Anahtar kelimeler: Tepen Suyunu İşyerim Yağış Pis Maltepeistanbul Yağmur Suların Paket Hasara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ..... Ltd. Şti'nin Maltepe/İstanbul adresinde bulunan iş yerinin █████/2014-█████/2015 tarihleri arasında müvekkili nezdinde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, █████/2015 tarihinde yaşanan yağış nedeniyle şehir kanalizasyon sisteminin yağmur suyunu tahliyede yetersiz kaldığını ve bodrum kat giderlerinden geriye tepen pis suların sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu █████/2015 tarihinde sigortalıya 38.850,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, 6102 Sayılı TTK'nın 147/2 maddesi uyarınca hasarın oluşmasında davalı kurumun sorumlu olması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalı kurumdan talep ve rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek 38.850,00 TL tazminatın █████/2015 tarihinden işleyecek yasal avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevabında; olay tarihinde atıksu kanalı ve bağlantısında herhangi bir sorun olmadığını, yoldan gelen yağmur sularının binaya ait drenaj sisteminden ve bahçede bulunan bodrum kapısından sigortalı işyerine girdiğini, yağmur suyunu uzaklaştırmanın belediyenin sorumluluğunda olduğunu, sigortalının ... Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğine uygun hareket etmediğini, sigortalı işyerinin bulunduğu binanın ruhsatsız ve kaçak olması halinde taşınmaz sahibinin hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili idare yönünden BK'nun 41. maddesine göre tazminatın sorumluluğunun doğması için gerekli şartların doğmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, ödeme tarihinden itibaren avans faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince; sigortalı işyerinde su taşkını sonucu meydana gelen hasarda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDairemizin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, bu nedenye davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, yasal süresinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemecince; hasarın, sel sularının binanın dışındaki yollardan bahçe katındaki bodrum kata girerek ve iş yerine dolarak yayılması sonucunda meydana geldiği, sel sularının bahçe katına girmesini engelleyecek hiçbir önlemin alınmadığı, olayda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDairemizin █████/2024 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacı sigortacıdan açıklamalı ekspertiz raporu getirtilerek sigortalının uğradığı gerçek zarar miktarı yönünden bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken, zarar bedeli yönünden araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sonucunda; 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesinde binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğunun ifade edildiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluğun, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk hali olduğu, kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunmasının gerektiği, davalıya ait su ve kanalizasyon hattının, imal olunan şey kavramına dahil olup davalının bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, sigortalı binada izolasyonun ve temel çevresi drenaj sisteminin olmamasının davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının kesilmediği, binanın iskansız ve imara aykırı olması ya da izolasyonunun bulunmaması gibi durumların dahi objektif sorumluluğu bulunan yapı maliki davalı ...'nin sorumluluğunu tamamen kaldıracak nitelikte olmadığı, sigortalı konutun bulunduğu yerlerde parsel çıkışında atık suların geri tepmesini önleyecek sistemin (bodrum katlardaki kanal bağlantılarının geri tepme klapesi, checkvalf) varlığı hukuki bir zorunluluk ise de, Yargıtay içtihatlarında da işaret edildiği üzere sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi davacı sigortalısına ait dairelerin kot altında bulunmasının dahi illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemeyeceği, alınan rapora göre davacı sigortacının sigortalısına ödemesinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 38.850,00 TL'nin ödeme tarihi 02.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı ... vekili vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; alınan rapora göre müvekkili idarenin olayda sorumluluğu bulunmadığını, yağmur suyunu uzaklaştırmanın belediyenin sorumluluğunda olduğunu, sigortalı işyeri bodrum katta olduğundan, böyle yerlerde dışarıdan gelebilecek su sızıntılarına karşı tedbirlerin alınması, betonarme tecrit duvarının yapılması ve muhtemel su baskınlarına karşı tahliye pompasının bulundurulması gerektiğini, binaya su basman seviyesi altındaki birimlere dolan suların tahliyesi için drenaj kanalları ve dışarıdan gelmesi muhtemel su sızıntılarının önlenmesi için izolasyon yapılmadığını, bodrum katın inşaat ruhsatına, bina ruhsatı alınmış olsa bile esas projesine uygun yapılmadığı gibi onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte zarar tutarının fahiş olduğunu ve alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇEDava, TTK 1472. maddesi gereğince sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereğince zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı ile dava dışı ..... Ltd. Şti arasında █████/2014-█████/2015 tarihlerini kapsayan İşyeri Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 23.06.2015 tarihinde riziko adresinde su baskını meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına █████/2015 tarihinde 38.850,00 TL hasar ödemesi yaptığı, ödenen bedeline rücuen tazmini için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece; davalı ...'nin yapı maliki olarak olayda kusursuz sorumlu bulunduğu, davacının sigortalısına ödediği tutarın sigortalının gerçek zarar miktarı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu edilen uyuşmazlık; davacıya sigortalı işyerinde su baskını nedeniyle oluşan hasardan davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı, hasarda sigortalının sorumlu bulunup bulunmadığı, zararın miktarı, varsa alacağa avans faizi uygulanması gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır.1-Davalı ..., yağmur suyu kanallarından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu savunmuştur.2560 sayılı ... Kanunu’nun 25. maddesinde “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez” hükmüne yer verilmiştir. Davalı ... ile dava dışı ilgili belediye arasındaki iç ilişki sorumluluğu, zarar gören üçüncü kişi olan sigortalının halefi davacı sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceğinden, B.K'nun 69. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olmasına göre, yapı maliki olarak kusursuz sorumluluğu bulunan davalı ...'nin hasardan ilgili belediyenin sorumlu olduğuna dair istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.2-Davalı ..., hasarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, hasarın binanın mevzuata aykırı olmasından ve binada gerekli tedbirlerin bulunmamasından kaynaklandığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.Görevsiz mahkemede alınan bilirkişi heyeti raporunda; sigortalı işyerinin bulunduğu binada, dışarıdaki yollardan gelen sel sularının bodrumdaki bahçe katına girmesini önleyecek hiçbir tedbirin bulunmadığı, bahçe katının yol seviyesi ile aynı kotta bulunduğu, olay günü yoldan gelen yağmur suyunun bahçe katına gelerek buradan bodrum kattaki sigortalı işyerine girmesi sonucu hasarın oluştuğunu, bu nedenle hasarda gerekli tedbirleri almayan bina sahipleri sorumlu olup, davalı ...'nin sorumluluğu bulunmadığı, ekspertiz raporunda hasara ve onarım bedeline ilişkin açıklama bulunmadığı belirtilmiştir.Görevli mahkemede alınan bilirkişi raporunda da bodrum kata dışarıdaki yollardan giren sel sularının girmesini önleyecek hiçbir tedbirin alınmadığı, bu nedenle hasarın sorumlusunun bina malikleri olduğu belirtilmiştir.TBK'nın 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalı ...'' nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. ... kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla da yükümlüdürSomut olayda, yolda biriken yağmur suyunun, aşağıda kalan ve yol ile aynı seviyede bulunan sigortalı işyerinin bulunduğu binanın bahçe katından girdiği ve buradan bodrum kattaki sigortalı işyerine sirayet ettiği anlaşılmaktadır. Yağışta yağmur suyu tahliyesinin yetersiz kaldığı ve sokakta biriken yağmur sularının sigortalı işyerinde hasara neden olduğu dikkate alındığında, kanalizasyon ve yağmur suyu hattının kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarar ile hasar arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Bununla birlikte binada sel sularının bodrumdaki bahçe katına girmesini önleyecek hiçbir tedbirin bulunmadığı, muhtemel su baskınlarına karşı tahliye pompası yer almadığı, tacir olan sigortalının duman dedektörleri, kamera sistemleri ve bunların kurulumu için kullanılan parçaları bodrum katta bulundurduğu görülmektedir. Bu hususlar objektif sorumluluğu bulunan davalı ...'nin sorumsuzluğunu ve kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesebilecek nitelikte olmasa da, sigortalının da olayda müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerekir. BK'nın 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararın doğmasında yada artmasında etkili olmuş ise hakim tazminatı indirebilir. Bu durumda sigortalının da olayda mütefarik kusurlu olduğu gözetilerek bilirkişi tarafında belirlenen zarardan % 50 oranında indirim yapılarak 19.425,00 TL rücuen tazminata hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.3-Diğer taraftan davalı ve sigortalı tacir olduğundan ve tacirin borçları kural olarak ticari borç olacağından, ticari iş niteliğindeki alacağa alacağa avans faizi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi, Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan ek raporda, ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarının, piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirtilmesi karşısında, davalı ...'nin zarar miktarı ve faiz türü yönünden istinaf nedenlerinin reddi gerekir.Sonuç olarak davalı ... vekilinin istinaf başvurusunu yukarıda 2 nolu madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2026tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE 19.425,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Fazlaya dair istemin REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.326,92 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 663,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 663,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ile 663,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 692,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından karşılanan toplam 16.658,55 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranı üzerinden hesaplanan 8.329,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,e)Davalı tarafından karşılanan toplam 100,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranı üzerinden hesaplanan 50,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 19.425,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 19.425,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcı, 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 2.734,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026