Anahtar kelimeler: Karışmış Esaskarar Hasarlı Rücuen Kayseri Sıralarında Yazildiği Anonim Sevk Kazanın

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2- ...
VEKİLİ
: Av ...
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde, saat 17:20 sıralarında müvekkil ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile, davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sigortalısı davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kazanın ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın Ahmet Paşa Caddesi üzerinde seyir halinde iken park halinde bulunan müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka araca çarpması sonucu gerçekleştiğini, kaza sonucu müvekkilinin ... plakalı BMW 520i sedan 1.6 2015 marka aracığının ağır hasarlı hale geldiğini, kaza gerçekleşene kadar aracın değişen herhangi bir parçasının bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur ve çiziğin söz konusu olmadığını, müvekkilinin aracını yaklaşık 1 ay boyunca bakım, onarım, tamir, parça bekleme gibi nedenlerle kullanamadığını, aracın onarım, tamir, parça bekleme gibi nedenlerle ... Oto Boya adlı firmada kaldığını, ikame araç alacağından davalılardan ...'nın sorumlu olduğunu, değer kaybı talebinin tahsili amacıyla taraflarınca █████/2023 tarihinde davalılardan sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve █████/2026 15.939,81-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ödemenin yetersiz kaldığını beyanla █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen bakiye ''değer kaybı'' için şimdilik 100,00-TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte (davalılardan sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracını kullanamadığı süre zarfında doğmuş olan ikame araç bedeli tazminatı için şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat tutarının kaza tarihinde itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan yalnızca ...'dan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal süre dolmadan açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak talepli davasının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini beyanla davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... ve ...plakalı araçların █████/2023 tarihi itibariyle ve halen kayıt maliklerinin kim olduğuna ilişkin bilgi ve kayıtlar Uyap sisteminden dosya arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2023 günü, Saat 17:20 sularında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Sahabiye Mahallesi Ahmet Paşa Caddesi üzerinde ... ve ...plakalı araçların arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ...plakalı aracın █████/2022 başlangıç ve █████/2023 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeleri celp edilmiştir.
Taş Sigorta Ekspert Hizm. Ltd. Şti'ye müzekkere yazılarak değer kaybı talep edilen araç ile ilgili kayıtlar celp edilmiştir.
... Oto Boya'ya (Kayseri) müzekkere yazılarak değer kaybı talep edilen araç ile ilgili kayıtlar celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;
-...plaka sayılı araç sün ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması gerekirken uydurmadığı ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu;
- ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı,
- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan değer kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, "Bakiye Değer Kaybı" bedelinin 84.060,19 TL olduğu değerlendirilmiştir.
-Dava konusu ... plaka sayılı araçta █████/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Araç Mahrumiyet /İkame Araç" bedelinin 11.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Raporun incelenmesinde davacı aracının 1 adet hasar kaydının olduğu ancak SBGM kayıtlarında tespit edilemediği anlaşılmakla bu konuda ve davalı itirazı doğrultusunda ek rapor alınmış, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
- Dava konusu ... şasi nolu 2015 model BMW 520 İ SEDAN 1.6 aracın geçmiş █████/2019 tarihinde gerçekleşen 1 adet hasar kaydının dosyada mevcut SBGM kayıtlarından tespit edildiği,
- Dosya da mevcut bulunan ve kök raporda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan Değer Kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, "Bakiye Değer Kaybı" bedelinin 84.060,19 TL olduğu konusunda kök rapora aynen iştirak edildiği,
- Yine Dava konusu ... plaka sayılı araçta █████/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Araç Mahrumiyet/İkame Araç" bedelinin 11.000 TL olduğu konusunda da kök rapora aynen iştirak edildi değerlendirilmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, harcını tamamladığı, bedel artırım dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararı ve kullanılmaması sebebiyle uğranılan ikame araç zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Tarafların anlaşamadıkları hususların
█████/2023 tarihinde ... plakalı araç ile ...plakalı araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle kim ya da kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, oluşan kaza sebebiyle ... plakalı araçta değer kaybı olup olmadığı var ise miktarının ne kadar olduğu, davacının ikame araç zararı bulunup bulunmadığı, davalı sigortanın başvuru şartı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, faizin türüne itirazları hususlarının olduğu, tespit edildi.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 97. maddesine yönelik dava şatlarının mevcut olduğu, bu nedenle davalının aksi yöndeki itirazının yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;
-...plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması gerekirken uydurmadığı ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu;
- ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, bildirilmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybına ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede;
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.
Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.
Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir.
Somut uyuşmazlığa yönelik olarak mahkememizce görevlendirilen makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;
Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan değer kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, "Bakiye Değer Kaybı" bedelinin 84.060,19 TL olduğu değerlendirilmiştir.
-Dava konusu ... plaka sayılı araçta █████/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Araç Mahrumiyet /İkame Araç" bedelinin 11.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Raporun incelenmesinde davacı aracının 1 adet hasar kaydının olduğu ancak SBGM kayıtlarında tespit edilemediği anlaşılmakla bu konuda ve davalı itirazı doğrultusunda ek rapor alınmış, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
- Dava konusu ... şasi nolu 2015 model BMW 520 İ SEDAN 1.6 aracın geçmiş █████/2019 tarihinde gerçekleşen 1 adet hasar kaydının dosyada mevcut SBGM kayıtlarından tespit edildiği,
- Dosya da mevcut bulunan ve kök raporda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan Değer Kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, "Bakiye Değer Kaybı" bedelinin 84.060,19 TL olduğu konusunda kök rapora aynen iştirak edildiği,
- Yine Dava konusu ... plaka sayılı araçta █████/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Araç Mahrumiyet/İkame Araç" bedelinin 11.000 TL olduğu konusunda da kök rapora aynen iştirak edildiği değerlendirilmiştir.
Bu tespit, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin SBGM'nden celp olunan tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, raporun denetime ve hüküm vermeye elverişli olması dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Gerçek kişi davalının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar). Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından tüm davalılar sorumludur.
Yine az yukarıda değinildiği üzere ikame araç zararı, dolaylı bir zarar olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez ve karşı tarafın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden talep edilemez. Eldeki davada ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre sadece araç işleteni ve sürücüsü olan davalının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Dava dilekçesindeki araç mahrumiyet zararının tazminin sadece araç işleteni ve sürücüsü olan davalılardan talep edildiği, sigorta şirketinden ise talep edilmediği görülmüştür.
Bedel arttırım (ıslah) talebi, Temerrüt tarihine ve faize ilişkin değerlendirmede;
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalıların vekillerine tebliğ edildiği görülmüştür.
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, kısmi ödeme yapılması halinde ödeme tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBK'nun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin █████/2023 kısmi ödeme tarih itibari ile temerrüte düşürüldüğü tespit olunmakla, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalı yönünden ise temerrüt tarihi, olay tarihi kabul edilmiştir.
Dava ve talep arttırım dilekçelerinde yasal faiz talep edilmiş olup, talep edilen faiz türünün somut dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 84.060,19 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti olan 26.952,19 TL ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... Sigorta yönünden █████/2023 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının davalı ...'ya karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 11.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, , karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 83.960,19 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti olan 26.952,19 TL ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... Sigorta yönünden █████/2023 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Davacının davalı ...'ya karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 11.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.493,56-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL ve tamamlama harcı 1.620,00-TL'nin mahsubu ile eksik 4.603,71-TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 1.305,28-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 1.620,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.159,70-TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 612,33-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, e-tebligat, posta, KEP ve müzekkere gideri 442,25-TL ve bilirkişi ücreti 2.500,00-TL olmak üzere toplam 2.942,25-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 834,21-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 785,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 533,31-TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, bakiye 251,69-TL'nin kısmın iş bu davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 26.952,19-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının hüküm kısmının 1 nolu bendinde maddi hata bulunduğu, ıslah edilen ve bilirkişi raporunda belirlenen tutarın 84.060,19-TL olduğu, bu nedenle hükmün 1 numaralı bendinin "1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 84.060,19-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti olan 26.952,19 TL ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... Sigorta yönünden █████/2023 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, " şeklinde tashihine ilişkin işbu şerh düzenlenmiştir. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!