Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Konya Eser Mahallesi Üye Özetle

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas - ... Karar
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: ......
DAVANIN KONUSU
:Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ...... Mahallesi ...... Ada, ... parselde yapmakta olduğu konutların kapı ve pencerelerinin takılması işinin davalı tarafın yapılması hususunda taraflar arasında █████/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davalının işi eksik bıraktığını ve yapılan imalatlarda da ayıplar olduğunu, tüm uyarılara rağmen eksikliklerin ve ayıpların giderilmemesi üzerine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, yapılan işte imalat ve montaj hatalarının giderim bedelinin 69.018,20 TL ve sözleşmeye göre 28 günlük gecikme cezasının da 14.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, Konya ... Noterliğinden sözleşmenin feshedildiğini ve ayıp giderim bedeli ile kira tazminatının ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Konya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında ayıp giderim bedeli 69.018,20 TL ayıp giderim bedeli ile 14.000,00 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kendilerinin yokluğunda ve habersiz olarak tespit yaptırdıklarını, icra dosyasına itiraz etmekte haklı olduklarını, davacı şirketin davalı şirket çalışanlarına iş yerine almamasından dolayı müvekkili şirketinin işlerinin küçük bir kısmını tamamlayamadığını, davalının hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan konutlarda oturulmaya başlandığını ve oturulabilir şekilde sahiplerine teslim edildiğini, davacı tarafın sözleşmeyi feshettiğine dair ihtarnamenin gönderildiğini ancak davacı tarafın net alacaktan bahsetmediğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirketi ile anlaşılan bedelin 120.000,00-TL olduğunu, müvekkilinden 93.018,20-TL talep edildiğini, miktarın fahiş olduğunu, henüz vadesi gelmeyen çeklerin bulunduğundan müvekkili şirkete işin karşılığının tam olarak ödenmediğini, savunarak davanın reddi ile davacı tarafından haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
DAİREMİZİN 24.02.2023 TARİHLİ VE ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARINDA ÖZETLE; "..Dava eser sözleşmesinden kaynaklı eksik işler bedeli ve cezai şartın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan █████/2014 tarihli eser sözleşmesi gereğince sözleşmeye konu işlerin tamamlanmadığı ve davacı tarafça sözleşmenin █████/2018 tarihli noter ihtarnamesiyle tek taraflı feshedildiği görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmede işin süresinde bitirilmemesi halinde davalının gecikilen her gün için 500,00 TL gecikme cezası ödeyeceği kararlaştırılmış olup, bu kararlaştırma doğrultusunda davacı taraf lehine 24.000,00 TL gecikme tazminatına hükmedilmiş ise de; sözleşmenin süresinde ifasına yönelik kararlaştırılan bu cezai şart 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 179.Madddesinin 2. Fıkrasında düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup, madde de açıkça belirtildiği üzere asıl borçla birlikte talep edilebilir. Başka bir ifadeyle ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olmaması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğine göre davacının ifaya ekli cezai şartı istemesi mümkün değildir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin 24.000,00 TL yönünden davanın reddine karar vermesi gerekirken, kabulüne karar vermesi doğru olmamıştır.
Dava konusu işin davalı tarafça bitirilmediği ve davacının sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığına göre, sözleşme bedelinin tamamını ödeyen davacı taraf artık eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davalıya fazla ödemiş olduğu iş bedelini talep edebilecektir. Başka bir ifadeyle davalının yapmış olduğu iş bedeli kadar ücrete hak kazanacağı bu itibarla fazla ödenen bedeli davacıya iade etmekle yükümlü olduğu kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, sözleşme feshedilmemiş ve ayıplı ve eksik bir teslim varmış gibi eksik ayıplı iş bedeline hükmedilmesi de doğru değildir. Ancak davacının bu talebi fazla ödenen miktarın iadesi olarak değerlendirilmelidir.
Taraflar arasında sözleşmede bedel götürü olarak belirlenmiş olup, götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, (yapılan işin oranı) bulunacak bu oranın, toplam iş bedeli olan 120000 TL'ye oranlanmak suretiyle davalının hak ettiği iş bedeli bulunacak ve davacının fazla ödediği iş bedelinin davacıya iadesine karar verilecektir.
