Anahtar kelimeler: Komyonet Volkswagen Uymayarak Dur Çarpma Levhasına Cinsi Türündeki Esaskarar Model

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkili...’ya ait ...sevk ve idaresindeki ... plakalı 1999 Volkswagen model komyonet cinsi türündeki araca, mülkiyeti sigortalı ...’a ait ve yine sigortalının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın DUR levhasına uymayarak yandan çarpma şeklinde █████/2023 kazaya sebebiyet verdiğini, bu kaza neticesinde müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, aracın tamir bedelinin 78.904,80-TL olup aracın siciline işlediğini ve değer kaybı olduğunu, davalı sigorta şirketine ihtar gönderildiği ve ihtar sonrasında davalı sigorta şirketinin 16.369,00-TL ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1000 TL değer kaybının kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazmini ile davanın kabulüne, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkeme açılmadığını, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya piyasa rayicinin üstünde değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketçe rayiç üstü olarak tespit edilen değer kaybı bedeli olan 16.369-TL'nin █████/2024 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, yine hasar onarıma ilişkin tamirhaneye █████/2023 tarihinde 49.973,05-TL ödeme yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.... plakalı ve ... plakalı araçların █████/2023 tarihi itibariyle ve halen kayıt maliklerinin kim olduğuna ilişkin ilgili kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır.Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2023 günü, ... plakalı ve ... plakalı araçların arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın █████/2022 başlangıç ve █████/2026 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları celp edilmiştir.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2024 tarihli raporda özetle;-Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğu ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş ve daha dikkatli araç kullanmamış, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamış, diğer araca ilk geçiş hakkını vermemiş, kavşak öncesinde hızını yeterince azaltmamış, kendisine hitaben bulunan DUR trafik levhasına uymamış, kavşak noktasından geçerken çevre kontrolü yapmadan geçmiş, geçiş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığını, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞUNU,-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini,-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğini, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığını,-Dava konusu araç için 29.07.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 27.500TL olduğunu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediğini bildirir kanaat raporu sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Kaza tespit tutanağı ve sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapor ile dosya kapsamında bulunan rapor çelişkili olduğundan Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasına karar verilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın █████/2025 tarihli raporunda özetle;Kusur yönünden- Sürücü ...'nın %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu,- Sürücü ...'ın %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu ;Değer kaybı yönünden- Davaya konu ; ... plaka sayılı 1999 model VOLKSWAGEN marka TRANSPORTER 2.4 D P.VAN tip ve kaza tarihinde 343.133 kilometrede olan 24 yaşındaki kamyonette değer kaybı oluşmayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Dosyamızdan alınan kusur raporları arasında çelişki olması nedeni ile dava dosyası talimat yolu ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile alınan İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi █████/2026 tarihli raporlarında özetle;-Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu,-Davacı sürücü ...'nın %25 oranında tali kusurlu olduğu,-Davacının talep edebileceği bir değer kaybı zararının olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybı zararının tazmini talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir." hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa ozaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı emsal ilamı)Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri İli ve buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihli trafik kazasında davacının aracının hasarlanmıştır. Eldeki dava ise █████/2024 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı sigorta şirketinin zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde;Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir.KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. Maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, davacının davalı sigorta şirketine █████/2023 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,Dosyamızdan alınan kusur raporları arasında çelişki olması nedeni ile dava dosyası talimat yolu ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile alınan İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi █████/2026 tarihli raporlarında özetle;-Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu,-Davacı sürücü ...'nın %25 oranında tali kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır. Alınan rapor kaza tespit tutanağı, ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme de esas alınmıştır.-Değer kaybına dair değerlendirmede;Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olup ; yapılan araştırmayla serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız ikinci el rayiç değeri (275.000-₺), model yılı (1999), kaza tarihindeki yaşı (24), kullanılmışlık düzeyi ( 343.133 km.) , hasar miktarı ( KDV dahil 78.904,80-₺) ve yapılan değişim - onarım işlemleri ile █████/2009 ,█████/2012 ve █████/2012 tarihli kazalarının bulunduğu hususu da dikkate alındığında dava konusu kamyonette değer kaybı oluşmayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;dava konusu kazada aracın daha önce de aynı bölgeden hasarlanmış olduğu, aracın dava konusu kazadan önce de █████/2009 ,█████/2012 ve █████/2012 tarihli kazalarının bulunduğu geçmiş hasar kayıtlarının bulunduğu , yaşı, kilometresi ve diğer teknik özellikleri dikkate alındığında Yargıtay 17.HD █████████ E. ve Denizli BAM, 4. HD. ████████ E.███████ K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava konusu araçta dava konusu kaza nedeniyle yeniden değer kaybı oluşmayacağı rapordaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamın uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının değer kaybı zararının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır