Anahtar kelimeler: Covid Bugüne Babalarının Vadesinin Tanımadıkları Murislerinin Kişiden Ölümünden Bakıldığında Nakit

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisinin 2021 yılında Covid nedeniyle vefat ettiğini, davalıların murisinin sağlığında borç para almaya ihtiyacı dahi olmayan bir kişi olduğunu, uyap kayıtlarına bakıldığında da muris adına bugüne kadar borçlu sıfatında icra takip dosyasının bulunmadığını, alacaklı olarak takipler yaptığının görüleceğini, murisin ölümünden sonra davacılara murislerinin 2018 yılı itibari ile hiç tanımadıkları ... adlı bir kişiden nakit olarak ... TL para aldığını ve bunun vadesinin de babalarının ölüm tarihinden sonraki bir tarih olan ... vade tarihi olan bir senet düzenlendiğini ve icra takibinde kendilerinin mirasçı sıfatıyla borçlu gösterilmek sureti ile icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini, murisin oğulları olan ... - ... adlı davacıların son 10 yıldır babaları olan muris ... ile birlikte aynı iş yerinde çalıştıklarını, bu süre zarfında hiçbir şekilde ... isminde bir şahıstan bu kadar yüklü miktarda paranın iş yerine gelmediği gibi sizden alacağımız var diyerek hiçbir kimsenin de gelmediğini, protesto ve ihbarname dahi gönderilmediğini, davacıların araştırması ve duyumları sonucunda senette alacaklı olarak gözüken ...'nun "Resmi belgede sahtecilik", "Güveni kötüye kullanma", "Hırsızlık" gibi suçları işlemeyi itiyat haline getirdiğini öğrendiklerini, bunun doğru olup olmadığının öğrenilmesi için mahkememizce veya şikayette bulunduğumuz Antalya Cumhuriyet Savcılığı'nın ... /... Hz.sayılı şikayet dosyasından adli sicil kaydının celp edilmesini talep ettiklerini, davacıların bu şekilde aldıkları duyumları üzerine CMK madde 67/6 ve 6100 Sayılı HMK madde 293/1 gereğince doküman inceleme (yazı, imza ve sahtecilik) uzmanı .... ... ’tan mütalaa aldıklarını, davacıların takibe konu senetteki imza ve yazının muris babalarının el yazısına benzemekte ise de babalarının bu şekilde bir senedi böyle bir kişiye düzenlemiş olmasının mümkün olmadığını belirttiklerinden senetteki imza ve borca itiraz ettiklerini, dava konusu olan veriliş sebebi olarak nakden kaydı bulunan bono senedindeki ... TL gibi yüksek bir rakamın üstelik 2018 yılı itibari ile hiçbir ekonomik gücü ve davacıların murisleri ile hiçbir hukuki ilişkileri bulunmayan davalılar tarafından verilmiş olmasının imkansız olup hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalı lehtar ...’nun Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli duruşmasında mahkeme huzurunda bizzat ifadesinde: "Senet benim önümde imzalandı, villa alım satım için imzalanmıştır. Ben müşteri götürmüştüm, karşılığında komisyon alacaktım. ... bana, sen karışma ben halledeceğim diyerek bu senedi imzaladı." dediğini, davalının bu beyanı ile senedin tanzim sebebini talil ettiğini, dolayısıyla ispat külfetinin davalıda olup komisyon sözleşmesini ve komisyon alacağını ve villa alım satımı hususunu yazılı delille ispet etmesi gerektiğini beyanla davalarının kabulü ile öncelikle imzaya, borca ve takibe tamamen itiraz ettiklerinden dava sonuna kadar mağduriyetlerinin önlenmesi açısından 6100 sayılı HMK madde 209'un özel bir hüküm olduğu da dikkate alınarak bu hüküm gereğince icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, davacıların davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, takibin bu nedenle de iptaline, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde ; Davacının takibin iptali için verdiği dilekçedeki iddiaları, talepleri ve aleyhe hususlara bir bütün olarak itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini, davacının iddialarının ve taleplerinin soyut ve hukuka aykırı olması nedeniyle yerinde olmadığı için davanın ve tedbir kararının reddini talep ettiklerini, davaya konu ... düzenleme ... ödeme tarihli ... TL bedelli senedin keşideci ... tarafından imzalanarak ve ... tarafından cirolanarak davalıya verildiğini, takibe konu senetteki bedelin vadesinde ödenmek üzere ... tarafından nakit olarak alındığını, ancak senedin vadesi geldiğinde davacılarında beyan ettiği üzere ... ... ’in ... tarihinde vefat ettiğini, ...'in vefatından haberi olmadığını, yapılan takip sonrası ...'in vefatını öğrendiğini ve takibi haklı olarak mirasçılara yönelttiğini, davacı tarafın da belirttiği gibi murisin araç ve ev satışı ile uğraşan bir kişi olduğunu, davacıların her ne kadar murisin yanında çalıştığını beyan etmişlerse de ... ve ...'in murisin yanında çalışıp çalışmadığının takibe dayanak borç ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca davalının muris ...'in işyerine gelmesi veyahut ...-...'e kendisinin alacaklı olarak tanıtma zorunluluğunun da olmadığını, davalının alacağını hukuki yol ile tahsil etmek istemesi neticesinde Antalya Genel İcra Dairesi ... /... E. 'nde icra takibi başlattığını, ... isimli şahıs ile ...'i sosyal durumları resmi belgede sahtecilik suçlarını işleyip işlemediklerinin davalının bilgisi dışında olduğunu, davacı tarafça kandırılarak elinden nakit parası alınarak ve daha sonra da nakit paraya karşılık ... ili ... ilçesi ... mahallesinden villa ve araç verileceği vaadi ile senedin vadesine dek oyalandığını, takibe konu senedi düzenleyerek davacıya veren ... ve ... olduğunu, teknik mütalaa düzenlediği belirtilen ... ... yaptığı inceleme savcılık ve mahkemenin izni ve muvafakati olmadan düzenlediği raporu kabul etmediklerini, takibe konu senedin yırtık veya tahribata uğramış olması durumunda icra müdürlüğü tarafından tutanak tutulmasının gerektiğini, bu sebeple senedin yırtık veya tahribata uğramış olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, takibe koydukları senedi icra müdürünün kambiyo senedi olup olmadığını incelediğini ve sağlam şekilde teslim edilen işbu senedin, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu için icra müdürünün takip talebini kabul ettiğini, davaya konu senedin hiçbir şekilde deformeye uğramamış şekilde icra müdürlüğüne teslim edildiğini, davaya konu senedin icra müdürlüğüne konulmadan önceki fotoğraflarının Antalya .. .İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... /.... esas sayılı dosyasına sunulduğunu, mahkememize ibrazının istenebileceğini beyanla açılmış icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden davacı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya C.Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak .../... Soruşturma sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamının istinaf incelemesinden geçerek ... tarihinde davalılar yönünden kesinleştiği, davalıların kamu kurum ve kuruluşları vb.tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği görülmüştür.
