- EURO borcunun olduğunun tespit edildiği, davalının faturaları itirazsız olarak defterlerine kaydettiği, iade faturası vs. Düzenlemediği, davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiğine kanaat getirildiği, davalının davacıya fatura bedellerini ödediğine ilişkin bir delil bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı taraf gümrük uzmanı bilirkişi atanmasını talep etmiş ise de itiraz etmeden faturaları defterlerine kaydettiği, iade faturası kesmediği dikkate alındığında gümrük uzmanı bilirkişinin dosyaya katkısı bulunmayacağı anlaşıldığından davalının talebi yerinde görülmemiştir.Fatura üzerinde bulunan vade tarihi de ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur. Muaccel bir alacağın borçlusu 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. Eldeki davada fatura üzerinde ödeme tarihinin somut olarak yazmadığı ödeme tarihi olarak 90 gün belirtildiği bu haliyle davalının takip öncesi temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğinden davacının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasındaki işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın kısmen KABULÜ ile,1-A-Davalı takip borçlusunun --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; takibin 46.541,00 EURO asıl alacak yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,B-Davalı takip borçlusunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynen devamına,2-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine3-Karar harcı 144.484,60 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 27.658,16 -TL harcın mahsubu ile bakiye 116.826,44 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 27.658,16-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 28.273,56 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan 1.162,50 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.662,50 -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.626,15-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 314.118,36 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.912,56 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.580,70-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 19,30-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026