Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Konya Ölüm Üye Talebi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACILAR
: 1- ........
2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 1- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 3- ........
VEKİLİ
: Av.....
İHBAR OLUNAN
: ........
VEKİLLERİ
: Av.....
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; █████/2025 günü saat 04.58 civarında davalı sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı (davalılardan ........'ye ait olan) yolcu otobüsü ile Ulukışla ilçesi istikametinden Konya Ereğli ilçesi istikametine doğru seyir halindeyken ........'e gelindiği esnada aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkarak boş arazide sağ yana doğru devrilmesi sonucu tek taraflı ölümlü-yaralamalı ve madde hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle otobüste yolcu olarak seyahat eden müteveffa ........ ilk etapta ağır şekilde yaralandığını, Ereğli Devlet Hastanesine sevk edildiğini, durumunun kötü olması sebebiyle Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiğini ve █████/2025 tarihinde hastanesinde vefat ettiğini, davalı sürücü ........'ın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın davacı ........'nin oğlu, davacı ........'nin kardeşi olduğunu, müteveffanın ölümü ile davacıların onun maddi desteğinden yoksun kaldığını, davacılara hayatı boyunca destek olacağını, ayrıca vefatı nedeniyle davacıların imkansız acılar yaşadığını, üzüntü duyduklarını, bu nedenlerle davacıların destekten yoksun kalma zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi zararlarını davalı ........ ile davalı ........'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, davacının müvekkilinin kusurlu olması nedeniyle her ne kadar müvekkilinden tazminat talep etmiş ise de, araçların sigorta şirketlerinden maddi ve manevi tazminat klozları kapsamında talep edilebileceğini, 06.06.2025 günü saat 04:58 sularında müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ........ plakalı otobüs ile Ulukışla İlçesi istikametinde müvekkilinin bir an dalgınlığı sebebiyle sağ ön tekerin yol boşluğuna düştüğünü ve müvekkilinin aracı tekrar yola sokmaya çalıştığını ve direksiyonu sola kırdığını fakat otobüsün devrilmesi nedeniyle kazanın oluştuğunu, otobüsün harekete başlaması itibari ile müvekkili ve diğer şoför tarafından yolcuların emniyet kemerleri takmaları konusunda uyardığını, emniyet kemeri bağlı olan yolcuların neredeyse hiç yara almadan araçtan çıktıklarını, kusur durumu tespit edilirken müteveffanın ve diğer yolcuların emniyet kemerinin takıp takmaması hususunda dikkate alınması gerektiğini, ayrıca Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Nolu dosya ile soruşturma dosyasının devam ettiğini, olayın netleşmesi için bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkiline atfedilen iddia ve ithamları kabul etmediklerini, dava konusu kazaya ilişkin kovuşturmanın halen Ereğli (KONYA) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyasının devam ettiğini, gerek kaza tespit tutanağı gerekse ceza davası dosyasındaki tutanaklar ile de sabit olduğunu, diğer davalı araç sürücüsü ........ yönünden bu karakterdeki bir trafik kazasında kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, kazanın meydana geldiği aynı mevkide birçok trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazaların oluş nedeninin yolun yapımından kaynaklı olduğunu, bu açıdan da bilirkişi raporu alınmasını, müvekkilinin araçlarında ........ A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, bu nedenle davanın ........ A.Ş'ne ihbar edilmesini, kusur durumunun ve müterafik kusurunu belirlenmesi gerektiğini, ayrıca ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının manevi tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, davacının müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuruda bulunmadan işbu davayı ikame ettiğini, mezkur kazanın oluşumunda müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı ........ plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücret-i vekaletin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...TBK 56. madesine göre bir olaydan zarar gören kişinin çektiği acıları bir nebze olsun azaltmak veya bozulan ruhsal dengesi yeniden düzelmesi için zarar veren kişiden bir miktar ücreti talep edebileceğini düzenlenmiş olup; kanun koyucu manevi tazminatın miktarını tayin etme hakkını hakimin takdirine bırakmıştır. Hükmedilecek miktar uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifleticek nitelikte olmalıdır. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusurları da gözetilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın yıkımına neden olmamalıdır. Belirtilen bu çerçeve ile birlikte müteveffanın meydana gelen kazadaki kusur oranı ve elim kaza neticesindeki vefat nedeniyle davacıların yaşadığı elem ve sıkıntılar birlikte nazara alınarak; manevi tazminat taleplerinin kabulü ile Müteveffanın annesi ........ için; 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Müteveffanın kardeşi ........ için; 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat taleplerinden sulh sözleşmesi ile feragat ettiğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davacı ........'nın maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle REDDİNE
Müteveffanın annesi ........ için; 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Müteveffanın kardeşi ........ için; 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılırken diğer yolcuların emniyet kemeri takmamasının ve müteveffanın emniyet kemeri takmamasının sonuçlarının değerlendirilerek kusur belirlemesinin yapılması gerekmekte iken müteveffa ve diğer yolcuların emniyet kemeri takmamasının kusura etkisi değerlendirilmeden tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. nolu dosya ile soruşturma dosyası devam etmekte olup somut olayın tamamen ortaya çıkması için bu dosyanın beklenmesi gerekirken beklenmeden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın öncelikle usulden reddine aksi halde esastan reddine, re'sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün kaldırılmasına ve müvekkili lehine hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde verilen karar, davalı ........ tarafından istinaf edilmiştir.
-Davalının, İMMS poliçesinde manevi tazminat klozu bulunduğundan, manevi tazminatın sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiği itirazında;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ Esas, █████████ Sayılı Kararı) Bu itibarla, davacılarca manevi tazminatın davalı istinaf edenden de talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır.
-Davalının kusura ve Müterafik Kusur indirimi yapılması gerektiği itirazında;
█████/2025 tarihinde, davacıların murisi ........'nin yolcu olarak içinde bulunduğu, işleteni davalı ........, sürücüsü davalı ........ olan ........ plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı kazası sonucu, ........'nin yaralandığı, █████/2025 tarihinde kazaya bağlı yaralanma nedeniyle vefat ettiği kazanın, otobüsün yana devrilmesi şeklinde gerçekleştiğinin sabit olması, otobüste yolcu olarak bulunan ........'nin bir kusurunun bulunmaması, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan █████/2025 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ........ plakalı otobüs sürücüsü davalı ........'ın %100 oranında kusuru olduğu görüş ve kanaatini bildirmiş olduğu, raporun denetime elverişli ve açıklayıcı olduğu anlaşıldığından, davalının kusura itirazının reddi gerekmiştir.
Davalı tarafın müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, müteveffa ........'nin emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz işaretlenmiştir. Kemerin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatı davalı üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından, bu hususun aksinin davalı tarafça da ispatlanamadığından indirim uygulanmaması kararı yerinde olup istinaflar yersizdir.
-Davalının Manevi Tazminatın Miktarına yönelik itirazında;
6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; davacının da tazminat hesabında esas alınması gereken davalı tarafın tamamen kusurlu olması, yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, trafik kazası sonucu oluşan vefat nedeniyle davacıların yakınlık durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda mahkemece hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, bu itibarla davalı ........ vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Dosya adli yardımlı olduğundan istinaf aşamasında davalı ........'dan harç alınmadığından, alınması gereken 1 adet istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 40.986,00 TL istinaf karar ilam harcının bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!