Davacılar vekili,... tarihli duruşmada; Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dava dosyasında imzanın davacıların murisine ait olduğunun tespit edilmesi sebebi ile imzaya ilişkin itirazlarından vazgeçtiğini, senedin sahteliği sebebiyle itirazlarının devam ettiğini beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafça takibe dayanak bononunu sahteliğinin iddia edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bononun sahteliğinin iddia edilerek borçlu olunmadığı, davalı tarafla alacak - borç ilişkisinin bulunmadığı iddiasına dayanıldığı, bonodaki borçlu imzasına ayrıca ve açıkça itiraz edilmediği, davalı tarafça cevap dilekçesinde takibe konu senetteki bedelin vadesinde ödenmek üzere ... tarafından nakit olarak alındığı, murisin araç ve ev satışı ile uğraşan bir kişi olduğu, davacı tarafça kandırılarak elinden nakit parası alınarak ve daha sonra da nakit paraya karşılık ... ili ... ilçesi ... mahallesinden villa ve araç verileceği vaadi ile senedin vadesine dek oyalandığını, takibe konu senedin yırtık veya tahribata uğramış olması durumunda icra müdürlüğü tarafından tutanak tutulmasının gerektiğini, bu sebeple senedin yırtık veya tahribata uğramış olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Davalılar hakkında takibe konu senede ilişkin Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih, ... /... Esas, ... /... Karar sayılı ilamı kamu kurum ve kuruluşları vb.tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek ... ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce incelenmesi gereken hususun senedin sahte olup olmadığı, buna göre davacının borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına, TBK'nın 74. maddesi bir engel oluşturmaz. Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (HGK’nın 15.06.2022 tarihli ve ███████-111 E., ████████ K. sayılı ilamı).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2019 tarih ███████-2868 Esas, █████████ Karar sayılı emsal kararında; "...ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, başka deyişle ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 53. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 74. maddesi) düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
818 sayılı BK’nın “Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında Münasebet” başlıklı 53. maddesinde; “Hâkim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” hükmü yer almaktadır (6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi de aynı düzenlemeyi içermektedir) .
Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.975 tarihli ve 1971/T-406 E, 1975/1 K. sayılı kararı; 23.01.1985 tarihli ve ███████-372 E, ███████ K. sayılı kararı; 27.04.2011 tarihli ve ███████-50 E, ████████ K. sayılı kararı; 06.06.2018 tarihli ve ███████-248 E, █████████ K. sayılı kararı).
Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hâkimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hâkimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O hâlde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına, 818 sayılı BK’nın 53. maddesi bir engel oluşturmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1981 tarihli ve 1979/1-131 E, ████████ K sayılı kararı).
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir..." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce davacının sahtecilik iddiasına ilişkin olarak, dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandıcılık sebebiyle yapılan yargılamanın sonucu bekletici mesele yapılmış ve bu davalar sonucunda verilen mahkumiyet kararının yukarıda belirtildiği şekilde kesinleştiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve emsal içtihat doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacıların murisinin rızası dışında dolandırıcılık ve sahtecilik iddialarına dayalı olarak aleyhine yapılan takipte borçlu olmadığının tespitine ilişkin Antalya Genel Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının istemi ile açtığı davada, hukuk hakiminin ceza mahkemesindeki kesinleşmiş vakıalarla bağlı olduğu olgusu dikkate alındığında dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının işlenmesi suretiyle bononun tanzim edildiği dolayısıyla takibe konu senedin sahte olduğu hususunun ispatlandığı anlaşıldığından menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK 72/5. Maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde belirtilmiş olup takibin bonoda lehtar olan davalılar tarafından başlatıldığı, davalıların sahte senet ile takip başlattığı, ve ceza mahkemesinde sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği görülmekle haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatıldığının kabulü ile davacı lehine alacağın % 20'si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, buna göre; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına dayanak ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ... TL bedelli bono ve fer’ileri yönünden davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK.’nun 72/5. Maddesi gereğince takibe dayanak bono bedelinin %20’si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan davetiye, posta giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
6-Davacılar tarafından ilk dava açılırken yatırılan ... TL ilk dava masrafının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve artan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Katip ...
¸E- İmzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!