Öte yandan mahkemece alınan bilirkişi raporlarında roto marka kapı kolu, pencere ve kapı kayıdı ile pencere ve kapı çıtası adı altındaki üç kalemle ilgili hesaplamaların denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça bilirkişi raporlarına usulüne uygun olarak itiraz edilmiş davalının itirazlarıda gerekçeli olarak karşılanmamıştır. Örneğin sözleşmeye aykırı olarak roto marka ve bronz renkte kapı kolu olmamasından dolayı aynı nitelikte yeniden imalat bedeli hesaplanmış ise de imalat yapılmakla birlikte sözleşmeye aykırı marka veya modelde imalat yapılması ayıplı imalat niteliğindedir. Pencere ve kapı kayıdı ve pencere ve kapı çıtası kalemleri yönünden de yine aynı şekilde mevcut imal edilmiş haliyle kullanımı mümkün olmadığı tespit edilmiş değildir.
O halde ilk derece mahkemesince; HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden gerekirse keşif yapılmak sureti ile sözleşme kapsamında yapılacak işte eksik ve ayıplı yapılan imalatlar dikkate alınarak işin tamamlanma oranının tespiti ve bulunacak oranın sözleşmede kararlaştırılan iş bedeline oranlanmak suretiyle davalının hak ettiği iş bedeli belirlenip varsa davacının bu bedelden fazla ödediği miktar tespit edilip, bu miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. (Emsal Y. 6. HD █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı)" gerekçesiyle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı eksik işler bedeli ve cezai şartın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan █████/2014 tarihli eser sözleşmesi gereğince sözleşmeye konu işlerin tamamlanmadığı ve davacı tarafça sözleşmenin █████/2018 tarihli noter ihtarnamesiyle tek taraflı feshedildiği görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmede işin süresinde bitirilmemesi halinde davalının gecikilen her gün için 500,00 TL gecikme cezası ödeyeceği kararlaştırılmış olup, sözleşmenin süresinde ifasına yönelik kararlaştırılan bu cezai şart 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 179.Madddesinin 2. Fıkrasında düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup, madde de açıkça belirtildiği üzere asıl borçla birlikte talep edilebilir. Başka bir ifadeyle ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olmaması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğine göre davacının ifaya ekli cezai şartı istemesi mümkün değildir. Bu itibarla bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu işin davalı tarafça bitirilmediği ve davacının sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığına göre, sözleşme bedelinin tamamını ödeyen davacı taraf artık eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davalıya fazla ödemiş olduğu iş bedelini talep edebilecektir. Başka bir ifadeyle davalının yapmış olduğu iş bedeli kadar ücrete hak kazanacağı bu itibarla fazla ödenen bedeli davacıya iade etmekle yükümlü olduğu kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacının talebi fazla ödenen miktarın iadesi olarak değerlendirilmelidir.
Taraflar arasında sözleşmede bedel götürü olarak belirlenmiş olup, götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, (yapılan işin oranı) bulunacak bu oranın, toplam iş bedeli olan 120000 TL'ye oranlanmak suretiyle davalının hak ettiği iş bedeli bulunacak ve davacının fazla ödediği iş bedelinin davacıya iadesine karar verilecektir.
İstinaf mahkemesi kararı doğrultusunda; keşif yapılmak sureti ile sözleşme kapsamında yapılacak işte eksik ve ayıplı yapılan imalatlar dikkate alınarak işin tamamlanma oranının tespiti ve bulunacak oranın sözleşmede kararlaştırılan iş bedeline oranlanmak suretiyle davalının hak ettiği iş bedeli belirlenip varsa davacının bu bedelden fazla ödediği miktar tespit edilip, bu miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. (Emsal Y. 6. HD █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).
Keşif neticesinde düzenlenen ve Mahkememize sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında █████/2014 tarihinde "36 daire ve 1 kapıcı dairesinin ; PVC kapı, pencere malzeme ve işçiliği için (KDV dahil) 120.000,00TL bedel üzerinden sözleşme imzalandığı, davalı tarafından yapılan işlerde eksik/ayıplı imalatlar bulunduğu, eksik imalatların değiştirilmesi gerekmekle beraber, ayıplı imalatların yapılacak tadilatlar ile kullanılmasının mümkün olduğu, tespit edilen eksik/ayıplı imalatlar dikkate alındığında davalı tarafından yapılan işin tamamlanma oranının %80 olduğu, buna göre davalının söz konusu sözleşme kapsamındaki hakediş bedelinin 96.000,00TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Yapılan imalatlarda raporda belirtilen ayıplar tespit edilmiş olmakla beraber, bu yapılan imalatların (yapılacak tadilatlar) ile kullanılmasına engel hali bulunmamaktadır. Bir başka deyişle montajı yapılan doğramaların sökülerek yenisinin takılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Nitekim hali hazırda davalı tarafından yapılan imalatların kullanılmakta olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Konya ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 24.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından edimin tamamının yerine getirildiğini, işin bedelinin ödendiğini, davacının işi üstlenen davalının üstlendiği işi tamamlaması beklentisine girdiğini, davalının kusuru ve keyfiyeti ve dahi ayıplı işler nazarında kötüniyeti dahilinde tamamlanmadığını, davacının sözleşmeden doğan hakkından açıkça feragat etmediğini, ifayı çekincesiz olarak kabul etmediğini, cezai şartı isteme hakkı olduğunu, davacının eksik işler bedelinin iadesini değil, sözleşmeyi feshedip zararının tazminini isteme hakkı doğduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan, kök ve ek iddia ve savunmalar doğrultusunda alınığının iddia edildiğini, halbuki raporlar incelendiğinde gerek dava dilekçesinde gerekse rapora itiraz dilekçelerinde yer alan itirazların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırılığı sabit olduğunu █████/2014 tarihli Doğrama Satış ve Montaj Sözleşmesinin 4. maddesi gereği BK. 179/2. madde gereği ifaya eklenen şekilde cezai şart kararlaştırıldığını, günlük 500,00,00 TL olarak belirlendiğini ve talep tarihine kadar 58 günlük sürenin geçtiğini, bu bedelin 29.000,00 TL olabileceği şeklinde rapor tanzim edildiğini, hesap edilen günlük 500,00 TL toplam 29.000,00 TL cezai şartın hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar tanıkların dinlenilmiş oldukları ve eksik işleri tamamlamak için inşaata gittiklerini, ancak yetkili olduğunu söyleyen kişilerin içeri almadıklarını söylediklerini belirtmesine rağmen bu hususun davalının kusuru olup olmadığı yönünden hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, tanık beyanları dikkate alınarak yeni rapor alınması durumunda davalı şirketin haklı durumunun ortaya çıkacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ; eser sözleşmesinden kaynaklı eksik işler bedeli ve cezai şartın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.
Dairemizin ... E- ... K sayılı kaldırma ilamında da detaylıca belirtildiği üzere ;
Davacı vekilince taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olmadığını iddia etmekte ise de sözleşmenin 4. maddesinde borcun belirlenen zamanda ifa edilmemesi haline ilişkin gecikilen gün başına belirlenen cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu açıktır. TBK 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza da kural olarak ve sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise fesih (dönme) halinde istenemez. Başka bir ifadeyle ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olmaması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafça feshedildiğine göre davacının ifaya ekli cezai şartı istemesi mümkün değildir. Bu sebeple mahkemenin, kaldırma kararı sonrasında cezai şarta yönelik talebin reddine ilişkin kararı yerinde olup, davacı vekilinin cezai şarta ilişkin istinaf itirazları bu izahla isabetli bulunmamıştır.
Dava konusu işin davalı tarafça bitirilmediği ve davacının sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığına göre, sözleşme bedelinin tamamını ödeyen davacı taraf artık eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davalıya fazla ödemiş olduğu iş bedelini talep edebilecektir. Başka bir ifadeyle davalının yapmış olduğu iş bedeli kadar ücrete hak kazanacağı bu itibarla fazla ödenen bedeli davacıya iade etmekle yükümlü olduğu kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekir.
Fazla ödeme olup olmadığı hususunda ise ; Taraflar arasında sözleşmede bedel götürü olarak belirlenmiş olup, götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, (yapılan işin oranı) bulunacak bu oranın, toplam iş bedeli olan 120000 TL'ye oranlanmak suretiyle davalının hak ettiği iş bedeli bulunacak ve davacının fazla ödediği iş bedelinin davacıya iadesine karar verilecektir.
Mahkemesince de Dairemiz kaldırma ilamı uyarınca yeniden keşif yapılmak suretiyle işin eksik ve ayıplı haliyle fiziki oranının %80 olduğu tespit edilerek, 120.000 TL olan götürü bedelden 96.000 TL'lik kısma ilişkin iş bedeline hak kazanıldığı, bu halde 24.000 TL'lik fazla ödeme söz konusu olduğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerindedir.
Yine mahkemece sözleşmeye aykırı olarak roto marka ve bronz renkte kapı kolu olmadığı görülmekle birlikte işlevsel bir fark olmamakla birlikte marka fiyat farkından kaynaklı işbu ayıpların da iş fiziki oranında dikkate alındığı 25.02.2025 tarihli ek rapor ile netleştirilmiştir. Bu haliyle kaldırma sonrası mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.
Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (Dairemiz kararı temyiz edilirse harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise ilk derece mahkemesince düzenlenmesine)
3-Davalıdan alınması gereken 1.639,44 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 1.024,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (Dairemiz kararı temyiz edilirse harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise ilk derece mahkemesince düzenlenmesine)
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
5-Kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!